Igor Tudor

Biz bu kafayla iki mağlubiyet alınca öldükten sonra da Terim gelsin deriz. Tudor'un büyük ve iyi bir hoca olacağına inanıyorum, biraz sabır.​

 
Terim'e karşıyım. Ahımız var! Galatasaray'da "başarı gelsin de nasıl gelirse gelsin"cilerden değilim. Baba Gündüz'ün dediği gibi; "Galatasaray, bir halatı hep birlikte çekenlerin, hep birlikte üzülüp, hep beraber sevinmesini bilenlerin takımıdır." Terim'in yuvası ise TFF'dir.

Fakat tarihin en güçlü kadrolarından biriyle her büyük maç hem skor olarak kepaze olan hem de oyun olarak ezilen Tudor ile devam etmek tek kelimeyle skandaldır. 1-2 anadolu takımını yenince yine her şey güllük gülistanlık mı olacak?

Basketbolda da futbolda da hiçbir taktiğimiz, planımız olmadan çıkıyoruz gibi sahaya. Sonumuz hayrolsun. Ancak tünelin sonu oldukça karanlık gözüküyor.
 
Son düzenleme:
Fatih Terim'i sevmeyebilirsiniz, Tudor'un büyük bir teknik adam alacağını düşünebilirsiniz. Her şeye eyvallah da... Galatasaray'ın Fatih Terim ile kazandığı başarıyı "Son dönemindeki gibi rakipler şike davasından dolayı yıpranmış halde değil, menemen de yemiyorlar." diyerek küçümsemek çok ayrı bir durum. Fatih Terim'in bir önceki sezon 8. olarak alıp, 0'dan kurduğu takım hem iki kere şampiyon oldu hem de bir sonraki sene Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek final yaptı. Şikeden yıpranan Schalke, menemen yiyen de Real Madrid galiba...

Dursun Başkan, Tudor ile yola devam demiş. Artık Fatih Terim'e laf sokmaya çalışmayın hatta gündeme bile gelmesin ki Tudor da daha rahat çalışsın. Tudor'un 8 hafta işleyen müthiş bir futbol planı vardı; önde baskı, kapılan top ile dikine oynama. Hatta yanılmıyorsam uzun süre akan oyunda gol yememiştik. Fener maçında oyun planına yaptığı müdahele, sorunlar büyüyerek çoğaldı. Şu an işin içinden çıkılması zor gözükse de yukarıda bir arkadaşın dediği gibi kalan 3 maç ile gelecek devre ilk 8 maçtan, 3 puan alırsak baya avantaj yakalarız.
 
Tudor'un 8 hafta işleyen müthiş bir futbol planı vardı; önde baskı, kapılan top ile dikine oynama. Hatta yanılmıyorsam uzun süre akan oyunda gol yememiştik..
Ben buna pek katilmiyorum. Sezonu erken acan takimlar, genelde ilk 8-9 hafta, erken form tutmanin verdigi gucle bu sekilde seri yakalayabilirler. Hatirlayin, benzer sekilde, yine UEFA on elemesi yuzunden sezonu erken actigimiz, 2009-2010 sezonunda, Rijkaard ile de ayni seyleri yasamistik. Arda, Kewell,Keita,Baros,Elano'lu kadronun ilk 7 hafta sonunda oynadigi futbol sonrasinda, gazetelerdeki "Barcasaray" benzetmelerini/basliklarini hala hatirlayorum. Bu sezona cok benzer bir sezon baslangici yapip, 10. hafta Fenerbahce'ye malup olmustuk. Sonrasinda sampiyonluk yarisindan erken kopup, ligi sampiyon Bursa'nin 11 puan gerisinde, 3. sirada tamamlayabilmistik.
 
Fatih Terim'i sevmeyebilirsiniz, Tudor'un büyük bir teknik adam alacağını düşünebilirsiniz. Her şeye eyvallah da... Galatasaray'ın Fatih Terim ile kazandığı başarıyı "Son dönemindeki gibi rakipler şike davasından dolayı yıpranmış halde değil, menemen de yemiyorlar." diyerek küçümsemek çok ayrı bir durum. Fatih Terim'in bir önceki sezon 8. olarak alıp, 0'dan kurduğu takım hem iki kere şampiyon oldu hem de bir sonraki sene Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek final yaptı. Şikeden yıpranan Schalke, menemen yiyen de Real Madrid galiba...
Küçümsediğim falan yok. Rakipleri şu anki durumlarıyla karşılaştırdım sadece. Şimdiki Beşiktaş nerde, o zamanki Beşiktaş nerde...
Terim 2011-12 sezonunda Engin, Elmander, Necati gibi adamlarla ne kadar iyi top oynattıysa ertesi sezon kadroyu bozarak o kadar berbat top oynattı. Sezonun ilk yarısı 33 puan anca toplayabildiğimizi hatırlatırım. Bragalı Clujlu gruptan zar zor çıktık. Drogba falan gelmese o sezon pek de güzel hatırlanmayacaktı belki de.
Neyse, zaten siyasi sebeplerden dolayı yakın zamanda gelmesi imkansız. Şu an yapmamız gereken şey Tudor'a destek olmak. Her sezon ortası hoca değiştirmek takımın hali hazırda yerlerde olan itibarını daha da zedeliyor.
 
