Euroleague 2016/2017 Sezonu

Toplum olarak bir takımı iki maçta yerin dibine de sokabiliyoruz, göklere de çıkartabiliyoruz. Hemen her takım taraftarında bu tavır mevcut. Fener de iki maç kazanınca hemen şampiyon ilan ilan edilmiş. Hatta kadrosu en iyi kadro olmuş. Saha dezavantajına karşın Pao'yu elemek büyük iş, ancak bu seride Fb ve Obra faktörü kadar Pasqual faktörü de etkili oldu. İki maçta da takımı çok kötü yönetti. Pao başkanı da Pasqual'i eleştirmiş zaten. Şu kadroyu Ataman'a versen, Oaka'da en az bir maç alırdı. Bogdanovic ve Udoh da seriyi domine eden isimlerdi. Çok büyük oynadılar. Pao bu iki isme çözüm üretemedi.

Efes ve Daçka'nın deplasmanda seriyi 1-1'e getirmesi takdir edilesi bir durum. Ancak iki takım için de net bir ev sahibi avantajından bahsetmek mümkün değil. İstanbul'daki maçlar da her sonuca açık. Bu yüzden Real ve Oly'nin hala serinin favorisi olduğunu düşünüyorum. Umarım yanılırım. Cska ise seriyi 2-0 yapmasına karşın, oynadığı oyunla F4 öncesi pek güven vermiyor.

Ataman oakada maç falan alamaz fb nin şuan ki kadrosuyla dahi olsa , ben şahsen fb nin obra sayesinde şampiyon olacağını düşünüyorum kadrosu en iyi kadro diyemem ama koç en iyisi oynatabiliyo.
 
Ataman oakada maç falan alamaz fb nin şuan ki kadrosuyla dahi olsa , ben şahsen fb nin obra sayesinde şampiyon olacağını düşünüyorum kadrosu en iyi kadro diyemem ama koç en iyisi oynatabiliyo.
Ben onu Pao için söyledim. Pasqual'in yerinde Ataman olsa, bu kadro ile Oaka'da iki maçtan en az birini kazanırdı demek istedim.
 
Kanaatimce Fener'in OAKA'daki iki maçı birden alması gerçekten de takdir edilmesi gereken bir durum. Bu noktada Pasqual'in kronik beceriksizlikleri önemli rol oynasa da, OAKA'da her iki maçta da kendinden gayet emin, kararlı ve ne oynadığını bilen bir Fener sahadaydı. Özellikle ikinci maçta henüz 2. periyotta, önde dahi olsa Pana'lı oyunculardaki dağınıklık ve tedirginlik gayet net hissediliyordu. Fenerin geçtiğimiz iki Euroleague sezonunda da çeyrek finalleri 3-0'la geçmiş olması, bu sene de 3-0'a çok yaklaşmaları da dikkat çekici. Bu hususta da Obradoviç etkisi doğrudan hissediliyor bence.

Real-Daçka, Oly-Efes eşleşmeleri için de diğer arkadaşlarımızın yorumlarına katılıyorum. Her ne kadar hem Efes hem Daçka ev sahibi avantajını elde etmiş olsa da, gerek Oly gerek Real bu seviyelerde çok tecrübeli takımlar. Bu nedenle her iki seride de halen ibrenin çok az dahi olsa Oly ve Realden yana olduğunu düşünüyorum. Umarım yanılırım.
 
Üç takımımızın ve CSKA'nın final fourda olduğunu düşünürsek. Final Fourda FB Ülker Daçkayla, Efeste CSKA ile mi oynayacak? Eşleşmeler belli mi şimdiden?
 
Panathinaikos ilk maçta kaybetti seriyi, Fb resmen gururunu kırdı Panathinaikos'un. Bugün de rahat bir şekilde yenerler. F4'te de hakemler geçen yılki finalin telafisini yapacaklar bunu zaten sezon icersinde gösterdiler birçok maçta.
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Mac basa bas gidiyor ve Fener bana cok motive oldugu icin oyunu kontrol altina alamiyor gibi geliyor. Üstelik Udoh ve Vesely beraber oynamasina ramen cok ribaundlari kaybediyolar. Bobby Dixon ile niye baslamadigini anlamiyorum Obradovici.
 
