Neler yeni

Mustafa Kemal Atatürk

Katılım
1 Eyl 2004
Mesajlar
1,333
Beğeniler
0
#1
Kefen sıyrıldı ve...
Özel solüsyonla ıslatılmış pamuk kitlesi kaldırılınca
Ata'nın yüzü ortaya çıktı. Derisi kahverengi bir hal almış, ama hatları
bozulmamıştı.Sanki uyuyordu...
8 Kasım 1953 Pazar gecesi saat 23.00'da Prof. Dr. Kamile
Şevki Mutlu'nun ev telefonu çaldı. Prof. Mutlu, Ankara Tıp Fakültesi
Histoloji ve Ambriyoloji Kürsüsü Başkanı'ydı.Patalogdu. Arayan ise
Ankara Valisi Kemal Aygün'dü...
Aygün, "Hocam" dedi, "10 Kasım günü Atamızın naaşını
Anıtkabir'e taşıyacağız. Bunun için bir komite kurduk. Naaşı
geleneklere uygun olarak toprağa defnedeceğiz. Ancak bozulmadan
korunduğunu belgelemek için muayene etmenizi rica
ediyoruz."Prof. Mutlu önce reddetti. Mutlu, o sırada 40 derece ateşle yatıyordu.
Hastalığını gerekçe göstererek bu görevi bir başka meslektaşının yapmasını rica etti.Ancak Vali Aygün ısrarcıydı: "Ben sizi sarar sarmalar
götürürüm,bu tarihi bir görev" dedi. Mutlu kabul etti ve 9 Kasım sabahı
Etnografya Müzesi'ne gitti. Başbakan Adnan Menderes oradaydı.
Meclis Başkanı Refik Koraltan ve eski başkan Abdülhalik Renda
da...Mutlu,görevden affını istemekle ne büyük hata ettiğini o zaman anladı.
Gerçekten tarihi bir tanıklıktı bu...
Ata'nın gül ağacından tabutu, 4 Kasım günü, geçici
kabrinden çıkarılıp müzenin holündeki mermer katafalka konulmuştu. Bir
hafta boyunca sırayla öğrenciler, subaylar ve generaller katafalk
başında nöbet tutmuştu. Nihayet tabutun açılma günü gelip de komite
üyeleri tamam olunca Prof. Kamile Mutlu "Başlayın" talimatını verdi.
Bunun üzerine tabutun vidaları söküldü. Tahta tabutun içinde madeni
bir sanduka bulunuyordu. Bu sandukada gaz birikmiş olma ihtimali
düşünülerek önce bir burgu ile delik açıldı. Gaz ya da koku
çıkmadı.Sanduka talaş doluydu.
Sandukanın içi, muhafaza solüsyonu ile ıslatılmış tahta talaşı
doluydu.Bu talaş, naaşın ayak yönüne doğru toplandı. Talaşın arasında,
ağzı kapalı ve içi sıvı dolu bir şişe bulundu. Bu,cesedi muhafaza
için kullanılan solüsyondan bir numuneydi. Üzerinde terkibi
yazılıydı.Ata'nın naaşı beyaz kefene sarılmış, sonra kahverengi
bir muşambayla kaplanmıştı.Sargıları açmaya başladılar. Herkes
nefesini tutmuştu. Çünkü, "Naaş çürüyüp bozulmuş, çıkan gazlar tabutu
patlatmış nöbetçi er, kokudan bayılmış" diye bir sürü söylenti
geziniyordu. Ve 15 yıl sonra ilk kez Ata'nın yüzünü göreceklerdi.Kefenin sargıları aralanınca Prof. Kamile Şevki Mutlu, orada bulunanların
yardımıyla katafalka çıktı ve Atatürk'ün yüzüne baktı. Ata'nın derisi
kahverengi bir hal almış, ama yüz hatları bozulmamıştı. Menderes sapsarı
olmuştu Prof. Mutlu, gördüğü tabloyu daha sonra şöyle
anlatacaktı:"Yüzünü örten ıslak pamuk kitlesi kaldırılınca Ata'nın heykel gibi duran yüzü ile karşılaştım. Uzun sarı saçlarından ince bir tutam, sol göz kapağının üzerine düşmüştü. Atatürk, Dolmabahçe Sarayı'ndaki yatağında uyuyor gibiydi."
Prof. Mutlu, kenarda bekleyen komite üyelerini tabutun
başına çağırdı. Onlar da tek tek tabutun içine baktılar.En başta
Başbakan Adnan Menderes vardı. Koyu renk takım elbisesi içindeki Menderes de yanındakilerin yardımıyla katafalka çıktı,ürkek bir şekilde
aşağı,tabuta doğru baktı. O an ne olduğunu Prof. Kamile Mutlu'dan
aktaralım: "Menderes çok heyecanlandı.Rengi sapsarı oldu. Bir de
baktım ki, müzenin kapısına doğru gidiyor. Atatürk'ün yüzüne bakmadı.
Tahmin ediyorum, kendinde o kuvveti bulamadı. En sona Abdülhalik Renda
kalmıştı. O da Ata'yla karşı karşıya gelir gelmez tabutun yanına
yığılıverdi.Salondaki herkes Atatürk'ü tek tek gördükten sonra naaş,
