Arda Turan

Hamile bir eşin var ve başkasının karısına kocasının yanında sarkıntılık yapıyorsun. İyice yoldan çıkmış bu.

Bence o olayda Caner'in de parmağı var. Bilindiği üzere Arda ve Caner iyi arkadaşlar. Yıllarca Manisaspor, Galatasaray ve Milli Takım'da beraber oynadılar. Kendilerine sürekli adam diyorlar, erkekliklerine toz kondurmuyorlar. Caner'in yıllar önce yaşadığı olayı bilen Arda intikam almak için Berkay'ın eşine sulanır ve olaylar... Yani bilerek yapmadıysa fenerliyim bu kadar iddialıyım. Yoksa koca sahnede sadece Berkay'ın eşini görüp ona sarkıntılık yapmak komik olurdu. Dediğim gibi kasti bir şekilde yapılmıştır.
Bir de bu Arda'yı geçen sezon takımda görmek isteyen vardı. Allah beterinden saklamış.
 
Göksenin'den biraz daha fazla kazanacak. Böyle kariyere 2 yıldır topa dokunamasa da çok abartı bir para değil. Basket takımımızın kaptanından farklı olarak kazandığından çok daha fazlasını kulübümüze kazandırmasını dilerim. Benim hala umudum var, hayırlı uğurlu olsun.
 
Bence mesele Arda'nın Galatasaray'a dönmesi değil, dönüş şekli... Arda, Fatih hocanın Milli takımdan ayrılma sürecinin mimarlarından biriydi ve Terim bizde olduğu müddetçe onun tekrar GS'ye gelmesi imkan dahilinde değildi. Ta ki Arda BŞ maçı öncesinde, basın önünde Terim'in elini öpüp özür dileyene kadar... O günden sonra Fatih Hoca bir anda Arda'yı ister oldu. Yönetim onay verse devre arası gelecekti.

Galatasaray'da oynamanın koşulu Fatih Terim'in elini öpmek midir? Bu sorunun yanıtı evet ise, başka sorular da akla gelir. Misal, takımda yeterince süre bulamayan oyuncular, Terim ile ikili ilişkileri zayıf olduğu için mi bu durumdalar? Veya performansı tatminkar olmadığı halde oynatılan oyuncular?.. Onlar da Terim'ın suyuna gittikleri için mi her halukarda formayı kapabiliyor?


arda-turan-fatih-terimin-elini-optu_001.jpg
 
Arda Turan’ın sezon sonu değerlendirmesi şu şekilde:

“Takım arkadaşlarımla gurur duyuyorum. Yoğun maç temposuna rağmen giren çıkan, oynayan oynamayan herkes katkı sağladı. İyi bir takım ruhu gösterdiğimizi düşünüyorum. Tabii ki sonunda farklı olmasını isterdik. Hem Denizlispor maçında hem Beşiktaş maçında hem de bugün şampiyonluğu alacak kadar oynadık. Alacak pozisyonları bulduk. Denizli’de skor çok farklı olabilirdi. Bu anlarda konuşmak çok zor. Galatasaray’ı seviyoruz. Galatasaray’ı Şampiyonlar Ligi’ne götürmek için elimizden geleni yapacağız. Tekrar ayağa kalkacağız. Bizim için Şampiyonlar Ligi de önemli olacak. Daha iyisi nasıl olabilir, nasıl yapabiliriz, futbolu nasıl geliştirebiliriz bunu düşüneceğiz.

“Futbolu yöneten bazı kişilerle bizim bir farkımız var. Biz futbolu nasıl geliştirebiliriz diye düşünüyoruz. Sezon içerisinde abuk sabuk cezalar alıyorum. Örneği olmayan bir ceza alıyorum. Zenginlikleriyle, tanıdıklarıyla, federasyonu yönetimi, o veya bu olursa Avrupa’da futbolu bilmeyen üçüncü sınıf kişilerle devam ederler. Türk futbolu da böyle olmaya devam eder. Ocak ayında Avrupa’da kimseyi göremeyiz. Kimi Fatih Terim düşmanı, kimi Galatasaray düşmanı. Kimi zamanında Arda Turan’a söyleyemediği şeyleri arkadan dolanarak telefonlarla yapıyor. Biz bunların da üstesinden geldik. Yapamadığımız şey Denizlispor’a veya bir başkasına bu golleri atamamak. Atamayınca şampiyonluğu kaybediyoruz. Bunun üzüntüsünü bütün yaz çekip, dönüp geriye Galatasaray’ın ne kadar büyük bir camia olduğunu göstereceğiz. Galatasaray bunlarla yıkılmaz. Bugün bizi daha çok birleştirir. Taraftarımız için çok üzgünüm. İnşallah daha iyi olur.”

“Galatasaray taraftarı her zaman en iyisini, şampiyonluğu ister. Bir Galatasaray taraftarı olarak ben de aynısını istiyorum. Takımın son anlarda gösterdiği reaksiyon, bırakmayışı Galatasaraylılığa yakışır şekildeydi. Emeklerimiz ve sahaya ruhumuzu ortaya koyduğumuz için birçok teşekkür mesajı aldım. Bazen futbol… Altı pastan top atamamak bazen şanssızlık, bazen beceriksizlik. Denizli’de o golü yemesek, birer golleri yemesek şampiyonduk. Sezon içerisinde çok doğrandık. Biz bunu çok hissettik; ama yapacak bir şey yok! Ne yapacaksın ki? Biz bunun da üstesinden geliriz. Galatasaray onların düşündüklerinden daha güçlü bir camiadır.”
 

Üst