Warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /home/gsbasket/public_html/index.php:2) in /home/gsbasket/public_html/wp-includes/feed-rss2.php on line 8
Video – GSbasket.Org http://gsbasket.org Galatasaray Basketbol Sitesi Fri, 17 Feb 2017 07:11:08 +0000 tr-TR hourly 1 https://wordpress.org/?v=4.7.3 Analiz | Bu Toprakların Yeni Skoreri: Errick McCollum http://gsbasket.org/erkek-takimimiz/analiz-bu-topraklarin-yeni-skoreri-errick-mccollum/ Tue, 22 Sep 2015 06:30:06 +0000 http://gsbasket.org/?p=3272 Bütçeler ve mali kriterler doğrultusunda transfer sezonunu geç açan Ergin Ataman ve ekibi guard pozisyonuna uygun ismi buldu. Geçen sezon Çin Ligi’nde 39.6 sayı, 7.4 ribaunt ve 5.5 asist gibi, istatistik çizelgesinin her alanında dominant bir performans sergileyen ErrickMcCollum ile anlaşma sağlandı. Transfer analizini, birkaç hazırlık maçı geçtikten sonra yapmanın daha doğru olduğunu düşünerek yazıma başlıyorum.

Geçen sezon, özellikle Arroyo’nun gidişinden sonra 1 numaradaki skorer oyuncu sıkıntısını çok fazla yaşayan Ergin Ataman, hem mali kriterlere uygun hem de onun istediği, çok yönlü guard boşluğunu McCollum ile doldurma kararı aldı. Amerikalı guardın analizine geçecek olursak, top tekniğinin üst seviye olduğunu söyleyebiliriz. Bunu hızı ile de birleştirince bir anda parkeye patlayan bir güç ortaya çıkabiliyor. Özellikle hücumda, yardımına gelen uzun oyuncunun perdesinden yararlanıp boyalı alanın çevresinden ya da köşelerden kendine, dribbling üzerinden çok kolay pozisyonlar yaratabiliyor. Atletik ve iyi sıçrama özelliğini de ön plana koyarak bu orta mesafeli şutlardan yüksek yüzde ile çıkmayı başarabiliyor. Yayın gerisinden de skor bulabilmesine rağmen, Arroyo’nun üç sayılık atış yüzdelerine sahip değil. Yani, orta mesafe atışları üçlük yüzdesine göre daha istikrarlı. Hızlı ve atletik yapısından bahsetmiştik. Bu anlamda potaya da çok kararlı ve düzgün bir şekilde katlar yapıp sayı bulma opsiyonunu çeşitlendirebiliyor. Temastan çok fazla kaçınmaz, ikili oyun ve birebirlerde de ayaklarını ve vücudunu dengeli bir şekilde kontrol edip el üstü basketler de kaydedebiliyor. Takıma gelmeden önce, çoğu basketbolseverin de söylediği gibi Amerikan stili bir basketbol karakterine sahip. Yani topu paylaşmaktan çok, çoğu pozisyonları kendi bitirmeyi tercih ediyor. Bu oyun karakterine rağmen geçen sezon Çin Ligi’nde maç başına 5.5 asist gibi yüksek bir ortalama ile oynadı. Bu anlamda Ergin Ataman’ın sezon başında ona vereceği görev sayesinde diğer oyuncularında rolü belli olacaktır. Ayrıca hücumda en çok verim verdiği sistem hızlı hücumlar. Galatasaray’ın da bu yıl çoğu zaman Caleb Greenli, Sinan Gülerli sistemde geçiş oyununu kullanacaklarını düşünürsek, ErrickMcCollum bu sistemin lider oyuncusu konumunda olacaktır.

Aynı zamanda Galatasaray’ın, trailer olarak da etkili olabilecek iki tane pivota sahip olması da McCollum’un oyun düzeninde onu tam anlamıyla tamamlayabilecek bir oyun taktiğinin olabileceğini söyleyebiliriz. Hızlı hücum kaynaklı sayılarının çoğunu aldığı ribauntlar sonrası yarısahayı çabuk geçerek buluyor. Ribaundlardaki  istekli ve kararlı davranışları, sonunda ona etkili olduğu transition hücumu kaynaklı sayılara ulaştırıyor. Hücumda her alanda çok yönlü ve özel bir oyuncu. Ritmini bulduğu zaman hiçbir zaman topu tekrardan kullanmaktan kaçınmaz. Bu yüzden bazen çok zorlu atışlara yönelebiliyor. Bu da sınırlı rotasyona sahip Galatasaray’ın geri dönüşlerde sıkıntı çekmesine yol açabilir. Aynı anda hem topu getirme hem de 1 numaralı skor bulma opsiyonu görevini yürüttüğü zaman işler hücumda, Galatasaray adına olumlu işlemez. Çünkü özellikle baskıda olduğu dakikalarda oyun düzenlerinin dışına çıkabiliyor. Burada Sinan ve Şafak’ın ona yardım etmesi anlamında büyük görevleri olacaktır. Perde sonrası kendi şutlarını doğru anlarda bulduğunu söylemiştik ancak bu perdeleri ikili oyuna çok fazla dönüştürmüyor. Bu da Dorsey’in hücumda çok fazla aktif olmamasına sebebiyet verebilir. Yine burada da Ergin Ataman’ın ona çizeceği görevler dahilinde onun parkede vereceği cevap Galatasaray’ın sezon içersindeki iniş çıkış dakikalarının tutarlılığını belirleyecektir. Savunmada ise, fiziksel yapısının verdiği dezavantajla birebirlerde rakip takımlar için kolay lokma olabiliyor. Bu yüzden McCollum, birebirde rakip oyuncuyu savunduğu anlarda yardım savunması çoğu zaman gerekecektir. Doğru pozisyon aldığında ellerinin de hızlı reaksiyon vermesi devreye girdiğinde pas aralarını çok iyi bir şekilde süzüp, top çalma istatistiğini de geliştirebiliyor.

