O bütçelerin artık geri döndürülebilir ve başarıya ulaşmaya yeter olduğunu ben de başka bir mesajda belirtmiştim. Sorun bu değil, organizasyon olarak EL'nin savunulacak yanı yok denecek kadar az. Çağdışı bir yönetim ve PO sistemi var. Taraftarla/oyuncuyla kavga eden sonradan görme başkanlar, yöneticiler falan ikinci sınıf komedi filmi gibi organizasyon. Her F4'te kısır döngü tartışmalar...Real Madrid hariç 8 ana hissedarın (Barcelona, Baskonia, Olympiakos, Panathinaikos, Fenerbahçe, Anadolu Efes ve Bayern Münih) 7 tanesi sözleşmelerini uzatmış. Kızılyıldız, Partizan, Zalgiris de kapıda bekliyor kalıcı lisans diye. Rus kulüpleri ise cezanın kalkmasını bekliyor. Bu kulüplerin yer almadığı bir basketbol organizasyonunun değil Euroleague'i yıkma ayakta kalma şansı bile yok. NBA EL ile birleşmeden EL karşısından hiç bir şey yapamaz. Hele hele Chelsea, Manchester United, Paris Saint Germen gibi futbol kulüplerine basket takımı kurmaları içi.n kulis yaptıklarını falan okuyorum sağda solda gülesim geliyor.
Çok net kabak gibi bir gerçek var ortada. Monaco gitmek üzere iken, Rus kulüpleri hala cezalı iken ve hazır salonun inşaatı start almışken; Galatasaray ne yapıp ne edip en azından 2-3 senelik bir lisans koparmalı. Gerekirse 5 milyon da ödemeli. Yoksa bunu başkası yapacak. Hatta Cev Cup şampiyonu Bourg parasal sebeplerden dolayı katılamaz ise Beşiktaş alttan alttan bastırıyor. Bakıyorum Galatasaray tarafına; hiç kimsenin umurunda değil. Varsa yoksa kadın basketbol ve erkek voleybol... Sıfır gelirli iki branş... Neden? Çünkü başarı ihtimali daha Fazla. Bu akıl tutulması. Başka bir şey derğil.
Bu sene F4 yapan Valencia'nın 9,5 , F4 ün kapısından dönen Zalhiris'in ise 8,5 milyon Euro maaş bütçesi vardı. Toplam bütçeleri deki; 16 milyona 15 milyon Euro olsun. Sadece salon bilet satış gelirleri bile bu bütçeleri rahat rahat karşılar... Zalgiris'in seyirci ortalaması maç başına 15.000 kişi. Ortalama 50 Euro bir bilet desen maç başına 750 bin sezonluk 15 milyon Euro gelir sadece bilet satışından. Sponsoru, mağaza gelirleri, yayın gelirleri ve başarı gelirlerini saymıyorum bile.. Özetle ortalama 10 bin üzeri seyirci çekecek kulübün bu organizasyonda zarar etme şansı yok. Hele de Türkiye gibi amatör branşlara yapılan harcamaların futboldan doğan vergi borçlarından düşüldüğü ülkelerde... .
Yine de siz daha iyi bilirsiniz tabi.
Birleşik bir lig mi kurarlar bilmem ama sağlam bir ayar lazım.
Bizim salonun yetişmesi, nasıl bir lig kurulacaksa artık içinde yer alıp alamayacağımız muğlak konular. EL ile birleşip lig kurarsalar ve salon işini şart koşarsalar, bizi o ligin dışında bırakmak veya en azından daimi kurucu lisanslı üye olmamızı istemeyecek taraflar bu fırsatı değerlendirir tabii.
Ben de en başta erkek basketbola, ardından kadın voleybol ve tarihsel ağırlığı büyük olduğu için her ne kadar maddi dönüşü büyük olmasa da kadın basketbola yatırımın öncelikli olması gerektiğini düşünüyorum. Erkek voleybol Avrupa'daki gibi takipçi kitlesine sahip olsa farklı düşünülebilir ki tarihsel olarak burada 4 şampiyonluk ve farklı yerel kupalara sahip olduğumuz için Cev/Challenge Cup düzeyi takımlar kurup müzeye bir de Avrupa kupası eklemek daha makul bir hedef olurdu. Lig şampiyonluğuna prestij olarak kadın voleybol gibi ihtiyacımız olan bir şube değil şu an için, zaten tarihinde başarılı bir dönemi var.