Yakup hoca gerçekten de çok zayıf kalmış takımı yönetmekte ama aslında çok da kötü oyuncular seçmemiş.Yeni hoca ile iyi takım olduk.
Koç değil, stajyer, yamak filan dediğimizde bize kızıyorlardı. Yine haklı çıktık..Belli ki önceki koç el freniymiş. Galatasaray taraftarı koçunu buldu. Güncel kadroya doğru bir kaç ekleme yapılırsa her kulvarda iddialı konuma geliriz diye düşünüyorum. Güncel durumu benden daha iyi bilen kıymetli renktaşlarım daha iyi analiz yaparlar. Ben bu koçla uzun süre çalışılması taraftarıyım.
Hayali bile güzel.Monaco'daki mali sorunlar nedeniyle Mirotic ayrılacak gibiymiş. Şampiyonlar ligi ve Japonya transferler için ihtimal dahilinde olabiliyor. Euroleague'de takımlar arası transfer kapalı olduğu için. Joventut takipteymiş durumu
Şunu bir netleştirelim:
Kadronun eksiklerinin olması ve iyi kadro denmemesi başka bir şey ki kadro mühendisliğinde yapılan yanlışları hepimiz dile getirmişizdir. Ben bile ki berbat sonuçlar alındığında dahi kadronun burada bahsedildiği kadar kötü olmadığını, ekmek banılan BJK ile kalite anlamında pek fark olmayıp farkın coaching kaynaklı olduğunu belirtmeme rağmen şu anda bile denk denk getirilirse 1-2 takviye yapılması gerektiğini yazıyorum zaten.
Ancaaakk Yakup hoca döneminde ''direkt kötü kadro, berbat oyuncular, '' diye bıkmadan usanmadan kötülenen oyuncularla Pozzecco dönemindeki oyun ve skorlar alınıyorsa kimse kusura bakmasın bazı şeyler doğru yorumlanmamıştır.
4-5 milyon dolara kurulan takımla da zaten realist hedef Fb dışında herkesi geçmeye oynamak ve BCL'de de şampiyonluğu hedeflemek olurdu. Mevcut takım da eksikleri de olsa bunu yapmaya çalışıyor zaten
Geçen seneki kadro da kötüydü ama o takım BCL'de final yaptı, ligde ikinci yarı nerdeyse maç kazanamadı. Evet daha iyi durumdayız 1 ay önceye göre ama burada kaybedilen Le Mans maçı, keza çok kötü oynanan bir Hapoel Holon maçı var. Dün de bazı şeyleri son çeyrekte iyi yaptığımız için kazandık ve istikrarlı performans alamadığımız en az 2-3 yabancı oyuncu var.
İmkansız bir maçı kazanmadık, Ekrem Memnun döneminde sallanan takım Efes'ten 2 maç aldı mesela. Kastettiğim şey bu aslında.
Yani sallanarak kazanmak, öyle ya da böyle kazanmak bir yana ortada Pozzecco sonrası net bir tablo var. 9 maç 7 galibiyet ve lig sıralamasında direkt rakiplerimize karşı alınan rahat galibiyetler. Kaybedilen maçların biri de Avrupa'nın en iyisine karşı hakem kararıyla. Biraz düzgün yönetseler ya da son topta şans yanımızda olsa o bahsettiğin imkansız galibiyet de geliyordu.
Tablo bu kadar netken lafı çok uzatmaya gerek görmüyorum açıkçası. Gece gündüz yerin dibine sokulan oyuncular sizin değerlendirdiğiniz kadar kötü gibi değilmiş demek ki.
Bana göre kötü, size göre olmayabilir saygı duyarım. Böyle bakarsak BCL finaline çıkmış bir koçun da gönderilmemesi gerekiyor o zaman ama kazın ayağı öyle değil. Somut bir şeyi konuşmuyoruz anlaşamayabiliriz bir şey diyemem.
Aslında verdiğin geçen sene BCL finali oynanması örneği bile oyuncu kalitesini destekler nitelikte olduğunu düşünüyorum.