tekrar solüsyonla ıslatıldı. Ata'nın başı pamuklarla örtüldü ve vücudu
beyaz kefenle sarıldı. Bu sırada bir komiser,orada görevli adli tıp
doçenti Dr. Cahit Özen'in yanına yaklaşıp avucunda taşıdığı bir kâğıdı
gösterdi ve şöyle dedi:"Bu kâğıdı,Atatürk'ün hemşiresi Makbule Hanım
gönderdi.Kefenin içine Atatürk'ün göğsü üstünekonmasını
istiyor."Doç. Özen, kâğıda bir göz attı. Eski Türkçe bir şeyler yazılıydı.
"Böyle bir kâğıdı Atatürk kabul etmez. Bize kızar, darılır" dedi.Komiser
kâğıdıkatlayıp cebine koydu ve uzaklaştı. Bütün işlemler bittikten
sonrasalonda bulunanlar naaşın iki yanından geçip hep bir ağızdan
besmeleçektiler ve cesedi yeni tabuta yerleştirdiler. Bu tabut da 15
yıliçinde yattığı büyük gül ağacı tabutun içine konuldu. Üzeri
bayraklaörtüldükten sonra kapağı kapatıldı.
Ve 10 Kasım sabahı, Ata'nın naaşı 15 yıl önce onu
Dolmabahçe'den Ankara'ya taşıyan top arabasına yerleştirilip son
durağıolacak Anıtkabir'e taşındı. Artık ebediyen orada kalacaktı...
Atatürk'ün tabutu, Menderes'in huzurunda açılmıştı
Ata'nın 15 yıl Etnografya Müzesi'nde bekletilen naaşı,12
askerinomuzları üzerinde oradan alınmış ve 136 asteğmenin çektiği bir
toparabası ve matem marşı eşliğinde Anıtkabir'e taşınmıştı.Radyodan
naklenyayımlanan o görkemli tören, en az 15 yıl önceki kadar
hüzünlüdür.Ancako törenden hemen önce yaşananlar, tarihçilerin pek ilgisiniçekmemiştir. Bilindiği gibi, Anıtkabir yapılana dek, Atatürk'ün
naaşının korunabilmesi için "tahnit" denilen bir işlem
yapılmıştı.
Gülhane Patolojik Anatomi profesörü Dr. Lütfi Aksu tarafından
gerçekleştirilen bu işlem sırasında naaşa, şırıngayla özel bir
formülenjekte edilmiş ve üzerine formüllerin yapıştırıldığı iki küçük
ilaçşişesi, Ata'nın koltuk altlarına yerleştirilmişti. Bu işlem
sayesindeAta'nın naaşı da -diyelim bugün Lenin'in mozolesinde olduğu gibi
öldüğü günkü haliyle korunabilirdi. Ancak İslam dini, ölünün
defninişart koştuğundan,geçici tahnitin bozulması şarttı.
Nakilden önce, bu işlem için bir komite kuruldu. O
komite,törenden bir gün önce, Başbakan Adnan Menderes'in
huzurundaAtatürk'ün tabutunun açılmasını kararlaştırdı.Tabut açılınca
tahnitbozulacak ve ceset çürümeye başlayacaktı.Bir başka deyişle
Atatürk'ünmumyalanmış gibi) korunmuş naaşını son görenler, o törene
katılanlarolacaktı. Atatürk'le ilgili belgesel çalışmaları sırasında o
törenekatılanların bir kısmıyla konuşmuştuk.Bu yazıda yer alan
bilgilerin birkısmı o tanıklıklara, önemli bir bölümü ise değerli Atatürk
araştırmacısı Prof. Dr. Utkan Kocatürk'ün, Prof.Dr. Kamile Şevki
Mutluile yaptığı sohbetten aktardıklarına dayanıyor.
Ata'nın yarım asır önceki son yolculuğu, sanırım bu
ayrıntılarladaha da ilginç bir boyut kazanıyor.
Atatürk'ü son görenler anlatıyor:
'Yüzünde iki günlük sakal vardı'
Osman Ersoy ve Halide İntepe, 10 Kasım 1953'te
EtnografyaMüzesi'nde asistan olarak çalışıyorlardı. O yüzden 50 yıl önceki
töreni ve tabutun içindeki Atatürk'ü son kez görme fırsatı
buldular.
İzlenimlerini şöyle anlattılar:
OSMAN ERSOY: "Sağlığında görmemiştim Atatürk'ü... Korkunç
heyecanlıydım. Biz çalışanlar, asistanlar, memurlar sıra ile
katafalkaçıktık. Oldukça sararmış ve küçülmüş bir çehre... 1 - 2 günlük
sakalıvardı. Kaşları fevkalade iyi şekilde fark ediliyordu."
Gözleri aralıktı'
HALİDE İNTEPE: "Tabut kapanmadan en son gittim baktım.
Başı yanadoğru eğikti. Yüzü hiç bozulmamıştı. Azıcık sakalları çıkmıştı.
Haniinsan hasret giderek ölürse, gözleri aralık kalırmış ya, öyle
aralıktıgözleri... Ama bir ölü yüzü yoktu. Uyuyor gibiydi."
 
