• Sitemiz şuan güncelleme aşamasındadır, karşılaşabileceğiniz teknik sorunlar için şimdiden özür dileriz.

2025/2026 Sezonu Kadro Yapılanması Ve Transferler

Belli ki önceki koç el freniymiş. Galatasaray taraftarı koçunu buldu. Güncel kadroya doğru bir kaç ekleme yapılırsa her kulvarda iddialı konuma geliriz diye düşünüyorum. Güncel durumu benden daha iyi bilen kıymetli renktaşlarım daha iyi analiz yaparlar. Ben bu koçla uzun süre çalışılması taraftarıyım.
Koç değil, stajyer, yamak filan dediğimizde bize kızıyorlardı. Yine haklı çıktık..
Kovulmadan önce Yakup Usta demeye başlamıştım. İyi ki gitti Yakup Usta..

Temelde bir koçun varlığı çok iyi koç olmasına gerek yok sadece koç olması bile birçok şeyi değiştirdi.
 
Ben bu kadronun hala iyi bir kadro olduğunu düşünmüyorum ama Beşiktaş hakkında fikrimi daha önce de belirtmiştim. Beşiktaş da harcanan paraya göre iyi bir takım değil, Bahçeşehir de.

Şurdan pay biçelim, gerçek bir oyun kurucumuz yok, Will tamamen tempoyu düşürmek üzerine oynuyor. Birebirde kötü bir savunma takımıyız ki ilk Le Mans maçını kaybetmemizin temel nedeni hep ilk adımda geçiliyor olmamız. Ha kümüle halinde savunma yapmaya gayret etmek tabi ki öğrenilen bi şey.

5 numarada Gillespie ve Muhsin var, Gillespie'nin aksadığı her BCL maçı zulüm oluyor. Çünkü her takım Muhsin'i hedefliyor sahada. Ha günün sonunda Yakubun idare ettiği kadar kötü bir takım da değil ama daha iyi harcanabilecek bir paraydı.

Günün sonunda Jordan Ford'u neden o paralara almamamız gerektiğini de görmüş olduk.
 
Şunu bir netleştirelim:

Kadronun eksiklerinin olması ve iyi kadro denmemesi başka bir şey ki kadro mühendisliğinde yapılan yanlışları hepimiz dile getirmişizdir. Ben bile ki berbat sonuçlar alındığında dahi kadronun burada bahsedildiği kadar kötü olmadığını, ekmek banılan BJK ile kalite anlamında pek fark olmayıp farkın coaching kaynaklı olduğunu belirtmeme rağmen şu anda bile denk denk getirilirse 1-2 takviye yapılması gerektiğini yazıyorum zaten.

Ancaaakk Yakup hoca döneminde ''direkt kötü kadro, berbat oyuncular, '' diye bıkmadan usanmadan kötülenen oyuncularla Pozzecco dönemindeki oyun ve skorlar alınıyorsa kimse kusura bakmasın bazı şeyler doğru yorumlanmamıştır.

4-5 milyon dolara kurulan takımla da zaten realist hedef Fb dışında herkesi geçmeye oynamak ve BCL'de de şampiyonluğu hedeflemek olurdu. Mevcut takım da eksikleri de olsa bunu yapmaya çalışıyor zaten
 
Şunu bir netleştirelim:

Kadronun eksiklerinin olması ve iyi kadro denmemesi başka bir şey ki kadro mühendisliğinde yapılan yanlışları hepimiz dile getirmişizdir. Ben bile ki berbat sonuçlar alındığında dahi kadronun burada bahsedildiği kadar kötü olmadığını, ekmek banılan BJK ile kalite anlamında pek fark olmayıp farkın coaching kaynaklı olduğunu belirtmeme rağmen şu anda bile denk denk getirilirse 1-2 takviye yapılması gerektiğini yazıyorum zaten.

