Home / Erkek Takımı / Özel Röportaj: Erman Kunter

Özel Röportaj: Erman Kunter

GSBASKET: Hocam öncelikle merhabalar. Röportaj isteğimizi kabul ettiğiniz için GSBasket ailesi olarak size ve ekibinize teşekkür ediyoruz. 2003’ten sonra yeniden buradasınız. O dönemi biraz anlatır mısınız bize?

ERMAN KUNTER: Galatasaray’da Fransa’ya gitmeden önce 2003’te 1 sene çalıştım. O sezon değişik bir sezondu. Çünkü ilk kez sponsor geliri olmadan yalnızca TV gelirleriyle basit bir bütçeyle yola çıktık. İyi oyuncular bulduk, çok iyi genç oyuncular bulduk ve iyi bir sezon geçirdik. Ama tabi o sezon dediğim gibi en önemli anılardan biri, o zaman böyle tesis falan yoktu. Bütün yaşamımız Florya’da geçti. Antrenmanları Florya’da yapıyorduk. Maçları Abdi İpekçi’de oynuyorduk. Çok güzel anılar var o sezonda. Kısıtlı ve çok düşük bir bütçeli takımdı.

GSBASKET: Son 3 gün alındı sanırım oyuncular.

ERMAN KUNTER: Sezon başladıktan sonra bazı takviyeler yaptık tabi. 2 oyuncu değiştirdik. O sene iyi genç oyuncular bulduk. İyi gençlerimiz vardı. Muratcan, hâlâ oynuyor. 23 yaşında. Arda Vekiloğlu, Serdar Tabay vardı. Genç bir takım. Bir de genç Amerikalılar vardı. Çok mütevazı bütçelerle.

GSBASKET: Lyday vardı.

ERMAN KUNTER: Lyday yolda geldi. Şubat falandı.

GSBASKET: Bir Fener maçı vardı galiba 31 sayı atmıştı, 3’er 3’er saydığı.

ERMAN KUNTER: Biz o sene Fener’i çok yendik. Tabi Playoff’ta eledik. Normal sezonda iki kere yendik. Bir maçta Ahmet Cömert’te salon boşaltıldı. Son turnikeyi, son topu attık. Kelly diye bir guard vardı. Sonra Kelly yerine Lyday’i getirdik.

GSBASKET: Maç topunu atmıştı Playoff’ta.

ERMAN KUNTER: 3-2 elemiştik. Olaylı bir seriydi. 1 maç oynuyoruz, 1 maç saha kapanıyor. 1 maç oynuyoruz, yine 1 maç saha kapanıyor. En son 5.maçı seyircili oynadık. O zaman şöyleydi. Bu sene nasıl olacak bilmiyorum ama derbilerde 2 takımın seyircisi de geliyordu. Araya barikatlar kuruluyordu. Atmosfer biraz daha farklıydı. O sene Efes çok güçlüydü. Ülker çok güçlüydü. Biz onların hemen arkasına geldik. Fener ve Beşiktaş’ı geçtik. Çok güzel bir sezondu.

GSBASKET: Ekrem Memnun’un rolü neydi o dönem?

ERMAN KUNTER: Çok önemliydi. O seneki staff çok kuvvetliydi. İdari yönetimde Yalçın abi vardı. Genel olarak organizasyonun başında bir komite vardı. İlk A.Ş adımları o sene atılıyordu. Staffta da Ekrem vardı. Tuğrul vardı. Kuvvetli bir stafftı. İdari olarak Tamer vardı, takım menajeri. Erkan Ataç vardı. İdari bütün işlere bakıyordu. Federasyondan ayrılıp gelmişti. Ekrem’in rolü çok önemliydi. Çok iyi bir teknik kadroydu. Maçlara çok iyi hazırlanıyorduk. Diğer takımlara göre kadromuz daha az güçlü gözüküyordu kağıt üstünde ama teknik kadro maçlara hazırlıkta çok faydalı olmuştu.

GSBASKET: Taraftarlarda, özellikle de sosyal medyada yaz döneminin başında size karşı şüpheci bir yaklaşım vardı. Daha sonra transferlerin ve demeçlerinizin etkisiyle bu yaklaşım biraz kırıldı. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

