Tai Webster

Galatasaray Erkek Basketbol Takımımız, yeni sezon transfer çalışmaları kapsamında Tai Jack Webster ile bir yıllık anlaşmaya vardı.

1.93 boyundaki oyuncu guard pozisyonunda oynuyor.

29 Mayıs 1995’te Yeni Zelanda’da dünyaya gelen Tai Webster, basketbol kariyerine doğduğu şehrin takımı olan Auckland Pirates’ta başladı. 2013 yılında NCAA ekiplerinden Nebraska’ya katıldı. Dört sezon geçirdiği Nebraska’da son yılında 17 sayı, 4 asist, 5.1 ribaund ortalamaları tutturdu. 2017-18 sezonunda ilk kez Avrupa’ya gelerek profesyonel kariyerine başlayan Webster, geçen sezon Almanya Ligi’nde 37 maça çıktı ve 14.9 sayı, 3.6 ribaund, 3.8 asist ortalamaları yakaladı.

Genç oyuncu aynı zamanda 2014 yılından bu yana Yeni Zelanda A Milli Takım formasını da terletiyor.

Oyuncumuza Galatasaray’a hoş geldin der, başarılarla dolu bir sezon dileriz.
 
Galatasaray Erkek Basketbol Takımı'nın yeni transferlerinden Tai Webster İstanbul’a geldi.
Yeni Zelandalı oyun kurucu havaalanında Galatasaray Televizyonu’na açıklamalarda bulundu.
Galatasaray’a transferinden ötürü çok heyecanlı olduğunu belirten 23 yaşındaki oyuncumuz, “Burada olduğum için çok heyecanlıyım. Bir an önce takım arkadaşlarımla tanışıp işe koyulmak istiyorum. Buraya gelmeden önce Galatasaray hakkında bir araştırma yaptım ama bildiğim şey kulübün ne kadar büyük bir tarihe sahip olduğuydu. Takıma yeniden kazanan kimliği kazandırmak istiyoruz. Bunun için de bir an önce işe başlayacağız” ifadelerini kullandı.
 
Ü

Üye silindi 1178

Misafir
Gelişime çok açık ve potansiyeli yüksel bir oyuncu. Keşke uzun soluklu sözleşme imzalasaydık.
 
Webster konusunda fikrimi yineleyeceğim. Eskiden basketbol oyun kurucun kadar konuşursun derdik. şimdi herkesin sahada birbirini tamamlaması gereken noktaya geldik. Tek yönlü figüran gibi sahada gezen oyuncular tükeniyor.


Webster bu takıma gelirken yarı sahadaki problemleri bilinirek alındı. Geldiği takımda oynadığı rol belli. Zaten o yüzden yarı sahada kontrol Klobucar’da. Yani bir nevi takımın tavanını Klobucar belirliyor ki Efes maçında da benzer sorunu yaşadık.


Bugün hem Marko’yu besledi, hem sorumluluk aldı skor üretti. Klobucar’ın yerine birisi gelecekse bu herkesten fazla Webster’i etkileyecek. Daha kötüsünü bulmazsak eğer kesinlikle ilerleyen dönemde maç içinde daha çok etki bırakacak. Hala çok büyük değer. Uzun vadeli düşünülmeli.

 
Webster konusunda fikrimi yineleyeceğim. Eskiden basketbol oyun kurucun kadar konuşursun derdik. şimdi herkesin sahada birbirini tamamlaması gereken noktaya geldik. Tek yönlü figüran gibi sahada gezen oyuncular tükeniyor.


Webster bu takıma gelirken yarı sahadaki problemleri bilinirek alındı. Geldiği takımda oynadığı rol belli. Zaten o yüzden yarı sahada kontrol Klobucar’da. Yani bir nevi takımın tavanını Klobucar belirliyor ki Efes maçında da benzer sorunu yaşadık.


Bugün hem Marko’yu besledi, hem sorumluluk aldı skor üretti. Klobucar’ın yerine birisi gelecekse bu herkesten fazla Webster’i etkileyecek. Daha kötüsünü bulmazsak eğer kesinlikle ilerleyen dönemde maç içinde daha çok etki bırakacak. Hala çok büyük değer. Uzun vadeli düşünülmeli.

Oldukça beğendiğim bir oyuncu gelişime çok açık yanlış hatırlamıyorsam 95'li olması lazım ve bana da oldukça heyecan veriyor gelişimiyle ilgili. Yönetimin yerinde olsaydım en başta en az iki yıllık kontrat imzalardım kendisiyle.. Bu yönetim bunu hiç düşünememiş bile olabilir şaşırmam ama belki oyuncu da uzun vadeli kontrata zaten çok bakmıyor olabilir, daha yukarısıyla ilgili beklentileri varsa.

