• Sitemiz şuan güncelleme aşamasındadır, karşılaşabileceğiniz teknik sorunlar için şimdiden özür dileriz.

Cl 5. Hafta | Knack Roeselare 3-2 Galatasaray Hdi Sigorta

Puanları 0
Çözümler 0
Katılım
5 Eyl 2022
Mesajlar
1,901
Tepkime puanı
2,506
Yaş
36
Konum
İstanbul
@Ozan K.Ş.
Kulüp adına sezonun maçı. Profesyonel erkek futbol ve amatör branşlarda, amatör sutopu takımları dışında var olan atalet; Gardini-Maar ikilisi üzerinden kulübün en diri takımına sirayet etmez umarım. Profesyonel erkek futbolda 2 sezon önceki; öz evimiz Parken'i deplasman yapabilen akşama dönüşmez.
 
Bu maçı da alırsak çok iyi bir ivme yakalamış olucaz çok önemli maç kazandığımız takdirde çeyrek final gazıyla takımda taraftarda yükselir.
 
Normal şartlarda iki olimpiyat altınlı bir pçnin bir Belçika deplasmanı çözmesi lazım. 2 servis turu dışında şuan pek alakası yok maç almakla. Umarım maçı çevirir ama pek sanmıyorum
 
Normal şartlarda iki olimpiyat altınlı bir pçnin bir Belçika deplasmanı çözmesi lazım. 2 servis turu dışında şuan pek alakası yok maç almakla. Umarım maçı çevirir ama pek sanmıyorum
Dermaux mu iki olimpiyat altınlı Patry mi? Bu arada bu takıma en azından bi bardarov bile almayan şube yöneticileri de mutludur herhalde! Daha pazar günü derbi oynayacağız… böyle bi fikstürü böyle dar bir kadro ile geçmemize sebep olanların Allah belasını versin
 
Galatasaray, 2014 yazından bu yana lanetli gibi.

Koskoca Mao Zedong, geçmişte boş yere Kültür Devrimi yapmadı. Bugün itibariyleyse, üretimin ve bu bağlamda Dünya'nın yönetimi 500 milyon proleteriyle haklı olarak Çin Komünist Partisi'nin prekarya bürokratlarında. Kültürün yönetimiyse enerji burjuvazisinde.

Bu iki gücün çarpışmasının Türkiye sahası, Galatasaray'da 12 sezon önce yönetim düşürdü ve sonucunda kulüp unufak oldu. 2025'ten itibaren Dünya'da ittifak oluşturdukları görüntüsü hakim; Galatasaray kongresininse Fransa'da para burjuvazisine tabi başkanı indirmek üzere olan Fransız üretici köylüler kadar, Dünya'da özgül ağırlığı keza Türkiye'de öngörü yeteneği yok.
 
Yani ne diyelim elimizde olan çok net favori olduğumuz alsak çeyrek final garanti çıkacağımız maçı elerimizle verdik.Asıl skandal maç sonu taraftar ve takım arasında gerginlik Alanso gitti taraftarlara bişey fırlattı falan gereksiz şeyler.Ahmet Tümer'e Arslan Ekşi'ye liberolarımıza helal elerinden geleni yaptılar ama Gökçen Patry Alanso elleriyle hediye etti maçı.Maç sonu çıkan olayda pastanın üstüne çilek oldu çok çok kötü maçtı.Lublin yenersek çeyrek final çıkabilir oda zor duruyor Cev Cup düşersek final görebiliriz yine bazı şeyler var ama yine de bu takımı yenmemiz lazımdı.Maar ile taraftar arasında ne oldu bilmiyorum ama yüksek ihtimal laf falan atılmıştır o konuda Maar suçlu değil bence gidip uyarmakta yada geri kalanlar ama Alanso da taraftara birşeyler fırlatarak bence kulüple bağını kopardı.
 
Patry büyük oyuncu ya diyenler için ibretlik bir maçtı.
 
Yine setin sonunu getiremedik.
Yine saçma sapan hatalar ile maçı hediye ettik.
🥺
 
Gerçekten çok yazık oldu. Dar bir kadro ile bunun böyle olacağı zaten görünüyordu. Bence gruptan çıkma şansımız mucizeden bile öte artık. Maç sonunda yaşananlar ise tam anlamıyla tuzu biberi olmuş. Beceriksiz ve niteliksiz şube idarecileri bakalım maç sonunda yaşanan bu saçma olaydan sonra ne gibi kararlar alacak veya almayacak.
 
Mac sonu taraftar ile oyuncular arasında tartışma cikti hatta sanirim bir oyuncu tribüne birsey fırlattı nedir ne değildir bilmiyorum ama dikiş tutmaz artik bu sezon...
 
Evet kötü bi geceydi ama bu takımın geri kalan hedeflerini gerçekleştirmemesi için bi sebep yok. İlla varsa kadro yetersizliğidir. Bu gece taraftarla sıkıntı yaşadılar diye neden dikiş tutmasın ki
 
Dün maç sonunda yaşanan olayların sebebi, Ünal Aysal'ın ayrılığının ardından Andrea Gardini seviyesinde; bir baba keza yönetici figürü olabilen başkan eksikliği. Ünal Aysal vurgusu yaptığımda, Dünya'nın son 53 yılını 10-15 yıla sıkıştıran insanlardan dar kapsamlı reaksiyonlar alıyorum. Faruk Süren'i de bu modellemeye ekliyorum. Keza ben yaş itibariyle yetişemesem de, Ali Uras ve Selahattin Beyazıt söz konusu Galatasaray başkanı olabilir. Üst yaş grubundan anlatan olsa can kulağıyla dinleriz de, gündelik içerikler temelli boş muhabbetler ve havanda su dövmekten fırsat bulamıyorlar. Dün yine ciğerim yandı teranesiyle kapanıp gidiyor içerik.