ERMAN KUNTER: Galatasaray bundan önceki dönemde, yani 2 sene önce Eurocup’ı kazandı. Çok iyi neticeler alındı. Buralarda söylenecek bir şey yok. Ona ben bir şey diyemem. Zaman içinde göreceğiz. Biz bir oyun felsefesi ortaya koymaya çalışacağız. Geçtiğimiz senelere göre %60 daha düşük bir bütçe ile oynuyoruz. Bunun arkasına saklanmak benim türüm değil ama bunu herkesin bilmesi gerekiyor. Genelde kulüplerde bütçe düşüşü olur. %10 – %20 olur ama %60 yarıdan daha fazla düşmüş demektir. Bir de bu sadece düşmeyle kalmıyor. Geçtiğimiz zamanlardan biriken borçlar var. Bir taraftan bütçe %60 düşerken bir taraftan da borçlar ödeniyor. Tabi bu bir sıkıntı. Kulüp de tabi bütün gücünü harcıyor. Ama biz bu takımı kurduk. Pek öyle zorlanmadık. Hâlâ bizim bütçemiz iyi. %60 düşmesine rağmen ben bütçenin iyi olduğunu düşünüyorum. İş yapılabilecek bir bütçe olduğunu düşünüyorum. Şüpheci konusuna ben bir şey diyemeyeceğim. Gerçekleri konuşmamız gerek. Türkiye’de plan-proje üzerine böyle bir şeyler yapılmıyor. Ben daha çok genelde plan-proje üzerine çalıştım. 2 senelik, 3 senelik, altyapı, gençler. Tabi kolay değil. Zayıf bir altyapımız var. En son Göksenin var. Bir de Ege var. Ama her sene 1-2 tane oyuncu çıkarmamız gereken bir olay. Ben projelerle ilgileniyorum. Tabi saha önemli, maçları kazanmak çok önemli. Yeni bir takım. Herkesin alıştığı çok büyük isimleri büyük paralarla almamız mümkün değil. Bu yüzden böyle bir yola girdik. Kulüp böyle bir yaklaşımda bulundu. Bir proje işi bu. Önce altyapıyı oturtmak, bu çok önemli ama çok kolay değil. Evvela işaret fişeğini atacağız. Ondan sonrasının da arkadan gelmesi lazım. Zorlanıyoruz yani şu an sakat oyuncularımız 2-3 tane. Onların yerine genç oyuncularımız olmuş olsa hem onlar gelişecek, hem de sakat oyuncularımızın yokluğunu hissetmeyeceğiz. Ama maalesef şu anda böyle bir şey yok. Gördüğümüz bu. Ama çalışıyoruz. Kampa da götürdüm 3 tane genç oyuncumuzu. Nereye kadar ilerlerler göreceğiz. Geri kalan kadro olarak bütün herkesle başa baş oynayabilecek kadro kurduğumuzu düşünüyorum. Buradaki en büyük sıkıntı sakatlar yüzünden idmanlarda bir tempo düşüklüğü var. Oyuncular çok fazla sakat olunca ana oyunculara daha fazla süreler vermeye başladık. Genç oyuncularımız tak diye girip verim veremiyorlar. Ama fena bir takım değil gibi gözüküyor. Fransa’daki turnuvayı iyi oynadık. Şimdi bu turnuva da takımı görme açısından önemli. Hâlâ eksiğiz. Hopson’un topuğunda olan problemi çözmüş değiliz. 1 idman ısınma yaptı ve ağrıdığını söylüyor. Summers da ilk kez bugün idmana çıktı, aşağı yukarı İtalya kampından bu yana epey zaman oldu yani Summers için.

GSBASKET: Son 5 yılda o kadar çok ödeme problemleri yaşadık ki, bütçe düşmesine rağmen böyle bir korku var mı? Siz bunun sözünü aldınız mı yönetimden?

ERMAN KUNTER: Türkiye’de Galatasaray’a örnek başka kulüpler de var ve kulüplerin birçok farklı şubesi var. Kulübün üzerindeki yük çok fazla. Sözünü aldık ama bazen imkansızlıklar olayları biraz zorlaştırıyor. Yalnız basketbolun değil, futbolun da borcu vardır mutlaka. Ben şubenin içinde o kadar olmadığım için bir şey diyemiyorum ama dediğim gibi bütçeyi düşürmemize rağmen ciddi bir yük var, onu ödemek durumunda ve yani ödüyor. Ama öderken de hem bütçe düşüyor. Belki zaman zaman aksamalar oluyor, olacaktır. Bunları şahsen ben kendim bilerek geldim ama mühim olan en az aksama olması. Ciddi bir yük var. Her gün üst üste binen ciddi bir eski dönemlerden kalan ödemeler var.

GSBASKET: Son olarak Rakeem Christmas’ı alarak transferi kapattık, en azından şimdilik. Galatasaray taraftarlarının çok sık sorduğu sorulardan birisiydi bütçe ve bu konu çok tartışıldı. Bütçenin tamamını kullandık mı, yoksa sezon ortası için bir miktar ayırdık mı?

