BSL 6. Hafta | Tofaş 112-93 Galatasaray Doğa Sigorta

Önümüzde ki 9 maçta Karşıyaka ve Anadolu Efes deplasmanları dışında bir yenilgi beklemiyorum. Yani ilk yarıyı 11 galibiyet 4 mağlubiyet ile bitirirsek ilk 4 içinde yer alacağımızı düşünüyorum.
Bakalım geri kalan maçlarda neler olacak!
 
Maçın özetini yeni izleyebildim. Tofaş çok ekstra bir şut günü geçirmiş ama her şeye rağmen biz bir savunma takımı olacaksak en kötü günümüzde rakibimize 100'leri göstermemek durumundayız. Hücum saf yetenek işidir, o konuda 3-4 oyuncunun eline baktığımız için kötü bir şut günümüzde 60 filan atmamız çok gözüme batmaz ama gerekirse haftasonu 30 küsur dakikalar oynayan oyuncular yerine benchten diri Caner, Ege, Can'la oynayalım bu kadar sayı yemeyelim. Yine haftaiçi Eurocup yorgunluğuna verelim ama bir daha açıkcası Galatasaray'ı böyle bir tablo içinde görmek istemem. Düşük bütçelerle de olsa ezber bir yapı oturtacaksak en azından oyunun bir tarafında hemen her maç kimliğimiz haline gelecek bir istikrar yakalamak durumundayız. Ayrıca Auguste'un da bu tarz deplasmanlarda mümkün mertebe benchten gelmesi gerektiğini düşünüyorum ve bunu muazzam yüzdeyle atıp takımın skorunu taşıdığı bir maçtan sonra söylüyorum. Bizim bu tarz yarı sahada çok silahı olan takımlara karşı skorda yakalamaktan ziyade toplam hücumu, maç skorunu düşürmeye odaklanmamız gerek. Auguste en iyi gününde bile oyun yapısı gereği bu konuda rotayı değiştiren bir oyuncu. Kariyerinin en yüksek profilli zamanlarını bile iyi bir 6. adam olarak geçiren Auguste'u da Moore-Whittington ikilisini yakalamışken, Arapovic'in de geri dönme arefesinde olduğu zamanlarda benchten gelmeye alıştırmak durumundayız. Bilhassa böyle zor deplasmanlarda pota altında maça nasıl başlarsınız genelde devamı öyle geliyor, hele de büyük farklardan kolay gelebilecek bir oyuncu havuzunuz yoksa. Bu anlamda maçlara artık Moore-Whit gibi bir uzun rotasyonuyla başlamamız bizim takım kimliğimzde çok daha faydalı olacaktır diye düşünüyorum.

Meija da Banvit zamanlarından beri Galatasaray'da hep görmek istediğim bir oyuncu. Olsa olsa bir başka ukde Chuck Davis gibi kariyerinin sonunda bir görünüp gider belki.
 
Maçın özetini yeni izleyebildim. Tofaş çok ekstra bir şut günü geçirmiş ama her şeye rağmen biz bir savunma takımı olacaksak en kötü günümüzde rakibimize 100'leri göstermemek durumundayız. Hücum saf yetenek işidir, o konuda 3-4 oyuncunun eline baktığımız için kötü bir şut günümüzde 60 filan atmamız çok gözüme batmaz ama gerekirse haftasonu 30 küsur dakikalar oynayan oyuncular yerine benchten diri Caner, Ege, Can'la oynayalım bu kadar sayı yemeyelim. Yine haftaiçi Eurocup yorgunluğuna verelim ama bir daha açıkcası Galatasaray'ı böyle bir tablo içinde görmek istemem. Düşük bütçelerle de olsa ezber bir yapı oturtacaksak en azından oyunun bir tarafında hemen her maç kimliğimiz haline gelecek bir istikrar yakalamak durumundayız. Ayrıca Auguste'un da bu tarz deplasmanlarda mümkün mertebe benchten gelmesi gerektiğini düşünüyorum ve bunu muazzam yüzdeyle atıp takımın skorunu taşıdığı bir maçtan sonra söylüyorum. Bizim bu tarz yarı sahada çok silahı olan takımlara karşı skorda yakalamaktan ziyade toplam hücumu, maç skorunu düşürmeye odaklanmamız gerek. Auguste en iyi gününde bile oyun yapısı gereği bu konuda rotayı değiştiren bir oyuncu. Kariyerinin en yüksek profilli zamanlarını bile iyi bir 6. adam olarak geçiren Auguste'u da Moore-Whittington ikilisini yakalamışken, Arapovic'in de geri dönme arefesinde olduğu zamanlarda benchten gelmeye alıştırmak durumundayız. Bilhassa böyle zor deplasmanlarda pota altında maça nasıl başlarsınız genelde devamı öyle geliyor, hele de büyük farklardan kolay gelebilecek bir oyuncu havuzunuz yoksa. Bu anlamda maçlara artık Moore-Whit gibi bir uzun rotasyonuyla başlamamız bizim takım kimliğimzde çok daha faydalı olacaktır diye düşünüyorum.