Ancaaakk Yakup hoca döneminde ''direkt kötü kadro, berbat oyuncular, '' diye bıkmadan usanmadan kötülenen oyuncularla Pozzecco dönemindeki oyun ve skorlar alınıyorsa kimse kusura bakmasın bazı şeyler doğru yorumlanmamıştır.

4-5 milyon dolara kurulan takımla da zaten realist hedef Fb dışında herkesi geçmeye oynamak ve BCL'de de şampiyonluğu hedeflemek olurdu. Mevcut takım da eksikleri de olsa bunu yapmaya çalışıyor zaten

Geçen seneki kadro da kötüydü ama o takım BCL'de final yaptı, ligde ikinci yarı nerdeyse maç kazanamadı. Evet daha iyi durumdayız 1 ay önceye göre ama burada kaybedilen Le Mans maçı, keza çok kötü oynanan bir Hapoel Holon maçı var. Dün de bazı şeyleri son çeyrekte iyi yaptığımız için kazandık ve istikrarlı performans alamadığımız en az 2-3 yabancı oyuncu var.

İmkansız bir maçı kazanmadık, Ekrem Memnun döneminde sallanan takım Efes'ten 2 maç aldı mesela. Kastettiğim şey bu aslında.
 
Geçen seneki kadro da kötüydü ama o takım BCL'de final yaptı, ligde ikinci yarı nerdeyse maç kazanamadı. Evet daha iyi durumdayız 1 ay önceye göre ama burada kaybedilen Le Mans maçı, keza çok kötü oynanan bir Hapoel Holon maçı var. Dün de bazı şeyleri son çeyrekte iyi yaptığımız için kazandık ve istikrarlı performans alamadığımız en az 2-3 yabancı oyuncu var.

İmkansız bir maçı kazanmadık, Ekrem Memnun döneminde sallanan takım Efes'ten 2 maç aldı mesela. Kastettiğim şey bu aslında.


Yani sallanarak kazanmak, öyle ya da böyle kazanmak bir yana ortada Pozzecco sonrası net bir tablo var. 9 maç 7 galibiyet ve lig sıralamasında direkt rakiplerimize karşı alınan rahat galibiyetler. Kaybedilen maçların biri de Avrupa'nın en iyisine karşı hakem kararıyla. Biraz düzgün yönetseler ya da son topta şans yanımızda olsa o bahsettiğin imkansız galibiyet de geliyordu.

Tablo bu kadar netken lafı çok uzatmaya gerek görmüyorum açıkçası. Gece gündüz yerin dibine sokulan oyuncular sizin değerlendirdiğiniz kadar kötü gibi değilmiş demek ki.
 
Yani sallanarak kazanmak, öyle ya da böyle kazanmak bir yana ortada Pozzecco sonrası net bir tablo var. 9 maç 7 galibiyet ve lig sıralamasında direkt rakiplerimize karşı alınan rahat galibiyetler. Kaybedilen maçların biri de Avrupa'nın en iyisine karşı hakem kararıyla. Biraz düzgün yönetseler ya da son topta şans yanımızda olsa o bahsettiğin imkansız galibiyet de geliyordu.

Tablo bu kadar netken lafı çok uzatmaya gerek görmüyorum açıkçası. Gece gündüz yerin dibine sokulan oyuncular sizin değerlendirdiğiniz kadar kötü gibi değilmiş demek ki.

Bana göre kötü, size göre olmayabilir saygı duyarım. Böyle bakarsak BCL finaline çıkmış bir koçun da gönderilmemesi gerekiyor o zaman ama kazın ayağı öyle değil. Somut bir şeyi konuşmuyoruz anlaşamayabiliriz bir şey diyemem.
 
Bana göre kötü, size göre olmayabilir saygı duyarım. Böyle bakarsak BCL finaline çıkmış bir koçun da gönderilmemesi gerekiyor o zaman ama kazın ayağı öyle değil. Somut bir şeyi konuşmuyoruz anlaşamayabiliriz bir şey diyemem.