ERMAN KUNTER: Hâlâ bir miktar bütçemiz var ama orada da tedbirli gitmek istiyoruz. Sakat oyuncular var. Hopson’un sakatlığı hakikaten hâlâ geçmedi. Devam edecekse o zaman sakat oyuncunun yerine bir oyuncu bakılır. Neticede hepsi para. Hâlâ paramız var, 4 milyon dolar gibi gözüken bütçe var ama bu parayı şu anda kullanmak mantıklı değil, bekleyeceğiz biraz daha.

GSBASKET: Yeni bir kadro kurmak durumunda kalındı maddi sebeplerden ötürü ve sizin istekleriniz doğrultusunda yeni yüzler kazandı şube. Yeni bir kimya ve herkes için yeni bir arkadaşlık ortamı. Hazırlık kampından beklentileriniz nelerdi, ne ile karşılaştınız? Sakatlıklarla da boğuştuk takip ettiğimiz kadarıyla bu dönemde. Neler söylemek istersiniz?

ERMAN KUNTER: Hazırlık kampında iyi bir çalışma oldu fakat mesela Hardy’nin eşinin doğumda yaşadığı problem bizi çok etkiledi. Summers’ın Bormio kampındaki sakatlığı, zaten Summers’ı Fransa turnuvasına dahi götürmedik. Bu arada ne oldu? Bu bazı oyunculara daha fazla yaradı bu. Bir örnek mesela Ege. Eğer takip ettiyseniz göreceksiniz. Çok ciddi bir süre aldı. Hâlâ da almaya devam ediyor. Mehmet’in ufak bir sakatlığı oldu. Bu tip sakatlıklar geniş bir kadromuz olmadığı için çalışma tempomuzu aksattı. Biraz daha ferdi çalıştık. Maçları kapalı oynadık. Skorboardu her çeyrek sıfırladık. Böyle şeyler yaptık. Çünkü hazır değildik ve burada en büyük problem şu oluyor. Bazı oyuncular sakat olduğunda diğer oyunculara fazla yük biniyor. Bu sefer de onlar sakatlanabiliyor. Şu an tahtaya vurmak lazım. Hopson hariç, herkesi operasyon olarak görüyoruz. Turnuva ile başlayacağız. Ondan sonra da lig ve Avrupa kupası başlıyor ama iyi geçti 2 kamp da. Özellikle değişik basketbol felsefesi olan takımlarla oynamak istedik. Milano ile oynadık. Euroleague takımı ve ciddi de yatırım yapıyorlar. Fransa’da oynadığımız takımlar birbirinden farklı takımlar. Genel olarak iyi geçti diyebilirim.

GSBASKET: Takım psikolojisi ne durumda? Oyuncularla bu konuda bir özel bir çalışma oluyor mu? Ben sizin oyuncu yetiştirme konusunda uzman olduğunuzu düşünüyorum. Fabien Causeur, Rudy Gobert gibi oyuncuları Fransa basketboluna kazandırdınız geçmişte. Bu seneki takıma baktığımızda, özellikle Hardy ve Hopson çok potansiyelli oyuncular fakat sanki sürekli hocayla ilişkileri iyi olması gereken oyuncular. İletişiminiz nasıl?

ERMAN KUNTER: Hopson’un sakatlığı cidden can sıkıcı. Tamamen bizim dışımızda. Bir şey yapamıyoruz ona. Ayak topuğundaki sakatlık. Ayağına özel tabanlık yaptırdık. Oyuncular sahada devamlı olarak bizle beraber oldukları zaman onların beyinlerine nüfuz etmemiz çok daha kolay. Yoksa saha dışında onlarla konuşmanız pek bir şey ifade etmiyor. Sahada yapmanız lazım. Tam olarak herkes %100 performansına ulaştığında, benim hayalim, önümüzdeki hafta salı, çarşamba verimli hale gelebileceğiz. Hopson’un da o zamana kadar iyileşeceğini düşünüyorum, o zaman daha farklı olur. Hardy iyi bir takım oyuncusu. O konuda bir sıkıntı yok. Hopson biraz daha farklı. Hücumda serbestlik seven bir oyuncu ama çok iyi oynadı Fransa’da yapılan turnuvada. Zaten MVP seçildi yanılmıyorsam. Fakat devamlı ufak tefek ağrıları oluyor. Gidiyor, geri geliyor. İstirahat ediyor, tedavi oluyor ama takımda öyle bir sıkıntı görmüyorum. Problemimiz olsa olsa Rakeem’de olabilir. Çünkü o henüz rookie. Bazı şeyleri anlayamıyor. Hakem yönetimleri farklı NBA’e göre. Faul düdükleri ona farklı geliyor. Diğeri de Cline. Cline bizim yola çıkışımızda zaten 7.yabancımızdı. Sakatlık halinde düşündüğümüz biriydi. Bu sakatlıklarda o baya süre almaya başladı. Richard olsun, Alex Renfroe olsun, onlar tecrübeliler zaten. Burada önemli olan çalışma. Emir’den ben memnunum. İyi çalışıyor. O da çıkış yakalamaya çalışıyor. Son 2 senesi Emir’e yakışmayacak şekilde geçti. Şimdi gayet iyi çalışıyor. Göksenin milli takımdan yeni döndü. Az süre alması onu biraz etkilemiş. O biraz daha moral adamı. Mehmet Yağmur geçen sene çok az oynayan bir oyuncu. Takımda epey aç oyuncu var. Bunlar daima pozitiftir. Tam takım olduğunuz zaman takım içi rekabet de önem kazanıyor. Bunu pozitif hale getirirseniz oradan bir enerji çıkıyor. Oyuncular birbirlerini itiyorlar. İlk defa tam takım bugün çalışabildik. Bu bizim açımızdan bir handikap oldu ama geri kalanını fizik olarak forma soktu.

