2 gün önce "kök söktürdük" diye düşündüğümüz maçta 69 sayı yedik, bugün daha devre olmadan biten maçta 70 sayı yedik. Bu bakımdan çok enteresan oldu.
Kuanitra, Mercedes, Zofia derken umarım takımı sezon başından beri buraya getiren; hatta Efe Güven'in 3 sezondur oynatıp çok verim aldığı oyunu ve dinamikleri kaybetmeyiz umarım. 2016-2017'de Maljkovic benzer bir felsefeyle adeta şapkadan tavşan çıkardı. 2017-2018'de alakasız bir kadroyla aynı oyunu denedi neredeyse küme düşecekken bazı oyuncuların insiyatif ve fedakarlığıyla o sezon kurtuldu. 2018-2019'da yine yeni bir kadroyla aynı oyunu oynadık. Geçen sezon daha isabetli takviyelerle oyunu ileriye taşıyarak oynadık. Bu sezon malesef bambaşka bir takımla başladık ama yine belli bir seviyeye geldi aynı oyun.
Önce Bella-Mercedes değişikliği. Şimdi de Kuanitra... Şu an için bizi geriye götüren iki hamle oldu. Belki koç ve takım bir şekilde bir çözüm bulacak, bu isimlerin de optimumu verdiği bir oyunu oturtacak. Ama o arayış, deneme ve alışma döneminin kayıplarla geçme ihtimali var. Sopron gibi bir takma karşı bu oyunu ilk defa denemek de talihsizce oldu.
İlk maçta takımın skoreri olarak Courtney'e karşı tedbiri vardı rakibin. Courtney'in formsuzluğuyla da başarılı oldular. Geçen maç biraz kafasını çıkaran Anete'ye de bugün bir şekilde çözüm buldular. Jelena gibi rakip kadro sayılınca ilk anılmayan oyunculardan birinin varlığı bile yetti Anete'yi kitlemeye. 3 faul almış sanırım, spiker 3 faul dediğinde ben faul hakkını doldurdu sanmıştım, o derece dominasyon kurdu Anete'nin üzerinde.
Yine de tüm olumsuzluklara rağmen Pelin'in üçüncü çeyrekteki gayretine takım biraz ayak uydursa son çeyrekte başka bir senaryo izleyebilirdik. Pelin'in iki basket sonrası kapıp da verdiği topta Courtney acemice bir hücum faul yapmasa oradan belki de 4-5 sayı farkla girmek mümkün olacaktı son 10 dakikaya. O hücum faul döndü üçlük yedik, bu defa Pelin bitirmeye çalıştı blok tehdidi arasında zorlama bir turnike denedi olmadı, onun dönüşünde de basket ve teknik faul yedik. 2 dakikada farkı 4-5'e indirebilecekken 15'e çıkardık. Maç zaten orada bitti...
Bu takımı ligde buraya kadar getiren Courtney-Pelin-Asena üçlüsünün hatta zaman zaman bunlara katılan Sude'nin yaptığı ölümcül pres, takımdayken Bella'nın onun dışında Anete'nin tempolu hücum-defans varyeteleri oldu. Sopron maçlarında bunun çok dışında bir şey denedik, tutturamayınca bunları parça parça kullanmaya çalıştık o da olmadı. Bunar da mükemmel basketboldu demiyorum ama bizim yapabildiğimiz ve sahada büyüdüğümüz bu oyundu.
Senin kısaların önde kendini yırtarken pota altına giden topu senin uzunun ağzı açık seyrederse bu oyunu oynayamazsın, kısaların temposu ister istemez düşer. Kısaların temposu düşerse de senin yeni setler, yeni hücumlar bilmemneler bulman gerekir. Onda da elindeki kısaların hepsi büyük skorer yıldızlar olmadığı için çok zorlanırsın. 2017-2018 sezonu başında da aynı sıkıntıları çektik, takımın uzunları o tempoya adapte olana kadar da çözemedik. Şimdi tekrarını yaşayacağız diyemiyorum, yaşamaya başladık bile...
Umarım en azından ligde çok kayıp yaşamayız ama Nesibe Aydın ve Fenerbahçe maçları var arka arkaya. Nasıl olacak hiç bilmiyorum...