2018 Eurocup Şampiyonu GALATASARAY

Tebrikler Sarayın Sultanları. En sevdiğim takımımızı bu maçta yalnız bırakmadık, atmosfer çok güzeldi. Allie Quigley muazzam oynadı. Allie Quigley, Gintare Petronyte, Jelena Dubljevic, Işıl Alben ve Olivia Epoupa savaştılar. Kızlarımız İtalya'dan kupayla dönecek.
 
Belki de benim sevinmeye hiç hakkım yoktur yarım saatlik yol varken Galatasaray'ın final maçına gitmediğim için...Ama çok heyecana gelemiyorum ne edeyim....ALLAH C.C. maça gelen tüm taraftarlarımızdan ve de galibiyette emeği geçen tüm basketbolcularimizdan razi olsun...INŞALLAH haftaya kupayla ülkemize dönecekler...
 
Tarihimizde yerini alan muhteşem bir zafer gecesi daha yaşadık. Kenetlendiğimiz zaman durdurulamaz bir camia olduğumuz bir gerçek. Quigley başta olmak üzere tüm takıma, kenar yönetimine ve muhteşem taraftarımıza tebrikler. Rövanşta bir an bile rehavete kapılmadan kupaya uzanmalıyız, uzanacağız! Helal olsun kızlar harikasınız.
 
Kafa zonklaması, boğaz ağrısı, el-kol tutulması, yorgunluk, uykusuzluk...
Şu an hiçbirinin önemi yok, huzur bambaşka birşey...

O hep beklediğimiz, hayalini kurduğumuz gün bu muydu hala bilemiyorum ama ona en çok yaklaştığmız gün olduğu kesin.
Kupanın iki kulbuna birden sımsıkı sarıldık. Hakem arkadaşlarımız biraz daha doğru dürüst maç yönetse göğsümüze bastırıp iyice kenetleyerek de gidebilirdik ama şu an sımsıkıdan biraz daha fazla yapıştık kupanın iki kulbuna birden.
Son bir 40 dakikamız kaldı...
 
Evet, bir sürü yanlışlıklar oldu. Zaman zaman çok kırıldım, çok kırıldık!.. Ama, tüm sitemim sevgimdendi; sürç-ü lisan ettiysem affola!.. Son bir şey söylemek istiyorum; hatta haykırmak istiyorum, hançeremi yırtarcasına: "Kıymayın bu takıma, kıymayın bu ruha; yazıktır, ağalar beyler"...!!!
 
Hayatımda bu kadar sinir bozucu takım görmedim. Tam momentumu ele alıp farkı açıyoruz derken hep üçlük attılar. Kupa kesinlikle gelmedi henüz. Orada çok dikkatli olmak lazım.

Quigley'e o kadar laf ettim bir kere daha haklı olduğumu gördüm. İsteyince nasıl oynuyor gayet ortada.
 
Fener evinde düzenlediği Euroleague F4'ünü büyük salona almıştı ama 3-4 bin kişi ancak gitmişti maçlara. Bizim Eurocup maçına 13 bin kişi geldi. Aramızda o kadar fark var işte şikecilerle.

Kızlar çok önemli galibiyet aldı ama asıl iş orada bitecek.
 
Çok güzel bir oyunla bu maçı kazandık. İtalya da takıma güveniyorum, onlar olayı çalışmışlar ve maç günene kadar çalışacaklar. Ben akşam salondaki atmosferi yerinde takip ettim. Sinan Erdem salonun atmosferi kesin olarak İpekçiden aşşağıda kalır. Bu da taraftarın hatası değil salonun yapısı tribünlerin çok yüksek olup parkeye uzak kalması, bütünlük açısından sadece bir pota arkası var ben de oradaydım zaten o tribün dün maçı getirdi. Naçizane fikrim şayet salon yapacaksak kesinlikle bütünlüğün sağlanacağı şekilde inşa edilmeli. İpekçide karşılıklı bütün tribünler parkenin içindeydi. Sinan Erdemi yapıldığından itibaren hiç sevmedim ve final maçları hariç atmosfer sıfır.
 
Epoupa'nın hırsı, Işıl'ın asistleri, Gintare'nin pota altı oyunları ve tabi ki gecenin yıldızı Quigley'in müthiş performansı. Bir Avrupa kupası daha çok yakın. Hatay gibi rehavete kapılmadan deplasmanda da kazanmak için oynamalıyız.
 