Meija da Banvit zamanlarından beri Galatasaray'da hep görmek istediğim bir oyuncu. Olsa olsa bir başka ukde Chuck Davis gibi kariyerinin sonunda bir görünüp gider belki.

Eğer Lazeric Jones maç kadrosunda yoksa ben de Can Korkmaz'ın ilk 5 başlaması gerektiğini düşünüyorum. Ama savunma için değil, oyun aklı için. Zaten bizim takımda Lazeric Jones dışında ortalama savunma yeteneğine sahip bir 1-2-3 yok (Caner 12. oyuncu olduğu için onu saymıyorum). Belki bazı maçlarda savunma seviyemizi yükseltmek için Moore - Whittington - Auguste'u yanyana bir kaç dakikalığına deneyebiliriz. Tempomuz düşer ama yarı sahada birebir savunmamız yükselir.

Ege demişsin ama onun getireceği dirilik eksik kalsın. Zaten Afyon Belediye maçında yaptığı komik sportmenlik dışı faulden sonra Koç ona hiçbir maçın 2. yarısında süre vermedi ve hiçbir maçta verdiği süre 4 dakikayı geçmedi. Ergin Ataman'lı skandal son sezonun (2016-2017) skandallığına yakışır şekilde biten kontratı 3 yıl uzatılmıştı. Ergin Ataman'ın bütün çöplerinden ve borçlarından kurtulduk bir tek Ege kaldı. Ondan da minimum hasarla (yani maç başına 3-5 dakikadan fazla süre vermeyerek) bu sezon sonu kurtulmalıyız.

Bir de bu maç için Auguste'un ne kabahati var anlamadım. Moore'un maçı çevireceğimiz yerde boş turnike kaçırdığı , Whittington'un başka bir maça tutunma hücumunda tuhaf birebir yapıp topu rakibin eline verdiği maçta direnen 2 oyuncudan biriydi. Moore - Whittington ideal bir pota altı ikilisi sayılmaz. Ayrıca her ikiside Devin Williams'la eşleştiğinde onu durdurmada yetersiz kaldılar. Ondan maç sonu hücumu ya da 1-2 dakika rakibi tempoyla yorma için bu ikili denenebilir ama bu ikili ana planımız olamaz. Mesela haftaya Daruşşafaka maçında bu ikili ilk 5 başlayamaz çünkü ikiside 2.11'lik Johnathan Williams'ın arkasında duramaz. Onun arkasında takımda durabilecek tek oyuncu Auguste. Ancak maç başabaş gider ve son hücuma kalırsak bu ikili denenebilir.
 
