Home / Erkek Takımı / KÜÇÜLMEYECEĞİZ, TARAFTARIMIZLA BİRLİKTE BÜYÜYECEĞİZ !

KÜÇÜLMEYECEĞİZ, TARAFTARIMIZLA BİRLİKTE BÜYÜYECEĞİZ !

 

Eurocup 8’li finallerin ilk maçında deplasmanda Karşıyaka’ya 67-64 mağlup olduk ve 1 Mart Salı günü Abdi İpekçi’de oynanacak maçı 4 sayı farkla kazandığımız takdirde çeyrek finalde Bayern Münih-Alba Berlin eşleşmesinin galibi ile karşı karşıya geleceğiz.Şimdi Abdi İpekçi’yi tıklım tıklım doldurarak rakibi bozguna uğratma zamanı.  Abdi İpekçi’yi rakip için cehenneme çevirip maç sonunda bayram havası yaratma zamanı.

Karşıyaka-Galatasaray arasındaki gerginliğin İzmir’de bir kez daha hayat bulduğu bir karşılaşmayı geride bıraktık. E tabi bunun bir de İpekçi ayağı var. O salon dolacak arkadaşlar, dolmalı ! Takımımızı bu Eurocup yolculuğunda asla yalnız bırakmayıp aynı zamanda Karşıyaka’ya da bir gönderme yapmanın yeri Abdi İpekçi’dir.

Ha tabi bununla da kalmıyor mesele.. Abdi İpekçi’yi tıklım tıklım doldurarak basketbol şubesine sahip çıktığımızı göstermemiz gerekiyor birilerine. Şubeyi nasıl büyütebilirimi düşünmeyi değil daha şimdiden önümüzdeki sene küçülmeyi hedefleyenlere de bir mesajımız olmalı elbette. Abdi İpekçi Spor Salonunda 1 Mart Salı günü tek boş yer olmamalı arkadaşlar. Eurocup mücadelimiz boyunca bunu yaparken aslında şu mesajı vereceğiz : KÜÇÜLMEYECEĞİZ, TARAFTARIMIZLA BİRLİKTE BÜYÜYECEĞİZ ! 

HAYDİ GALATASARAY AİLESİ, ARTIK SIRA BİZDE ! ( http://www.biletix.com/biletsec/SBG70/TURKIYE/tr )

PINAR KARŞIYAKA 67-64 GALATASARAY ODEABANK

Maç değerlendirmesine başlamadan evvel ilk maçtan evvel yazdığım yazıyı hatırlatmak isterim ki  fazla tekrarlara düşmeyelim (http://gsbasket.org/genel/haydi-baslatalim-su-isyani/ )

Çok kısa özet geçecek olursak Karşıyaka’yı durdurmak için yapmamız gereken temel 3 anahtar noktadan bashetmiştim.

1-Tempo kontrolü, kaosu önlemek.

2-Lazeric Jones’u önünde kalabilmek,yıpratmak(Göksenin); gerekirse hafif geriden savunup penetre açılarını kapatmak

3-Bracey Wright’ın perdeyi kullandıktan sonra attığı orta mesafe ve 3’lükleri önlemek için göstermelik de olsa “show up” yapmak.

Maçın geneline baktığımızda savunmada bu alanlara dikkat ederek başladık. Maç boyuncu temponun anormal düzeylere çıkmasını engelledik ve kaotik ortamdan uzaklaştık.

Jones’u savunmak için ilk 3-4 dakika Göksenin’i kullandık ki maça böyle başlamak gerektiğini söylemiştik. Göksenin aslında iyi savunuyordu fakat ribaund üstünlüğünün tamamıyla Karşıyaka’da olması sebebiyle koç Ergin Ataman takımı  uzatma ihtiyacı hissetti ve Micov’u 3 numaraya çekip Göksenin-Chuck Davis değişikliği yaptı. Bu dakikada sonra Sinan-Lazeric Jones eşleşmesinde Sinan Jones’un hiç karşısında kalamadı ve Jones’un her penetresi sayı veya Colton Iverson’a asist oldu. İlk yarı biterken asistlerde 12-5 üstünlüğü vardı Karşıyaka’nın ve Lazeric Jones 6 asist ile tüm takımımızdan daha fazla asist yapmıştı. Yani ilk yarıda Jones’a karşı önlem almadık. Eğer onun penetrelerini kesemiyorsak savunmada yarım adım geriden savunup açılarını kapatmak gerektiğini söylemiştik, maalesef yapmadık. İkinci yarı başladığında ise McCollum, Jones’u muazzam savundu. Şutunu değil penetre açılarını savunarak Jones’u özellikle arka arkaya 2 pozisyonda fena halde yıprattı. Ama Jones rüzgarını kesen ana faktör koçumuz Ergin Ataman’dan geldi. Ergin Ataman 2.yarı “match up zone” silahını kullandı ve Jones’un değişen savunma kurgusu karşısında aklı acayip karıştı. Birebirde ayak çabukluğunu kullanıp içeriye drive etmekte bu dakikadan itibaren zorlandı ve Karşıyaka’nın hücum performansı son derece vasatlaştı. Maçın olayı kuşkusuz Ergin Ataman’ın “match up zone”u uygulaması oldu.  Karşıyaka’nın da kötü dış atış yüzdesiyle oynaması bu savunma stratejisinde işimizi kolaylaştırdı.”Match up zone” yapma gereksinimlerinden birisi Jones rüzgarını kesmekti ama en önemlisi ilk yarı boyunca boyalı alanda dominant olan (26-20) Karşıyaka’nın boyalı alan aktivitesini minimalize etmekti. Devre bittiğinde ribaundlarda 26-20’lik üstünlüğü vardı Karşıyaka’nın ve tam 12 tane hücum ribaundu alarak çokça ikinci şans sayısı bulma fırsatı elde ettiler. Neyse ki onların da yüzdesi çok iyi değildi. Maçı  4/22 3 sayı isabeti ile tamamladılar. Ergin Ataman alan savunması yapıp içeriyi daha iyi kapatmayı amaçladı ve bunda başarılı oldu. Lasme’nin eldeki tek 5 oluşu ve boyalı alandaki yıpranmayı bu şekilde engellemiş oldu koç Ataman. İkini yarıda McCollum’un da inanılmaz desteğiyle ribaund üstünlüğü bu kez biz ele aldık ve maç sonunda ribaundlarda 44-41 üstün olan taraf bizdik.