Aslında verdiğin geçen sene BCL finali oynanması örneği bile oyuncu kalitesini destekler nitelikte olduğunu düşünüyorum.

Oyuncular sezon sonuna doğru Avrupa'da piyasa yapma amaçlı BCL'de vites yükselttiler, finalde aldılar soluğu.

Yoksa Yakup hocanın kalitesiz bir takımla herhangi bir kupada final oynama ihtimali sıfırın altında
 
Son düzenleme:
Aslında verdiğin geçen sene BCL finali oynanması örneği bile oyuncu kalitesini destekler nitelikte olduğunu düşünüyorum.

Oyuncular sezon sonuna doğru Avrupa'da piyasa yapma amaçlı BCL'de vites yükselttiler, finalde aldılar soluğu.

Yoksa Yakup hocanın kalitesiz bir takımla herhangi bir kupada final oynama ihtimali sıfırın altında

Blumbergs - Petkim
Cummings - GS
Delgado - Trabzon
Palmer - GS
Rob Gray - Promitheas
Izundu - Kızılyıldız
Otis Livingston - Girona
Tyrone Wallace - Serbest
Michael Young - KK Bosna

Tablo bu. Izundu'da zaten hepimiz hemfikirdik. Çeyrek finalde karşılaştığımız takım zaten tamamen Nolan Traore'yi parlatmak için vardı, günün sonunda vasat bir kupada final yaptık, hala amaçsız ve vasat bir kupa olduğunu düşünüyorum. orda oynamaya devam ediyoruz.

Bost - Asvel
Trimble - CSKA
Canaan - Olimpiakos
Akoon Purcell - Sakatlık üstü Kuban
Blackshear - Parası için Japonya
Kravish - Malaga
Ndour - Japonya

Bu takım mesela BCL'de başarısız oldu ama bireysel olarak iyi oyuncular olduğu için nerdeyse hepsi daha fazla paraya başka takımlara gittiler.

Halilovic - Sassari
Jarell Martin - Japonya
McCormack - Milano (Yakup hocanın takımda en beğenmediği oyuncuydu)
Prepelic - Dubai
Corey Walden - Força Lleida

Mesela.
 
Son düzenleme:
Blumbergs - Petkim
Cummings - GS
Delgado - Trabzon
Palmer - GS
Rob Gray - Promitheas
Izundu - Kızılyıldız
Otis Livingston - Girona
Tyrone Wallace - Serbest
Michael Young - KK Bosna

Tablo bu. Izundu'da zaten hepimiz hemfikirdik. Çeyrek finalde karşılaştığımız takım zaten tamamen Nolan Traore'yi parlatmak için vardı, günün sonunda vasat bir kupada final yaptık, hala amaçsız ve vasat bir kupa olduğunu düşünüyorum. orda oynamaya devam ediyoruz.

Bost - Asvel
Trimble - CSKA
Canaan - Olimpiakos
Akoon Purcell - Sakatlık üstü Kuban
Blackshear - Parası için Japonya
Kravish - Malaga
Ndour - Japonya

Bu takım mesela BCL'de başarısız oldu ama bireysel olarak iyi oyuncular olduğu için nerdeyse hepsi daha fazla paraya başka takımlara gittiler.

Halilovic - Sassari
Jarell Martin - Japonya
McCormack - Milano (Yakup hocanın takımda en beğenmediği oyuncuydu)
Prepelic - Dubai
Corey Walden - Força Lleida

Mesela.


İyi ve kötüyü oynadığımız seviyeye göre belirlemek daha realist olan zaten. BSL'de yarı final-final ve BCL'de F4 herkesin kabul edeceği sonuçlar. Bu sonuçları elde ederken de parkeye karakter koyan bir oyun oynuyorsan herkes tatmin olur ki Pozzecco sonrası takımın performansı da o yönde. Seviye ne olursa olsun bireysal olarak berbat dediğiniz kadro şu oyunu oynuyorsa '' pek de berbat değillermiş demek'' çok da zor olmasa gerek.

