Bu kadar kötü pivotlara(Gillespie-Muhsin) ve belki de dünyanın en kötü faul atan kısasına(Palmer) sahip olmamıza rağmen müthiş bir mücadele ve koçun büyük etkisiyle kazanılmış çok önemli bir maç oldu. Çok iyi bir taraftara sahip olmaktan başka da hiçbir özelliği olmayan böyle vasat bir takıma karşı çok daha rahat galibiyet almamız gerekirdi diye düşünüyorum ama gel gör ki takımı bu kadar aşağı çeken birbirinden kötü 2 tane 5 numaran varsa bunu yapamazsın tabii. Bu Gillespie denen çöp uzunu nereden buldular acaba? GS tarihinde çok kötü yabancı pivotlar gördüm ama bu kadar kötüsünü hiç görmedim, herifin nerdeyse her topunu blokladılar. Potaya pazarda karpuz atar gibi şut atan Muhsin'i ise pek konuşmaya gerek görmüyorum, hangi akıl Karşıyaka'da oynarken nasıl bir cevher gördü de bu arkadaşı niçin aldı getirdi ise kendisine alkışlarımı(!!!) gönderiyorum. Bir diğer konu da Petrucelli denen oyuncu ama bu konuyu daha sonra bir ara yazarım. Palmer ise tez konusu olacak kadar garip bir kısa, orta ve uzun mesafe şutları belli bir seviyenin üstünde olan bir kısa oyuncunun faul atarken nasıl bu kadar kazma olabileceğini aklım almıyor. Tüm bu negatifliklere rağmen çıkarılan bir deplasman galibiyeti çok güzel oldu. Bir kez daha bravo Pozzecco...