Neler yeni

Türkiye'nin Adım Adım Batması

Katılım
30 Eyl 2016
Mesajlar
2,286
Beğeniler
69
Konum
Liverpool
#1
Evet var böyle bir gerçeklik.

Ülkede saygın, güvenilir bir tane kurum kalmadı. Hepsi yalaka olmuş, bir tane adama koşulsuz şartsız biat etmişler. Ne diyorsa onu yapıyorlar. Sonra da diktatör olsa siz konuşamazdınız diyorlar! Tam Kuzey Kore demokrasisi! Kuzey Kore'nin de ismi "Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti" ancak demokrasiyle uzaktan yakından alakası yok aynı bizim gibi.

15 Temmuz'da demokrasimize sahip çıktık diyorlar, ancak seçimlerde her türlü hile hurdayı, oy çalmayı caiz görüyorlar.

Doğu Türkistan'da katledilen milyonlarca Müslüman Uygur Türklerine ses çıkarmayanlar, kafasını kuma gömenler, Filistin'dekilere Suriye'dekilere ağlıyor!

Ülkenin vatandaşları sanki iyi durumdaymış gibi bir de 5 milyon Suriyeli göçmen alıyorlar! Türk vatandaşlarına verilmeyen haklar onlara veriliyor!

Kuran'da kul hakkı yemeyin diyor her türlü hırsızlığı, yolsuzluğu İslam adı altında yapıyorlar! Akrabalarını, dostlarını başkalarının hakkına gasp ederek önemli yerlere yerleştiriyorlar! Evet kul hakkı değilmiş, göz hakkıymış oyna devam!

Kendileri ayda 25 bin-75 bin Tl arasında maaş alırken, 2 bin Tl alıp kıt kanaat geçinen asgari ücretli vatandaştan fedakarlık bekliyorlar!

Ve şimdi de milyarca lira borcu olan kulüplerin borçlarını siliyorlar! Neden? Selçuk gibi çöplere yeniden milyon eurolar verilsin diye mi?

Bu tabloyu hakediyorsun Türkiye! Bu millet daha beterini hakediyor!
 
Katılım
10 Tem 2015
Mesajlar
1,294
Beğeniler
42
Yaş
42
Konum
Baku
#4
Yıllar öncesinden söylendi ama kimse inanmadı.

Laiklik o kadar önemli ve güzel ki, masum halkın dini duygularla sömürülüp kullanılmasının önünde duvar oluyordu ama malesef eridi bitti..

Okumadıysanız George Orwell ,n 1984 adlı kitabını okuyun. Kitap 70 sene önce yazılmış ama bugünkü Türkiyeyi anlatıyor sanki. Dünkü dost bugün düşman oluyor, düşman da dost.. Dün kara deniyor, sonra bunun bütün izleri silinip inkar ediliyor, unutturuluyor....

25 kuruşluk torbaları konuşuyoruz, o torbaları doldurup dolduramadığımızı, sebeplerini konuşacağımıza..

Bizim askerlerimiz, kardeşlerimiz, çocuklarımız ölürken, oradan kaçanlar bayrak açıp yeni yılı kutluyor. Bizden 15-20 kişi gidip Taksimde Türk bayrağı açsa tutuklanır..
 
Katılım
6 Ocak 2019
Mesajlar
1
Beğeniler
1
Yaş
28
Konum
İstanbul
#5
Katılıyorum, şahsen ben birikim yapıp Avrupa'dan vatandaşlık almayı düşünüyorum. Önceleri birikimimi gayrimenkule yatırmayı düşünüyordum fakat Türkiye piyasasında ev almanın da hiç karlı olmadığını, artı emlak fiyatlarının da çok pahalı olduğunu gördüm. Atıyorum, Türkiye'de 200 bin liralık ufak bir ev alıyorsun, yatırımın kar bazında hiçbir şekilde değerlenmediği gibi bir de tamirat, aidat, bir dünya masraf çıkarıyor. 200 bin liraya Estonya'da herhangi büyük/küçük çaplı bir iş yatırımına devlet 10 yıllık oturum izni veriyor (bkz: https://tranio.com/articles/where-is-investment-based-residency-cheap/). Avrupa'da hem iş hem oturum izni sahip olmak bir tarafta, öbür tarafta da ölü yatırım, her gün kötüleşen yaşam standartları vs. Tabi tercih meselesi, kimisi kopamıyor ülkeden, ona da saygı duyuyorum. Fakat akılcı düşünülünce ikinci seçenek daha mantıklı geliyor.
 
Katılım
6 Ara 2004
Mesajlar
260
Beğeniler
10
Yaş
47
#6
Ülkenin cehalet seviyesi yükselmesi gerekirken tam tersi düşüyor ve bun insanları kandırmak daha kolay oluyor malesef.
 
