Aslına bakarsanız, 3.lük 4.lük maçları sonuna kadar yorum yapmamayı tercih etmiştim. Öncelikle de takımın son 3 maçında galibiyet almasının yanısıra toplamda 6 set alacağını kime söyleseniz eminim ki size garip garip bakardı. Oysa ki sezon başından beri, "bu takım çok iyi iş yapar" mottosu ile görüş ve eleştirisel yorumlarımı açık ve net olarak yapmıştım. Bunların içerisinde de psikolojik faktör, motivasyon ve mental gücün, voleybolda önemli bir etkisinin olduğunu da defalarca vurgulamıştım.Tebrikler takım. Bu sezon iş dolayısıyla çok takip edemedim maçları koç değişikliğinin takıma ekstra ne etkisi oldu?
Önceden de söylediğim gibi, hiçbir maç oynanmadan kazanılmaz yada kaybedilmez. Tabii ki son 3 maçı dikkate alarak genel bir yorum yapacak olursam, önceden yedek kalmasından ötürü, Ayçin konusunda göstereceği performans açısından kuşkularım vardı ama hem sezonun 2. yarısı ve ortalarına doğru gösterdiği performansı, hem de son 3 maçtaki performansı nedeni ile herşey helal olsun diyorum. Son 3 maçtaki genel performans açısından, özellikle 3 oyuncunun, kendisini süratle toparlaması gerektiğine inanıyorum. Bunlar Yasemin Güveli, Alexia ve Bongaerts'dir. Sırası geldi övdük, sırası geldi eleştirdik ama sezon sonuna geldiğimiz şu anlarda, yeniden baş gösteren Yasemin Bongaerts uyumundaki soruna süratle çözüm bulunması gerekirken, özellikle Alexia'nın son maçlardaki zayıf hücumlarına nasıl bir çözüm bulunur bilemiyorum. Bu, benim bildiğim fişek gibi hücum eden Alexia değil. Çok büyük olasılıkla gizlenen ve zorlanmaması gereken bir omuz sakatlığı/ağrısı söz konusu olabilir. Bu seviyedeki maçlarda Yasemin Özel'in, maç genelinde çare olması pek olası değil. Şu saaten sonra, en iyisini ummaktan ve seneye geniş kadro dilemekten başka çare yok. 3. olursak, bu yıl için tadından yenmez ama olmasa bile, önceden de birlikte dillendirdiğimiz üzere, yine de TEŞEKKÜRLER GALATASARAY DAIKIN.Eczacıbaşı'nı yenebiliriz belki ama eleyemeyiz düşüncesini taşıyorum ama daha evvel de belirttiğim gibi bu takıma bu sene zaten çok şeyi başardı.
Çok katılıyorum. Fenerbahçe taraftar güzellemesi yapanlar vardı gösterdiler iki maçta. Sadece küfür hakaret. Eylülün topuna tekme atmaya çalışan bile oldu Eczacı Vakıf taraftarı da Fenerlileri istemiyor çünkü hem sosyal medya hem salon da magandalığa çevirmeye başladılar işi.Aslına bakarsanız, 3.lük 4.lük maçları sonuna kadar yorum yapmamayı tercih etmiştim. Öncelikle de takımın son 3 maçında galibiyet almasının yanısıra toplamda 6 set alacağını kime söyleseniz eminim ki size garip garip bakardı. Oysa ki sezon başından beri, "bu takım çok iyi iş yapar" mottosu ile görüş ve eleştirisel yorumlarımı açık ve net olarak yapmıştım. Bunların içerisinde de psikolojik faktör, motivasyon ve mental gücün, voleybolda önemli bir etkisinin olduğunu da defalarca vurgulamıştım.
Hernandez, geldiği ilk dönemde, Ataman hoca'ya nazaran, benden daha fazla olumlu not almıştı. Bununla birlikte geçen yıl özellikle Wiesbaden maçını evimizde kaybettikten sonra, Almanya'da altın sette elenmemizin ardından çok üzülmüş olmama rağmen, ilk yılı olması ve kendi oluşturmadığı bir takımı çalıştırması nedeni ile bunu yol kazası olarak kabul etmiştim.
