Umut' Alıntı:
Sevgili Ahmet Bey,
öncelikle yazdığım her yazının arkasındayım.Ben bir yazı yazıyorsam ya onu 1. ağızdan öğrenmişimdir, ya da çok sağlam bir kaynaktan.Ermal olayını ben 1. ağızdan öğrendim.Kendisinin söylediği olay aynen buydu.Ben bunu söylediğini gördüm ve forumda gezen transfer konusunun asılsız olduğunu belirtmek için yazdım.Yani Ermal'in dönmeyeceğini ve 1 yıl kalacağı kendi ağzından söylenmiş bir sözdür.Fakat sizi iyi anladım ben, sonuçta haklısınız.Ben sizin kadar derin düşünemedim, olayı hemen öğrenir öğrenmez aktarmamalıydım çünkü görüldüğü gibi yanlış yerlere gidebiliyor.Ben şu konuda bilgiliyim yok bunu böyle bilirim yok saygınım diyen insanlardan hayatımda olmadım dolayısıyla da bunlar için böyle kesin şeyler yazacak bir insan değilim.Eleştirinizi anlayışla karşılıyor, bundan sonra foruma yazmama kararı alıyorum.
Saygılarımla,
Sevgili kardeşim, herkes hata yapabilir, bu sebepten foruma yazmama kararı almanız isabetli bir karar olur mu? Kaldı ki, bu tavrınızla erdemli davranıyorsunuz... Hatasını gören ve kabul edebilen insan, bir daha aynı şeyi tekrar etmemek için dikkatli olur.
Esasında Ermal transferini yazmayacaktım ama, siz Hakan Köseoğlu ile bir alakamız yok deyince pekiştirmek için ekledim. Amacım transfer meselelerinde "kesin" konuşulmaması gerektiğini vurgulamaktı.
***
Bugün maç kazanıldı ama, maalesef takım güven vermedi. Bir ara fark 10 sayıya çıkmıştı, çok basit hatalar yaparak farkı açma fırsatını kaçırdık, akabinde Erdemir yakaladı. Uzatmaya gitti, gitmemeliydi...
Şut haricindeki istatistikleri kötü görünmüyor fakat, Murat Kaya'daki formsuzluk sürüyor... Koç neden Evren'e 8 dakika verip, Murat'ta bu denli ısrarcı oluyor bilemiyorum...
Takımda ciddi anlamda dalgalanma sorunu var. Oyun içi konsantrasyon kolayca bozulabiliyor. Bazen top paylaşılıyor, akıcı oynanıyor, bazen ikinci lig seviyesinde hatalar yapılıyor. Rakip topu iyi çevirince dış savunma çözülüyor, çok rahat şut fırsatı veriliyor. Oyuncularımız bire-birde kolay geçiliyor. Sezon öncesi hazırlık maçında ve bugün Erkan Veyseloğlu arka bahçesinde oynuyor gibi rahattı... Erkan'a kariyerinin en iyi performanslarını gösterme fırsatı verildi.
Takım yeterince agresif değil. Beşiktaş'ı izliyoruz, müthiş bir arzuyla hem savunmada, hem hücumda saldırganlar. Beşiktaşla aramızda kadro kalitesi olarak -lehimize- küçük farklar var ama, oyun olarak ciddi üstünlükleri mevcut.
Amiyane tabirle maçları sürekli "diken üstünde" izlemek yorucu olabiliyor. Bu tip maçlarda indirici vuruşu yapabilecek oyuncu kalitesine sahibiz fakat, birkaç hazırlık maçı hariç bu gücümüzü kullanamadık. Transfer yapılmasına bu sebeple karşıyım çünkü, mevcut kapasitenin tamamından yararlanamadan, kadroyu kalabalıklaştırmanın bazı oyuncuları olumsuz etkileyip takım içi uyumu bozabileceğini birçok kez gördüm. Kimya çok önemlidir, bazen tek başına çok değerli bir element formülü bozar!
Bu kadro çok daha iyi oynayabilir...
Banvit - Galatasaray
Galatasaray - Fenerbahçe Ülker
Efes Pilsen - Galatasaray
Karşıyaka - Galatasaray
Çok zorlu dört maç... "Bütçemiz azdı, kadromuz zayıftı" gibi bahaneler üretmeden Fenerbahçe Ülker'i yenmek şart! Galatasaray şu kadroyla 10.000 kişiyi arkasına alırsa ve tam kapasite oynarsa mevcut Fenerbahçe Ülker'i yenebilir. Tabii evvela buna inanıp, odaklanmak gerek...
Gerçekçi hedef: Banvit veya Karşıyaka deplasmanından bir galibiyet çıkartıp, dörtte iki yapmaktır...