24 yıllık hasret nihayete erdi ve ülkemiz, önce Romanya'yı, sonra Kosova'yı geçerek Amerika'da gerçekleşecek 2026 Dünya Kupası için vize aldı. 24 yıl önceki turnuva ile bu yılki turnuva arasında ülkemiz adına birçok benzerlik bulunuyor. Şimdi bu benzerliklerden bahsedip, turnuvadaki şansımıza değineceğim.
Benzerlikler
Türkiye, 2002'de Güney Amerika, Kuzey Amerika ve Asya elemelerinden gelen takımlarla eşleşmişti (Brezilya, Kosta Rika, Çin).
Bu kez de yine Amerika (Kuzey Amerika elemeleri), Paraguay (Güney Amerika elemeleri) ve Avustralya (Asya kıtası elemeleri) gibi aynı kıtalardan gelen takımlarla eşleşti.
Fransa ve Senegal, yine aynı gruba düştü (2002 çeyrek finalinde Senegal ile oynamıştık).
Yine, Avrupa kıtası dışından bir organizasyona katılma şansımız oldu.
Turnuvadaki Şansımız
Forvet yetiştirmekteki noksanlığımızı bir kenara koyarsak, 2002'den çok daha güçlü bir jenerasyona sahibiz. Bunu da 2024 Avrupa Şampiyonası'nda çeyrek final oynayarak gösterdik.
Bu turnuvadaki hedefimiz nedir diye soracak olursanız, hedefimizi grup maçlarındaki performans belirleyecek. Önümüzün açık olması için grup aşamasını lider bitirmemiz şart. Aksi halde, daha sert rakiplerle daha erken eşleşiriz.
Bunu yapacak güce sahibiz. İnanıyorum ki, Montella önderliğinde büyük turnuvalara gitmeye başlayan milli takımımız, sadece katılmakla yetinmeyip bizleri tarihi başarılarla gururlandırmaya devam edecektir.
Sözlerimi burada noktalarken, 24 yıl aradan sonra Dünya Kupası'nda kendi ülkemizi destekleme onurunu yaşatan futbolcu kardeşlerime ve Montella'ya teşekkür ederim.