2014 yazının devamında Ünal Aysal'ın Galatasaray başkanlığından ayrılmasından sonra, kulüp uzunca bir süre intihara meyletti. 2015-2016 kadın basketbol sezonunda ise intihar etti, ölmedi fakat halen bitkisel hayatta. Bu betimi Galatasaray'ın tarihi ve bizlere bahşettiği deneyimler üzerinden yapıyorum elbette.
2014'teki kadın basketbol Euroleague finaliyle biz Fenerbahçe'nin kolunu kesmiştik. Gidip de, profesyonel erkek futbolda bugünkü adıyla UEFA Avupa Ligi'ni ya da ileriye götürerek Şampiyonlar Ligi'ni kazanmadıkları sürece; kulüplerin terazideki ağırlığına dair altından kalkabilecekleri bir yenilgi değildi. Bu ihtimalde dahi, kulüplerin denkleşmesi; derbi rekabeti adına 2014'ten ileri gelen kazanımımızın karşısına konulamazdı.
Soyuttan somuta geçiş yaparak, zira kulübün bu bir gün eski dönem gibi taptık; sonrasındaki 3 gün Galatasaraylılık boğazımızda yumru, sırtımızda yük oldu halleri 11 yılı devirince insan bir yere kadar imgelem oluşturabiliyor. Bizim şu takımdan 50 yiyen Sopron'dan, gruptan zar zor çıkabilen Prag'dan, sırf savunmamıza karşı koyamayan Famila'dan yola çıkarak Nisan'da Galatasaray-Fenerbahçe Euroleague finali kapıda.
Fenerbahçe, bu finalde bizim de bir kolumuzu kestiği anda, profesyonel erkek futbolda Avrupa kupaları kazanmış olmak elbette bizi köse yapmaz, kulüplerin rekabetinde bizi geriye düşürmez; fakat Faruk Süren ve Ünal Aysal sonrası bizim sakalımızın nasıl döküldüğü ortaya çıkar. Fenerbahçe'nin de, bir kolu eksik halde; karşıda bir Faruk Süren ya da Ünal Aysal bulamadığı anda, sakalının amatör branşlar üzerinden nasıl da gürleştiği gerçeğiyle yüzleşiriz. İşte o gün Galatasaray bir spor değil de futbol kulübüdür diye zırvalayanların olduğu noktaya, somut zemin üzerinden biz de gelmeye başlarız. Oturur saha içi değil de, iktisat kaynaklı finans anlatırız konu erkek futbola gelebilsin diye.
Kulübün bir yapısal görüntüsü olmadığından, analiz için ortada doğru düzgün veri bulamadığımdan; hep birlikte yaşayıp göreceğiz diyorum. Okuyan gerçek kişilere, bot'lar dışında yazıyor olan az sayıdaki gerçek kişiye; insanlara kendilerini hazırlamalarını tavsiye ediyorum.