Üst

A Milli Kadın Basketbol Takımı

3.çeyrek hücumda bayağı iyiydik,tepede pozisyon yarattık,topsuz koşularla savunmayı bozduk,iyi paslaştık,iyi şutlar soktuk.Yani benim saydığım 5 tane üçlük sokmuş olmamız lazım.Ayşe Cora son üçlük,Sevgi 2 üçlük,Derin ve Elif İstanbulluoğlu'da soktular.Ve biz 25 sayı attık 3.çeyrek.

Sıkıntı şu ki Avustralya tüm topları içeriye indirdiği gibi fiziksel üstünlüğü yakalıyor ve çok kolay sayılar buluyor.Biz 25 atarken onlarda sürekli içeriyi kullanarak 27 attılar.

Sami Whitcomb ve Alanna Smith'in olmadığı milli takım bize karşı çok rahat oynuyor.Belçika maçında ilk yarıyı çok iyi bitiriyoruz,acaba kazanır mıyız diye düşünürken 3.çeyrek 5-6 dk sayı atamıyoruz sonrasında süpürülüyoruz ve fark bir anda 20'leri görüyor.

Öne çıktığımız turnuvalarda her zaman savunmamızla öne çıkmış bir ülkeyken,bu kadar kırılgan,bu kadar yumuşak bir takım görmek üzüyor.Savunmada bu kadar kolay sayı yediğimizde,hücumdada direkt dağılıyoruz.

Umarım Porto Riko maçını kazanırız.
 
Tam bir rezalet başka bişey değil. Bahis olaylarına devam etsinler kadın basketbolda. Tek amaç o çünkü!!
 
Kadın basketbolu bitirmeye yemin etmiş birileri. Sonuçlar çok normal. Porto Riko'yu yener sevinirler ama!
 
Sadece Avrupa Kupası kazanmak uğruna kurulan saçma sapan kulüp takımları yüzünden milli takım bu hale düştü.
 
Sevgi Uzun 24 sayı ile ayakta kalan tek oyuncu oldu.
 
Tam bir rezalet başka bişey değil. Bahis olaylarına devam etsinler kadın basketbolda. Tek amaç o çünkü!!
kadın basketbol liglerinde dönen bahis ve şike olaylarını tbf bilmiyor mu sanıyorsunuz?
 
Bir Porto Riko'ya yenilerek elenmediğimiz kalmıştı,onuda yaşattınız.Yensek çeyrek final için eleme maçı oynamaya hak kazansak,turnuvaya devam etsek ne değişirdi hiçbir şey.Daha hala gelişmesi gereken oyuncularımızı kenara ayırarak,Sevgi Uzun ile Elif Bayram'a üzülüyorum hepsi o kadar.Hatta Sevgi Uzun'a daha çok üzülüyorum.Sevgi Türk değilde iyi bir ülkenin vatandaşı olsaydı muazzam bir milli takım kariyerine sahip olurdu.Bir önceki jenerasyonla oynama şansı olsaydı yine çok güzel bir milli takım kariyeri olurdu.

Hırsın,mücadelenin ve doğru yapılanmanın olduğu Filenin Sultanları her zaman göğsümüzü kabartıyor,gururlandırıyor.Dün İtalya'ya kaybetsek canınız sağolsun,gurur duyuyoruz deyip geçeceğiz,öyle bir sevgimiz,öyle bir samimiyetimiz var Filenin Sultanlarıyla aramızda.

Burda ne var ? Bireysel anlamda şımarıklığı tavan yapmış oyuncular,kötü planlamalarla yola devam edip kadın basketbolunu sürekli aşağıya çeken bir federasyon.Günün sonunda milli takıma yıllardır hiçbir şey katamamış oyuncu çıkar saçmalar durur,biz neden elit takımlardan olamıyoruz diye.Senin seviyen Porto Riko ile Arjantin.Onlarıda yenemiyorsun zaten.Sen Belçika'yı-İspanya'yı,Avustralya'yı boşver.Onlar senin fersah fersah üzerindeler.Onların bir anda mı bu konuma geldiklerini sanıyoruz ?
 
Umarım kadın milli basketbol takımı, biraz voleybol oynayan hemcinslerinden ders alırlar. Dünya şampiyonasından tek bir galibiyet bile alamadan sıfır çekerek dönüyorlar. Gerçekten biraz üstte "Sadece Avrupa Kupası kazanmak uğruna kurulan saçma sapan kulüp takımları yüzünden milli takım bu hale düştü" diye bir yorum vardı, işte kadın basketbolumuzun gerçek yüzü bu. Milyonlarca dolar/euro harcayarak, bir Avrupa kupası kazanmak uğruna dünyanın en pahalı takımlarını kurarak ve ülkede oyuncu yetiştirmeden, Türk oyuncu oynatmadan bu tip başarılarla avunan kulüplerimiz (başta fener ve GS olmak üzere) kadın basketbolunun kelimenin tam anlamıyla içine ettiler. İşte şimdi takke düştü, kel göründü, dünyanın ilk 12 takımı arasına bile giremedik. Sokak basketbolu oynayan Portoriko'yu bile yenemeden turnuvayı tamamlayan ve oynadıkları her maçta zayıf görüntü veren oyunculara ve alınan aptalca kararlarla ülke kadın basketbolunu bu hale getiren başta federasyon olmak üzere herkese yazıklar olsun...
 
