Kadro Yapısı ve Teknik Taktik Konular

  • Konbuyu başlatan Guest
  • Başlangıç tarihi
Tamika'da gelse yine 20 yeriz.. Avrupa'nın en iyi hocası da gelse yine 20 yeriz değişen bişey olmaz..

yerli oyuncular daha pas atmayı bilmiyolarsa 2 adım ileri gidemeyiz.. ne pas atmayı biliyorlaar ne tutmasını , yerli oyuncu kalitemiz baya vasat..

Murat'ın koyduğu yazı baya güzel..
 
2012 SEZONU İÇİN DE BU BAŞLIKTAN DEVAM EDELİM:

http://gsbasket.org/forum/threads/7...iler-Öneriler-ve-Yapılması-Gerekenler)/page24 Sezon öncesi burada bir yazı yazmıştım, tahminler fena gitmiyor. 11. maçı sonunda takım ve fertleri beklentiler dahilinde ilerliyor diyebilirim.

Geçen sene çok eleştirilen uzuna top geçirme konusundan başlayalım. Tekrar yapmaya gerek yok, Alba ve Dee'nin etkisi olduğu açık bu sene bu konuda ama Tina'nın da Sylvia'ya göre daha çok bitirme opsiyonu ve top alma konusunda isteği olduğunu da görmeliyiz. Yalnız yine görmemiz gereken bir şey var, Tina da -belki de fazla süreler almasından- savunmada gevşek davranıyor.

Dee için bir şey demiyorum ama onun üzerinden ilerleyelim. Prag, belki Fenerbahçe ve Bourges(maç sonu) -maçlara başka şekillerde damga vursa da- beklentileri %100 ile karşılayamadığı 3 maçtı. Deminki sırayla; Alba, Prince&Tina ve Tina'nın bu maçlarda ön plana çıktığını gördük. Dee yokken stop etmedi yani takım. Tabii yokken demek de yanlış, Dee'nin sayı ortalamasını yakalamadığı maçlar diye düzeltelim bunu. Hadi Tina'nın yedeği yok sahiden ama Diana'nın özellikle lig maçlarında dinlendirilmesi gerekiyor, takvimdeki -önce ve sonraki- en yakın maçlar olduğu için söylüyorum; Diana 25-30 dakika arası oynarken Samsun'u, Tarsus'u yenemiyorsak zaten ayıp bize. Alba'ya geçersek, rotasyonda çok iyi kullanılıyor mesela. Biraz da fazla bile oturuyor olabilir hatta veya üst üste iyi işler yaparken de kenara gelebiliyor. Tabii dinlenmesi güzel de Dee'siz dakikalarda, sezon boyunca oynayacağımız 7-8 maç hariç, takımı sürükleyebilecek bir oyuncu.

Şu ana kadarki en büyük hayal kırıklıklarımdan biri Prince'in savunma katkısı. Bire bir savunmada tabii iyi işler yapıyor ama alan savunmasına ciddi zarar veriyor. Hücumda ise iyi bir opsiyon olabiliyor. Işıl ile aynı anda alacağı sürelerin biraz daha yukarıya çekilebileceğini düşünüyorum. Savunma üzerinden giderken şunu da belirtelim, savunmada en aksadığımız yan dış adam savunması gibi gözüküyor. Özellikle dışarıya cut eden kısalara yol açmak için yapılan bütün screenlere takılıyor bizim savunmacılarımız. Konsantrasyon biraz daha... Tina'nın da savunmada rahatlığı ve şu dış atıcıların savunmasını bir ele alıp, bir Ros Casares veya Fenerbahçe maçında bunlara izin vermeyeceğimizi düşünüyorum. Maçın zorluk derecesine göre bizim de daha sağlam ve sert oynayacağımıza ve dünyadaki her kadın basketbol takımını yenebileceğimize inancım tam. Tabii bir gün kaybedeceğiz ama bunun bir kırılma maçına denk gelmesi en büyük korkum. Bunu engellemek için yorgunluk ve konsantrasyon kaybı gibi faktörleri yok etmemiz gerekiyor.

Yerliler konusuna gelince, kadroda 7 tane yerli ile başlıyoruz ama ciddi katkı beklediğimiz oyuncu sayısı 3 zaten. Tabii ki skor katkısının daha fazla olmasını istiyoruz, hele ki Bourges maçı uç bir örnek oldu ama herkesin bir görevi var bu takımda. Şu ana kadar 3 aşağı 5 yukarı bunu karşıladıklarını da düşünüyorum. Işıl Bourges maçında üst üste 3 üçlük denedi, sanırım savunma tarafından riske edildi. Bu maçta girmedi ama Prag ve Kayseri maçlarında bu kritik üçlükler girdi. Bahar istikrarsız gözüküyor ama gerektiği maçlarda devreye girdi yine. Demin de dediğim gibi şu hallerine övgüler düzmüyoruz ama kötü de olmadıklarını düşünüyorum. Zaten bir skor opsiyonu daha arasak Prince, Euroleague'de Işıl'dan daha az süre almazdı. Kaptan'ın yaptıklarını da yapacak bir oyuncuya ihtiyaç var şu kadroda.

