2010-2011 Genç Kızlar Türkiye Şampiyonası

Konuyu gecikmeli olarak ve özür dileyerek açıyorum.

İlk gün Çankaya'yı 22 sayı farkla geçtikten sonra, şu anda Alanya önünde son çeyrekte çok farklı öndeyiz.

Yarınsa derbi günü, Fenerbahçe'yle liderlik maçı var.
 
Barış koç bütün oyunculara şans verdi. Onlar da bu şansı iyi değerlendirdi ve tamamı da skor üretti.

İstatistikler şu şekilde oluştu:

GİZEM UCA : 3 sayı, 6 ribaund, 1 asist, 3 top çalma

İLAYDA : 15 sayı, 1 ribaund, 5 asist, 3 top çalma

SEDA : 11 sayı, 4 ribaund, 1 asist, 1 top çalma, 1 blok

ECE : 9 sayı, 2 ribaund, 2 asist

MERVE MERAL : 3 sayı, 5 ribaund, 3 asist

BALIM : 11 sayı, 13 ribaund, 3 asist, 2 top çalma

GÖZDE : 8 sayı, 3 ribaund, 1 asist, 2 top çalma

ÖZGE : 17 sayı, 15 ribaund, 2 asist, 3 top çalma, 2 blok

GİZEM : 4 sayı, 1 ribaund, 1 top çalma

MERVE ALKIŞ : 14 sayı, 1 ribaund, 4 asist, 5 top çalma

SİNEM : 15 sayı, 11 ribaund, 3 asist, 2 top çalma

BESTE : 5 sayı, 4 ribaund, 1 asist, 1 top çalma, 1 blok
 
Sporun doğasında yenmek kadar yenilmek de var. Bu maçtan gerekli dersleri çıkarıp onu ait olduğu yerde geçmişte bırakıp yarına, geleceğe odaklanmamız gerekiyor.
Önümüzde bir gurup maçından daha önemli olan çeyrek final mücadelesi var.
Daha kaybedilmiş hiç bir şey yok.
Yarın bugünün telafisi olsun...

HAYDİ ASLANLAR...
 
Yaş grubunu karıştırmıyorsam normal sezonda Beşiktaş'a karşı şanssız bir mağlubiyet almıştık, çeyrek finalde bunu telafi edip kazanır genç kardeşlerimiz inşallah. Tabii altyapılarda maç kazanmaktan daha önemli şeyler var ama kazanmak hem güzel motivasyon hem de güzel bir alışkanlık.

Herkes isim istiyor, daha yakından takip edenler daha net şeyler söyleyebilir. A Takıma da kimi zaman çağırılan Balım, Gözde, İlayda ve Özge ilk etapta beklentiler olan isimler.
 
Emek hırsızlığı

Beklentileriniz çok iyiydi arkadaşlar ama maçı ne yazık ki 60-59 kaybettik!!!
Başlıktan da anlayacağınız gibi, tıpkı A takımın Fenerbahçe'ye, pardon diyet ödeyenlere, kaybettiği gibi yine art niyetli bir hakeme maçı verdik.
Bu yazı maçtan hemen sonra sıcağı sıcağına ve kaybetmenin öfkesiyle yazılmıyor. Tam tersine maçtan saatler sonra ve o son pozisyon videodan defalarca seyredildikten sonra yazılıyor. Ben bunun art niyet olduğunu düşünüyorum yok değilse takdir hakları neden hep aleyhimize kullanılıyor?
Çocuklar sahada, Barış koç kenarda ellerinden geleni yaptılar, oyunu çirkinleştirmeden sonuna kadar mücadeleyi bırakmadılar. Ama onların bilmediği, anlamadığı basketbol dışı faktörleri hesaba katmadıkları için bu maçı alamadılar. Kaybettiler demiyorum, çünkü benim gözümde onlar maçın galibi ama oyunun kaybedeni oldular.
Son sözüm de rakip takımdan bir milli basketbolcuya; Herkes basketbolcu olabilir ama herkes oyuncu olamaz. Maç boyunca hakemi etkilemek adına yaptığı sportmenlik dışı kandırmacalardan bir basketbolsever olarak utanç ve bir büyüğü olarak üzüntü duydum. Bu seviyeye gelmiş bir basketbolcunun bu tarz hakemi aldatmaya yönelik hareketlerden medet ummaması gerekir. Yazık oluyor, hem kendisine hem de emeğini çaldığı rakip takımdaki arkadaşlarına...
 
Beşiktaş'a 60-59 yenilerek elendik ne yazık ki. Basketbolda altyapıda pek iyi değiliz.
Sevgili Kurtuluş,
Ne yazık ki son cümlene katılmıyorum. Nedenine gelince; altyapıyla ilgili bu yorumunun nedeni Beşiktaş maçının sonucundan dolayıysa 100% yanlışsın. Yok eğer daha genel bir durum değerlendirmesi yapıyorsan konu elbette daha derinlemesine ele alınır ve çok şey söylenebilir.
EMEK HIRSIZLIĞI başlıklı yazımı okumanı öneriyorum. Biz bu maçı kaybetmedik, bizden bu maçı çaldılar.
İnan bana bu maçı elimizden almasalardı bu takım banko final oynardı.
 
Cevap: Emek hırsızlığı

Maçla ilgili istatistikleri yayınlarsam ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız:

2S ATIŞ: BJK %41,7 GALATASARAY %44,2
3S ATIŞ: BJK %23,1 GALATASARAY %29,4
SA : BJK%52,4 GALATASARAY %60

Bu istatistiklerin hepsinde öndeysek maçı nasıl verdik?