Bracey Wright 29 dakika sahada kalıp 2/5 ikilik, 0/4 üçlük isabetleriyle sadece 7 sayı bulabildi. Maç önü ona göstermelik de olsa “show up” yapmak gerektiğinden bahsetmiştik; Ergin Ataman’da birebir bunu tercih etti ve Bracey’in etkinliğini azalttı. Sadece bir pozisyonda “switch” yaptık ve onda da farkı 3’e çıkaran basketi Chuck Davis üzerinden buldu Bracey.

Toparlarsak savunma performansımızın iyi olduğu ve rakibi kilitlemeye yönelik birkaç hamlemizde başarılı olduğumuz görebiliyoruz.

HÜCUM PERFORMANSIMIZ

Hücum yönünde ise berbat bir akşamı geride bıraktık. Sinan,Micov ve Schilb gibi 3 ana üreticinizin hiç katkı vermediği bir maçı bu kadar yakın skorla bitirmek aslında sevindirici bir durum. Bu yıl bu 3’lüden 2’si katkı vermediği sürece maç kazanamadık; dün akşam ise belirli anlarda Schilb sahne alsa da 3’ünden de beklediğimiz katkıyı alamadık ve fark sadece 3. Teşekkürler Errick McCollum.. Çoğunlukla çok kızsam da çok eleştirsem de dün ayakta kalan ilk ismimizdin.

Hücumdaki en büyük problemimiz akışkanlığın hiç olmamasıydı. Maç temposunu kontrol altına almak hücumda stabil olmayı gerektirmiyor. Hücumda daha akıcı oynamak ve rakibi bozmak gerekiyor. Özellikle Sinan’ın çok formsuz olması Lasme ile olan tepe P&R’inden doğan varyasyonlarımıza darbeyi vurdu. Hal böyle olunca savunmayı hiç delemedik ve yay gerisinden temposuz paslara kaldık. Tepe P&R’ünden sonra Lasme’nin devrilişi ile beraber forvetlerimizdeki hareketsizlik elimizi kolumuzu bağladı. Lasme’nin olmadığı dakikalarda ise durum aslında daha vahim. Elde ikili oyundan sonra devrilebilen tek uzun maalesef Lasme kaldı. Lasme sahada yokken tamamen birebirlere kaldık ve sayı üretmekte zorlandık. Lasme’nin olmadığı dönemlerde maç temposunu artırarak pozisyon sayısını çoğaltmak mantıklı olacak kalan turlarda. Aslında Lasme varken de tempo yapmanın gereklilikleri ortaya çıkacak eğer Karşıyaka’yı elersek.  Lasme varken içeri penetre veya pas yapmazken bir de Lasme olmayınca tamamen çemberi dibinden geri püskürtüldük. Bu gibi anlarda penetre ile çembere yaklaşmak hayli zor çünkü devrilebilen uzunumuz yok; bu açıdan pasla topu boyalı alana indirmek ve Chuck’ın sırtı dönük oyununu  bazı dakikalarda kullanmak ,bunun üzerinden varyasonlar geliştirmek mantıklı olacak.

Toparlarsak fazla stabil kalıp hücum tempomuzun son derece düşük olduğu, tabiri caizse “ürkek” bir hücum performansı izledik dün akşam. Buna rağmen McCollum ve Lasme’nin olağanüstü çabalarıyla bana göre avantajlı bir skorla evimize döndük. Karşıyaka alan savunmalarımıza( 2-1-2 ve match up zone) yönelik çalışmalar mutlaka yapacaktır çünkü bunu yine denediğimiz dakikalar olacak.Genel olarak mantıklı oynadık fakat hücumda işler özellikle ilk yarı hiç istediğimiz gibi gitmedi Abdi İpekçi’de turu geçip çeyrek finale adımızı yazdıracağımızı düşünüyor ve satırlarıma yavaş yavaş son veriyorum.

Maça sonuna dair en büyük beklentilerimden birisi Ergin Ataman’dan gelecek yumruk şov ! Koçun yüzündeki o ifade inanın tüm Galatasaray taraftarına motivasyon kaynağı olacak Eurocup yolunda. Hocamızın motivasyonunu görmek kesinlikle hepimize umut saçacak.

ŞİMDİ SIRA BİZDE DEĞERLİ GALATASARAY AİLESİ ! KÜÇÜLMEYECEĞİZ, TARAFTARIMIZLA BİRLİKTE BÜYÜYECEĞİZ !

Son topa kadar!

Oğuzhan Günebakan

https://twitter.com/OgzhnGnbkn

 

 

 

 

About Oğuzhan Günebakan

Oğuzhan Günebakan
Son topa kadar!

Check Also

Geleceği Bugünden Kurabilmek

GELECEĞİ BUGÜNDEN KURABİLMEK Günümüzde herhangi bir branşta başarılı olabilmenin yolu plan ve programdan geçiyor. Hele …