GSBASKET: Saha içine dair şunu sormak istiyorum. Abdi İpekçi’nin kemik seyircisi Mahmudi ve Ataman basketboluna dair birkaç paragraf yazı yazabilir. Erman Kunter kendi basketbolunu nasıl tanımlıyor? Hangi felsefeyi uygulamaya çalışacak? Sene sonunda nasıl cümleler kurarız? Ben bunu merak ediyorum.

ERMAN KUNTER: Öncelikle Yugoslav faulü kalktı. Savunmada sertlik koyup oradan kazanılan toplarla hızlı hücumlar bizim ana prensibimiz olacak. Kural değişikliği de bizi buna itiyor. Eskisi gibi hızlı hücumları kesemiyorsunuz. Koşan takımlar büyük avantaj sağlayacak. Bu oyunun kırılmasına karşı basketbolu yönetenlerin aldığı bir karar. Çünkü oyun çok kırılıyordu. Hiçbir şekilde sizi koşturmuyorlardı. Şimdi bunlar kasti faul oluyor. Sportmenlik dışı oluyor ve 2 tane alırsanız oyundan atılıyorsunuz. Bu da hızlı oyuna prim veren bir şey oldu. Hızlı oyunu oynamak için 2 ana prensip var. Birincisi az sayı yiyip ribaund alıp koşacaksınız. İkincisi müdafaada top kapıp koşacaksınız. Sayı yediğinizde hızlı hücum yapma şansınız azalıyor. Oyun duruyor. Sayı yedikten sonra hızlı hücuma geçmek kolay değil. Çok uzun hazırlıklar gerekiyor. Ana prensip müdafaa yapan ve tempoyu sürekli yüksek tutmaya çalışan bir takım yaratmaya çalışıyoruz. Kadroyu da esasında Fransa’da oynanan basketbol gibi atletik oyunculardan oluşturmaya çalıştık. Tempoyu kontrol etmek, mümkün olduğunca yüksek tutmak, az sayı yemek, belki büyük bir basketbol felsefesi olmadı ama bunu yapmaya çalışıyoruz.

GSBASKET: Yarı saha basketbolundan çok, açık saha oynayacağız yani.

ERMAN KUNTER: Yarı sahaya mecbursun ama bu yeni kurallar yüzünden oyunu biraz daha hızlandırmak gerekiyor. Yarı sahada da disiplinli, pas yapan bir takım istiyorum. Dribbling ile oynanılan basketboldan daha çok, eski ekollerden kurtulup herkesin pas yaptığı, topun iyi paylaşıldığı bir basketbol oynatmak istiyorum.

GSBASKET: Hopson ve top paylaşımı… Biraz yan yana getirilmesi zor kelimeler sanki?

ERMAN KUNTER: Her oyuncunun ana rol aldığı bazı hücum oyunları var. Hopson için olanlar da var. Hopson’un en büyük özelliği açık sahasıdır. O bir skorer. Ona şutör diyemeyiz. Onun sayıları çeşitli yerlerden geliyor. Bu prensipte Fransa’da yapılan turnuvada çok iyi oynadı. Açık sahayı iyi oynuyor. Hücumda da topu içeri vermeye çalışıyoruz. Hopson zaten çok atletik, çok hızlı olduğu için bir şekilde sayı buluyor. Bu yüzden bir problem yaşamıyoruz. Alex’i de alırken özellikle buna dikkat ettik, yaptığı en iyi iş açık saha. Süratli topu getirme prensibi. Ben bir problem yaşayacağımızı sanmıyorum. Rakeem de henüz taşları yerine oturtamadı. O da iki pota arasını hızlı koşan bir uzun oyuncu. Onun bazı adaptasyon problemleri var.