Tabii yerlileri övmediğimizi belirtirken şu istatistikleri de verelim; EL'de yabancılar yerlilerin toplamından 2 kata yakın daha fazla sahada kalıyorlar, yaklaşık 4 kat fazla kullanıyorlar. Bunlar yerlilerden gelecek skor katkısını azaltan unsur ama yerlilerin de dikkat etmesi gereken konu yabancılar %49.3 ile isabet bulurken saha içinden, Türk oyuncuların isabet oranının %27.7'de kalması. Madem bu kadar seçici olurken şut konusunda, daha çok isabet beklemek de şu hallerine kızanların sonuna kadar hakkı. Bu arada top kullanma sayılarına bakmışken, Tina'nın Diana kadar top kullanması işin güzel tarafı, Spartak'taki son senede Dee, Sylvia Fowles ve Janel McCarville'in kullandığı top sayısından daha fazla denemede bulunuyordu. Pokey Chatman Spartak'ı Diana'ya bağımlı bir takım yapmıştı, bizde durum öyle değil neyse ki, bir de dakikaları ayarlamamız halinde maksimum verime ulaşacağız Dee konusunda.

11/11 ile sezon başlangıcı, TKBL'nin tek, Euroleague'in 3 namağlup takımından biri ve bir de kazanılan kupa. Ufak tefek saha içi sorunlara karşın yenilmez bir Galatasaray izliyoruz. Böyle gitmesi en büyük dileğimiz, Tarsus-Ros Casares-Fenerbahçe maçları, sezonun kırılma bölümlerinden birine girdiğimiz bu dönemde özellikle. Şu takım saha dışı aksaklıklar yüzünden yara alırsa da Galatasaray Spor Kulübü'nün çok büyük ayıbı olarak hafızamıza kazınır. Bu arada yönetime kızarken, taraftara da iş düşüyor. Kızlar en büyük deplasmanlarını Abdi İpekçi'de oynuyor, onun dışında büyük bir sevgi var Avrupa'nın her kentinde. Onları boş salona oynatmak da ciddi motivasyon kaybı doğuran sebeplerden biri.
 
Ros Casares'te 2 devşirme (Lyttle[İspanya Milli Takımı], Murphy [Karadağ Milli Takımı]), KASKİ'de 3 devşirme (Hodges[Bulgar Milli Takımı], de Forge[Karadağ Milli Takımı], B.Turner[Türk-Milli değil]) Avrupa kupalarında oynayabiliyor.

Melisa hazırlık maçına dahi çıksa milli formayla, Prince ile beraber Avrupa'da forma giyebilecekti. Her ikisi de milli olmadığı için, yeni pasaportlarıyla, sadece birini kullanabiliyoruz. Melisa sakattı şu kural çıktıktan sonra milli maç takviminde. Fakat Prince'in Rus Milli Takımı'nı reddetmesi çok baş ağrıtıcı oldu gerçekten.
 
Beni en çok düşündüren Sylvia gelince kadronun nasıl şekilleneceği.

Avrupada Diana' dan vazgeçemeyeceğimize göre ya Sylvia ya Tina oynayacak. Bildiğim kadarıyla maçtan maça değiştiremiyoruz kurallar gereği.

Ligde Sylvia gelince Prince oynamayacak diye düşünüyorduk ama Prince iyi katkı veriyor. Belki Alba dışarda kalabilir bazı maçlarda.
 
Bence 2. yarı Fener maçlarında Alba dışarıda kalmalı ama bu Alba ile ilgili değil, Fener in yapısı gereği o tip guardları hiç savunamıyor savunmalarının dengesi hep oradan bozuluyor. Cbaba maçında Prince, MWright ın Ajavon un Zellous un fenere çok atmaları tesadüf değil, tabi oraya bir transfer yaparlarsa Prince Alba tercihi değişebilir.

EL de kıtadışı değiştirme kotası benimde merak ettiğim bir konu, kesin bir bilgiye ulaşamadım ama sezonda 3 kere diye aklımda kalmış, yani rotasyon yapılamıyor kıtadışı kontenjanda. pratikte sakatlık veya transfer olma durumu dışında kıta dışı kontenjanını değiştirmiyor takımlar, zaten EL in geneli kadrosunda 3 sağlam kıta dışı oyuncu barındırmıyor, anca biri sakatlanınca yeni kıtadışıyı alıyorlar. Tina veya Sylvia, bence almak zorunda olduğumuz kalbur üstü avrupalı uzunun tarzına göre karar veririm ben koç olsam, yeni transfer saf center ise Tina yı oynatırım, yeni transfer daha çok uzun forvet gibiyse Sylvia yı oynatırım
 

Üst