Home / Erkek Takımı / ANALİZ: SCOTTY HOPSON

ANALİZ: SCOTTY HOPSON

Yeni koç, yeni oyuncular, yeni sistem ve yeni hedefler… Galatasaray Erkek Basketbol Takımı 2017 yaz sezonu itibariyle bir çekirdek değişimi sürecine girdi. Hayal kırıklıklarıyla geçen bir sezonun ardından yepyeni bir yapılanmanın sonunda takımı Erman Kunter’e emanet eden Basketbol Şubesi’nin forvet mevkisine yaptığı ilk transferlerden biri eski Anadolu Efes oyuncusu Scotty Hopson oldu.

SCOTTY HOPSON KİMDİR?

1989 yılında Kentucky’de dünyaya gelen Hopson, NCAA kariyerinde üç sezon boyunca Tennessee formasını terletti. Her geçen sezon istatistiklerini daha da yukarı çeken Amerikalı oyuncu, 2010-2011 yılında 17 sayı, 3,3 ribaund ve 1,3 asist istatistikleriyle oynadı ve Chandler Parsons, Terrence Jones, JaMychal Green ve Brandon Knight gibi kariyerlerini NBA’de sürdüren isimlerle birlikte Güneydoğu Konferansı’nın en iyi takımına seçildi.
Profesyonel kariyerine Yunanistan’ın Kolossos Rodou takımında başladıktan sonra İsrail’e giden Scotty Hopson, buradaki 17,7 sayı ve 5,2 ribaund ortalamalarıyla takımının normal sezonu üçüncü bitirmesine önemli katkı sağladı. 2013 yazında Anadolu Efes’e transfer olan Hopson, özellikle Euroleague maçlarındaki etkili performansını 15,3 sayı, 4,3 ribaund, 1,1 asist ve 1,3 top çalma istatistikleriyle süsledi. Sezonun ikinci kısmında ülkesine döndü ve Cleveland Cavaliers’a katıldı.

Yapılan takaslar sonucu dört farklı takıma gönderilmek zorunda kalan 28 yaşındaki forvet, Sioux Falls Skyforce takımında sezona başladı ve playoff döneminde İspanya’nın köklü ekiplerinde Baskonia’ya geldi. Çin Ligi’nde geçirdiği sezonun ardından Cedevita Zagreb ile yeniden Avrupa’ya döndü. Şubat ayında geldiği Ironi Nahariya’nın hücum yükünü sırtlayarak takımının playoff oynamasını sağlasa da takımı ilk turda ligin şampiyonu Hapoel Jerusalem’e elendi.

OYUNCU ANALİZİ

Fiziksel avantajlarından başlayacak olursak Scotty Hopson denince akla gelen ilk artılarından bir tanesi aşırı atletik özelliği olur. Atletik özelliğinin yanında orta üstü seviyedeki top fundamentalını da yanına eklersek ortaya patlayıcı bir güç çıkabiliyor. Böyle 2.5 tarzı atletik bir kısanın geçen sezon takımda yer almamasını çoğu maçlarda aradığımızı düşündüğümüzde Hopson sadece bu özellikleri ile bile takıma dinamizm katacaktır.

Hopson’ın takıma katacağı artılardan bir tanesi de skorer kimliği olacaktır. Geçiş hücumunda atletik özellikleri sayesinde (uzun ilk adımı, sıçrayış kabiliyeti) teması almasına rağmen pozisyonu basket ile bitirebilir. Bu transition hücumlarında daha çok bitirici konumda olmayı tercih ettiğinden dolayı bazen boştaki arkadaşını düşünmeyip zor tercihlerde de bulunabiliyor.