Galatasaray ve McCollum

McCollum’un şu sistemde takımın skor yükünü çekecek 1 numaralı isim olacağını çok net bir şekildeifade edebiliriz. Bu onun “takımda en fazla topu kullanan oyuncu ben olmalıyım” düşüncesini getirmemesi için takımdaki görevinin net bir şekilde belli olması gerekiyor. Çünkü bu takımda Çek Cumhuriyeti ile çok iyi bir yaz dönemi geçiren, hem skor hem de basketbol bilgisi anlamında üst seviye oyunculardan Schilb, Micov ve Green gibi de etkili set şutörleri var. Burada da yukarıda belirttiğim üzere oyunu kurma üzerine Sinan ve Şafak’ın ona doğru zamanlarda yardım edecek olması, Amerikalı guardın maç içerisinde aktif olarak kalabilmesine neden olacaktır. Hücumda alan paylaşımını doğru yapan Galatasaray’da, topsuz oyunun da en kritik isimlerin başında gelecektir. Bu şekilde hem kendisi perde sonrası boş şut bulabilir ya da takımın set şutörleri olan Schilb, Micov ve Green gibi isimlere düzgün pas akışı ile doğru yerde atış imkanı sağlayabilir. Dorsey ve Lasme ikilisinin McCollum ile uyumuna gelecek olursak, McCollum çok fazla pick&roll sonucu takımına asist yolu ile basket kazandıran bir oyuncu değil çünkü pick&roll sonrası doğru açıları ayarlayamadığı zamanlarda ikili sıkıştırma ile topu öldürebiliyor. Bu yüzden özellikle Dorsey’in ona perde ile getireceği yardımların çok net olması gerekir ki, McCollum’un önü açılsın bu sayede iyi bir şekilde devrilebilme özelliği olan Dorsey ile rahat bir şekilde ikili oyun oynayabilsinler.

Özellikle transfer döneminde GSbasket.org’ta da adı sıkça geçen McCollum’un 3 yıl önceki Jamont Gordon’ın (her ne kadar rolleri tam birbirine benzemese de) verdiği katkının benzerini verebileceğini düşünüyorum. İkisi de bazı parametreler bakımından birbirine benzeyen oyuncular. Yani, top ile oynamayı seven, pas oyunundan uzak oyuncular. Ancak bu söylediğim özellikler Jamont Gordon için Galatasaray’dan önceki dönemleri ile alakalı. Çünkü, Ergin Ataman’ın elinde Gordon’ın ne kadar etkili ve pas oyununa uyum sağlayan bir yapıya büründüğünü gördük. Aynı şeyleri McCollum için de söyleyebilirim ki bence potansiyel Gordon’dan çok daha yüksek seviyede bir oyuncu. Umarım takıma ve teknik ekibe alışması kısa zaman içerisinde olur ve biz de bu güzel takımı sezonun başından sonuna kadar sakatlıklardan, şanssızlıklardan uzak bir şekilde izleyebiliriz.

]]>
Analiz | Yeni Kimyanın Hücum Gücü: BLAKE SCHILB http://gsbasket.org/erkek-takimimiz/analiz-yeni-kimyanin-hucum-gucu-blake-schilb/ Mon, 27 Jul 2015 06:39:37 +0000 http://gsbasket.org/?p=3199 Sıkıntılarla boğuştuğumuz 2014-2015 yılını geride bıraktıktan sonra yeni sezonda ilk yabancı kısa hamlemiz Blake Schilb oldu. Skorer aynı zamanda yaratıcı oyuncu arayışlarına giren Ataman geçtiğimiz yıl Paris Levallois formasıyla iyi işler çıkaran Blake Schilb’de karar kıldı. Blake Schilb’i yorumlamadan önce gelin Ataman’ın son yıllarda yaptığı 2 ve 3 numara tercihlerine kısaca göz atalım.

