Sitemizi ana ekranınıza bir web uygulaması olarak nasıl yükleyeceğinizi görmek için aşağıdaki videoyu izleyin.
Not: this_feature_currently_requires_accessing_site_using_safari
Bence İspanya-İtalya-Fransa'da en kötü orta sıradaki takımları çalıştırmış yabancı bir koç gelmelidir.Fakat Ekrem hoca ile ücrette anlaşılamamışken bu da olmaz sanırım.
Bu ligde neden koçlar sürekli yuvalarına dönüyor,nasıl bir döngüdür bu ? Beşiktaş'a bakıyorum yuvana hoşgeldin koç.Hatay'a bakıyorum yuvana hoşgeldin koç.Diğer takımlara bakıyorum yuvana hoşgeldin koç diyorlar.
Hani birde şu var bakıyorsun daha önce 4 kez takımı çalıştırmış koça yuvana hoşgeldin deniliyor.Hoşgeldini mi kalmış artık bu işin ?
Gönderiyorsunuz 2-3 tane koç deniyorsunuz,olmuyor sonrada gönderdiğiniz koçu getirip yuvana hoşgeldin diyorsunuz.Ne yuvası ya,yuvaymış.
Ekrem hoca ile ücrette anlaşılamamış,şimdi anlaşılıp getirilse garip olmayacak mı ? Efe hoca zaten 4 sezon takımımızı çalıştırmış,yani 4 ayda eski koçumuzu geri getirmek yerine 1-2 sezon başka takımları çalıştırması ve gelecekse öyle gelmesi daha iyi olmaz mı ?
Başka kimse maaşları 3 ay geriden gelen takımları çalıştırmaz da o yüzden.
Zaten Ekrem hoca yanlış hatırlamıyorsam erkek takımını çalıştırmadan önce sadece kendi kurduğu akademiyle ilgileniyordu. Teklif gidince koçluğa geri döndü.Ekrem Memnun hakkinda dediklerine katiliyorum. Benim düsüncem de kendini gelistiremedi ve yenileyemedi. Acikcasi artik genc, dinamik ve basariya ac koclarin gelmesini tercih ederim.
Ekrem Memnun elendigine göre tek secenek Efe Güven kaliyor.
Efe Güven bence gayet basarili isler cikardi. Geri gelmeyi hakediyor.
Yabanci isim bence gelmez yani euro kuru olmus 19.
Levent Yaz Galatasaray Basket Şubesi'nde görev alması adı Galatasaray ile aynı cümlede bile anılmayan ve de anılmayacak olan bir koçtu. Bu iyi ya da kötü koç olmasından bağımsız bir konu biraz. Milletin koça/yöneticiye sezon öncesi kadro çıkarıp verdiği, özelden taktik gönderdiği bu ortamda bile kimsenin aklına hayaline gelmeyecek kadar uzak bir ihtimaldi. Devam edilse Efe Güven, olmazsa Ekrem Memnun ya da yabancı bir koç üzerinden gidiyordu bütün projeksiyonlar. O derece ayrı dünyaların insanı durumu vardı.
Efe Güven'e geçmiş yönetim "biz seçim arifesi sözleşmeyi yenileyemeyeceğiz ama sen beklemede kal, seçimden sonra halledilir" muamelesi yaptı. Adam da bu laflara güvenip boşta kalma pahasına bekledi. Seçim sonrası Efe Güven randevu beklerken Ekrem Memnun'a gayrı resmi şekillerde gidildi, zaten herkes konuşuyor o süreci, pazarlıkta fiyat kırılınca köprüler atıldı. Zaten artık normal yoldan bir koçla anlaşmanın imkansız olduğu kadar geç bir zamana gelmiştik sezon için. Alper Durur o şekilde gündeme geldi ve sonuçta takımın başına geçti.