Yarı sahada ise kendisine çok rahat pozisyon yaratabilir. Top hakimiyeti ve atletizmi ile adamını isolationda geçip pozisyonu her iki eliyle de bitirebiliyor. Havada teması almamak için çok çabuk yön değiştirebilmesi de çoğu oyuncuda göremediğimiz ender özelliklerinden bir tanesi. Şutlarından da bahsedecek olursak özellikle takımın tıkandığı, skor üretemediği dakikalarda ‘’isolation Hopson’’ oyunu takımı bu kısır dakikalardan çıkaracak bir numaralı tercihlerden olacaktır.. Birebirde gerek el üstü gerekse adamını geçerek üçlük veya ikilik orta mesafe atışlarını basket ile sonlandırabiliyor. Şut ritmini bulduğunda durdurulması zor bir makineye dönüştüğü gibi o ilk isabetli şutu bulana kadar da ciddi tercih hataları yapabiliyor. Bu da onun oyununun eksik yönlerinden bir tanesi.
P&R oyunlarında ise genelde perdeyi kendisine isolationda alan açmak için kullansa da son zamanlarda devrilen uzunu ödüllendirdiğine de şahit olduk.

Şu ana kadar hücumda Hopson’ın hep olumlu yönlerini ele aldık. Olumsuz yönlerine gelecek olursak Hopson hücumda tek yönlü bir oyuncudur yani asist (son 4 yıldaki asist ortalaması 1.1), özelliği neredeyse hiç yok. Bu sebeple Hopson’dan verim alabilmek için topu sürekli onunla buluşturmamız gerekecek. Bu da diğer oyuncuların verimini düşürebilir. Öte yandan Hopson sayı bulamadığı zaman oyun içi konsantrasyonunu tamamen düşürebilen bir oyuncu. İstediği sayıları bulamadığı dakikalarda çok fazla tercih hataları yapar bu da takımın hücum ritmini düşürebiliyor.

Toparlayacak olursak; Hopson hücumda hem atletik özelliğini hem de skorer kimliğini beraber doğru zamanlarda harmanlayabilirse bu sezon takımın en kritik ismi olacaktır. Tek problemi oyun içi konsantrasyonu. Lakin bu mentalite sorununu hiçbir sezon aşamadığından dolayı üst seviye bir oyuncu da olamadı.

Savunmaya geçecek olursak oyun içi mentalitesi yüksek bir Hopson defansif anlamda toplu veya topsuz çok iyi işler çıkarabilir. Bahsettiğimiz fiziksel avantajları onu savunma rotasyonunda da önemli bir oyuncu kılıyor. Gerek pas aralarında olsun gerekse birebirlerde bu atletik özelliğini defansif anlamda çok iyi kullanabilir.

HOPSON VE GALATASARAY

Erman Kunter’in eski takımlarında oynattığı sisteme baktığımızda ( atletik oyunculardan oluşan cost to cost ) Hopson’ın onun oyun düzeninde çok önemli bir yeri olacaktır. Çok önemli bir skor tehditi ancak büyük ihtimalle maçlara tıpkı kendisi gibi topu sürekli elinde isteyen Dwight Hardy ile başlayacak. Topun sürekli dönebilmesi açısından bu iki oyuncuyu takım oyununa monte edebilmek zaman alacaktır, öte yandan diğer oyuncuların da saha içinde efektif kullanılması şart. Hücumda topu dolaştırabildiğimiz zamanlarda ise zayıf kanatta Hopson’ı ceza şutörü olarak kullanabildiğimiz dakikalarda hem kendisinden daha fazla yararlanabiliriz hem de takım oyununa sadık kalabiliriz. Ama dediğim gibi sezon öncesi oyun sisteminin oturması gerekli.

Hopson sevilen bir oyuncu modeli. Atletizmi ve patlayıcılığı ile çoğu maçta bulacağı yüksek skorlar ve göze hitap eden smaçları ile taraftarlarımızı maçın içine daha çok sokacak ve rakip takımın direncini kıracaktır.
Kendisine Yenilmez Armada formasıyla başarılarla dolu bir yıl diliyoruz.

SCOTTY HOPSON 2016-2017 SEZONU PERFORMANSI DERLEMESİ

UMUT KAAN ARSLAN

 

About Engin Ağzıdeli

Galatasaray

Check Also

Round 3: Kral Ünvanını Koruyabilecek Mi?

Aslında bu yazıyı bir draft yazısı olarak yazmayı planlamıştım ancak bu finale ve getirdiklerine kayıtsız …