ben 20 senedir bu forumda yazıyorum ve üslubumda da bir sıkıntı görmüyorum. Bleijenbergh.Normal hayatta A kişisi, E kişisine “Her gece yatarken bizi düşün, özellikle başkanlığım bittikten sonra” dese; E kişisi de ülkedeki en büyük inşaat firmalarından birinin sahibi olsa ve şirketin ölçeği düşünüldüğünde tek başına olağandışı görünmeyen para transferleri nedeniyle, A kişisinin başkanlığının sona ermesinden birkaç ay sonra “kara para aklama” suçlamasıyla tutuklansa, üstelik bu süreçle ilgili kamuoyunda farklı değerlendirmeler ve soru işaretleri bulunsa, böyle bir durumda insanlar arasındaki olası bağlantıların sorgulanmasını anlaşılabilir bulurum.
Can Bey’in zaman zaman fazla heyecanlı bir üslupla yazdığını düşünüyorum. Ancak konu bu kadar ciddi sonuçlar doğurmuş bir süreçken, farklı görüşlere sahip insanlara yönelik değerlendirmelerde biraz daha ölçülü ve dikkatli bir dil kullanılmasının daha doğru olduğunu düşünüyorum. Özellikle insanların özgürlüklerinden mahrum kaldığı, hayatlarının ciddi biçimde etkilendiği durumlarda, konu hakkında konuşurken biraz daha hassas olunması gerektiği kanaatindeyim.
heyecanlı olacak yaşları geçtim. Erden Timur'u severim fakat her şeyi de Ali Koç'a bağlamamak gerekir. Bu ülkede her şey nasıl RTE'ye bağlanıyorsa spordaki her şey de Ali Koç'a bağlanıyor. Bu biraz kurban psikolojisi..