Savaş abi, yeniden merhaba.

Dönemin dinamikleri gözetildiğinde Burhan Felek'in Galatasaray tribünü üzerinden yandığı bir günün başlangıcında file arkasındayken seni basın tribününde gerçekleştirdiğin kısa tur esnasında uzaktan görebilmek hayli keyifliydi. Ortamı bütüncül kıldı benim için.
Arkas'ın Glenn Hoag'ın sisteminden uzaklaştığı halde Hoag'la devam ederek neredeyse kendisini imha ettiği, 6 maçta 5 galibiyet alan Alanya Belediyespor'un ise geçtiğimiz hafta İstanbul'da Fenerbahçe'den set alamadığı ortamda ilk 4 yalnızlıkla sınanacak olan beyefendilerin neredeyse avucunun içerisine gelmişken Jan Hadrava'nın performansını yeniden gündeme getirmeyeceğim, sormayacağım. Zira özellikle play-off dönemi için potansiyelli bir çapraz olduğu şeklinde bir alt metin okuması yaptım maça dair anlatımından.
5. sette 13-12 önde olduğumuz esnada Samuel Johnson-Emre Belözoğlu, Marko Tomas'ın üçlüğü, Milan Baros'un şutunda kale direği vari bir an üzerinden takıma bakışımızın en azından kış sonuna dek 180 derece değişmesinde 14 takımlı ligde sadece Fenerbahçe'yi ve taraftarını doğrudan muhattap alabiliyor olmamız birincil faktör diye düşünüyorum. Beşiktaş yılların internet klişesine inanılamayacak bir biçimde hayat vererek erkek voleybol takımını kapatmış durumda olmalı, internet araması bunu işaret ediyor. Kadınlar voleybol ikinci liginde Göztepe-Karşıyaka derbisinin İzmir'in bir gününe defaten şekil verebildiği ortamda Beşiktaş, Trabzonspor, Bursaspor, Ankaragücü, Karşıyaka, Göztepe, Adana Demirspor, Adanaspor, Samsunspor, Kocaelispor, Sakaryaspor, Antalyaspor gibi kulüplerin erkek voleyboldaki müzmin yokluğuna dair ihaleyi kime yıkmalıyız sence abi? Kadın voleybolda Çin'e şampiyon belirleyen bir devşirme oyuncunun hak devri için birincil aday görüntüsü çizebilen Türkiye erkek voleybolda tüm sezonu neden sadece Galatasaray-Fenerbahçe maçlarıyla yaşıyor?