Bu arada Bost-Melo'lu takımın Avrupa'da başarısız olmasının sebebi direkt E.Memnun. Yoksa şu kadro BCL'de gruplarda elenecek takım değil. Bu arada Bost'un Asvel'de oynadığını Palmer hayli hayli oynar.Keza McColloum'da 9 ay önce Eurolrague şampiyonunun x faktörüydü. Bost ile Melo rüyasında görmemiştir, MCollum'un geçen sene kazandıklarını.
 
Furkan bey ve Burak beyin fikir ve görüşlerinede saygılarına sığınarak şöyle bir ekleme yapmak istiyorum.

Pistiolis İlk döneminde yetenekli oyuncularla çok başarılıydı. İkinci döneminde yapılan ve sezona başladığı kadro yetenek olarak oldukça sınırlıydı. Tabi gelen oyunculardan bazıları kronik sakattı basketbolu bıraktı ve diğer hiçbir etmeni katmadan sadece kişisel yetenek seviyesi olarak karşılaştırıyorum. Pistiolis ikinci döneminde başarısız oldu.

Pozecco yetenek seviyesi olarak Pistiolis'in ikinci döneminde kurulan kadro kadar yeteneksiz bir kadroya gelmedi. Ama yine de Pistiolis'in İlk dönemindeki kadardaki gibi yetenekli bir kadro mevcut değil şu an. Pozecco'yu bugüne kadar hiç yetenekli oyunculardan kurulu bir takımın başında izlemedik. Yani belki Pozecco yetenekli bir takımın başında hiçbir şey yapamayacak. Yani Pistiolis'in tam tersi olacak. Çünkü saha içi ve dışı oyuncu yönetimi çok önemli. Futbolda Ancelotti için yetenekli ve egosu yüksek oyuncuları nasıl bir arada mutlu tuttu deniyor, söylemek istediğim tam olarak bu. Tabi benim verdiğim örneklerde şu an soyut çünkü iki koç, iki oyuncu grubu ve iki dönem arasında mukayese yapıp somut bir veri elde etmek şu an nerdeyse imkansız. O anın koşulları, psikolojisi, farklı profilde yapıda oyuncular. Tam bir kıyas ve kesin sonuç elde etmeye çalışmak hatalı olur.

Son olarak Burak beyin Mccollum için söylediklerine bir de şu açıdan bakmak istiyorum. Euroleague, Eurocup, Bcl, Bsl oyuncular için hepsi farklı konsantrasyon sağlayan organizasyonlar. Evet Mccollum yetenekli bir oyuncu final four'da önemli katkılar yaptı ama Fenerbahçe'de onu savunmada saklayacak çok iyi bir savunma kurgusu vardı. Biz hem bireysel hem de takım savunması olarak o konumda değiliz. Bizim takımda Petrucelli dışında çok iyi savunmacı hatta ortalama savunma yapan biri bile yok. Ki Petrucelli'de geldiğinden beri bir tek Fenerbahçe maçında oldukça etkili savunma yaptı. Bir de Gillespie iyi niyeti ve gayretiyle pota altında caydırıcı olmaya çalışıyor.
 
McCollum, bugüne kadar "hero ball" oynadığı hiçbir takımda başarılı olamadı. Karşıyaka BCL'de çeyrekten öteyi göremedi, keza oynadığı alt seviye takımlar, Efes dönemi gibi gibi. McCollum çok iyi bir ikincil skorer ve top yönlendirici. Karar mekanizması birinci oyuncu olduğunda takımı dağıtıyor.

Eurocup şampiyonu olduğumuz yıl da takımın birincil skoreriydi ancak oyun kurulumu hep Micov, Sinan ve Schilb üzerinden Lasme ve Chuck Davis'in spacingi sayesinde dönüyordu. Evet bu takım bizim düşündüğümüz kadar kötü değil, ama günün sonunda harcanan paraya göre iyi bir takım olduğunu düşünmüyorum.

