Uzun bir aradan sonra merhaba,
Forumu uzun süredir sadecce okuyarak takip etsem de, Lasme hakkındaki gerekçeli kararı okuyunca kafam çok karıştı. Hukukçu arkadaşların da okuyup bize bilgi vermelerini rica edeceğim.
Kararın başında sporcuya 22.05.2016 ve 31.05.2016 tarihlerindeki maçlardan sonra doping kontrolü yapıldığı ve bu kontroller için alınan numunelerle ilgili sertifikaların Köln Doping Kontrol Merkezi tarafından 10.06.2016 ve 23.06.2016 tarihinde verildiği açıklanıyor. Bu testlerin pozitif çıkmasıyla ilgili tebligatların da 13.06.2016 ve 28.06.2016 tarihlerinde tebliğ edildiği gerekçe ve karar kısmında belirtiliyor. Bu noktanın neden önemli olduğuna az sonra değineceğim. Şu aşamada, sporcunun Karşıyaka ve Fenerbahçe maçları arasında doping kontrolü sonuçlarıyla ilgili herhangi bir tebligat almış olamayacağını görüyoruz. Zaten, tersi bir durumda Fenerbahçe maçında da oynaması söz konusu olmazdı diye tahmin ediyorum. (Hukukçu arkadaşlardan görüş beklenen birinci nokta)
Forumda Lasme'nin savunmasından bahsedilmişti. Sporcu bu maddeyi çocuğunun doğumgününde tek seferlik kullandığına dair bir savunma yapıyor. (Bence de hiç inandırıcı değil. Sanırım iki üç yaşlarında bir çocuğu var, doğumgününde bu maddeyi kullanacak bir ortam bulunması pek akla yatkın değil doğrusu.) Öte yandan, sporucunun Girit Üniversitesi'nden aldığı raporu da değerlendiren TBF Sağlık Kurulu iki doping kontrolünün sonuçlarını da göz önüne aldığında sporcunun iki maç arasında da bu maddeyi kullanmış olduğu sonucuna varmaktadır.
Tam bu noktada FIBA ve TBF yönetmeliklerinden ve içtihat niteliğindeki kararlardan bahsediliyor ki, bu kısım ilgi çekici ve hukukçu olmayan birinin anlayamayacağı bir mantık barındırıyor. (Bu iletiyi yazma sebebim de bu. Belki de hukukçu olarak da anlamak zordur)
TBF gerekçeli karaırndan direkt alıntılıyorum:
" Olayımızla ilgili olarak; FIBA yönetmeliğinin 10.7.4.1. maddesinde; sporcunun doping kuralı ihlalinin ikinci kere tekrarlandığının kabulü için birinci ihlalden sonra sporcuya birinci ihlal ile ilgili gerekli bildirimin yapılmış olması şartı aranmaktadır. Konuyla ilgili olarak Spor Tahkim Mahkemesi(TAS/CAS) içtihatları incelendiğinde de TAS 2011/A/2684 UCI c. Pasquale Muto& CONI kararında iki hafta ara ile yapılan doping ihlali ile ilgili yargılamanın tek bir dosyada birleştirilerek çoklu ihlal olarak değerlendirilerek hüküm verildiği görülmektedir.
Federasyonumuzun Dopingle Mücadele Yönergesi'nin aşağıda yer alan 37.7.4.1 maddesi de FIBA yönetmeliğinin yukarıda belirtilen hükmü ile aynı olup, ilk ihlale ilişkin sporcuya bildirim yapıldıktan sonra gerçekleşen ayrı bir ihlalin ikinci ihlal sayılacağı belirtilmektedir. "37.7.4.1 Madde 37.7 kapsamındaki yaptırımların uygulanması amacına yönelik olarak, bir dopingle mücadele kuralının ihlali, Basketbolcunun veyadiğer Kişinin uyarı bildirimi almasından sonra veya Federasyon ilk ihlale ilişkin uyarı bildiriminde bulunmak için gerekli girişimleri yaptıktan sonra, Basketbolcunun veya diğer Kişinin Dopingle Mücadele Komisyonu tarafındanikinci kez ihlalde bulunduğunun tespit edilmesi halinde bu ihlal ikinci ihlal sayılabilir. Dopingle Mücadele Komisyonunun bu durumu tespit edememesi halinde, ihlaller tek ve ilk ihlal olarak sayılacak ve uygulanacak yaptırım, daha ağır bir yaptırımı gerektiren ihlal temel alınarak belirlenecektir.
Bu çerçevede; Stephane Lasme'nin 22.05.2016 tarihinde gerçekleştirdiği birinci ihlalde gerekli bildirimin sporcuya yapıldığı da gönderilen belgelerden görülmektedir. Bu bildirim akabinde Sporcu’nun 31.05.2016 tarihindeki müsabakada da doping kuralı ihlali yapmıştır. "
Bu ifadelerde ayrı ayrı iki ihlalden bahsedilmesi için sporcuya ikinci ihlalden önce tebligat yapılması gerektiği belirtiliyor. Ceza da iki ihlal üzerinden veriliyor. Peki ilk ihlalin sonucu haziran ayında belli olduysa sporcu nasıl mayıs ayındaki bir maçta yaptığı ihlalle ilgili tebligat almış sayılıyor? (Hukukçu arkadaşlardan açıklamalarını rica ettiğim asıl nokta bu) Bahsi geçen CAS kararında TBF ve FIBA hükümleriyle çelişen böyle bir durum mu söz konusu? (
. CAS'ın sitesinde İngilizce karar metnini bulamadığımdan bu konuyu çözemedim. Fransızcası burada.)
Ekleme: Bu arada yine mayıs ayı başında gerçekleşen aynı maddeden kaynaklanan bir ihlalden dolayı İstanbul DSİ'den Fırat Aydemir, gerekçeli kararda doping kontrol görevlilerini yanıltmaya yönelik harekette bulunduğunun da belirtilmesine rağmen toplam 5 ay ceza almıştır.
(
)
Bu durumda Lasme'nin 1 yıllık cezası nasıl hesaplanmıştır? "Carboxy-THC" maddesinin sporcunun verdiği numunede bulunmasını cezası 5 aydan dahi küçükse Lasme neden 1 yıl ceza almaktadır? Bunu çözemiyorum ve kafam iyice karıştı. Hukukçu arkadaşları bir kez daha davet ediyorum konuya.
Normal şartlarda hazırlanmam gereken bir sınava çalışmam gerekiyordu; ancak karara bakınca bir türlü içinden çıkamadım ve böyle uzun bir iletiyle foruma da uzun bir aradan sonra yazmış oldum. Belki de çok basit bir noktayı gözden kaçırmış olabilirim. Öyle olduysa zamanınızı çaldığım için affola.
Sevgiler.
Sarp.
PS: Kararın hukuki anlamda haklı/haksız olduğu ayrı konu; ancak Lasme bir kez bile bu madedeyi kullanarak çok büyük sorumsuzluk yapmış oluyor. O ayrı konu.