Galatasaray 37. Başkanı Mustafa Cengiz

Kendisini ya da yönetim kurulundan birini görmemle içimde şiddetli bir iğrenme duygusu oluşuyor. 2019 Martında bırakması gereken başkanlığı sağlıklı olmadığı ayan beyan ortadayken Mayıs ayına kadar sürdürmeye çalışıyor. Erkek basketbol takımımız 3 sezondur son 15 yılın en küçük bütçeleriyle takım kuruyor (3 sezondur bütçe küçülüyor üstelik). Kendisinden ne ses ne de yardım geliyor. Utanma duygusu da olmadığından basketbol maçlarını kaçırmıyor. Bu kadar arsızlıkla ve pişkinlikle yaşayabilmek çok acayip.
 
Kendisini gördükçe Adnan Polat'a ne kadar haksızlık ettiğimizi düşünüyorum. Dursun Özbek'te felaket bir başkandı ama bunun kadar alçalmamıştı. Bir inat uğruna basketbol takımımızı felakete ve yok olmaya sürüklüyor Mustafa Cengiz ve yönetimi. Bu kadar midemi bulandıran bir başkan ve yönetim kurulu olmamıştı yakın tarihimizde.
 
Seçim kararı doğru ama çok geç gelen bir karar, Mustafa Cengiz hasta olduğunda daha seçim kararı alınmalıydı. Hatta ondan önce yapılmayan transferler, çok kötü yönetilen amatör şubeler, çok daha önce seçim kararı alınmalıydı.
 
Burak Elmas ve Metin Öztürk adaylığını açıklayan isimler.
Metin Öztürk'ü çok tanımamakla birlikte Burak Elmas'ın güçlü bir yönetim ile aradığımız vizyoner ve genç başkan profiline en uygun isim olduğunu düşünüyorum.

Yalnız seçilen Mayıs'a kadar seçilmiş olacak. Mayısta bir seçim daha olacak. O yüzden Başkan seçilecek kişinin yönetimi güçlü oluşturması gerekecek.

Yönetimi güçlü olan, basketbol ve voleybol başta olmak üzere amatör sporlara önem veren, haksızlık yapıldığında masaya yumruğunu vuran, para bulmakta sıkıntı çekmeyen bir başkanımız olması dileğiyle inşAllah 🤲
 
İşin mayısa kadar kalmaması bir avantaj. Şimdi gelecek yönetim de bence Mayıs’ta nasıl olsa biz gideriz diye düşünmeyecektir. Şimdiden seçim olması gelecek senelerin plan yapılması için olumlu.
 
2019 Mart ayında görevi bıraksa bir parça bile olsa iyi hatırlayabilirdim kendisini. Ama 3 yıldır Basketbol takımımıza yaptıklarıyla zerre acımıyorum kendisine.
 
Burak Elmas, şu bilmem ne masasının adayı. Süren, Öztürk ve Altaylı buyursunlar aday olsunlar kukla kullanmasınlar. Meitn Öztürk ise Dursun'un adamı belli ki.
 
Bir tane güçlü aday yok şurada. Burak Elmas denilen adamda para yok, yıldız holding'de çalışan bir adam. Sıradan bir beyaz yaka. İşsiz kalınca ara ara kulüpte iş veriyorlardı ona para kazansın diye. Esas Bahattin Demirbilek diye biri vardı. Epey güçlü bir adamdı o. Rusya'da milyar dolar seviyesinde projeler bitirmiş biriydi. Onun adı geçmiyor şimdilik, ben ondan bir atak bekliyorum.
 
Dursun Özbek döneminde 2.başkan olan Cengiz Özyalçın da başkanlığa adaylığını koydu.

Şu anda 3.isim oldu. Burak Elmas açık ara önde şu anda profil olarak...
 
Faruk Süren: "Galiba Haluk Ulusoy da aday olacakmış. Bu kadar çok adaylı seçim Mustafa Cengiz'in işine yarar ve onun istediği gibi olur. Galatasaray fabrika ayarlarına geri dönmelidir."

Bu açıklamayı Faruk Süren yapmış ise Burak Elmas, Haluk Ulusoy lehine çekilir ve onun yönetiminde yer alır...
 
Faruk Süren: "Galiba Haluk Ulusoy da aday olacakmış. Bu kadar çok adaylı seçim Mustafa Cengiz'in işine yarar ve onun istediği gibi olur. Galatasaray fabrika ayarlarına geri dönmelidir."

Bu açıklamayı Faruk Süren yapmış ise Burak Elmas, Haluk Ulusoy lehine çekilir ve onun yönetiminde yer alır...
Haluk Ulusoy'un başkanlık için hep adı geçer ama bir türlü aday olmaz. Yine aday olacağını düşünmüyorum. Olmalı mı bence güçlü bir başkan profili gerekli olduğu için olmalı evet. Burak Elmas ve Ozan Korkut ayrı ayrı aday olacaklar sanırım o da ilginç olacak. Ben yine birlikte girmeleri gerektiğini düşünüyorum. Burak Elmas'ın Ozan Korkutla beraber hareket ederken 2 yıl sonra farklı bir yol çizmesinin de sebebini bilmek lazım bence.

Ozan Korkut fena fikirleri olan bir aday değildi ama o fikirleri ne kadar uygulayabilir soru işareti. Bence mevcut düzende Ozan Korkut ya da Burak Elmas değil de daha güçlü bir başkan profiline ihtiyaç var bence. Ünal Aysal gibi güçlü bir başkan gerekiyor ama o tarz bir başkanı da bir süre sonra yememeleri kaçırmamaları gerekir bu da oldukça önemli bir husus.
 
Başkanlığı sırasında basketbol takımımız 8 kez maaş alamadığı için idmana çıkmadı. İlk tam sezonunda takıma transfer için bütçe çıkarmadı. İkinci sezonda gereken transferleri 2 ay geç yaptı. Üçüncü sezonda ise Basketbol Şampiyonlar Ligi'nden gelen rekor paraya (300 bin Euro) rağmen 15 yılın en düşük bütçesiyle takım kuruldu. Koltuk sevdası yüzünden Mayıs'a kadar başkan olarak kalacak. Bundan sonra, idmanda kullanılacak basketbol toplarını futbol takımına top ya da malzemelerini yenilemek için satmasını bekliyorum. Bu kadar mide bulandırıcı bir başkanlığa ancak böyle bir son yakışır.
 
Özhan Canaydın'ın 2005'te başaramadığını başaracak gibi duruyor. Acınası haline rağmen hala başkanlığı yürütüyor. Bu koltuk sevdası için belgesel ve film çekilmesi gerekli.
 

Üst