GSBASKET: Ona gelecektim. Sonuçta bir çaylak Rakeem ve Avrupa basketboluna gerçekten çok uzak. Hazırlık karşılaşmalarında çok çabuk faul problemine girdiğini gördük. Ama açık sahada oynamak istediğinizi söylediniz. Rakeem iyi bir ribaundcu, açık sahayı iyi koşuyor ve iyi de bir çember koruyucusu olabilir zamanla. Kabaca bakarsak, oyun planınızda olması gereken bir profil Rakeem. Onun uyum sorununu nasıl aşmayı düşünüyorsunuz?

ERMAN KUNTER: 5 numara için kimi alabiliriz diye baktık. Richard’ı aldık. Tecrübeli, ayakları yerde, IQ’su yüksek bir oyuncu. O daha farklı bir profil. Çember koruyan, dominant oyuncu sayısı az. Olanlar da maddi olarak uygun değil. Mesela FB bile Udoh gibisini bulduğunu zannetmiyorum. Rakeem, farklı savunma prensiplerine uyum sağlayabilecek bir oyuncu.

GSBASKET: Cholet maçını izlerken de maç içerisinde farklı savunma metotlarına geçtiğinize sık sık tanık oluyorduk.

ERMAN KUNTER: Rakeem, Syracuse’da alan savunması konusunda çok tecrübe edindi ve bizim savunma tercihindeki geçişlerimize adapte olabilecek bir oyuncu. Rakeem’i tercih ederken bunu da dikkate aldık. Ayrıca bir terapi. Uğraşıyoruz. Mesela Fransa’da ilk 2 maçta birinde 7 birinde 8 dakika oynadı. Son maçta 16 dakika oynattım. 1 faul yaptı. 16 sayı 8 ribaund yaptı. Normal, rookieler açısından. O seviyede ona yakın, rookie olmayan veteran bir oyuncunun rakamı 3 misli falan. Öyle oyuncular arıyoruz ki, top kesecek, çemberi kapatacak, hücumda atacak. Yani kolay değil. Bu tip oyuncular var ama yanına yaklaşmak mümkün değil. FB’de göreceğiz, çok tanımıyorum ama Jason Thompson bir Udoh olmaz. Rakeem’in gelişebileceğini düşünüyorum. Sezon içinde daha iyi yerlere gidebileceğini düşünüyorum. Bu benim şahsi fikrim. Ona saha içi harici terapi yapmak lazım. 2 kere yaptım, hemen randıman aldık Fransa’da. Rookie oyunculara genelde saha dışı terapi de uygulamak lazım. Ben çok rookie getirdiğim için bu duruma aşinayım, Doellman’ı da ben getirmiştim mesela. Rookielerin saha içi haricinde, günde 15 dakika civarı da saha dışı terapiye ihtiyaçları var. Çünkü onlar hiçbir şey bilmiyorlar. ABD’nin alt yaş takımlarıyla bir kere Estonya’ya gelmiş. Bir tek onu biliyor. Başka hiç gelmemiş. Önümüze farklı seçenekler geldi. Bazılarının rakamı yüksekti, birisi de epey ağırdı, aradığımız profil değildi. Cline argo deyimle biraz daha yırtık Rakeem’e göre. Rakeem daha içine kapanık bir oyuncu. Cline daha çabuk adapte olur. Oynadığı basketbol da Yugoslav ekolüne benziyor.

GSBASKET: Daha çok 5 numara oynamış Cline kolej yıllarında fakat Avrupa basketbolunu ve size’ını düşündüğümüzde buralar için 4 numaraya daha müsait. Modern bir 4 numara ışığı veriyor birçoklarına göre.

ERMAN KUNTER: Kolejde hep 5 numara oynadı ama size olarak 4. Sakatlıklar döneminde onu 3 oynattım. İyice şaşırdı. Yoktu oyuncu. Summers yok, Hopson yok, Emir sakattı. TJ oyunu çok iyi bilen, çok iyi bir rookie sezonu geçiren bir oyuncu. Müthiş istatistikleri var. Hazırlık maçı yapıyoruz, istatistik kağıdına bir bakıyorum, 6 asist yapmış. Bir 4 numara için müthiş rakamlar bunlar. Post-up oyunu kuvvetli. Dış şutunu geliştirmeye çalışıyoruz. 5 oynayamaz ama 4’te bize mutlaka randıman verir.

GSBASKET: Galatasaray Erkek Basketbol Takımı’nın bu yıl ligde ve Eurocup’ta hedefi nedir?