Kimsenin bir gün Galatasaray'ın başına geçer mi diye izlemediği ve beklenti sahibi olmadığı bir koçtu. Kadroyu isim isim yazarsam çok daha uzayacak ama rica minnet, toparlama bir kadro kuruldu. Zaten o iş için de çok geç kalındı. Belki isimler, belki özgeçmişler, belki profiller; ortada bir şeyler var ama baktığında net olan bir tane mevkide bir tane oyuncu yoktu.
Teaira'nın devşirme prosedürü bitene kadar ligde durumun idare edilmesi, bu arada bir şekilde gruptan çıkılması ve Ocak ayında son 2 sezondur yapıldığı gibi1-2 sürpriz takviyeyle daha iddialı hale gelinmesi planı oluştu sezona başlarken. Bu süreçte takımın en azından biraz olsun aşama kaydetmesi gerekiyordu planın işleyebilmesi için. Yayınlanmış ilk hazırlık maçıyla dünkü maç arasında 4 aydan fazla bir süre var. Açıp izleyelim aynı savrukluk, aynı düzensizlik, aynı zaaflar ve aynı hatalar. Sanki 5 aydır değil de 10 gün önce bir araya gelinmiş gibi bir oyun devam ediyor. Hücumda 2'den fazla oyuncusu insiyatif alabilecek durumdaki her takım bizi tokatlayıp geçti bu sene. Ekstra bir performansa da gerek kalmadan üstelik. Eldeki kısa rotasyonuyla bir kısayı, uzun rotasyonuyla da bir uzunu anca savunabiliyoruz. İkinci bir kısa ya da ikinci bir uzun da rakipte opsiyon haline geldiği anda işler değişiyor.
Evet bu durumun sebeplerinden biri de kadronun kendisi ama 4 ayda 5 ayda en azından belli şeylerde ilerleme olması gerekiyordu. Gelinen noktada Çarşamba akşamı kazanıp da gruptan çıkılamadığı anda sezon bitecek. Belki sineye çekilen bazı şeyler de tekrardan su yüzüne çıkacak ve konu saha dışına kayacak. Bu sene de genel kurul ibrasızlık fantezisi kovalamazsa mayıs ayında sağlam kalabilenlerle gelecek sezonu konuşmaya başlarız...
Gruptan çıkmak peki sihirli bir değnek mi? Değil elbette, ama işte 1-2 doğru düzgün takviyenin bir anlamı olabilmesi için şart...
Kadin Basketboldaki en büyük sorun Yönetici Levent Yaz veya diger yöneticilerin hangi kocun gelecegine hangi oyuncularin transfer edilicegine karar vermesi.
Erkek Basketboldaki gibi basketbola hakim uzun yillar bu bransta bulunmus Turgay Zeytingöz gibi Genel Menajer getirmek. Ben adim gibi eminim eger Turgay Zeytingöz olmasaydi Pistiolis ismi kimsenin aklina gelmezdi gidip Hakan Demir felan getirilirdi.
Kadin Basketboldada cözüm uzun yillar kadin basketboluna hakim, isini layıkıyla yapan bi Genel Menajer getirmek.
Müge Erdem bu isi yapamaz gibi cünkü yöneticiler ne derse evet diyen birisi gibi geliyo bana disaridan. Yani kimse bana dokunmasin ben burda kaliyim gibi.
Kadın basketbolda en azından Türkiye'de öyle bir isim bence yok. Hatta erkeklerde bile Türkiye için ender görülen bir modeldi Banvit. Zaten Banvit kapanmasa Turgay beyi almak da pek mümkün olmayacaktı. Müge Erdem idari konulara ve işleyişe bakıyor. İlk günlerinden beri öyle oldu, neden böyle olduğunun cevabı da ilk cümlenizde gizli aslında. Her zaman bir menajer daha görev yaptı kendisiyle ve transfer konularıyla hep diğer menajer ya da menajerler ilgilendiler. Kadın basketbolun kurtuluşu kulüpten daha doğrusu cemiyetten bağını koparmaktan geçiyor ne yazık ki. Onu sağladıktan sonra Galatasaray'ın saha içi geleneği kendi Turgay'larını rahatlıkla çıkartacaktır...