Pozzecco ile yukarıya çıkan bir ivme var, umarım böyle devam eder. Ancak ben bu takımın BCL'de oynamaması gerektiğini ve kadroda bulunan ve gelecek sene düşünülen oyuncuların iyi analiz edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Beşiktaş ve Bahçeşehir gibi galibiyetler hem takımın taraftarla barışması hem sportif olarak iyi ama biz Beşiktaş'ı yendik, bence bizim oyuncular hakikaten iyiymiş demem. Çünkü zaten Beşiktaş ve Bahçeşehir de benim beğendiğim takımlar değil.

McCollum bireysel olarak tabi ki bu oyunculardan daha iyi oyuncu. Ama geldiğimiz noktada 38 yaşında. Fenerbahçe'nin McCollum'u kullanma şekliyle, bizim McCollum'dan beklediklerimiz pek örtüşmüyor sanki. Tekrar edeyim, evet kadro düşündüğümden daha iyi oynuyor Pozzecco ile ama 6 milyon harcadığımda bu kadrodan çok daha iyi bir kadro kurardım.
 
Son düzenleme:
Furkan bey ve Burak beyin fikir ve görüşlerinede saygılarına sığınarak şöyle bir ekleme yapmak istiyorum.

Pistiolis İlk döneminde yetenekli oyuncularla çok başarılıydı. İkinci döneminde yapılan ve sezona başladığı kadro yetenek olarak oldukça sınırlıydı. Tabi gelen oyunculardan bazıları kronik sakattı basketbolu bıraktı ve diğer hiçbir etmeni katmadan sadece kişisel yetenek seviyesi olarak karşılaştırıyorum. Pistiolis ikinci döneminde başarısız oldu.

Pozecco yetenek seviyesi olarak Pistiolis'in ikinci döneminde kurulan kadro kadar yeteneksiz bir kadroya gelmedi. Ama yine de Pistiolis'in İlk dönemindeki kadardaki gibi yetenekli bir kadro mevcut değil şu an. Pozecco'yu bugüne kadar hiç yetenekli oyunculardan kurulu bir takımın başında izlemedik. Yani belki Pozecco yetenekli bir takımın başında hiçbir şey yapamayacak. Yani Pistiolis'in tam tersi olacak. Çünkü saha içi ve dışı oyuncu yönetimi çok önemli. Futbolda Ancelotti için yetenekli ve egosu yüksek oyuncuları nasıl bir arada mutlu tuttu deniyor, söylemek istediğim tam olarak bu. Tabi benim verdiğim örneklerde şu an soyut çünkü iki koç, iki oyuncu grubu ve iki dönem arasında mukayese yapıp somut bir veri elde etmek şu an nerdeyse imkansız. O anın koşulları, psikolojisi, farklı profilde yapıda oyuncular. Tam bir kıyas ve kesin sonuç elde etmeye çalışmak hatalı olur.

Son olarak Burak beyin Mccollum için söylediklerine bir de şu açıdan bakmak istiyorum. Euroleague, Eurocup, Bcl, Bsl oyuncular için hepsi farklı konsantrasyon sağlayan organizasyonlar. Evet Mccollum yetenekli bir oyuncu final four'da önemli katkılar yaptı ama Fenerbahçe'de onu savunmada saklayacak çok iyi bir savunma kurgusu vardı. Biz hem bireysel hem de takım savunması olarak o konumda değiliz. Bizim takımda Petrucelli dışında çok iyi savunmacı hatta ortalama savunma yapan biri bile yok. Ki Petrucelli'de geldiğinden beri bir tek Fenerbahçe maçında oldukça etkili savunma yaptı. Bir de Gillespie iyi niyeti ve gayretiyle pota altında caydırıcı olmaya çalışıyor.

