Oturmuş bir Efes'in (Ekol yazmadım. Ekol tartışması çıkmasın diye.) olduğu bir ligde şampiyon olmak biraz uzak geliyor bana; ama imkânsız değil tabii ki. Yıllardır lige kağıt üzerinde şampiyon olarak başlayan Efes ve Ülker (?), bir şekilde bunu sezon sonuna kadar götürebiliyor. Geçen sene final oynayan Telekom da inancını artık iyice yükseltti. Yakın geçmişte bu üç kulübün gerçekleştirdiği başarı, onlar için çok önemli bir güvenç kaynağı...
Bizim tek sorunumuz bu. Yakın geçmişte en azından bir final oynayamadığımız için şampiyonluk uzak duruyor bize. Futboldan örnek verecek olursam, yıllardır başa oynayan takımımız, her sezon sonu sıralamada zirvede ya da zirveye yakın oluyor. Bu inançla alâkalı bir durum. Aynı inancın basketbolda olduğunu pek düşünmüyorum.
Bu inancı, sadece istikrarla sağlayabileceğimizi düşünüyorum. İstikrar sonucunda inanç ve başarı da gelecektir. İstikrar için de, oyuncularla bir senelik sözleşme yerine birkaç yıllık sözleşmeler yapılabilmelidir. Başarı böyle gelir.
Fakat biz Galatasaraylıysak "başarı" sözcüğünün olduğu her yerde varız. Bu başarıyı bu sene yakalayamazsak bile, ilerleyen senelerde yakalayacağımızdan şüphem yok.