ERMAN KUNTER: Ligde bizim hedefimiz final oynamak. O yolun açık olduğunu düşünüyorum. Çıtayı oraya koyduk biz. Eurocup’la ilgili de konuşurken de şunu göz önünde bulundurmamız gerek, bir kere yeni takımız biz. Euroleague’e de Eurocup’a da baktığımızda genelde çekirdeğini koruyan takımlar daha başarılı oluyorlar. Çünkü maç temposu içinde mağlubiyetler oluyor. Yeni kurulan takımlarda bağlar çok kuvvetli olmadığı için sayfayı çok zor çeviriyor oyuncular. Eurocup’la ilgili burada yapmamız gereken bir çeyrek final olmalı diye düşünüyorum ben. Bu da nedir 2 grup geçmek demektir. Ondan sonrası çünkü grupta alacağın netice, çaprazda kime düşeceğin falan bunlar hepsi birbiriyle bağlantılı. Ama bizim grup baktığın zaman fena değil. Bayern fena değil mesela. Hapoel çok ciddi. Onlar geçen sene lig şampiyonu oldular, bu sene yine olmaya çalışıyorlar. Ciddi anlamda geçen senenin üzerine çıkmışlar kadro olarak da. İyi bir kadroları vardı yani. Diğer takımlar için bir şey söyleyemem. Zor deplasmanlar var. Podgorica’da Budocnost mesela. Tofaş’la olan maçlarını izledim ben, sertler. Ama dediğim gibi bizim hedefimiz çeyrek final. Çıtamız orası. Ondan sonrası dediğim gibi bilinmiyor. Bazen öyle bir kulvar buluyorsunuz ki yıpranmadan belli bir yere geliyorsunuz, bazen de birçok hasar alabiliyorsunuz bir yerlere gelene kadar. Baktığımız zaman bizim ligimiz de yıpratıcı bir lig çünkü. Eurocup’ta çeyrek final diyoruz şimdilik, sonrasına maç maç bakacağız. Ama ligde hedefimiz final.

GSBASKET: Biraz da şans. İki sene önce Kazan gitti, Valencia gitti.

ERMAN KUNTER: Onu demek istiyorum işte. Öyle şeyler oluyor ki; grupta alacağın neticeler diğer aşamayı da etkilediği için o düşüyor, bu düşüyor, sonra öyle bir kulvar buluyorsun ki yıpranmadan gidiyorsun.

GSBASKET: Genelde ilk ikiye girmek çok avantaj sağlıyor üst gruplarda.

ERMAN KUNTER: Evet ama sen ilk ikide bitiriyorsun karşıda öyle sürprizler oluyor ki olmayacak bir takım karşına çıkıyor. Onu hesap etmek mümkün değil. Ama dediğim gibi ikisinde de hedef bu. Türkiye Kupası da var tabi o da bir hedef.

GSBASKET: Eurocup kazanmanın Euroleague’e götürüyor olması taraftar için çok değerli.

ERMAN KUNTER: Mutlaka ama şu anda bir şey söyleyemeyiz. Biz ligde de şampiyon olabiliriz yani. Neden olmayalım ki? Oynanacak bir sezon bu, maçlarımızı oynayacağız. Eurocup, Euroleague o statü de belli değil. Kimin ne olacağı, kimin nereye gideceği değişebiliyor. Hâlâ karar veremediler ona. Nasıl yapacaklar ben de bilmiyorum.

GSBASKET: Normalde ana plan hızlı çıkmak, topu hızlı dolaştırmak, yarısahadan ziyade oyunu daha uzun ve geniş oynayabilmek. Fakat yarı saha da bir gerçek. Hazırlık maçlarında Hendrix’i, TJ’yi ve Christmas’ı sık sık alçak postta kullandığımızı ve buradan hücumlar şekillendirdiğimizi gördük. Cline ve Hendrix’in oyun yapısını da göz önünde bulundurduğumuzda, alçak post bu sezon GS hücumlarının kilit noktalarından birisi diyebilir miyiz?

ERMAN KUNTER: Tabi ki. TJ, özellikle Richard ve Rakeem’in post up performansları önemli. Ege de önemli bir gelişme gösterdi. Çok süre aldı hâlâ da almaya devam ediyor. Zaman zaman Ege’yi de 5 kullanabiliriz. Bizim değişik alternatiflerimiz var. Mesela small ball oynama şansımız var. Emir 4 oynayabiliyor. İyi durumda olursa Scotty de 4 oynayabiliyor. Yani small ball oynayabilme kapasitemiz de var. Ancak dediğim gibi bizim şu an en büyük sıkıntımız tam kadro çalışamamak. Tam çalışamadığımız zaman eksiğin nerede olduğunu, nokta atışını nereye yapacağımızı göremiyoruz. İlk kez bugün gördük mesela. Artık daha iyiye gider bundan sonrası. Ama low post oyunu, yani topu mutlaka içeri vereceğiz. Oradan bir atış değil belki ama uzun üzerinden bir organizasyon.