Ergin Ataman’ın Galatasaray kariyerindeki oyuncu seçimleri aslında benzer oldu hep. İlk yıl Ender Arslan – Engin Atsür – Jamont Gordon  guard rotasyonunu kurmuş Henry Domercant ve David Hawkins‘i  2-3 numaraya ilave etmişti. Ataman atletik, delici özelliği olan kısayı combo guard seçip oyunda ipleri  ele alabilecek 2 ve 3 numaraları kadrosunda barındırmıştı. Yani oyunu yönlendirme ve işin organizasyon kısmında rolleri biraz dağıtmıştı çünkü all-around bir guardı yoktu elinde. Hepimizin çok üzüldüğü Hawkins olayı, Domercant’ın sakatlığı gibi sebeplerden ötürü Ataman yine 3 kupalı Beşiktaş yılının yıldızlarından Carlos Arroyo‘yu  takımına kazandırmış ve o yıl ligi domine edecek ekibin baş mimarını orkestranın başına geçirmişti.  Hawkins’in  yerinde ise artık Manuchar Markoishvili vardı. Ataman Blake Schilb’i o yıllarda da istemiş fakat bazı sebeplerden ötürü alamamıştı. Ertesi yıl ise Jamont Gordon’un sakatlığından sonra o boşluğu  doldurmak için Pete Mickael ve Malik Hairston gibi atletik isimler gündeme gelip Malik Hairston’ı seçmişti. Geçtiğimiz yıl ise bu pozisyonlar  için Aradori, Pocius ve Micov‘u tercih etmişti Ataman.

Ergin Ataman’ın 3 numara tercihleri skor yönü ve saha görüşü yüksek oyunculardan oldu hep; Hawkins, Manu, Micov, Aradori ve şimdi de Blake Schilb. Özellikle Hawkins ve Manu kendi savunma sistemiyle de birebir uyumlu birebirde yenilmeyen yani savunma dengesinin bozulmasına izin vermeyen oyunculardı. Cenk Akyol ve Markoishvili’nin gidişiyle Micov’u 3 numaraya monte ettikten sonra rotasyona Türk eklemeyip  ‘swingman’ diye tabir ettiğimiz 2-3 oynayabilen oyuncuları tercih etti Ataman. Yine bu yıl da şube sorumlusu Can Topsakal’ın 2 yıllığına anlaştık dediği Micov ile beraber  Schilb’e emanet etti 3 numara rotasyonunu. Tabi Blake Schilb’in takımımızda daha çok 2 numaradan süre almasını bekliyoruz en azından medyada 2 numara transferi diye lanse edilmesi bunun bir göstergesi olabilir.

Blake Schilb’i Tanıyalım

Loyalo Koleji’nden mezun olduktan sonra Avrupa kariyerine Çek Cumhuriyeti’nin CEZ  Nymburk takımında başlayan Schilb burada iki yıl geçirdikten sonra Fransa’nın yolunu tuttu. Fransa’nın Elan Chalon kulübünde dört yıl geçirip burada 2012 / 2013 yılında ilk kez Euroleague deneyimini yaşadı. Euroleague’de 15.5 sayı, 4.6 ribaund, 4.3 asist ortalamaları tutturduktan sonra bir başka Euroleague takımı olan Kızılyıldız’ın yolunu tuttu. 2013 / 2014 yılında Kızılyıldız formasıyla Euroleague’de 12 sayı, 3.2 ribaund ve 3.5 asist ortalamaları yakaladı ve tekrar Fransa’ya dönüş yaptı. Geçtiğimiz yıl Paris Levallois formasıyla 14.6 sayı, 3.9 ribaund ve 4.7 asist ortalamaları yakaladı.