Katılım
1 Eyl 2004
Mesajlar
1,333
Beğeniler
0
#3
ürpertinin yanında...
bugün için umutsuzluk...
geçmişe duyulan özlem...her ne kadar yaşamasak da hissederek...
böyle birinin varolması sevinci....
yok olması üzüntüsü...
her şey içiçe giriyor...
sadece boğazım düğümleniyor...
 
Katılım
21 Ağu 2005
Mesajlar
2,273
Beğeniler
0
Yaş
29
Konum
Berlin
#4
Maalesef ki böyle bir lidere sahip olduğundan dolayı utanç duyanlar aramızda halen.Ben de Atatürk'ü görebilmek isterdim.Keşke cenazesi bugüne kadar korunsaydı.Bu konuda gömülmesini istediği bir vasiyeti yoksa kendisinin, bizim için çok daha iyi olurdu diye düşünüyorum.Tabii halen Anırkabir'i ziyaret etme şansı yakalayamdım.Umarım bir gün Anıtkabir ziyareti de gerçekleştirebilirim.
 
Katılım
21 Mar 2005
Mesajlar
1,433
Beğeniler
0
Yaş
35
Konum
Zion (European Part)
Web sitesi
www.pistons.com
#6
Yazılacak çok şey var ama bence bu cümlede yeterli

''Yüzyıllar Nadir DAHİLER yetiştirir ve 20 Yüzyıldaki O DAHİ'de Türklerden çıktı Mustafa Kemal ATATÜRK''

Söyleyen : Winston Churchill Dönemin İngiltere Savaş Bakanı ...
Yorum sizlerin Türk Gençleri ...
 
Katılım
15 Ara 2005
Mesajlar
479
Beğeniler
0
Yaş
29
Konum
küçükyalı
#8
bu yazıyı bizlere sunan arkadaşa ilk önce teşekkürler. ona bakacak cesareti içimde toplayabilirmiydim acaba. ilk aklıma gelen bu oldu.atamız hakkında sölenebilcek çok söz war ama şu anda donup kalmış durumdayım.bu yazıyı bence çevremizdekilere de yaygınlaştıralım.
 
Katılım
23 Ocak 2005
Mesajlar
6,888
Beğeniler
0
Yaş
40
Konum
Ankara
#9
Haniinsan hasret giderek ölürse, gözleri aralık kalırmış ya, öyle
aralıktıgözleri...
Atam gözlerindeki aralıktan eserini takip ediyor. Eserini seyrettikçe sizce ne düşünüyor? Ve bizler o eseri korumak için yetercince çaba harcıyor muyuz ?
 