Bu arada NBA Playoff'larıyla aynı zamanda olduğu için daha iyi tahlil ediyorum da Avrupa'da gerçekten inanılmaz kısır bir top oynanıyor yahu. Pek tabii bundan 10 yıl önce Vujcic'in, Pekovic'in çakılı pivot oynadığı zamanlara göre hem maç içi pozisyon, hem de akıcılık olarak bir hızlanma var ama yeni nesil pace and space'i değil GSW, Rockets, doğru yapılanmasıyla çoğu Avrupalı veya Avrupa artığı oyunculardan oluşan Brooklyn Nets kadar oynayan takım bile göremedim Avrupa'da. Hala 15 saniye elde tutulan toplar, pivotun sırtını dayayıp 5 saniye kendisini potasına itmesini bekleyen savunmalar, 3 hücumdan 2.5'unda isolationlar. Oyun o kadar kısır ki Sloukas gibi 3. sınıf deliciler bile bu seviyede bir maçın kilidini açabiliyor. Şu an sahada 22 oyuncu var, Udoh'un belli başlı insanüstü özellikleri dışında NBA'de rol oyuncusu olur bile diyebileceğim bir oyuncu göremedim. 10 sene önce Yunanistan'ın ABD'yi Dünya Şampiyonasında yenmesiyle en kısa haline gelen Avrupa-ABD arası marj ipi 10 yıl içinde bir daha kapanmayacak kadar açıldı ne yazık ki. Tabii belki bu oyunu da sevenler vardır ama benim için çok primitif kalıyor şu seviyede dahi oynanan oyun. Bir de Avrupa'daki mücadele geyiği var yıllardır ki; göğüs göğüse çarpışmayı söylüyorsak buna katılabilirim lakin NBA'deki taktiksel, oyun içinde zihinsel ve tabii ki yeri gelince milyara yakın insana karşı oynamaktan dolayı mental yorgunlukta Avrupa yakınlardna bile geçemez açıkcası.

Bu arada 2017 yılında ilk 5'inde Calathes-Pappas-Gabriel ve Gist gibi şut özürlüsü adamlara aynı anda şans veren Pasqual'i de kutluyorum. Yemin ederim tüm takım sporlarında Katalunya'dan çıktığı kadar boş teknik adam çıkmadı. Messi'nin Enrique'ye bahşettiği gibi bu Pasqual de 10 yıldır Navarro'nun ekmeğini yiye yiye bitiremedi. :)

Edit: Fener'e hayırlı olsun. Sezon içinde yaşanan sakatlıklara, sıkıntılara ve saha dezavantajına rağmen Pana gibi bir takımı (her ne kadar başında Pasqual gibi basketbolun Hamzaoğlu'su olsa da) deplasmanda 2 kez yenip seriyi süpürmek her babayiğidin harcı değildir. Final Four'da saha avantajını düşünürsek bu sene bu Fenerbahçe'nin kupa alamayacağını düşünmek için ya çok Cimbomlu olmak ya da Fener'i çok iyi tanımak gerekir. İşin özü bu Final Four'da da Fenerbahçe loserlığı vs Obradovic durumu var. Şu laneti Obra da kıramazsa zamanında bizim maçlarda Saraçoğlu'nun kalelerine dikilen her büyü otu püsürü dönüp Fener tarafına da bulaşmış demektir. :) Şaka bir yana tabii gönül ister ki Türkiye'de bir kupa ilk kez kazanılacaksa bu başarının içinde Galatasaray'ın adı yazılı olsun. Gelgelelim bizim hem imkanlarımız, hem yönetimimiz, hem de idaremiz Obradovic'in insafını beklemek için çok geri sevyelerde. Fener kupayı bu sene alamazsa seneye de başa oynar da biz bu şartlarda bir daha Euroleague bile ne zaman görürüz onu bilemiyorum.
 
Son düzenleme:
Fener Atina sonrasında beklendiği gibi seriyi 3-0'la geçti. Pana'nın zaten Atina'da kaybettiğini İstanbul'da yeniden elde etmesi mümkün değildi. Bu arada arkadaşın dediği gibi Pasqual de yaptığı yaptığı anlamsız tercihlerle bizleri kesinlikle şaşırtmadı.
 
Arkadaslar bir sorum olacak. Tüm istanbul takimlarinin, özellikle avrupa maclarinda olan bir tane masa görevlisi var. Hep zaman ve tekrar görüntüleri icin hakemler ona gidiyorlar. Böyle biraz uzun sacli, jöleli, esmer bir adam. Adini bilen varmi?
 
Pana asıl hatayı sezon başı Pedoulakis'i takımın başına getirerek yaptı. Hatayı erken fark edip, yolları ayırdılar ama sezon devam ederken iyi koç bulmak kolay değildi. Pasqual normal sezonda fena iş çıkartmadı fakat Obra karşısında fazla çok zayıf kaldı.
 
Sevmesek bile Obradovic'in yaptığı işe saygı duyuyorum.

Oly ile Real'in burdaki maçları kazanacağını düşünüyorum.
 
Baskonia-Cska maçında olanlardan sonra saha dışı faktörlerinde Daçkanın karşısında olacağını düşünüyorum malesef.
 

Üst