Bu düşüncem en başından beri Hayes, Harrison ve Arapovic için de geçerli.. bu yönetimde zaten herhangi bir vizyon kırıntısı görmüyorum ama oyuncuların uzun dönemli kontrat konusunda düşüncesi ne olurdu onu merak ediyorum açıkçası. Mesela Arapovic için uzun dönemli kontrat düşünülüyor deniyordu en başta, o bile o şekilde olmadı.
 
Büyüyüp adam olacak diye böyle eziyetler çekeceksek.. Top eline her geldiğinde korkuyorum, korkularımı da boşa çıkarmıyor. Adam box etmekten bile aciz, tabi öyle bi terimi biliyorsa. Rakibi dönüp atıyor sadece izliyor, adam kendi topunu smaçla bitiyor rahatça. 1 gr düzen göremedim oyununda, bana Russ Smith’i hatırlatıyor. Ki Russ kadar crossoverı da yok. Kardeşini biliyordum, kendisini pek izlemedim. Burda öyle bi anlatıldı ki “Altarın oğlu Tarkan mı” havası oluştu. Kendini düzeltmediği sürece bi yol olmayacağı çok belli ilk 4 maç itibariyle.


Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
 
Asiri daginik ve ve dikkatsiz oynuyor. Elini uzatsa rakibin dengesini bozacak ona bile yeltenmiyor bu arkadas. Kafasina gore takiliyor, takilsin bakalim nereye kadar surecek bu bonzai rahatligi!
 
Böyle bir sezondan sonra bir Eurocup takımından yeniden bir kontrat alabilmesi büyük kısmet kendi adına. Yukarıda Allah var biz de adamın üstüne haddinden fazla yük bindirdik ama bir yandan da ilk geldiği andan itibaren üzerindeki dengesizliği düşününce gelecek adına umutlarım yarıda kalıyor. İnşallah seneye çok daha iyi, çok daha seçici olur. Hayırlı uğurlu olsun.
 
Tai Webster, Brezilya karşısında 21 dakikada 12 sayı attı ama 5 faulü ve 6 top kaybı var. Brezilya'nın takım halinde 7 top kaybı vardı maçta. Ayarı yok her daim.

(via@NeoRock06)
 
İtü'de oynayabilir ve sıfırın altında savunması orada göze batmaz. Büyükçekmece'de dilediğince top kullanabilir ve ona uygun bir takım düzeni kurulur. Ormanspor'da takımın bir numaralı skoreri ve lideri olabilir . Ama bizde oynayamaz. Geçen yıldan beri gram gelişim gösteremedi ve oyun kurucu olması için gereken gelişimi göstereceğe de benzemiyor. Belki 4 yıl sonra ortalama bir oyun kurucu olabilir ama biz onu beklemek zorunda değiliz.

Asıl oyun kurucu geldiğinde gitmesi gereken Jones değil Webster olmalı. Zaten Jones'dan daha fazla para alıyor.
 
Atletizmi, deliciliği, şut tehdidiyle inanılmaz bir potansiyel ama Galatasaray'da Göksenin'den daha düşük hücum aklına sahip kısa izlemem derken Webster maç içi kopuşlarıyla bu konuda beni ters çıkarıyor. Yani artık elden verdiği topları, yaptığı anlamsız savunma yardımlarını, o atletizme rağmen kolay geçilmesini geçtim, 2 dakika önce blok yediğin adama karşı hiçbir pozisyon avantajın yokken çemberi zorlayıp bir daha bloklanmak nedir? Çemberi görmeden 3'lük denesen en azından rakibin uzunu dışardeyken ribaund pozisyonu olur, Elegar'ı hiç yoktan maça soktu resmen. Onun dışında bizim gibi her oyuncusundan en azından görev tanımını karşılamaya mecbur yapılarda asla bir takımın direksiyonundaki adam olamaz. Sene başı Alex Perez için de bu yüzden kuşkuluydum. Bizim parayı verip direksiyonu zamanın Arroyo'su, geçen yıl Bahçeşehir'in Colom'u gibi ciddi bir komutana emanet etmemiz gerekiyordu. Webster, Fener gibi saha içinde guardsız oynarken bile 3-4 top yönlendiricisi olan takımda iyi bir parça olabilir ama lider guard olarak bizim gibi sineğin yağını çıkarmayan takımda hiçbir elzem açığı kapatmıyor. Ne yazık ki sene başı Webster'ın önüne iyi bir adam alıp benchten getirmemiz icap ederken Lazeric'le çıtayı daha da aşağı çektik. Webster'ın bugüne kadarlık kariyerinde hiç kazanamadığı oyun aklını vahiy gibi elde etmesini bekleyeceğiz artık, yapacak bir şey yok.
 

Üst