Katılım
24 Tem 2005
Mesajlar
5,045
Beğeniler
0
Yaş
28
Konum
İstanbul
#10
ATA mizin suratini vucudunu canli olarak gorenlerin arasinda olmak icin nelerimi vermezdim
bn herzamn coook buyuk bir ATATURK asigi olmusumdur
hatta bi arkadasimizin soledigi gibi bole buyuk yuce bir lidere laf atanlarla
yumruk yumruga kavgaya giristigim polislik oldugumu bilirim
ATATURK u tasvir etmek bnim icin okadar zordurki size anlatamam
kullandigim her kelime her cumle yetersiz sanki daha fazlasini bulma zorunlulugum oldugunu hissederim
ama her zamn dusundugum bi sey vardir bnce ATATURK sadece 10 sene daha yasamis olsa suanda avrupa bize yanasiyor bizim dilimizi ogrenmeye calisiyor olacakti bu benim sadece kendi sahsi fikrim
ATA'nin eseri simdi istenmedik kisilerin ellerinde ama potansiyeli unutmayalim kendimizi unutmayalim gecen her nesil ATA miza huzur verme sansina sahip bunlarin icinde bizde variz
ATATURK,onun icin 68yil sonra bu yazilari yazan bizleri hala onu izlerken belgeselller tv basinda gozleri dolan kendini tutamayan yuzbinleri yureginde ATATURK sevgisi her sabah her hafta onun resmine onun gozlerine onun sayesinde sahip oldugumuz bayraga bakarak andini okuyan istiklal marsini soyliyen milyonlari ebedi kabrinde kartal yuvasi ANITKABIR'den goruyor bunu unutmayalim Onu ebediyette huzura ulastirmak ilk once bizlerin sonrada bizim yetistirgimiz cocuklarimizin ellerinde cunku ATATURK bir hic ugruna degil bizim bugun bu sekilde yasamiz esaret altinda olmamamiz bir irak bir lubnan bir cezayir olmamamiz icin savasti oyuzde kocatepede kar ustunde uyurken siroz oldu kisacasi bizim icin kendini feda etti nasilki hepimizin vatanina milletine ailesine sorumluluklarimiz var ayni sekilde bir okadarda belkide cok daha fazla ATAmiza sorumluluklarimiz var ve iste bu sorumluluklari yerine getiriyosan iste ozamn sende ATAmizin yaninda savasan o kahramn askerlerle ayni yerde durmayi hak ediyosun
 
Katılım
27 Haz 2006
Mesajlar
563
Beğeniler
0
Yaş
28
Konum
Dünya Vatandaşı
#14
Atatürk cumhuriyet için neler verdi.Şimdi saltanat ile yönetiliyoruz.
Ahh Atam ah senin gibisi niye yok.Niye yetişmiyor.Ya da yetiştirilmiyor.Kendimden ve senin be çabalar harcadığın TürkiyeMİZin durumundan utanıyorum.Ama niye utanıyorum.Utanması gerekenler senin koltuğuna oturup Osmanlıyı yaşayanlar ya da yaşatanlar olmalı ama elimizden birşey gelmiyor.Onları da oraya senin evlatların getirdi.
 
Katılım
1 Eyl 2004
Mesajlar
1,777
Beğeniler
0
Konum
yenilmezArmada..
Web sitesi
www.diligelecek.blogspot.com
#15
canbulubay' Alıntı:
margo' Alıntı:
''BENİ GÖRMEK DEMEK SADECE YÜZÜMÜ GÖRMEK DEMEK DEĞİLDİR...''
. . .
"Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu kafidir (yeterlidir)."
M.K.Atatürk
 
Katılım
23 Ocak 2005
Mesajlar
6,888
Beğeniler
0
Yaş
40
Konum
Ankara
#16
Önder' Alıntı:
10 sene daha fazla yaşasaydın ne olurdu be Atam. Şu anda Amerika'nın yerinde biz dünyaya hükmediyor olurduk belkide...
Bu durum hem bizim iç barışımız hem de dünya barışı için çok daha iyi olurdu.
 
Katılım
27 Haz 2006
Mesajlar
563
Beğeniler
0
Yaş
28
Konum
Dünya Vatandaşı
#17
onuryavuz' Alıntı:
Bu durum hem bizim iç barışımız hem de dünya barışı için çok daha iyi olurdu.
Onur abi başımızdaki adam aynı olduğu sürece Osmanlı Devleti gibi kendi asırlar öncesinde hissden bir adamla bu sefer amerikanın yerinde biz olurduk.Komutanlar da El-Kadı , kaplan , gibiadamlar olurdu :?
Şu an cumhuriyetle değil saltanat la yaşıyoruz.Atam ne kadar pozitif çalışdıysa bunlarda o kadar negatif çalışıyor.Hep şahsi çıkarlarını düşünüyor.Dünyada barışı Türkiye sağlayamaz...
 