Credit: http://euroleague.net
Credit: http://euroleague.net

Blake Schilb transferi benim açımdan sürpriz oldu aslında. Evet koç yine 2-3 oynayabilecek bir oyuncuyu kadroya monte edecekti ama ben bu oyuncunun daha çok 2 orjinli olacağını veya savunma bazında daha sert bir oyuncu olacağını  düşünüyordum. Kariyerinde genelde 3 numarada süre alan Schilb 2 ve 4 numaralara (nadir ) da kaydırılabiliyor. Topla ilişkilerinin iyi oluşu, derin oyun görüşü  onu 2 numarada kullanmaya elverişli hale getiriyor. Blake Schilb kesinlikle doğal bir skorer. Hücumda pozisyona göre şut, pas ve penetre gibi seçenekleri kullanabiliyor. Oyun zekasıyla doğru opsiyonu bulmaya müsait bir oyuncu diyebiliriz. Skorer kimliğinin yanında asist istatistiklerini hep belirli bir standartın üstünde götürdü Schilb.  Skora katkısı, saha görüşü, asist ve ribaund özellikleriyle liderlik rolüne soyundu gittiği takımlarda. Son Paris Levallois senesinde de Mike Green ile beraber takımına liderlik yaptı.  Schilb daha çok ; hücumda doğru yerde pas bekleyen değil pası oluşturan , ceza atışını kullanan değil şutu kendi oluşturan bir oyuncu. Yani yarı sahayı geçtikten sonra sık sık topu ona verip hücumda aktif olarak kullanacağız onu bu yıl. Tepede topu alıp perdeden sonra savunmayı doğru okuyarak çıkardığı şutlarda çok başarılı oluyor. Geçiş hücumlarında topla yarı sahayı kat edip penetre ve 3 sayı atışını kullanabiliyor. Blake Schilb ayakları çok hızlı olup etkili penetreler çıkarabilen bir oyuncu değil fakat vücudunu penetre sonunda çok etkili kullanıp potaya uzanabiliyor. Yine high pick’ten sonra penetre pas kombinasyonları ile takım arkadaşlarını oyuna sokabiliyor. Yani Blake Schilb topu eline aldığında hücumda çok etkili bir silah haline dönüşüyor. Ataman’ın bu yıl saha içi liderlerinden birisi kuşkusuz Blake Schilb olacak.

Savunmada; Caleb Green gibi aslında Ataman’ın savunma görüşüne birebir uyan bir oyuncu değil. Bu yıl özellikle 2 numarada kullanacağımızı düşünürsek kendisinden daha hızlı oyuncular karşısında sıkıntı yaşamamız olağan. Tepede kolay yenilmemek savunma dengesinin bozulmaması adına en önemli unsur bu tip savunmalarda.  Açıkçası Schilb’in  2 numarada savunmada nasıl bir reaksiyon vereceğini merak ediyorum.  Daha çok ofansif özellikleri ile ön plana çıkan Schilb yine Caleb Green gibi standart üzeri bir savunmacı değil. Düzenli verdiği savunma ribaundu katkısı ve kurnazlığıyla kaptığı toplarla savunma katkısı veriyor. 3 numara oynatırken  rakip 3 numaraların arkasına koyduğunuzda savunma defosu oluşturmayıp savunma ribaunduna katkı veren Schilb’in bu yıl daha çok 2 numaradan süre alacağını düşünürsek 2 numara savunmasındaki durumuna şüpheyle yaklaşıyorum.

Credit: http://euroleague.net
Credit: http://euroleague.net

Evet, Arroyo’dan sonra Ataman Micov’un yanına yine oyun zekası üst seviye olan bir oyuncu tercih etti. Piyasada Arroyo gibi all around bir guard bulmanın zorluğunun farkında olan Ataman 2 ve 3 numaralardan oyuna daha fazla zeka katmasını istiyor. İlk Galatasaray yılında kurduğu kadro gibi 2-3 numaraları  çözüm üretmeye yatkın oyunculardan seçti koç. Yabancı kontenjanını göz önünde bulundurduğumuzda muhtemelen 1, 2 ve 3 numaraları üç yabancı oyuncuyla geçeceğiz. Blake Schilb ve Micov’dan sonra koçun nasıl bir guard seçeceği merak konusu. Ataman ya sahada organizasyon veya skor yönünden dominant bir guard seçecek ya da atletik savunma özellikleri ön planda guard seçip saha içi liderliği tamamıyla forvetlere bırakacak.  Evet, her iki durumun da kendi içinde artı ve eksi yönleri mevcut. Ben oyun kontrolünü tamamıyla forvetlere bırakıp organizasyonu buradan sağlamanın çok sağlıklı bir düşünce olmadığı kanaatindeyim.  Evet guard haricinde oyunu yönlendirebilen forvetler takımlar için çok kıymetli artık fakat bu işi tamamıyla forvetlere bıraktığımızda set temposunun istenen seviyeye gelmediğini ve bir takım spacing sorunlarının oluştuğunu düşünüyorum.  Bu açıdan guard transferinin de organizasyon veya skor alanlarından en az birinde dominant olan lider bir oyuncu olması gerektiği kanaatindeyim. Avrupa basketbolunda hem bu işleri yapıp hem de savunmada takıma liderlik yapabilecek bir guard bulmak gerçekten çok zor. Bahsettiğim seçenekte Guard ve Blake Schilb takımın lideri olur ve diğer oyunculara da kendilerine uygun rolleri dağıtabiliriz. Fakat böyle bir guardın yanına 2 numaraya Schilb ve 3 numaraya Micov’u eklediğinizde ciddi savunma sıkıntılarının olması kuvvetle muhtemel. 2 numaraya Sinan‘ı koyduğumuzda yine savunma anlamında sıkıntılardan tamamıyla kaçamayacağız. Sinan uzun kolları ile rakibini rahatsız edebilen aynı zamanda top çalma kabiliyeti olan fakat tepede rakibinin karşısında  ısrarlı kalma başarısı gösterebilen bir oyuncu değil. Atletik daha tamamlayıcı bir guard seçiminde bulunduğumuzda ise hücum varyasyonlarının merkezi forvetlere kayacak ve bahsettiğim hücum seti sıkıntıları doğacak. Fakat bu şekilde de atletik, savunmada dirençli bir oyuncu kazanmış olacağız.