Hücum oranları da dengeli BJK 61 şut girişimi GALATASARAY 60 şut girişimi.

RİBAUND: BJK 44 GALATASARAY 37 Burada da büyük bir fark yok. Öyleyse neler oldu?

İŞTE SİZE NEDENİ:
BJK 13 FAUL GALATASARAY (YARISI FAUL BİLE OLMAYAN) 22 FAUL
BJK 21 kere faul çizgisine geldi biz se sadece 10 kez.
İŞTE SİZE EMEK HIRSIZLIĞININ BELGESİ
 
Bu konu cok onemli ve her platformda vurgulanmasi gereken bir durum.Bu sene basketbol federasyonu bize kiyim karari almis durumda.Bunu yapabilecekleri tek nokta faul konusu.Attigin sayiyi iptal edemez,ribaunduna karisamaz,rakip takim yerine kendi potaya sayiyi atamaz ama ucuz faullerle cok kolay maci manipule eder.Hem erkek hem bayan takimimizin maclarini mercek altina alin.Bayan takimimizin final serisinde kac kez faul cizgisine gittigine buna karsilik karsiyakanin kac kez gittigine bir goz atin.Bu durumun Besiktasla oynanan gencler duzeyindeki bir macta dahi devam etmesi kinin capini gosteriyor.Son Besiktas macindada erken faullerle 4 faul limitimizi doldurarak ucuncu period savunmamizi bitirmislerdi.Faul konusu GS basket sitesinin israrla uzerinde durmasi gereken bir konu.
 
Beklentileriniz çok iyiydi arkadaşlar ama maçı ne yazık ki 60-59 kaybettik.
Başlıktan da anlayacağınız gibi, tıpkı A takımın Fenerbahçe'ye, pardon diyet ödeyenlere, kaybettiği gibi yine art niyetli bir hakeme maçı verdik.
Bu yazı maçtan hemen sonra sıcağı sıcağına ve kaybetmenin öfkesiyle yazılmıyor. Tam tersine mactan saatler sonra ve o son pozisyon videodan defalarca seyredildikten sonra yazılıyor. Ben bunun art niyet olduğunu düşünüyorum yok değilse takdir hakları neden hep aleyhimize kullanılıyor?
Çocuklar sahada, Barış koç kenarda ellerinden geleni yaptılar, oyunu çirkinleştirmeden sonuna kadar mücadeleyi bırakmadılar. Ama onların bilmediği, anlamadığı basketbol dışı faktörleri hesaba katmadıkları için bu maçı alamadılar. Kaybettiler demiyorum, çünkü benim gözümde onlar maçın galibi ama oyunun kaybedeni oldular.
Son sözüm de rakip takımın 4 numaralı milli oyuncusu Ayşegül'e; Herkes basketbolcu olabilir ama herkes oyuncu olamaz. Maç boyunca hakemi etkilemek adına yaptığı sportmenlik dışı kandırmacalardan bir basketbolsever olarak utanç ve bir büyüğü olarak üzüntü duydum. Bu seviyeye gelmiş bir basketbolcunun bu tarz hakemi aldatmaya yönelik hareketlerden medet ummaması gerekir. Yazık oluyor, hem kendisine hem de emeğini çaldığı rakip takımdaki arkadaşlarına...
Nedim Abi,

Dün de yazmıştım, tekrarlıyorum. Kupa kazanmak asıl amacımız değil altyapıda.

Biz bu jenerasyondan 2 tane oyuncu yakalayabilirsek a takım için, olağanüstü bir şey olur. Fenerbahçe veya Beşiktaş altyapılarda günlük başarı daha iyi olabilir ama herkesin elinde 0 var. Asıl başarı olan; oyuncuyu onlar da veremediler a takıma. Şimdi Ayşegül, Pamukspor (Fenerbahçe)'den transfer edilmiş bir oyuncu, onunla gelecek şampiyonluk da onun a takıma yükselmesi de Beşiktaş altyapısının başarısı olmayacak.

Sezon bitmiş olabilir ama altyapıdaki oyuncularımızın çalışmalarını sürdürmeleri ve ablalarının da başına gelen bu haksızlığa isyan etmeleri. Belli bir kararlılıkla Galatasaray formasını giyme istekleri, Galatasaray'a ve bireysel olarak kendilerine güzel bir geri dönüş olacaktır.

Bu sezon için hepsine teşekkürler, biz taraftar olarak altyapıdan kupa değil, oyuncu istiyoruz. Sıkmasınlar canlarını o yüzden :)
 
Ali çok haklı,
Final serisinin ilk maçında, devre olduğunda, ben hayretler içinde istatistiklere bakıyordum;Maç seyircinin yoğun baskısında oynanıyordu, siz hıncahınç dolu bir salonda, bu yoğun baskıda ne beklersiniz? Ev sahibi takım seyirciyi de arkasına alır ve son derece sert savunmasıyla maçı götürür.
Ama durum hiç de öyle değildi:
karşıyaka son derece sert ve faullu oynuyordu ancak skor tabelasında
GALATASARAY 12 FAUL
KARŞIYAKA 9 FAUL yazıyordu.

İşte maçın kime verileceği bence daha o zaman belli olmuştu...

İLK MAÇIN İLK YARISINDA
 
Sevgili Aras,

Elbette önemli olan kupa almak değildir. Kupa bu işin tadıdır tuzudur yani bonusudur. Bence maç kazanmak da önemli değildir. Asıl önemli olan üzerlerinde taşıdıkları, bana göre son derece kutsal olan, bu formanın hakkını vermeleri, maçın son düdüğüne kadar mücadeleyi elden bırakmamaları ve sonuna kadar savaşmalarıdır.
 

Üst