Katılım
10 Tem 2015
Mesajlar
1,294
Beğeniler
42
Yaş
42
Konum
Baku
#7
Katılıyorum, şahsen ben birikim yapıp Avrupa'dan vatandaşlık almayı düşünüyorum. Önceleri birikimimi gayrimenkule yatırmayı düşünüyordum fakat Türkiye piyasasında ev almanın da hiç karlı olmadığını, artı emlak fiyatlarının da çok pahalı olduğunu gördüm. Atıyorum, Türkiye'de 200 bin liralık ufak bir ev alıyorsun, yatırımın kar bazında hiçbir şekilde değerlenmediği gibi bir de tamirat, aidat, bir dünya masraf çıkarıyor. 200 bin liraya Estonya'da herhangi büyük/küçük çaplı bir iş yatırımına devlet 10 yıllık oturum izni veriyor (bkz: https://tranio.com/articles/where-is-investment-based-residency-cheap/). Avrupa'da hem iş hem oturum izni sahip olmak bir tarafta, öbür tarafta da ölü yatırım, her gün kötüleşen yaşam standartları vs. Tabi tercih meselesi, kimisi kopamıyor ülkeden, ona da saygı duyuyorum. Fakat akılcı düşünülünce ikinci seçenek daha mantıklı geliyor.
O kadar kolay değil ki bu işler. 200 bin lira işin kolay kısmı. Bulduktan sonra ne yapacaksın mesela Estonya da ? ve 10 yıllık oturum izininden sonrası da soru işareti. Eğer, bekarsan, çoluk çocuk yoksa alınabilecek bir risk. Ama, öyleyse zaten 200 bin liraya gerek yokki, yarısı kadar bir parayla Amerika, Avustralya, Yeni Zelanda gibi bir yere gidip bir şekilde oralarda hayat kurabilirsin..
 
Katılım
30 Eyl 2016
Mesajlar
2,286
Beğeniler
69
Konum
Liverpool
#9
Yıllar öncesinden söylendi ama kimse inanmadı.

Laiklik o kadar önemli ve güzel ki, masum halkın dini duygularla sömürülüp kullanılmasının önünde duvar oluyordu ama malesef eridi bitti..

Okumadıysanız George Orwell ,n 1984 adlı kitabını okuyun. Kitap 70 sene önce yazılmış ama bugünkü Türkiyeyi anlatıyor sanki. Dünkü dost bugün düşman oluyor, düşman da dost.. Dün kara deniyor, sonra bunun bütün izleri silinip inkar ediliyor, unutturuluyor....

25 kuruşluk torbaları konuşuyoruz, o torbaları doldurup dolduramadığımızı, sebeplerini konuşacağımıza..

Bizim askerlerimiz, kardeşlerimiz, çocuklarımız ölürken, oradan kaçanlar bayrak açıp yeni yılı kutluyor. Bizden 15-20 kişi gidip Taksimde Türk bayrağı açsa tutuklanır..
1984 adlı kitabı siz yazmadan 1-2 gün önce twitter'da görmüştüm ve almayı düşünüyordum. Burada da tavsiye edilince aldım. Kitap gerçekten siyasi anlamda çok iyi tespitler barındırıyor.

Özgürlük iki kere iki dört eder diyebilmektir. Buna izin verilirse, arkası gelebilir.
- Şu an kaç parmağımı gösteriyorum?

+ Dört.

- Peki, ya parti "Beş" derse?

+ O zaman beş.
Partizanlığın ne kadar boş olduğunu kanıtlar nitelikte. Yani tek adama bağlı olmak, onun emirlerinden dışarı çıkmamak ne kadar saçma. Tanrı herkese akıl vermiş, beyin vermiş kullansınlar diye. Bizimkiler de "aman ne düşünecem benim yerime düşünenler var, beyin bedava niye hamallık yapayım" diyorlar. Kitapta sosyalizm eleştirileri de var. Daha çok sanki Sovyetler'in tek adamcı dönemlerini eleştiriyormuş gibi geldi. Bu yönden çok olumlayamam. Emperyalizm ve demokrasi de eleştirilmeyi hakeden bir diğer kavramlar.
 
Katılım
10 Tem 2015
Mesajlar
1,294
Beğeniler
42
Yaş
42
Konum
Baku
#10
Orwell in "Hayvan Çiftliği" güzeldir. Söylendiğine göre, ana karakter olan Napolyon isimli domuz, Stalin i temsil ediyor. Gücü nasıl ele geçirdikleri ve sonrasında nasıl kullandıkları insani düşünmeye sevkediyor. Bu kitabı da tavsiye ederim. 3 max 4 günde çok rahat okunur her iki kitapda.
 
Katılım
30 Eyl 2016
Mesajlar
2,286
Beğeniler
69
Konum
Liverpool
#11
Bu videoyu izlerken benim gibi sinir krizleri geçirebilirsiniz. Maalesef yaşadığım bölgede yapılmış bir röportaj. Yollar çamurdan geçilmiyor ama adam hala partizanlık yapıyor diğer adaylara terörist diyor. Bunlarda 1 gram beyin kırıntısı bile olduğunu düşünmüyorum. Cumhuriyet kaç yılında kuruldu desek 1453 diyecek mallar bunlar. Ve maalesef ülkemizin yarısı bu asalaklardan oluşuyor...

 

Şu an konu'yu görüntüleyenler: (Kayıtlı: 1, Misafir: 1)

Üst