Evet, Blake Schilb çok iyi transfer fakat saha içi yapılanmada bazı soru işaretleri var. Vladimir Micov ve Blake Schilb’in yanına bahsettiğimiz  tarzda lider bir guard ve savunması ön planda set şutörü  veya combo guard  eklemek gerek bana kalırsa.  Fakat bu durumda da uzun rotasyonunu iki yabancıyla geçmek zorunda kalıyoruz ve sıkıntı doğuyor. Yani Schilb’i 3 numara gibi düşünüp planlama yapmak bence daha mantıklı bir seçenekti.

Bu yıl taraftarlarımızın çok seveceğini düşündüğüm Blake Schilb’i artısıyla eksisiyle takımdaki rolüyle değerlendirmeye çalıştım. Arroyo gittikten sonra bu tip hem skor hem organizasyon katkısı yapabilecek lider bir oyuncunun takıma katılmasını çok olumlu buluyorum. Şimdi yine takıma belirli parametreler bazında liderlik yapabilecek bir guard transferi beklentisi  içerisindeyim. Bu arada bir yandan da takım savunmasına ne gibi yenilikler eklememiz gerektiğinin şimdiden düşünülmesi  taraftarıyım.

Video: Buğra Aslan (GSBasket)

]]> Köşe Yazısı | Ataman’ın Yeni Uzun Foveti: Caleb Green http://gsbasket.org/erkek-takimimiz/kose-yazisi-atamanin-yeni-uzun-foveti-caleb-green/ Thu, 23 Jul 2015 07:30:10 +0000 http://gsbasket.org/?p=3191 Zoran Erceg ile sözleşme yenilenmemesinin ardından takımız 4 numara pozisyonu için çalışmalara başlanmıştı.  Ataman  4 numara için yay gerisinden  şut isabeti , bütçe ve Avrupa  tecrübesi denklemine göre seçim yapacaktı ve listesini oluşturmuştu. İzzet Türkyılmaz’ı rotasyona ekledikten sonra Galatasaray’da 2015/2016 yılının 4 numaradaki esas sahibi geçtiğimiz yılı Unicaja Malaga’da geçiren Amerikalı forvet Caleb Green oldu.  Caleb Green Avrupa kariyerine Almanya’nın TBB Trier takımında başladıktan sonra  Belçika’da 4 sezon geçirip 2012/2013 sezonunda  Fransa’nın yolunu tuttu. 2013/2014 yılını ise Eurocup en iyi 2. beşine seçilip patlama yaptığı Sassari‘de geçirdi.

Caleb Green ‘e Avrupa piyasasında sağlam temel oluşturan veri  kuşkusuz 2013/2014 Sassari performansıydı. Sassari’de 17.3 sayı  4.7 ribaund ortalamaları yakalayarak Euroleague ekiplerinin dikkatini çekmiş  ve 2014 yazında Joan Plaza onu U.Malaga’ya kazandırmayı başarmıştı. Malaga senesinin pek parlak geçtiği söylenemez zira Plaza’nın yıl içerisinde 4 numara arayışına girmesi onun da memnuniyetsizliğini gösteriyordu. Caleb Green ‘in Malaga’da başarısız olmasını Plaza ‘nın oyun sistemine bağlıyorsak Sassari’de başarılı olmasını da İtalyan ekibinin oyun planına bağlayabiliriz. Caleb Green koşmayı seven, açık alanda etkili topu yere vurabilen ball handling’i fena olmayan  bir uzun. Plaza onu yarı saha basketbolunda daha düşük tempolarda kullanınca Caleb Green sadece high pick’ten sonra yay gerisinde 3lük kovalayan uzun oyuncu konumuna düştü.

Gelin şimdi Caleb Green‘in savunma ve hücum yönlerini ayrı ayrı değerlendirmeye alalım. Caleb Green’in hücumdaki meziyetlerinin bir kısmını takım savunmasıyla ortaya çıktığını ve onun  başarısındaki ana etkenin ona uygun sistem olduğunu görelim.