Katılım
1 Eyl 2004
Mesajlar
1,777
Beğeniler
0
Konum
yenilmezArmada..
Web sitesi
www.diligelecek.blogspot.com
#18
*Atatürk hakkında aşağıdakilerden hangisini biliyorsunuz? (Araştırmacı Yazar
İlknur Güntürkün Kalıpçı`nın `İçimizden Biri Atatürk` adlı yazısından
alıntıdır) *

Atatürk`ün dünyada `başöğretmen` sıfatlı tek lider olduğunu

Bir geometri kitabı yazdığını. Üçgen, açı, dikdörtgen gibi ve 48 tane
geometri teriminin (Türkçe) isim babasını bu yazdığı kitapla bizzat Mustafa
Kemal olduğunu

Bir röportajda "Birleşmiş Milletlere üye olmayı düşünüyor musunuz?" diye
sorulur, Atatürk: "Şartlarımızı koyarız, kabullerine bağlı. Biz müracaat
etmeyiz üye olmak için. Davet gelirse düşünürüz". BM yasasını değiştirir ve
ilk davet edilen ülke biz oluruz

Yıl 1938, General McArthur'un en zor, en problemli, en buhranlı dönemi.
Birden çok sıkılır ve yanında duran yüz yirmiden fazla kişiye döner ve aynen
şöyle der: "Şu anda hiçbirinizi değil, büyük istidadı ile Mustafa Kemal'i
görmek için neler vermezdim"

Yıl 2000, ABD Başkanı`nın milenyum mesajından bir alıntı : "Bugün
milenyumun hiç şüphe yoktur ki tek devlet adamı Mustafa Kemal Atatürk' tür.
Çünkü o yılın değil asrın lideri olabilmeyi başarmış tek liderdir"


Yıl 1938, Ata`nın ölümünde Tahran gazetesinde yayınlanan bir şiir`den
alıntı : "Allah bir ülkeye yardım etmek isterse onun elinden tutmak isterse
başına Mustafa Kemal gibi lider getirir"


Norveççe`de `Atatürk gibi olmak` diye bir deyim olduğunu


Kurtuluş Savaşında rütbe alan bir çok kadın askerlerimiz var. Ama dünya
tarihine geçen tek bir üsteğmenimiz var; 700 erkek, 43 kadından oluşan bir
müfrezenin reiseliğine bizzat Atatürk tarafından atanmış Üstteğmen Kara
Fatma


Atatürk çiçeği`nin adını, çiçeği bulan Wanderbit Üniversitesi
profesörlerinden doktor Kirk Landın`in koyduğunu ve bu çiçeğin tüm dünyada
bu isimle üretilip satıldığını


Yunan başkomutanı Trikopis`in, hiçbir zorlama ve baskı olmadan her
Cumhuriyet bayramında Atina'daki Türk büyükelçiliğine giderek, Atatürk`ün
resminin önüne geçtiğini ve saygı duruşunda bulunduğunu


Mimber` adında bir gazete çıkarttığını ve 52 sayı yayımlanan gazetede ilk
defa sansür kelimesi geçtiğini

Yıl 1996, Haiti Cumhurbaşkanı vasiyetinde mezar taşına yazılmasını istediği
metni bırakmıştır. Diyor ki: "Bütün ömrüm boyunca Türkiye'nin lideri Mustafa
Kemal Atatürk'ü anlamış ve uygulamış olmaktan dolayı mutlu öldüm"


Yıl 2005, Amerika'nın en ünlü ekonomistlerinden birisi olan Mr. Johns`un
önerisi "Türkiye ekonomiyle savaşta bir tek Atatürk' ü örnek alsın yeter"


Milletimi şimdiye kadar söylediğim sözlerle ve hareketlerimle aldatmamış
olmakla gurur duyuyorum* *." M.Kemal ATATÜRK"*




bana ulaşan bir mailden alıntıdır..paylaşmak istedimm
 
Katılım
5 Eki 2004
Mesajlar
476
Beğeniler
0
Yaş
34
Konum
Ankara'dan Bildiriyor...
Web sitesi
www.tekbuyuk.com
#20
Küba'da bir Atatürk heykeline rastlamanız mümkün. Heykelin üzerinde "paz en el pais paz en el mundo" altında da türkçesi "yurtta sulh cihanda sulh" yazıyor. Bunun yanısıra Küba halkı Atatürk'ü çok iyi tanıyor ve herkes Atatürk hayranı orada(Bizi yöneten insanlara ibret olsun).
 

Şu an konu'yu görüntüleyenler: (Kayıtlı: 1, Misafir: 0)

Üst