Son düzenleme:
Auguste'a bu maç için kabahat yazmadım. Bana göre Auguste oyun planı savunma üzerine kurulu, skor istikrarı kısıtlı hiçbir takımda ilk 5 oynayıp 30 dakikalar göremez. Savunma tarafında felaket çember savunucu, sırtına aldığı herhangi bir adama karşı müthiş bir birebir savunmasını hatırlamıyorum, ayrıca ilk 5 başlayıp sert savunma yapacağım diye 3-4 dakikada 2 faul alıp devreyi oynamadan kapattığı da çok maç var. Auguste değerli parça ama bizim gibi sert savunmayı anca bireysel çabayla yapabilen takımlar Auguste'un ilk 5 yumuşaklığını kaldıramaz. Zaten kariyeri boyunca en iyi takımlarda dahi benchten gelip kullanılmış bir rol oyuncusu, biz adama 2 yıldır çemberde hükümdarlığını verip takımı taşımasını bekliyoruz, bunu hiçbir şekilde yapacak oyuncu değil. Obradovic tüm artılarına, belki Avrupa'nın en iyi 2-3 uzunundan olmasına rağmen aynısını 2 senedir Vesely'e yapıyor. Vesely'nin de sıkıntısı savunma bilmemesinden, istememesinden ziyade her pozisyona yetişmeye çalışması. Kusursuz bir savunma zekası da olmadığı için o da Auguste gibi çok çabuk faul problemine giriyor. Obradovic de bunu gördüğü için maçlara sıklıkla Ahmet'i pivota başlatıyor. Bizde aynısını Ege'de, Moore'da yapabiliriz. Hem maçın başındaki faul problemini riske atıp sertliği muhafaza edebilir, hem de pota altındaki en nitelikli bitiricimizi benchten getirip kenarın skor katkısını arttırabiliriz. Biz hep maçlara yumuşak 5'le başlayıp biraz da iyi atan rakip karşısında skorda geri düşürüyoruz ve sürekli geri dönmeye çalışıyoruz. Bazen de dün olduğu gibi ipin ucu kaçıyor işte.
 
Auguste'a bu maç için kabahat yazmadım. Bana göre Auguste oyun planı savunma üzerine kurulu, skor istikrarı kısıtlı hiçbir takımda ilk 5 oynayıp 30 dakikalar göremez. Savunma tarafında felaket çember savunucu, sırtına aldığı herhangi bir adama karşı müthiş bir birebir savunmasını hatırlamıyorum, ayrıca ilk 5 başlayıp sert savunma yapacağım diye 3-4 dakikada 2 faul alıp devreyi oynamadan kapattığı da çok maç var. Auguste değerli parça ama bizim gibi sert savunmayı anca bireysel çabayla yapabilen takımlar Auguste'un ilk 5 yumuşaklığını kaldıramaz. Zaten kariyeri boyunca en iyi takımlarda dahi benchten gelip kullanılmış bir rol oyuncusu, biz adama 2 yıldır çemberde hükümdarlığını verip takımı taşımasını bekliyoruz, bunu hiçbir şekilde yapacak oyuncu değil. Obradovic tüm artılarına, belki Avrupa'nın en iyi 2-3 uzunundan olmasına rağmen aynısını 2 senedir Vesely'e yapıyor. Vesely'nin de sıkıntısı savunma bilmemesinden, istememesinden ziyade her pozisyona yetişmeye çalışması. Kusursuz bir savunma zekası da olmadığı için o da Auguste gibi çok çabuk faul problemine giriyor. Obradovic de bunu gördüğü için maçlara sıklıkla Ahmet'i pivota başlatıyor. Bizde aynısını Ege'de, Moore'da yapabiliriz. Hem maçın başındaki faul problemini riske atıp sertliği muhafaza edebilir, hem de pota altındaki en nitelikli bitiricimizi benchten getirip kenarın skor katkısını arttırabiliriz. Biz hep maçlara yumuşak 5'le başlayıp biraz da iyi atan rakip karşısında skorda geri düşürüyoruz ve sürekli geri dönmeye çalışıyoruz. Bazen de dün olduğu gibi ipin ucu kaçıyor işte.

Whittington - Moore ikilisiyle maça çıkıp tempo yapmak sürdürülebilir bir plan değil. Ayrıca takımın temas sertliğini düşürür çünkü klasik tipte bir pivot bu ikiliden eşleştiği kişiyi hemen faul problemine sokar. Haftasonu Johnathan Williams karşısında ya da gelecek hafta içi Rasid Mahalbasiç karşısında oynaması bana çok zorlama geliyor. Savunma sertliği için dış oyuncularımızın da ortalama savunma yapabilmesi gerekiyor. Göksenin'in ve Tai Webster'ın klasik savunma sorunlarının yanında Harrison ve Yiğit'te Tofaş maçında ki gibi ciddiyetsiz savunma yaparlarsa , ortaya DeAndre Jordan'ı koysan bile takım savunma seviyesi üst düzey olamaz.
 
Son düzenleme:

Üst