#8 Şafak Edge

Galatasaray A Erkek Basketbol Takımı, 23 yaşındaki oyun kurucu Şafak Edge’yi kadrosuna kattı.


Banvit altyapısında yetişen Şafak Edge, ilk olarak 2010-2011 sezonunda Bandırma ekibinin formasını giydi. 18 maçta takımının formasını giyen Şafak Edge bir sonraki yıl Banvit’in pilot takımı Genç Banvitliler ile lig tecrübesi yaşadı. Takımının en önemli silahlarından biri olan genç oyuncu 30 maçta 12,2 sayı – 1,6 ribaund – 3,1 asist istatistikleriyle mücadele etti. Genç Banvitliler 2011-2012 sezonunda Fenerbahçe Ülker, Trabzonspor ve Türk Telekom gibi önemli takımları yense de bir alt lige düştü. Geride bıraktığımız üç sezonda Banvit kadrosunda kendine yer bulan Şafak Edge geçtiğimiz sezon Turuncu – Yeşiller’in Eurocup yarı finaline yükselmesinde pay sahibi oldu. 22 maçta ortalama 17:37 dakika Eurocup’ta forma giyen 23 yaşındaki oyun kurucu, 4.2 sayı – 1.1 ribaund – 2.4 asist istatistikleri yakaladı.


Galatasaray ailesine katılan Şafak Edge’ye hoş geldin der, başarılarla dolu bir sezon dileriz.


GALATASARAY.ORG
 
Dikkat ediyorum ve inaniyorum da, bu arkadasimiz duzenli belli bir surelerde oynatilirsa, 1-2 seneye milli takimin bas guardi adayi olur, Ender Arslan ve Safak Edge kiyaslamasinda veri bakimindan daha buyuk katkilar saglamis olur. Dis atis ve saha gorusu olan bir oyuncu kendisi. Bizim takimda uzun seneler cok iyi winner bir guardin(yabanci) yedegi olarak oynar.
 
Şu ana kadar ben de istek bakımından oldukça olumlu gördüm,süre alınca elinden gelenin en iyisini hırla vermeye çalışıyor.Bakalım zaman neler gösterecek
 
Gerek kişiliği, karakteri olsun. Gerek Efes maçında getirdiği enerji. İlk yarıda hiç oyuna girmemesine rağmen, hiç oyundan çıkmamış gibi takımla uyumu olsun gerçekten çok güzel. Ender'in yerine gelmesine ayrı bir sevindim. Birbirlerine + ve - kadar zıtlar çünkü.. Çok güveniyorum. Daha çok süre almalı.
 
Moskova'da ki maçta hücum da iyi olmasına rağmen Dj Cooper'a ilk çeyrekte sertlik sağlayamayınca kenara geldi.
Şutu ve organizasyonu iyi ama savunmasını da kuvvetlendirmesi gerekir.
 
Su adamin sezon basindan beri oyunda olupte bir kere kotu mucadele ettigini, kotu sut attigini, top kayiplari yaptigini gormedim.

Aldigi sureye gore verdigi verim cok iyi, daha iyisinide yapabilir 14 / 15 dakika cok rahat oynar.

Baska bir oyuncu olsa isyan ederdi, kuserdi, cunku gercekten hak ettigi sureleri alamiyor ama Safak'ta tam tersi bu durum, buda kisilik meselesi iste.
 
Forumda bile hakkını vermemişiz Şafak'ın, sadece 6-7 ileti olması utancımız olmalı.. Geçtiğimiz sezon ortasından beri Şafak'ın gelmesini istiyordum ve geldiğinde de oldukça mutlu olmuştum. İş ahlakı ve disiplini çok iyi bir oyuncu Şafak, süre alamasa da kendini her daim hazır tutan, girdiğinde elinden gelenin en iyisini sahaya koymaya çalışan bir isim. Son iki yıldır oyununu olgunlaştırmaya başlamıştı, bizde de gelişimine devam ediyor. Bu kadar az süre almasına mantıklı bir açıklama bulamamakla birlikte süre aldığı dakikaların çoğunda Ergin hocayı utandırdığını düşünüyorum. Rotasyonun biraz daha rahatlaması adına süreleri mutlaka ama mutlaka artmalı.
 
Hakikatten işini böyle iyi niyetle yapan bir oyuncu daha görmemiştim ben. Hoca çoğu kez zamansız oyundan çıkarsa da bir kere ofladığını omzunun düştüğünü görmedim. Hep aynı enerjide, hep göreve hazır...

İyi ki bizlesin Şafak...
 
Ceza atislari yeter. Cok fazla birsey yapmadan top kaybi yapmadan getirip, duzen icinde top cevirse ve ceza sutu atsa yeter. Insallah daha cok sure alacaktir.
Kendini takima monte edecektir.
 
Galatasaray Odeabank’ın başarılı oyuncusu Şafak Edge, kulübümüzün resmi internet sitesi Galatasaray.org’a özel açıklamalarda bulundu.
Galatasaray’dan özel hayatına, özel hayatından ülkemizin basketboldaki durumuna kadar birçok konuda görüşlerini Galatasaray.org editörü Oğuz Alp Tan’a açıklayan Şafak’ın, Galatasaray sevgisini anlattığı röportajında ön plana çıkan cümlesi ise, “Galatasaray demek şampiyonluk demektir” oldu.



GALATASARAY’DA OYNAMAK AYRICALIKTIR

Galatasaray’ın ülke basketbolu için çok önemli bir yere sahip olduğuna dikkat çeken Şafak Edge, “Türkiye’de, Galatasaray örnek bir sporcunun yetişebilmesi için en ideal eğitim yuvasıdır. Galatasaray’da oynamak sadece sahada basket atmak anlamına gelmez. Galatasaray’da oynamak toplum içinde örnek karakter olma sorumluluğu da beraberinde getirir. Bundan dolayı Galatasaray ailesi içinde olmak gerçekten ayrıcalıktır” diye konuştu.