Porto Riko'ya yenilerek elenmek çok büyük rezalet. Ama klasik kimse üstüne alınmaz her şey böyle devam eder.

Biraz Filenin Sultanlarından utanın be!
 
Porto Riko maçında Elif Bayram'ın sakatlığına kadar fark çok açılmasa da tamamen kontrolümüz altında bir maç oynadık. Sakatlıktan sonra ise tamamen dağıldık. Oyuncular kötü etkilendi, ritmimiz kayboldu. Avustralya ve Belçika maçlarında da kötü değildik ama hedef maç olan Porto Riko'yu yenemedikten sonra pek de bir anlamı kalmıyor açıkçası. Altın jenerasyon ile çokça mukayese ediliyor şimdi ki takım ama alttan gelen oyunculara da bakınca şu anda beğenilmeyen takımı bile arayacağız gibi görünüyor.
 
Rakibin güçlü yönünün bizim en zayıf yönümüz olması ve maç içinde burada Elif'i de kaybetmemiz sebebiyle elimizden giden maç olmuştur.

Sahaya takımlar hava topu için çıktığı anda rakibin fiziksel olarak bizden üstün olduğu görülüyordu, 2 ya da 3 iyi oyuncusu var bunlardan ikisi pota altı oyuncusu. E bizim zaten pota altımız çok zayıf, fiziksel olarak karşı koyabilecek Elif'in 3 günde 3 maçtan haşatı çıktı. Dış atışlarla bir süre dirensek de Elif'in sakatlığı sonrası maçın nereye gideceği zaten belliydi.

Avrupa şampiyonluğu için kurulan kadrolar mı bu milli takımın sebebi yoksa yetenekli oyuncumuzun olmayışı mı? Bence kesinlikle şanssız bir oyuncu havuzumuz var. Önceki yıllarda yıldız oyuncuları destekleyen takım oyuncuları olurdu, ancak bu milli takımda birkaç iyi oyuncu ve sonrası arasındaki yetenek farkı çok fazla.

Porto Riko'ya elenmek kötü oldu; lakin 3. çiksaydık da çok bir şey değişmeyecekti. Hoca değişir, yerine yenisi gelir.

Almanya'daki turnuvada Türkiye'nin kader maçında tribünleri boş bırakan gurbetçilere sesleniyorum. Bu ülkede yaşamak gibi vatandaşlığın hiçbir cefasını çekmeyip, temel vatandaşlık borçlarını da ödemiyorsunuz. Katkıda bulunabileceğiniz sınırlı yerlerde de yoksunuz. Berlin'de işi gücü yüzünden gelemeyenleri geçtim, ev hanımları ve sosyal yardım alıp çalışmayan insanların onda biri gelse orada başka bir ortam olurdu. Yazık.
 
Almanya'daki turnuvada Türkiye'nin kader maçında tribünleri boş bırakan gurbetçilere sesleniyorum. Bu ülkede yaşamak gibi vatandaşlığın hiçbir cefasını çekmeyip, temel vatandaşlık borçlarını da ödemiyorsunuz. Katkıda bulunabileceğiniz sınırlı yerlerde de yoksunuz. Berlin'de işi gücü yüzünden gelemeyenleri geçtim, ev hanımları ve sosyal yardım alıp çalışmayan insanların onda biri gelse orada başka bir ortam olurdu. Yazık.

Buna kısmen katılmakla birlikte bunun için federasyon ne yaptı ben önce ona bakarım. Bu maçlardan insanların haberi bile var mıydı çok şüpheli. Ne televizyonda ne sosyal medyada Almanya'da ki bir turnuvaya katılan Türkiye vurgusunu ben hiç görmedim. Gerekirse insanları tutup kolundan biletini verip sokacaksın içeri. Ama bizim federasyon başkanımız eşofmanlarıyla gayet rahat bir şekilde kenardan maç izliyordu.
 
Kadın basketbolunu Euroleauge kazanma uğruna mahvettiler. Erkek basketboldaysa geçen sezon ki Avrupa Şampiyonasıyla kurtardılar ki kimsenin umudu yoktu turnuva öncesi. TBF çok başarısız ama başkan bile olmaması gereken şahıs 15 yıldır o makamda. Abdi İpekçi'nin adını veremiyor yeni salona.
 
Burdaki başarısızlık beni şaşırttı baya sonra baktım ki Ekrem hocayı yemişler sebebini anladım.

Ekrem memnun gibi bir değerin varken varken başka bir koç arayışı çok saçma. Kaldı ki kadın basketbolu bence iyi bir branş değil. Ben basketbol koçu olsaydım kadınlar tarafında çalışmak istemezdim, eminim böyle düşünen bir sürü iyi koç vardır
 
Geri