Yine Ramazan geldi.
Eriştik şükür ki kutlu zaman dilimine bir kez daha.
Ramazan denilince çoğumuzun aklına oruç geliyor ancak hareketlerinde Ramazan öncesine oranla herhangi bir farklılık olmayacak olan insanlar için oruç tutmanın aç kalmaktan öteye gidemeyeceği de bir gerçek. Ramazan demek paylaşmak demek, kardeşlik demek, sevgi demek saygı demek. Sadece midene değil, eline ve diline de sahip çıkman demek oruçsa.
Evet oruç...
Oruç insanların birbirini anlamalarını sağlayan kutsal etkinlik, oruç kelimesi geçerken farkına vardım; Uğur kardeşim bilir bugün kullandığımız dini terimlerin önemli bir bölümü Arapça değildir, Farsça'dır. Oruç da bunlardan bir tanesi, aklıma geldi söyledim.
Sahur için uyanır bütün aile Ramazan'da, evin en küçükleri biraz sızlanır; uyku tatlı gelirse uykuya devam ederler ama yatmadan önce de sıkı sıkıya tembihlerler yarın oruç tutacaklarını anne babalarına... Ezan okunduktan, imsak vakti geldikten sonra ise Cami'ye koşulur; çünkü bu ayda Mukabele okunur Camilerde. 30 gün içerisinde Kur-an'i Kerim baştan sona bitirilir. Benim saçlarımın en düzgün olduğu zaman dilimi de Ramazanlar'dır, niyesine gelecek olursak Teravih Namazı'nda kafamda kalan takke saçımı düzleştirir; beni ilk kez o anda gören insanlar saçlarımı ne güzel taradığımı düşünürler gel gör ki...
Çocuklarımızın Cami'ye merhaba dedikleri ilk vakit bir teravih namazı olmamalı, sıkılma ihtimalleri çok yüksek çünkü. Sıkıldıktan keri bir daha o çocuğu Camii'ye götürebilmek de çok zor, önemsiz gibi görünen ancak son derece kritik bir nokta kannımca bu da.
Allah tuttuğumuz oruçları, yaptığımız hayırları kabul etsin.
Hayırlı Ramazanlarımız olsun...