GSBASKET: Hocam, yazın en büyük eleştirilerden biri Emir’in kalmasıydı ama kontratla alakalı da bir durum vardı sanırım.

ERMAN KUNTER: Evet.

GSBASKET: Oyunu Emir’e kurdurmak zorunda olacağımızı dakikalar da olacak gibi görünüyor. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz, Emir o çıkışı yapabilecek mi? Bununla birlikte saha içi liderliğini Alex’e mi vermeyi düşünüyorsunuz? Dışardan öyle görünüyor aslında.

ERMAN KUNTER: Çıkış yapacağını düşünüyorum Emir’in, şu an fena değil. Yani daha da iyi olabilir. Biraz biz ağır idman yaptık kadro dar olmasına rağmen. Biraz yorgunluk da olmuştur mutlaka. Emir’den biz çok şey bekliyoruz. Emir önemli bir parça. Biz Emir’i joker gibi her pozisyonda kullanacağız. 1 numara bile kullanırız zaman zaman ki kullandığımız da oldu Avrupa’daki maçlarda. Önemli bir parça ve dediğin gibi kontratlı da bir oyuncumuz. Biz bundan maksimum verimi almak zorundayız. Bizim işimiz bu. Çok kolay yoksa ondan randıman almamak. Oynatmazsın, almazsın ama bizim bu bütçe içinde her oyuncudan alabileceğimiz maksimum randımanı almamız lazım, o yüzden Emir’den o randımanı almaya çalışıyoruz. O da şu ana kadar gayet iyi, hüsnüniyetiyle çalışıyor. Hiçbir problem yaratmadı. Zaten dediğim gibi biz 1-2 idman yaptık bugün de normalin üzerinde yani herkesin yapmayacağı sertlikte bir idman yaptık maçtan önce. Hazırlık maçı bile olsa biz yapıyoruz 2 idman.

GSBASKET: Vlado’yu sormak istiyorum. Galatasaray’ın uzun süre forma giymiş, efsane statüsüne gelmiş oyuncusu yok ama onlardan biriydi Vlado. Tutmak istemediğinize dair tartışmalar da döndü yaz başında.

ERMAN KUNTER: Tutmak istemedim diye bir şey yok. Hiç öyle bir şey yok hakikaten. Şimdi burada çok detaylarına giremeyeceğim ama rakamlarla konuştuğumuzda bu mümkün değildi.

GSBASKET: Anladım. Biraz maddi taraftan kaynaklı sanırım. Siz scouting ile de yakından ilgileniyorsunuz. Amerika’dan fazla oyuncu getiriyorsunuz. Bir ekibiniz var mı burada da birlikte çalıştığınız yoksa kendiniz mi ilgileniyorsunuz?

ERMAN KUNTER: Benim kendi abone olduğum scouting siteleri var. Onlardan zaten bize devamlı olarak bir akış var. Daha evvel yokmuş, Synergy diye bir şey var şimdi onu da kullanıyoruz. Çok detaylı, her maç var bunda milli takım maçlarına kadar. Maçların ham hali de değil analiz edilmeye hazır bütün şeyler var. Benim çok tanıdığım var. Ancak kulüp bünyesinde maaşlı olarak çalışan yok. Zaten şu an 2-3 tane site var onlardan bütün maçlara ulaşabiliyorum. Yani ayrı bir scouting firmasıyla anlaşmamız yok.

GSBASKET: Fikir alışverişinde bulunduğunuz NBA veya elit Avrupa koçu var mı?

ERMAN KUNTER: Genel olarak hepsini tanıyorum. Bir şey sorulması gerektiğinde soruyorum, yani hepsiyle diyaloğum iyi. Özellikle benim scoutlarla ilişkim çok iyidir. Belki kimse inanmaz buna ama 2008-2009-2010 sezonlarında, arka arkaya 3-4 sezon yani, bizim antrenmanlarımızda her gün 4 tane scout oluyordu. Çünkü 4 tane NBA oyuncusu vardı, 3’ü aynı takımdaydı bunların. İsim olarak mesela Arturas vardı Karnisovas. Sanırım GM oldu şimdi Denver’a. Wanamaker’i almayan GM . Almayacağım demişti bana yani. Dediğim gibi scoutlarla iyi benim aram. Maçı bırak antrenmana gelirlerdi yani 4 tane. Bizim maçlarda yöneticiler fenalık geçiriyorlardı sekizer sekizer geliyorlardı çünkü. Tabi o bir ilişki kurdurdu bize onlarla. Hepsini tanıyorum onların. Agent değil ama bu söylediklerim direkt NBA scoutu. Şimdi zaten Avrupa’dakileri tamamen ayırdılar. Artık Avrupa’dakiler yalnız Avrupa’yı scout ediyorlar. Bizim açımızdan çok daha iyi. Yani Avrupa’dan oyuncu alacak olursak Amerikalı falan onlara çok daha rahat ulaşabiliyorum, fikirlerini alabiliyorum. Koç olarak da tanıyorum hepsini yani üst düzey koçları soruyorsan. En son mesela Fransa’da yapılan Avrupa Basketbol Şampiyonası’nda Messina ile birlikte seminer verdik biz.