Ligte 8inciyiz. Italyanlar ligte 2inci olan takimimizi orda farki 30 kusurlere kadar cikarip sonunda 23e yatirip gonderdi. Bir anda yagmur gibi 3luk atmaya baslarlar noldugunu anlamadan 20lik oluruz. Bizim 8inci oldugumuz ligin 2incisine 23 attiklarina gore biz suan 1 sayi geride gitcez italyaya.

Ordaki macta ya kontrolu elimizde tutup galip geliriz yada hatay gibi bir an oyundan koptukmu nolur fark 22ye ulasmadan su sure bitsin diye dakka sayariz. Dun yerim bizim yedek kulubesinin biraz ustuydu tam solumda ultraaslan vardi. 1 dakka susmadilar hala sol kulagimda ugultu var. Burdaki taraftarlar uzerine duseni yapti sira avrupadakilerde. Deplasmandaki macta ultraaslan avrupa salonu doldurmali. Cunku daha hicbisey bitmedi.
 
Ü

Üye silindi 1178

Misafir
Bravo kızlar, devamını getirin Venedikte.
Salonun en yukarısından aşağı Davisin üstüne uçmak istedim bi ara. Sahada gezinmekten başka hiç bir işe yaramayan bir oyuncu!
 
68 sayının 39'unu üçlükten bulan bir takım kadınlarda pek gördüğümüz birşey değil. Bizim deplasman karnemiz iç sahadan daha iyi. Daha rahat ve başarılıyız. Oradan az farklı yenilgi değil, bir galibiyet bile almamız normal.
Takımımıza helal olsun. Bir avrupa kupası gelmiş geçmiş tüm lig kupalarına bedeldir. Alın kupayı yeter bize bu sene.
 
Avenida içinde yok Eka´ yı yendi, yok Fener´i yatırdı dendi, gittik turladık geldik. Bu maçta farklı olmaz, kupa kaptanın ellerinde havaya kalkar. 76-69 falan biter en kötü senaryoda Hatay´ın yaptığı salaklığı asla yapmayız. Genlerimizde final kazanmak fazlasıyla var...
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Kaptan Isıl'in da dedigi gibi her sey bitmis gibi davranmamaliyiz. Rehavete kapilirsak kaybederiz. Orada cok dikkatli olmaliyiz. Umarim az da olsa orada da taraftarimiz olur da desteklerler. Avrupa'da yasayanlar gider insallah maca.
 
Bu sezon EL'de dahil izlediğim atmosferi en güzel maçtı. Bu atmosferi yaratanın takımım olması ve de kazanmamız işin keyfini daha da arttırdı. Hem takım hem taraftar inanınca başarının gelmesi de bizim için her zaman ki gibi kaçınılmaz oluyor.

Oyunculara gelirsek; Bir oyuncu için herhalde böyle bir atmosferde oynamak gibi güzel bir şey yoktur. her saniyesi heyecan ve adrenalin doluydu. Açıkçası onların yerinde olmak isterdim.

Atmosferden olumlu anlamda en çok etkilen herhalde Quigley'dir. Bu etkiyi performansına da fazlasıyla yansıttı. Ve Epoupa tüm enerjisini yüreğini sahaya veren bandajlı cesur kız. İzlerken hep yüzünüzde tebessüm yaşatıyor. Hele o hata yaptığında ya da faul yaptığında yaramazlık yapıp evde vazo kıran çocuk gibi masum masum bakmıyor mu :) Maç izlerken BonnBonn ile yan yana oynasa ne harika olurdu demedim değil. Son olarak kaptan Işıl. Belki sayı olarak çok katkı vermedi ama gerek 12 asisitlik muazzam performansı gerekse takımını harika yönetmesi sahadaki duruşuyla bu takım benim takımım diyordu. Önümüzdeki hafta inanıyorum ki o kupa ellerinde havaya kalkacak.

Tüm oyunculara ve taraftarımıza bu güzel günü yaşattığı için teşekkür ediyorum...Bu günü asla unutmayacağım.
 