Savunma

Caleb Green için ortalama üzeri bir savunmacı  diyemem asla ama Erceg’ten sonra en azından savunmada belirli noktalarda artısı olan bir uzun izleyeceğimiz kanaatindeyim.  Caleb Green  savunmada  rakibin arkasında sert duran , rakip kısalar için pota civarında tehdit oluşturan bir uzun olmadı hiçbir zaman.  Kendi öznel yargılarıma göre birebir savunmada ve takım savunmasında idare eden ancak ciddi defo oluşturmayan bir uzun olarak nitelendirmede bulunabilirim.  Green  çabuk ayakları ve aktif kullandığı kollarıyla savunmada pas arası yapmayı seven , bu konuda oldukça kurnaz davranan bir uzun.  Yani birebirde  ve  rakip P&R savunmasında  oyuncuya değil  topa konsantre olan bir savunma tarzı var (Sassari senesi maç başına 0.91 top çalma ) . Ataman’ın savunma sisteminin  daha çok rakibin arkasında kalmak ( gömülmek ) ve riskten uzaklaşıp  eksik yakalanmamak üzerine kurulu olduğunu biliyoruz. Caleb Green’in  ise  biraz daha riskli ve mobil savunmalarda daha etkili olduğunu söylemek yersiz olmaz.  Onu rakip 1-4 temelli P&R hücumlarında bolca pas arası yapma girişimi içerisinde görebilirsiniz.

Credit: http://www.sportando.com/
Credit: http://www.sportando.com/

Günümüz basketbolunda  rakibe birebir yenilmemek çok daha büyük önem  arzediyor  fakat bu tamamıyla kontrollü savunma yapıp  pozitif geri dönüşü olabilecek risklerden uzaklaşmak anlamına gelmiyor. Ataman’ın Jamont-Hawkins ,  Jamont-Markoishvili  ,  Hairston – Markoishvili tercihleri kendi savunma görüşüne uygun birebirde asla geri adım atmayacak oyuncular olarak göze çarpmaktaydı. Fakat şu anda bu tip oyunculara sahip değiliz yani Ataman eldeki kadrodan daha etkili bir savunma takımı çıkarmak istiyorsa sistemini biraz revize etmeli.  Evet birebirde yenilmemek yine en önemli madde olmalı fakat show up, double team gibi  hareketli  P&R savunmalarını daha fazla kullanmak ve  rakibin oyun merkezini daha inaktif bölgelere taşımak  Sinan GülerCaleb Green-atletik pivot bazında verimli olabilecek bir seçim olarak cebimizde bulunmalı. Ayrıca Blake Schilb-Vladimir Micov-Caleb Green- (olursa ayakları hızlı atletik pivot) gibi pozisyonlar arası esneklik gösterebilen oyuncuları düşündüğümüzde daha rahat switch yapabilme imkanına da sahip olacağız bu yıl. Aksi takdirde savunma kimliği ile ön plana çıkmayan Vladimir Micov, Blake Schilb, Caleb Green tercihlerinden sonra daha statik savunmalarda sıkıntı yaşamamız kuvvetle muhtemel. Takıma kazandıracağımız guard kim olacak bilmiyorum ama kısa savunmasında bu sene de tepede kolay geçilme sorunu ile karşılaşma ihtimalimizi yüksek  olarak görüyorum. Kadroyu tamamlayıp büyük resmi gördüğümüzde  savunma ve hücum sistemlerimiz açısından neler  yapmamız gerektiğini  daha detaylı inceleyebiliriz. Ama savunma kısmına şimdiden bir soru işareti koymaktan geri duramıyorum.

Green’in ribaund özelliğinin savunmaya bakan kısmına baktığımızda bir takım sorunlar karşımıza çıkıyor. Green, Sassari senesinde 4.7, Malaga senesinde 3.1 ribaund ortalamalarıyla oynadı. Green’in ribaundlardaki eksikliğinin temel kaynağı fiziksel dezavantajı olduğu için değil; parmak hassasiyeti, zamanlama problemi gibi konularda ciddi eksiklikleri olduğu için de değil. Caleb Green’i  savunmadayken hücum süresinin sonlarına doğru savunma ribaunduna konsantre bir şekilde görmeniz hayli zor. Koşmayı seven, rakip potaya hızlı hücumlarla atak eden bir oyuncu olduğu için Green ribaunda konsantre olmak yerine bir an önce yarı sahayı kat etmeyi tercih ediyor. Ribaund kabiliyeti  bazı oyuncuların genetiğinde vardır maalesef Green bu konuda bariz olmasa da biraz eksik diyebiliriz. Bu yüzden Caleb Green’in yanına koyacağınız pivotun ribaundlarda dominant  olması gerekecek. Bu sadece kağıt üzerindeki ribaund zaafiyetini örtmek için değil takım direncini ve savunmayı bir seviye yukarı çekmek için hayati önem arzedecek.  Atletik, savunmada ve ribaundlarda dominant bir uzun özellikle guardın ve Caleb Green’in bireysel performanslarını  da birebir etkileyecek. Yani 5 numara pozisyonuna yapacağımız 2 takviyenin savunma ve ribaund dominasyonundan taviz vermemesi gerekiyor.