Kadro kurarken, o dönem kurulan kadroyu referans almamak lazım. Çünkü baya bir benzemez bir araya geldi o dönem. Melo'nun düşmesi (ki performansı da bence %100 Melo Trimble budur denilecek bir performans değildi) sene ortası Canaan ve Ndour transferleri gibi gibi. Akoon Purcell sakatlanmasaydı belki bu kadar dirençli bir takım olmayabilirdik. Canaan gelmese.

Savunmacı hususunda şöyle bir konu var, bazı oyuncular kafaca savunma yapmaya odaklansa bile hücumda taşıdığı yük, zaman zaman savunma direncinin kaybedilmesine sebep oluyor. Bu noktada takım savunması, bireysel savunmadan daha önemli. O yüzden takım savunmasını doğru kurgulamak için fiziksel olarak noksanlığı olmayan oyunculara gitmek gerekiyor bu noktada. (Raymar'ın, Corey Wolden'in kronik sakatlık problemleri vardı çünkü gelirken)

Benim McCollum konusundaki temel sıkıntım, çok fazla kafasına göre oynuyor. Zaten yarı sahada verimsiz ama kullandığı atışların çoğu "girerse iyi, girmezse takıma sıkıntıya sokan türden." mesela FB maçı böyle, Holon maçı keza. Hatta Rytas maçının ilk 3 çeyreğini de buna eklerim. Takımın kaderi çok fazla bir oyuncunun eline bakıyor.

Palmer konusunda söylediğimi tekrar edeyim, ben iyi bir oyuncu olduğunu düşünmüyorum. Evet hücumda çok yetenekli, bir kısaya göre fazla hareketsiz, kötü bir serbest atışçı, oyun odağını çok kolay kaybediyor. ve şutu istikrarlı değil. Benim bir takım liderinde aradığım 5 özelliğin 4'ü yok, başkası başka türlü bakabilir ama benim fikrim bu yönde.
 
Bireysel kanaatimce Chuck Davis takıma katılmasaydı bence Eurocup şampiyonu olmamamız oldukça zordu. Chuck Davis o dönem takımı en az bir kademe yukarı taşıdı.

Sİzin de belirttiğiniz gibi şu an takımda ana bir oyun kurucu ve top yönlendirici yok. Mccollum, Palmer, Cummings, Robinson, Can, zaten Petrucelli diğerlerinin çeyreği kadar bile top kontrolü olan bir oyuncu değil ama alınırken bu biliniyordu savunmasının yanında şut mekaniği hızlı ve belli bir seviyede istikrarlı yüzdesi olan yalaka ve at oyuncusu olarak alındı. Özellikle Mccollum ve Palmer çok fazla bireysel oynayıp inisiyatif alıyorlar. Neyse ki Pozecco geldiğinden beri Palmer asist yapamaya başladı ve onun asist yaptığı maçlarda takımın hücumu çok daha homojen olup derinlik kazanıyor.

Geçen başka bir başlıkta bu konuyu ben de dile getirmiştim. Bütçe ve oyuncu seçim ve tercihleri olarak Beşiktaş ile Bahçeşehir'in de blzden hiçbir farkı yok. Hatta Bahçeşehir bence daha da kötü durumda. Bizim grupta olan Holon takımından çok daha kötü bir takım olan Wrocklav'a kaybediyorlar ki Holon muhtemelen şu an Bcl'nin en kötü takımı olabilir. Çok fazla bireysel takılmaya müsait oyuncularla takımı doldurmanın bir sonucu olarak görmüyorum bunu.

Yani demek istediğim en başından beri bu bütçelere oyunun iki yönünüde daha istikrarlı oynayan oyuncular bulunup alınabilirdi. Umarım Micov ve Pozecco bundan sonra kadro kurarken çok daha dikkatli seçimler yapabilirler.
 
Geri
Üst