O hep beklediğimiz, hayalini kurduğumuz gün müdür bilinmez ama, en çok yaklaştığımız gün olduğu kesin. İlk yarıda yine bağırsam da nispeten ağır takılıp arada maçı da izlemeye çalışmıştım ama 2. yarının başında fark açılırken patlayan teker teker geçiyoruz turları sonrası herşey flu, herşey hayal, herşey cehennem... o yüzden pek fazla bir maç incelemesi, teknik taktik yazısı falan olmayacak.

Ama hakemler Jelena'ya yapılan faullerin çeyreğini verse, bizim 15 sıra yukardan adım sayabildiğimiz pozisyonlara hatalı yürüme çalmakta bu kadar ketum davranmasa, Venezia'nın her salladığı üçlük girmese, az önce bahsi geçen 2.yarının başındaki bölümde tribün gazı takım alevi almış yer gök inliyorken Maljkovic Allie-Gigi-Jelena üçlüsünü birden kenara alıp takımı biçmese 35-40 sayılık bir farkla maçı bitirip ikinci maça minik bir kuşku kırıntısı bile bırakmadan gidebiirdik. Yine de Hatay'daki maçta son dakikaya 7-8 sayı farkla girip bir anda 20'lik yapan Hatay'ın aksine 3 periyod eze eze, döve döve 20'ik yapıp gönderdik rakibi. Ciddi bir meydan okumaydı ve gerekli korkuyu verdik.

Yine de birşey kazanmış değiliz çünkü hem üçlük yüzdesi hem de oyun olarak ezilse de kafa olarak kopmayışıyla tehlikeli bir takım. Ama ciddi bir avantajla gidiyoruz, orda rakibimiz kadar oynayabilmek bize yeterli olacak. Bunun bilinciyle gidip yine mücadele ederek ama sakin kalarak istediğimizi almamız şu maçta başardığmız şeyden daha kolay. Panik yapması, acele etmesi, rakibinden daha fazla iş yapması gereken onlar, bu da bizim en büyük avantajımız olacak ikinci maçta...

Bütün sezon üvey evlat muamelesi görüp birçok şeyle mücadele eden dünyanın en güzel takımının gördüğü ilgi ve desteği, italyanların sinir bozucu oyununa rağmen paramparça edişini, yıllarca dilendiğim Gençlik Marşı'ndaki üç kısa ıslık ve hayalini kurduğum teker teker geçiyouz turları'yı, en çok da #10 numaranın maç sonunda kocaman bir oh çekip gözünde pırıltıyla sağa sola koşturmasına kanlı canlı izlemek tarifi olmayan bir duygu. Bir de şu maçın sonunda kupa kalksaydı muhtemelen nirvanaya ulaşırdım ama dediğim gibi, bundan fazla da yaklaşabilirmiyim bilemiyorum...

Metrobüs denen şeye binip cüzi bir miktara yarım İstanbul turu atma imkanı için İstanbul Belediyesi'ne, Sinan Erdem'in hayvani yapısında sayı olarak tartışma konusu olsa da bu ülkede kadın basketbolu geçtim Eurocup Women organizasyonu tarihinin sayılı kalabalıkarından birini oluşturduğu için muhteşem taraftarımıza, yüreğini inancını herşeyini sahaya döktüğü için dünyanın en güzel takımına ve normal şartlarda İstanbul-Kıbrıs hattına düşmesi mümkün olmayan bir uçağı benim uçuşuma denk getirip adeta galibiyet primi veren Türk Hava Yolları operasyon ekibine sonsuz teşekkürler...

Bir de ağır yapan, ne ya bir de bağırıcaz mı falan diye maça başlayıp son topta 40 sayıyı tamamlasın diye topu Allie'ye verin diye feryat figan sahaya atlamaya çalışan bir arkadaşımız var, o kendini biliyor. Adam 5. dakikadan itibaren söyleye söyleye 40 sayıya getirdi Allie'yi :) Kendisine benim gibi rahatsız bir adamı salon önünde beklediği ve şu unutulmaz maçta yanımda olduğu için sonsuz teşekkürler.

Doğuyoruz sevginle, yaşlanıyoruz sevginle, severek öleceğiz be Galatasaray...

İşbu yazı Galatasaray Sözlük'te de maç başlığında biraz daha farklı bir versiyonu ile yer almıştır.

 

Üst