Bu yıl yapılan transferlerle ve hazırlık süreci sonrasında takım performansına baktığımızda, oyuncu kalitesi ve oyun kurgusu olarak iyi bir takım kurulduğunu gözlemlemiş, hazırlık maçları, Balkan kupası elemeleri vs derken, başarılı sonuçlar sonrası haydi hayırlısı demiştik. Ligin başındaki Vakıf galibiyeti ve sonrasındaki seride alınan galibiyetler, bu umudu daha da artırmıştı. Tüm bunlarla birlikte, özellikle ilk Fener maçında iyi bir takım oyunu oynanmasına rağmen, önceden detaylandırdığım nedenlerle kaybedilmesi sonrasında, işler pek de iyiye gitmedi. Sonrasında alınan Eczacı galibiyetine rağmen, rahat alabileceğimiz Aydın, THY ve Kuzeyboru maçlarını, son nefeste 3-2 kaybetmemiz sonucu, ilk yarıyı 2.sırada bitirebilecekken, 5.sıraya düştük. Buna, hala teyit edilmemiş sorumsuzca beyanlar da eklenince esasen büyük bir hayal kırıklığı yaşandı. Özellikle 3-2 kaybedilen hedef maçları, bu maçlarda saha kenarındaki Hernandez'in anlaşılmaz tavırları sonrasında, bilet Hernandez'e kesildi.
Devre arasındaki koç değişikliği, her zaman risklidir. Hele ki gelecek koç'un referanslarına bakıldığında, ben de dahil herkes büyük şüphe duymuş hatta bu sezon da çöpe'mi atılmış sorgusu yapılmıştı. Farklı olarak, önyargıdan uzak durmaya çalışarak, izleyip görelim demiştim.
Başa dönerek, mental'in ne kadar önemli olduğu noktasından yola çıkarsak, hiç tartışmasız olarak, Bigarelli'nin Hernandez'den farklı olarak yaptığını gözlemlediğim nokta, çılgın heyecanına rağmen, oyunculara aşılamış olduğu kendi kendine güvenme duygusu başta olmak üzere, yine takıma aşılamış olduğu ve kendisinde de varolduğunu gördüğüm pozitif enerjidir. Yanısıra, kritik anlarda aldığı molalarla takımı toparlama hamleleri, Hernandez'e göre daha daha başarılı bulduğum diğer bir noktadır. Buna rağmen, oyuncu değişiklikleri ve taktiksel anlayış konusunda temelde bir fark görülmüyor. Takımımız özelinde, hiçbir zaman çok olumlu bakmadığım ikili değişiklikler (Bongaerts-Alexia/Aslıhan- Y. Özel) ve Kalandadze'nin kenarda çürümesi vs... Özellikle Kalandadze konusunda, her iki koç'un aynı tutumda olması, bir noktada oyuncunun idman performansı konusunda kuşku yaratıyor. Bu nedenle hakim olmadığımız konuya girmek, doğru bir yaklaşım gibi gelmiyor.
Sonuç olarak, Hernandez'den farklı olarak, Bigarelli ile çıkılan tüm hedef maçlar kazanılmış ve takım final 4'a yükselmiş. Son maçta, oyuncular haricinde Bigarelli özelinde eleştireceğim konu, aşırı hırs ve heyecanla, zaten delirmiş olan rakip taraftarını maçın sonlarına doğru ateşleyerek, bir noktada takımımızın sükunet ve motivasyonunu bozma yönünde olumsuz etki yaratmasıdır ama bunu da tecrübesizliğine vermek gerekir. Umarım, kendisine yakın olanlar tarafından uyarılır ve benzer bir durum, oynanacak Eczacı maçlarında yaşanmaz. Özellikle de Eczacı deplasmanında. Hep söylediğimi, yeniden tekrarlamak istiyorum. Voleybolda motivasyon, mental güç ve psikololojik faktörler çok önemlidir. Kaybedilmesi halinde, bir bakmışsınız ki alınabilecek maç, bir anda uçup gidebiliyor.
Fener seyircisi, kendisine yakışanı yaptı ve her iki maçta da gariz küfür ve sataşmalarla seviyesini gösterdi. Burada hiçkimse kalkıp da Fener'in voleybol kültürü'nden sözetmesin. Aylardır kaale almadığımız ve seyircimiz konusunda atıp tutanların iddiaları özelinde, seyircimizin seviyeli ve coşkulu desteği o güruh ile kıyaslandığında, seviyelerinin ne olduğu da ortaya çıktı. 5.setin ortasına kadar korku filmi yaşattık ya.... Bu bile yeter....
Bu sitenin çalışmasını sağlamak için temel çerezleri ve deneyiminizi geliştirmek için isteğe bağlı çerezleri kullanıyoruz.