Bunlar benim düşüncem, ister saygı duyun ister duymayın. Bu forumda arşiv gezildiğinde Ekrem Memnunu bile 1-2 malubiyetle harcayanlar çıkmış. Onları görünce Marinaya söylenenler hiç şaşırtıcı değil.
Geçen sene bütçe ile Eurocup'da yarı finale çıktık. Düşmeye aday bir takım ligde de iyi maçlar çıkardı. Geçen sene o kadroyla şampiyonluk bekleyenler varsa, kusura bakmasın, polyana izlemeye devam etsin. Başarı her zaman kupa değildir.
Kadına acaba, Fowles'ı filan önerdiler de yok ben illa Grinsven'i mi istiyorum dedi. Yada Tilbe'yi alalım dediler de ben Tuğba ve Merveden başkasını istemem mi dedi ? Bu arada piyasada kaliteli yerli oyuncu varda, hocanın mı haberi yok ? Biraz kaliteye sahip olanlar zaten inanılmaz paralarla Yakın Doğu'ya gidiyor.
Zaten bu X birini koy hikayesini erkek takımda yaşadık. Ergin Ataman istenmedi gitti, Erman Kunter geldi. Neler oldu hepimiz gördük. Şimdi "x" kişisi isteyenler, ben "x" dediysem Erman Kunteri mi dedim diye savunmada. Tamam takım kötü gidiyor, bu noktada kendisinin de çok hatası var, ama giderse çok daha kötü günler bizi bekliyor olacak. Seneye burada "x" kişisi için aynı demeyeceğim, daha kötü şeyler yazılacak.
Son söz daha iyisi gelecekse gidebilir, ancak bu yönetim daha iyisini getirmeyeceği için ben X kişisine razı değilim. Ben GS'da bütçede iyileşme ile başarılı olacağına inanıyorum. Bu sene hata yaptı diye gelecek senelerde hata yapacak diye bir şey yok.
Bu arada klüp kariyeri;
2007-09 yıllarında Sırbistan Kadın Basketbol 1. Ligi ekiplerinden ŽKK Hemofarm’ı çalıştıran Maljkovic, iki yıl sonunda 2 Sırbistan Ligi, 2 Sırbistan Kupası kazandı. Hemofarm kariyerinin ardından ŽKK Partizan’da dört yılını geçiren Sırp koç, burada dört yıl üst üste Sırbistan Ligi Şampiyonluğu, 2 Sırbistan Kupası ve 2 Kadınlar Adriyatik Basketbol Ligi’ni kazandı. Maljkovic, lig şampiyonluğu yaşadığı tüm yıllarda Sırbistan’da “Yılın Koçu” seçildi.
Geçen sene evet kadro olarak isimli bir kadromuz yoktu hatta Jefferson dışındaki yabancıların adını bile ilk defa duymuştuk. Ama iyi bir kadro planlamamız vardı. Takım birbirini tamamlıyordu. O sezon da tek eksiğimiz kalıplı, atletik kaliteli bir 4-5 numaraydı. Ama isimli bir kadromuz olmamasına rağmen kötü bir takım yoktu ortalıkta. Pınar Demirok, Cansu Köksal gibi yetenekli, milli takımda oynayan oyuncular da vardı. Papova ve Vitola'nın adını ilk defa duymamıza rağmen milli takımlarında as olarak oynayan oyunculardı. O sezon biz evimizdeki Fb ve Bjk, Agü maçları dışında büyük maç kazanamadık. Hedefteki rakiplere karşı 14 maçta 3 galibiyet aldık. Yvonne Anderson'un lisansını iptal edip Traore'yi oynattı Eurocup'da ikinci yarı. Belki Anderson olsaydı şampiyon bile olabilirdik. Hadi düşük bütçe bahanesine sığındık o sezon.
Bu sezon bütçe arttı. Yıllar sonra ilk defa transfere Mayıs ayında başladık. Euroleague'de oynuyoruz. Epoupa gibi Avrupa Şampiyonası'nda önemli işler yapmış genç bir ismi aldık. Beklentiler arttı. Ama sonraki dönem fiyaskoydu. Osmaniye'de bile tutunamamış Grinsven'i aldık. Ben hiç umutlu değildim ama az olan umudum da hoca böyle isimlerden iyi katkı alır geçen sezonki gibi şeklindeydi. Ama oynadıkça az olan umudum da bitti. Ve zaten çok geçmeden gönderdik. Kariyerinde oynadığı en büyük takım Osmaniye olan bir oyuncuyu niye aldık? Neyine güvendik? Bütçeyle alakası yok. Ligde bizden çok daha düşük bütçeli takımlar var ama kadro kaliteleri bizle aynı hatta bazıları daha iyi. Avrupa'nın en yüksek 8 bütçeli takımından birisiymişiz. Ama Türkiye Ligi'nde bile 10. sıradayız. Ormanspor diye bir takım o şartlarda Brittney Sykes'i bizim maçtan bir gün önce getiriyor kadın gelir gelmez şov yapıyor. Biz ise ondan kötü Kaela Davis'i alıyoruz. Yani bunun cidden bütçeyle alakası yok piyasayı bilmemek, oyuncuları iyi analiz edememekle ilgili.
Sezon başından beri yazıyoruz şuraya, sosyal medyaya. Bu takıma kıta dışı uzun lazım. Pota altı yol geçen hanı oluyor diye. Jonquel Jones, Glory Johnson, Chiney Ogwumike, Kiah Stokes vs. yazılıyor duyumlarda ama bakıyoruz bizden kötü takımlar o isimleri alabiliyor. Biz ise 35 yaşında her gittiği takımdan kovulan Kobryn'i alıyoruz.
Işıl artık sakatlıkların ve yaşının vermiş olduğu etkiyle artık eskisi gibi randıman veremiyor. Biz onu yedekleyecek hatta yerine koyabilecek bir yerli almıyoruz. Takımın as oyuncuları bile yetersizken rotasyonumuz haliyle içler acısı. O yüzden bu mağlubiyetler sürpriz değil. Hatta kazandığımız maçlar sürpriz sayılabilir onları da birkaç farkla kazanıyoruz zaten. Bu sezon en fazla fark atabildiğimiz maç İstanbul Üni'ye karşı 13 sayı farkla. Onlar da 1 galibiyetle küme düşme potasında.
Evet sporun her alanında olduğu gibi bütçe önemli ama bütçeyi doğru kullanmak daha önemli. Erkek basketbolda da fena bir bütçe yoktu ama biz gittik TJ Cline'ya falan çar çur ettik. Henry Walker diye Filipinler diye bir ülkede oynayan oyuncuyu aldık. Bu parayı Oktay Hoca'ya sezon başında verseler bu kadar mağlubiyet gelmezdi.
Hiç bahanelerin altına saklanmasın yani hoca. Ocak'ta takım iyi olacak dedi aylarca, bakıyoruz değişen bir şey yok. Castors diye bir takımı zar zor yeniyoruz. Ligde yine yeniliyoruz. Çok iyi bir taktisyen de değil ayrıca. Tek numarası baskılı savunma yapmaktı onu da yaptıramıyor artık.
Sırbistan Ligi'nde şampiyon olmak çok da matah bir şey değil. Senelerdir ELW'ye takım gönderemeyen bir ligden bahsediyoruz. Lyon'u çalıştırdığı zaman da yarı finali bile göremedi.
Bundan sonra kendini geliştirir, kadın basketbolun Obradovic'i olabilir mi bilmem ama şu şartlarda yetersiz kalıyor bizim gibi her sezonda iddialı olması gereken bir takım için.