GSBASKET: Galatasaray ile 1 yıllık anlaşma yaptınız. Galatasaray basketboluna dair kurduğunuz hayal nedir?

ERMAN KUNTER: Galatasaray mutlaka bir altyapı kuracak. Çok ciddi bir altyapı kurup oyuncu yetiştireceğiz. Biz elimizden geldiğince tarayacağız. 2001, 2002, 2003, 2004 doğumlulardan bahsediyorum. Bunları tarıyoruz. Geç kalınmış biraz. Hep vitrin yani A takım hedef alınmış. Doğaldır. Diğer kulüplerin bazı şansları var. Onlar başka kulüple birleştiler, bu kulüp şu kulüple birleşti, Fenerbahçe, Ülker’le birleşti, Ülker’in altyapısını olduğu gibi aldı. Onun üstüne devam etti. Kolaydı işleri. Bizim öyle bir şansımız hiç yok. Biz sıfırdan bir altyapı yapmaya başladık. Buraya geldim, A takım idmanından önce genç takım idmanına gittim. 3 tane çocuk var şu an bizimle idman yapan genç takımdan. Ama potansiyelleri dersen bir şey diyemeyeceğim. Bir tane 2001’li bir çocuk bulduk, enteresan. Boyu falan çok uzun olacak. Taramaya biz devam ediyoruz. Şimdi akademi gibi bir şeyle ilgileniyorum. Ben kendim yapıyorum ama bu bir kaynak olabilir. Orada seçme falan yapacağız.

GSBASKET: Basketbol okulu varmış sanırım.

ERMAN KUNTER: Onu akademiye çevirmeye çalışıyoruz, daha uzun vadeli bir şey.

GSBASKET: Hocam son olarak taraftarla alakalı bir şey söylemek ister misiniz? Yeni kurulan bir takımız ve yeni bir hocamız var. Neler söylemek istersiniz?

ERMAN KUNTER: Seyirci çok önemli bizim için. Yeni takımlar çok kırılgan olurlar. Menfi şeylerden çok kötü etkilenebilirler. Bunu herkes aklında tutacak. İnişler ve çıkışlar olacak. Mühim olan belli bir oranda, bakın bunun altını çiziyorum, sabretmek. Koça da, oyunculara da. Hatalar olacak. Rakeem Christmas, yapacak hata, olmadık şeyler yapacak. Ama olmadık artı şeyler de yapacak. Herkes diyecek ki ne oluyor. Bunu yavaş yavaş aşacağız. Eğer burayı kısa bir sürede pozitif olarak aşarsak çok değişik şeyler olur ligin sonunda. Biz hedefimize ulaşırız. Ama dediğim gibi kırılganlık vardır. Diğer takımların çoğu aşağı yukarı çekirdeği korudu Fenerbahçe olsun, Beşiktaş, Tofaş, Banvit falan. Biz yeni bir çekirdek oluşturmaya çalışıyoruz. Çok kırılgan olacağız. Pozitif destek ve takıma karşı gösterilecek tolerans bizim açımızdan çok önemli. Biraz tolerans göstermeleri lazım takıma. Ama tabi bu sonsuza kadar olacak bir şey değil. Bir zaman sonra işler yoluna girer, o bağlar kuvvetlenmeye başlarsa ondan sonra bir problem olmaz ama bu bir zaman meselesi, oyuncuların birbirine alışma meselesi. Takım benimsenirse iyisinden, kötüsünden hiçbir problem olmaz. Ama dediğim gibi negatif eleştiri yıpratır bu takımı. Zaten yeni kurulmuş bir takım. Bizim işimiz bağları kurmak. Kolay değil bu dağılır yani. Taraftarlarımız sabretsinler, destek olsunlar. Bu bizim için çok önemli.

RÖPORTAJ: Yiğit Mustafa Çelebi
DÜZENLEYEN: Engin Ağzıdeli

About Engin Ağzıdeli

Galatasaray

Check Also

ŞUBEYİ SAHİPLENEN AMA KENDİ SAHİPSİZ BİR ADAM

Bu yazı belki sinirle yazılmaya başlandı. Belki olayda bilgi kirliliği de vardır. Hatta daha önce …