Oyuncular sezon sonuna doğru Avrupa'da piyasa yapma amaçlı BCL'de vites yükselttiler, finalde aldılar soluğu.
Yoksa Yakup hocanın kalitesiz bir takımla herhangi bir kupada final oynama ihtimali sıfırın altında
Blumbergs - Petkim
Cummings - GS
Delgado - Trabzon
Palmer - GS
Rob Gray - Promitheas
Izundu - Kızılyıldız
Otis Livingston - Girona
Tyrone Wallace - Serbest
Michael Young - KK Bosna
Tablo bu. Izundu'da zaten hepimiz hemfikirdik. Çeyrek finalde karşılaştığımız takım zaten tamamen Nolan Traore'yi parlatmak için vardı, günün sonunda vasat bir kupada final yaptık, hala amaçsız ve vasat bir kupa olduğunu düşünüyorum. orda oynamaya devam ediyoruz.
Bost - Asvel
Trimble - CSKA
Canaan - Olimpiakos
Akoon Purcell - Sakatlık üstü Kuban
Blackshear - Parası için Japonya
Kravish - Malaga
Ndour - Japonya
Bu takım mesela BCL'de başarısız oldu ama bireysel olarak iyi oyuncular olduğu için nerdeyse hepsi daha fazla paraya başka takımlara gittiler.
Halilovic - Sassari
Jarell Martin - Japonya
McCormack - Milano (Yakup hocanın takımda en beğenmediği oyuncuydu)
Prepelic - Dubai
Corey Walden - Força Lleida
Mesela.
Furkan bey ve Burak beyin fikir ve görüşlerinede saygılarına sığınarak şöyle bir ekleme yapmak istiyorum.
Pistiolis İlk döneminde yetenekli oyuncularla çok başarılıydı. İkinci döneminde yapılan ve sezona başladığı kadro yetenek olarak oldukça sınırlıydı. Tabi gelen oyunculardan bazıları kronik sakattı basketbolu bıraktı ve diğer hiçbir etmeni katmadan sadece kişisel yetenek seviyesi olarak karşılaştırıyorum. Pistiolis ikinci döneminde başarısız oldu.
Pozecco yetenek seviyesi olarak Pistiolis'in ikinci döneminde kurulan kadro kadar yeteneksiz bir kadroya gelmedi. Ama yine de Pistiolis'in İlk dönemindeki kadardaki gibi yetenekli bir kadro mevcut değil şu an. Pozecco'yu bugüne kadar hiç yetenekli oyunculardan kurulu bir takımın başında izlemedik. Yani belki Pozecco yetenekli bir takımın başında hiçbir şey yapamayacak. Yani Pistiolis'in tam tersi olacak. Çünkü saha içi ve dışı oyuncu yönetimi çok önemli. Futbolda Ancelotti için yetenekli ve egosu yüksek oyuncuları nasıl bir arada mutlu tuttu deniyor, söylemek istediğim tam olarak bu. Tabi benim verdiğim örneklerde şu an soyut çünkü iki koç, iki oyuncu grubu ve iki dönem arasında mukayese yapıp somut bir veri elde etmek şu an nerdeyse imkansız. O anın koşulları, psikolojisi, farklı profilde yapıda oyuncular. Tam bir kıyas ve kesin sonuç elde etmeye çalışmak hatalı olur.
Son olarak Burak beyin Mccollum için söylediklerine bir de şu açıdan bakmak istiyorum. Euroleague, Eurocup, Bcl, Bsl oyuncular için hepsi farklı konsantrasyon sağlayan organizasyonlar. Evet Mccollum yetenekli bir oyuncu final four'da önemli katkılar yaptı ama Fenerbahçe'de onu savunmada saklayacak çok iyi bir savunma kurgusu vardı. Biz hem bireysel hem de takım savunması olarak o konumda değiliz. Bizim takımda Petrucelli dışında çok iyi savunmacı hatta ortalama savunma yapan biri bile yok. Ki Petrucelli'de geldiğinden beri bir tek Fenerbahçe maçında oldukça etkili savunma yaptı. Bir de Gillespie iyi niyeti ve gayretiyle pota altında caydırıcı olmaya çalışıyor.