Hücum

Green’in hücum noktasında repertuarında birden fazla özelliği olduğunu söyleyebiliriz. Neyi çok iyi yapar sorusuna cevap veremem belki ama hücum yönünün zengin olduğunu belirtebiliriz. Ergin Ataman’ın cep kitabında 4 numaralar için altını çizdiği yer şüphesiz 3 sayı isabeti. Yay gerisinden Sassari senesinde %35, Malaga senesinde %37.6  oranları tutturdu. Zoran Erceg kadar etkili olmasa da 3 sayı isabetinin olduğunu görebiliyoruz. Ayak çabukluğu ve topu yere vurabiliyor olması ile hücumda rakibine avantaj sağlıyor. Orta mesafe atışlarında, yine  potaya yüzü dönük birebirlerde kullandığı atışlarda başarılı olabiliyor. Malaga’da Plaza Green’in ayak çabukluğunu ve birebir meziyetlerini kullanmadı yani Plaza onun hücumunu perdeden sonra forvete kat edip 3 sayı kovalamak şeklinde kısıtladı . Sassari’de ise  yüksek tempoda  yarı  sahayı  hızlı kat edip erken pozisyon alarak hücumda  birden fazla silahını kullanma imkanına sahip oldu . Özellikle geçiş hücumlarında bitirici rolü üstlendi Sassari’de.

Credit: http://multimedia.quotidiano.net/
Credit: http://multimedia.quotidiano.net/

Yani Green’in hücum yönü sadece kendi ofansif özelliklerine göre  değil bütünüyle savunma ve hücum yapısına bağlı olarak şekilleniyor. Green’i hücumda sadece set şutörü olarak kullanmak istemeyip daha aktif olmasını istiyorsanız ona belirli ölçülerde serbestlik ve koşan bir takım vaad etmelisiniz. Ergin Ataman’ın oyuncu temelli felsefesini burada devreye sokması ve sahada rahat ettiği biçimde ona görev vermesi gerekecek. Aksi takdirde Malaga senesinin kopyası bizleri bekler. Bu iki bileşeni yerine getirirsek hücumda çok etkili bir silah edinmiş oluruz .

Peki Green’den faydalanmak için mutlaka koşan bir takım kurmak mı gerekir? Koşan bir takımda Green savunma ve hücum tarafında daha fazla şeyler sunar size ama bu onun set oyununda başarısız olacağı anlamına gelmiyor.  Oyuncuya vereceğimiz  güven ve onun üzerinden hazırlanacak setlerle de kazanımlar elde edebiliriz ancak bu iki bileşenin (koşmak-törpülenmiş serbestlik) ikisini birden gözardı edersek onu Plaza gibi kullanıp 4 numara katkısını minimize etmiş oluruz.

Caleb Green transferini bireysel değerlendirme ölçütleri içinde yorumlayıp bir sonuca varmak bana kalırsa çok zor. Evet Caleb Green’in eksilerini artılarını yazdık ama transferdeki verimi belirleyecek ana unsur yanına koyacağınız oyuncular ve oyun sistemi. Transferi daha  iyi okumak için kadronun son halini görmüş olmak gerekiyor. Umarım Caleb Green  bu formaya büyük hizmetlerde bulunur.

Son topa kadar!

Video: Buğra Aslan (GSbasket)

]]>
VIDEO | Ergin Ataman Gündemi Değerlendirdi (GSTV) http://gsbasket.org/erkek-takimimiz/video-ergin-ataman-gundemi-degerlendirdi-gstv/ Tue, 25 Nov 2014 12:17:33 +0000 http://gsbasket.org/?p=2920 Galatasaray Liv Hospital baş antrenörü Ergin Ataman, Furkan Aldemir’in ayrılığı sonrası takımın ve kulübün durumunu GSTV’ye değerlendirdi.

]]>
VIDEO | Aslan Yuvası – Genç Basketbol Takımımız (GSTV) http://gsbasket.org/altyapi/video-aslan-yuvasi-genc-basketbol-takimimiz-gstv/ Fri, 07 Nov 2014 12:24:27 +0000 http://gsbasket.org/?p=2923 Alt yapı takımlarımız, geleceğin yıldızları…

]]>
VIDEO | Ekrem Memnun, GSTV’ye Konuk Oldu http://gsbasket.org/kadin-takimimiz/video-ekrem-memnun-gstvye-konuk-oldu/ Fri, 19 Sep 2014 12:42:23 +0000 http://gsbasket.org/?p=2352 Galatasaray Odeabank’ın ve Türkiye kadın basketbol tarihinin en başarılı antrenörlerinden Ekrem Memnun, GSTV’de Gerçekleri Tarih Yazar programına konuk oldu.

]]>
Deniz Çolakoğlu Galatasaray’da! http://gsbasket.org/kadin-takimimiz/deniz-colakoglu-galatasarayda/ Wed, 13 Aug 2014 10:51:22 +0000 http://gsbasket.org/?p=2224 Galatasaray Odeabank, Deniz Çolakoğlu ile 1 + 1 senelik anlaşmaya varmıştır.