2014 yazından bu yana, sadece Mustafa Cengiz o Andrea Gardini benzetmesiyle anlattığım Galatasaray başkanı olabilmeye çabaladı. Kendisi de konjonktür ve yetilerin sınırlılığı üzerinden başarılı olamadı. Tüm bu yapısal açmazın keza başıbozukluğun sonucunda; Andrea Gardini dün esas işi olan sonucu doğal olarak alamadı ve oyuncu-oyuncu, oyuncu-taraftar kavgası ayırarak akşamı bitirdi. Ünal Aysal döneminde performansını beğenmediğimiz takımların dahi; Halkbank'ta Leal'in krize dönüşmesi üzerinden ilk 2 maçta bitirebileceği gruptan çıkamayacağız. Gardini'nin de sezonun yarısında geldiği bu ortamı kafası çekmeyecek ve sezon sonunda ayrılacaktır yaptığı katkıların haklı ifadesiyle.

Bir insandan, bir yeni jenerasyon mensubundan sadece verdiğiniz şeyleri isteyebilirsiniz. Zamanın doğası gereği, deneyimlerinin başındadır. Bu noktada, reşitliğe dek bir ülkedeki eğitim sistemi belirleyici. Zira jenerasyon, yapısal çerçevede insan yetiştirmek demek. 1973, 24 Ocak 1980 ve 12 Eylül 1980'in sonrasında burada s.kim sokum yaprak test çözerek eğitim alan; 2011-2012 Galatasaray-Fenerbahçe derbisinden sonra Gsbasket'in 2 eskisiyle birlikte yüz yüze dakikalarca küfürleştiğimiz kımıl zararlısı pasörden, üst seviyede süreklilik gerekli olduğunda Gardini ve dolaylı olarak pasörün ittirmesine kaktırmasına bakan Gökçen'den, olaylar esnasında aman ağzımızın tadı kaçmasın diyen Hasan'dan yabancı oyunculara kalkıp da Avrupa'daki 3 jenerasyon Türklerin sosyolojisini anlatması beklenemez.

Kulübün geri 11-12 yılı dahilinde, kulüp adına sezonun sayısına evrilen 3. set 23-23'te; Gökçen'le birlikte s.çıp batıran Alonso'yu pasör-Gökçen-Hasan üçlüsünden ayırıyorum. Bir Sosyalist şehir devleti olan, bugünlerde Amerikan Cumhuriyetçilerin 1945-1973 aralığının defterlerini hiç açmadan Kapitalist üretim ilişkilerine tereyağından kıl çeker gibi geçirmesi gereken Küba'da; 1964'te Türkiye'nin Avrupa'nın muhtelif ülkelerine bu işçileri sattığını öğrenebileceği bir eğitim aldı. Zira aynı yıl, ABD ve SSCB arasında Küba füze krizi yaşandı. ABD'nin nükleer silahları İzmir Çiğli'deydi. O sebeple, bu takımın Türk oyuncularının aksine uA Avrupa'daki 3. jenerasyonla empati kurabilmesi keza ona göre bir beklenti yaratması beklenirdi.

2020'lerde Küba füze krizine dair SSCB dediğimizde, bugüne dair Küba ve Kuzey Kore dediğimizde, Rusya-Ukrayna savaşına dair Ukrayna dayatması yapıldığında Sosyalist Yugoslavya ve SSCB dediğimizde; bize önüne gelen istediğini söyleyebiliyor keza bürokraside ya da fiziken olmasa da, psikolojide moderniteyi de çiğneyerek istediğini yapabiliyor. Bu ortamda, Küba'da hali hazırda hain statüsünde olan Alonso'ya işini çok iyi yaptığından biz bunu hiç dillendirmiyorduk. Dün akşam itibariyle bu takımın maksimum ederi daha önce hepsini deneyimlediğimiz şekilde 3 kupada final kaybetmeye evrildiğinden; işin de artık bir esprisi kalmadı. Alelade bir sezon yaşanıp noktalanacak Gardini gibi büyük bir şansa rağmen. Kültürün merkezi olan ABD'ye bugün itibariyle gitse, Marco Rubio'ya saygı ve bağlılık bildirmediği takdirde; ICE kendisine uA Avrupa'nın dün attığı torpili mumla aratacak.

Türkiye, 2020'lerde tarafsız kalabilmek için göbeğini çatlatıyor. Dünya'da vaziyet böyleyken, Türkiye'ye gelen oyuncuların yediği önünde yemediği arkasında. Paralar geç ödeniyorsa ki doğrudur, yarısına 2 katı performans isteyecek İtalya, 3'te 1'ine 3 katı performans isteyecek Polonya orada. Yalnız son haftada, formalite vari konuk olacağımız Lublin; Batı Ukrayna sınırında.

Dünya'nın son 53 yılında, bir insana her yapılanı söylemek keza her verileni istemek gerekiyor. Gardini'ye Galatasaraylılar için sunduğu baba sıcaklığına dair çok teşekkürler, unutulup gitmişti 12 sezondur.
 
Cev Cup düşücez gibi aslında bakınca çok da kötü olmadı tabi keşke CL de devam etsek ama max final four görür elenirdik.Cev Cup da şuan çok güçlü bir İtalyan ekibi var onun harici her takımdan kağıt üstünde üstün gibiyiz Polonya takımı da aşırı güçlü değil bu sene ama erkek voleybolu kadın voleybolu gibi değil kimin kimi yeneceği belli olmuyor.İtalyan ekibine karşı süpriz bir galibiyet çıkarırsak iki maç sonu şampiyonluk ihtimali var orda ama zor.
 
BU İŞ BU KADAR!!!
 
Geri
Üst