Tudor'un başarılı olup olmadığına karar vermek için en az 2 sene takımda geçirmesi gerekiyor. Bu sabırsızlık neden anlamak güç. Tamamı yenilenen bir takım var nerdeyse ve kolay değil birşeylerin oturması.
 
Tudor'u değerlendirene kadar gelen geçen bize 5 atacaksa işimiz var. Çünkü şimdiden tarihe geçen hezimetler yaşadık.


Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
 
Küçümsediğim falan yok. Rakipleri şu anki durumlarıyla karşılaştırdım sadece. Şimdiki Beşiktaş nerde, o zamanki Beşiktaş nerde...
Terim 2011-12 sezonunda Engin, Elmander, Necati gibi adamlarla ne kadar iyi top oynattıysa ertesi sezon kadroyu bozarak o kadar berbat top oynattı. Sezonun ilk yarısı 33 puan anca toplayabildiğimizi hatırlatırım. Bragalı Clujlu gruptan zar zor çıktık. Drogba falan gelmese o sezon pek de güzel hatırlanmayacaktı belki de.
Neyse, zaten siyasi sebeplerden dolayı yakın zamanda gelmesi imkansız. Şu an yapmamız gereken şey Tudor'a destek olmak. Her sezon ortası hoca değiştirmek takımın hali hazırda yerlerde olan itibarını daha da zedeliyor.
Arkadaşım, rakiplerden banane. Ne halleri varsa görsünler. İlk yarı 33 puan topladığı sezonun sonunda şampiyon olmuştuk. Braga ve Cluj'un olduğu gruptan zar zor çıktık ama az daha Real Madrid'i çeyrek finalde eliyorduk. Drogba, Snejder gelmese ne olurdu onu bilemiyorum fakat o oyuncuları oynatan da Fatih Terim'di. Gerisi halamın bıyığı olsa amcam olurdu demek.

Katılıyorum başkan da Tudor ile devam dediğine göre Fatih Terim'in adı mayısa kadar geçmemeli. Sonrasında şampiyon olsak bile Tudor'u gönderip, Florya'yı kendine teslim etmeliyiz.
 
Tudor'u hemen kovsunlar yada adam gibi arkasında dursunlar. Ortası yok bunun. Adam kendine güvenini iyice kaybetmiş ya tam güveninizi gösterin yada kovun.
Ben ne olursa olsun kalmasından yanayım.
 
Lig bitene kadar kredisi var bende. 14 sene şampiyonluk görmeyen taraftarın düştüğü hale bakarmısınız? Takım lider ve hoca ıslıklanıyor, ite kopuğa yem ediliyor!
 
Maçın başında ilk 11 başlatmadığın, tek özelliği geniş alanda suratli bir oyuncu olması olan Garry Rodriguez'i, skor 2-0 olduktan sonra, sol kanada almanın mantığı nedir? Biri bana anlatsın lütfen.

Hangi 3'lü çıktığıız maçta etkili olabildik? Veya şöyle sorayım. Hangi 3'lü çıktığımız maçta, rezil kepaze bir futbol oynayıp, sonra maç içerisinde 4'lüye dönüş yapmadık?

Takım gerideyken, tel tel dökülürken, bütün maç kenardan seyredip, 89'da Eren Derdiyok'u almasına ise artık sadece gülüyorum.

Bu adam teknik direktör falan değil ve Galatasaray'dan bir an önce gönderilmesi lazım. Onunla geçen her dakika bir kayıptır ve de Galatasaray'a ihanettir.
 
1 - Tudor Karabük'te ne başarı gösterdi de Galatasaray'ın başına geçti,sorun onda değil sorun vizyonsuzluk
2 - Tudor'a karşı herkeste bir sinir var,çoğu antrenöre gösterilmeyen sert tavırlar ona gösterildi,taraftar yönetime tek kelime etmiyor sadece Tudor'a tepki var
3 - Tudor gidince düzelen birşey olmayacak,gelmesi hataydı,o gidecek ama onu getirenler devam edecek
 
Bein Sports son dakika geçti yolları ayırma kararı almışız. Umarım tez zamanda yönetimle de yolları ayırma kararı alırız ki bir anlamı olur herşeyin.


Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
 
Ü

Üye silindi 1178

Misafir
Gönderin Tudor'u da. 6 ayda bir TD değiştirmeye alıştık zaten. 6 ay sonra yine engin futbol bilgimizle gelecek TD hakkında atıp tutmaya başlarız. Adam hakkaten çok haklı söylediklerinde.
 
Igor Tudor geldiğinde mutlu olmuştum, genç, başarıya aç teknik adam gerekiyordu, ilerleyen yıllarda daha iyi antrenörde olabilir... Gösterdiği performans benim için hayal kırıklığı oldu, yolların ayrılması iki taraf içinde en doğru karar oldu...

Yolun açık olsun Igor Tudor...
 
Östersunds'a elendin,
Vasat kadrolu fb'ye evinde gol atamadın,
Hadi hepsini kabullendik bir şekilde ama,
Bunların üzerine başakşehir'den 5, bjk'den 3 yersen kusura bakma seni çok bile tutmuşuz.
 
Hocaya güvenenler arasındaydım sezon öncesi. Avrupa olmasa da orada hocanın suçu oyunculardan daha az lige başlangıcımız istediğimiz gibi oldu.

Ancak bir anda basında Tudor büyük takım hocası değil söylemleri başladı zamanla bu bir algıya dönüştü. FB maçında maçı katleden hakem kararlarıyla yenemeyince sanki herkes haklıymış gibi göründü. Ve bu da eleştirenlerin istedikleri ortamın oluşmasına katkı sağladı.

Hocaya resmen basın saldırıyor , basın toplantılarında soru sorarken bile hakaret edenler görünmüyor, hoca yönetim tarafından basın önüne atılıp yem ediliyor hiçbir şekilde destek verilmiyor , hocayı tahrik edici soruların sorulmasına izin veriliyor , hocanın en son yendiği bir maçtan sonra basın hak ettiği cevabı verince daha doğrusu anladıkları dilden konuşmaya başlayınca basının işine gelmiyor ve tabi ki hoca yine yerden yere vuruluyor , hoca ne yazık ki tek başına basınla uğraşırken hiç ses çıkarmayan bir yönetimi buluyor karşısında.

Ve tabi genç bir çalıştırıcı olmasının da etkisi olduğunu düşünerek bu kadar baskı karşısında sene başında taktiksel doğrularından vazgeçip yeni arayışları girmesi sonucu çalışan takımın bir anda bozulması ve sonucunda hocanın da , takımın da raydan çıkmasına yol açıyor.

Oyuncularda bu anlamsız taktiksel değişiklikler karşısında bocalıyor ve hocaya karşı güvenlerini kaybediyorlar.

Buda son maçta ki güvensizliği,isteksizliği ve mücadele etmeyişi getiriyor tabiri caizse son tekmeyi kendi oyuncuları vuruyor.

Öyle bir algı oluşturuldu ki hoca hakkında bu biraz da basında ki ve sanat camiasında ki Fatih Terim taraftarlarının çalışmaları sonucu oldu hoca manevi olarak baskı karşısında çöktü.

Tabi ki hocanın da büyük hataları var. Evet çok kötü mağlubiyetler aldık. Evet farkı açmışken kapanmasını sağladı. Evet belki de hocayla yolların ayrılması gerekiyordu.

Ama bu şekilde GS hocasının basın karşısında ve bazı soytarı kalemlerinin önünde yem olmasına izin vermek benim içime hiç sinmedi.

Hoca sahipsiz bırakıldı. Bunun da planlı olduğu dün ki seçim kararıyla ortaya çıktı.

Biraz objektif bakılınca diğer kulüplerin hocalarına nasıl davranıldığını ve bizim hocaya nasıl davranıldığı net görülür.

Ya Aykut Kocaman 1 hafta ortadan kayboldu istifa ettim diye triplere girdi telefonlarını kapadı. Basın toplantısında tek söz söylemeden kalkıp gitti mağlubiyetten sonra kimse çıkıpta basında bu şekilde bir saldırı yapmadı veya yapamadı.

İşte bu benim içime sinmiyor bu durum. Basında ki iki yüzlülük , algıcılık oyunları ,satılık kalemler kimin nasıl görünmesini sağlıyorsa öyle sağlıyor.

Aykut Kocamana siz Fatih Terim gibi , Şenol Güneş gibi bir efsane teknik direktörsünüz diye yalakalık yapan basın mensupları oldukça ve GS hocasına hakaret ederek soru soran sözde basın mensubu aslında satılık kalemler olan tipler oldukça ve buna çanak tutarak tabiri caizse gaza gelip yangın yapan GS taraftarı oldukça bizden hiçbirşey olmaz.

Çok karışık oldu k.bakmayın.
 

Üst