1987 İstanbul doğumlu oyuncu son olarak Konak Belediyesi’nde oynadı. İzmir ekibinde 10,2 sayı 3,8 ribaund ortalaması üreten Çolakoğlu Tarsus Belediye ve Samsun Basketbol formaları da giymişti. 1,85 metre boyundaki oyuncu üç ve dört numaralı pozisyonda görev alırken Dünya Şampiyonası’na ev sahipliği yapacak Milli Takım aday kadrosunda da kendisine yer buldu.

Deniz Çolakoğlu’nun 2013-2014 Sezonu TKBL İstatistikleri

Deniz Çolakoğlu 2013 2014 Sezonu İstatistikleri

Deniz Çolakoğlu’na, sarı-kırmızı forma ile nice başarılar dileriz.

Kaynak: http://galatasaray.org

]]>
Nuria Martinez Galatasaray Odeabank’ta http://gsbasket.org/kadin-takimimiz/nuria-martinez-galatasaray-odeabankta/ Tue, 12 Aug 2014 12:28:00 +0000 http://gsbasket.org/?p=2221 Galatasaray Odeabank, Nuria Martinez ile 1 + 1 senelik anlaşmaya varmıştır.

30 yaşındaki İspanyol oyuncu geçtiğimiz sezon Kayseri KASKİ ile 22 TKBL maçına çıkıp 8,6 sayı – 2,8 ribaund – 3,4 asist ortalamalarıyla mücadele ederken, Galatasaray Odeabank’ın şampiyonluğuyla tamamlanan Euroleague Women’da da oynadığı 14 maçta 8,7 sayı – 2,9 ribaund – 2,9 asist istatistikleri tutturdu.

Nuria Martinez’e Galatasaray Odeabank’a hoşgeldin der, başarılarla dolu bir kariyer dileriz.

]]>
Işıl Alben’e Veda | GSTV (14.07.2014) http://gsbasket.org/kadin-takimimiz/isil-albene-veda-gstv/ Tue, 15 Jul 2014 07:38:14 +0000 http://gsbasket.org/?p=2120 Gelecek sene Dinamo Kursk forması giyecek olan, TKBL 2014 ve Euroleaugue Women şampiyonu Galatasaray Odeabank’ın kaptanı Işıl Alben ile yapılan söyleşi.

]]>
Beko Basketbol Ligi Final Serisi 7. Maçına Çıkmıyoruz http://gsbasket.org/erkek-takimimiz/beko-basketbol-ligi-final-serisi-7-macina-cikmiyoruz/ Thu, 19 Jun 2014 11:21:22 +0000 http://gsbasket.org/?p=2021 Beko Basketbol Ligi final serisinin 5. maçında yaşananlardan sonra, TBF’nin, final serisi boyunca eşitlikten uzak yaklaşımları nedeniyle, Ünal Aysal GSTV’de takımın 7. maça çıkmayacağını duyurdu.

Türkiye’de basketbolu yönetmekle görevli, ancak ipleri başkalarının elinde olan bir federasyonun bugün aldığı kararı tanımıyoruz. Basketbol takımımızın hocası Ergin Ataman’ın dün akşam açıkça uyardığı gibi ve yöneticilerimizin basın toplantısında ortaya koyduğu tüm somut delillere rağmen, can güvenliğinin olmayacağı bir maçın seyircili oynatılması, tek kelimeyle Türk sporuna ihanettir. Kimsenin arzulamadığı vahim sonuçlara yol açabilecek bu kararda uyarılarımıza rağmen ısrar edilmesi tam bir sorumsuzluk örneğidir. Bu maçın mutlaka şaibesiz bir hakem kadrosuyla ve seyircisiz oynatılması gerekirdi. Hukukun hakim olduğu ülkelerde, spor dünyasının içinde olmaması gereken “şike hükümlüsü” bir şahsın, kurulları ve hakemleri baskı altına alabildiği bir düzende, sporda adaletten ve ahlaktan söz edilemez. Play-off boyunca verdiğ i kasıtlı kararlarla niyetini ortaya koyan ve şike sürecinde tapelerde adı geçen hakemin, bu hayati maça atanması bile, federasyonun iplerinin kimlerin elinde olduğunu göstermektedir. Can güvenliğini hiçe sayan ve hukuku ayaklar altına alan bu kararlar karşısında, Galatasaray Erkek Basketbol takımı Perşembe günkü maça çıkmayacaktır ve bu kirli senaryonun bir parçası olmayacaktır. Türkiye’ye basketbolu getiren kulübümüzün, Basketbol Erkek ve Bayan takımlarının önümüzdeki dönemde lig yarışından çekilmesi hususu da, en yakın zamanda ilgili kurullarımızda değerlendirilecektir. Galatasaray Spor Kulübü, elindeki belgeler ve bilgiler ışığında, uluslararası federasyonlar ve uluslararası hukuk kurullarında hak arayışını da sonuna kadar sürdürecektir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur. Galatasaray Spor Kulübü

Kaynak: galatasaray.org

]]>