BANVİT’TE BAŞLAYAN GALATASARAY’DA TAÇLANAN KARİYER

Galatasaray’a transfer olana kadar kariyerinde yaşadıkları, hayatındaki dönüm noktaları üzerine de konuşan Şafak şunları söyledi: “Basketbola başlamadan önce lisanslı olarak futbol oynuyordum. Daha sonra Banvit’in düzenlediği sokak basketbolu turnuvasına katıldım. Orada sergilediğim performans beğenildi ve Banvit takımının antrenmanlarına davet edildim. Profesyonel kariyerim bu şekilde başlamış oldu. Banvit’ten Galatasaray’a geçiş sürecimde çok zorlanmadım. Çünkü Galatasaray’da çok yakın olduğum değer verdiğim Göksenin ve İzzet gibi 2 dostum vardı. Bu anlamda ortama daha çabuk ayak uydurup, saha içi organizasyonuna olduğundan daha hızlı şekilde adapte oldum.”



GALATASARAY, AVRUPA’DA MARKADIR

Galatasaray’ın sporun her dalında Türkiye’nin Avrupa’ya açılan kapısı olduğunu belirten Şafak, sarı kırmızı renklerle yaşadığı buluşmanın ardından hissettiklerini şu sözlerle ifade etti: “Türkiye’nin Avrupa’da en tanınmış markalarının başında Galatasaray geliyor. Bunu geldiğim ilk gün hissetmiştim şimdi çok daha iyi anladım. Kariyerim anlamında Galatasaray’a gelerek aslında Avrupa’da marka olan bir takıma transferimi gerçekleştirmiş oldum. Bundan sonrası için şahsım adına atılacak en güzel adım Galatasaray’a sonuna kadar hizmet edip bir gün başarabilirsem Barcelona ve Real Madrid’de oynamak olacaktır. Ama söylediğim gibi öncelikli hedefim Galatasaray’da ulaşılabilecek bütün başarılara ulaşmak.”


TÜRKİYE’NİN EN İYİ TARAFTARINA SAHİBİZ

Galatasaray’da oynamanın birçok ayrıcalığı ve başarıya motive eden birçok olgusu olduğunun altını çizen Şafak Edge, “Galatasaray yüz yıllık bir tarihe sahip çok özel bir camia. Bu kadar tarihi kökleri olan camianın formasını giymek başarıya giden yolda daha büyük motivasyonlar sağlıyor. Özellik taraftarımızın bize verdiği desteğe değinmeden edemeyeceğim. Ortada kazandığımız başarılar varsa bunda en büyük katkı tribünde bizleri hiçbir zaman yalnız bırakmayan taraftarlarımız. Saha içinde bize etkileri çok yüksek. Bizlere sahada inanılmaz ilham ve güç veriyorlar. Taraftarımızın desteği ile döndürdüğümüz birçok maç oldu. Böyle özel bir taraftarın önünde basketbol oynamak gerçekten büyük onur. Tartışmasız Türkiye’nin en iyi taraftarına sahibiz” dedi.



AVRUPA’NIN EN İYİ LİGİNE SAHİBİZ

Türk basketbolunun bulunduğu nokta ve özel hayatı hakkında da açıklamalarda bulunan Şafak Edge sözlerine şu şekilde son verdi: “Türk basketbolu 2010 Dünya Kupası'nda çok büyük bir çıkış yakaladı. Şu anda da Avrupa’nın en kaliteli ve en iyi ligine sahip olduğumuzu düşünüyorum. Fakat hepimizin bildiği gibi yabancı kuralı Türk oyuncuları etkiledi. Bu etki Türk basketbolunun geleceğini nasıl etkileyecek hep beraber yaşayıp göreceğiz.


OYUN KURUCU OLMAK FARKLIDIR

Kendi adıma saha içindeki durumumu değerlendirecek olursam, oyun kurucu olduğum için farklı sorumluluklarım var. Oyun kurucu demek bir anlamda takımı yönlendiren, saha içi organizasyonunun hedefe ulaşmasını sağlayan lider oyuncu demek. Oyun kurucu olarak topa daha çok sahip oluyorsunuz ve o anda istediğiniz oyunu oynama avantajınız var. Bu nedenle basketbol dünyasında oyun kurucunun yeri geldiğinde komutanlık rolünü üstlendiği de ifade edilir. Kariyerim de eskiden Steve Nash’ı izler, onu örnek alırdım. Oyunumu geliştirmemde bana büyük katkıları olduğunu söyleyebilirim.


ÖZEL HAYATINDA ŞAFAK EDGE

Genelde evde vakit geçirmeyi seven bir karaktere sahibim. Dışarı çıkacağım zaman ise İzzet ve Göksenin ile beraber program yapıyorum. Daha önceki yıllarda balık tutmaya giderdim ama İstanbul’a geldiğimden bu yana balık tutmaya çıktığımı söyleyemem. Ayrıca özel hayatımda belli bir zamanı sosyal medyaya ayırıyorum. Sonuç olarak yaptığımız işe sosyal medyanın etkisi yüksek. Bu yüzden bende elimden geldiğince sosyal medyada aktif olmaya çalışıyorum.
 
Yani yazacak yer bulamadım.Trt Spor Yıldız'da bugün Finalspor-Balıkesir basket maçını izledim.

2.çeyrek Şafağın oyununu gördükten sonra,son çeyrek oyuna girmesin diye dua ettim.Malesef girdi ve pozitif anlamda hiçbir etkisi olmadı.

Basketbolu lütfen bırak.Lütfen.
 

Üst