Böyle daha iyi. Tolok smaçör oynayacağım diye inat eder, Grobelna performans veremez, kim nerede oynayacak krizi, Barbolini de süreci buradaki gibi yönetemezse belki bir Cev Cup daha atarız cebe. Şöyle bol kaoslu bir sezon yaşasınlar. Tabii WC alırlar mı CL için bilemiyorum.Alexsia bu oyuncu kıtlığında hele de yerli kontenjanında değerli bir oyuncu tabii ki. Sadece rakipler çok kuvvetli olunca yeterli gelmiyor Galatasaray'a. Senin rakiplerin Vargas, Boskovic ve Antrapova ile oynuyor. Zaten bunların dışında bir de Haak ve Egonu var. Ki Haak sistem oyuncusu. Vakıfbank ve Imoco harici başka bir takımda bu kadar iyi olur mu emin değilim.
Galatasaray Akimova ile bir risk aldı ki ben de olsam bu kıtlıkta o riski alırdım. Pasör işinde patladılar. Bir de ısrarla İlkin - Sylla tandemini korumak ile de hata yapıyorlar bence. Oraya bir Tolok veya Ana C. çok şahane olurdu gerçekten. Tolok niyeyse manyak gibi ben smaçör oynayacağım diye deliriyor. Milli takımda Arina ve Markova'yı o pozisyonda kesmesi imkansız halbuki. Onun da değişik bir kafası var.
Madem henüz lig veya CL şampiyonluğuna aday olamıyoruz, o zaman Cev/Challenge düzeyinde kupa toplamak ve alışkanlık edinmek lazım. Böylece şu kadar yıldır kupa alamadınız diye konuşup duran rakipleri bir nebze susturup imaj düzeltiriz. Bu kupalarda voleybol seviyesi bir iki takım harici düşük olsa da sürekli bir yerlere şampiyon olarak isim yazdırmak lazım. Biraz kupaya doymak lazım, adı ne olursa olsun.
Atıyorum son 10-15 yılda gelen fırsatları değerlendirip birer ikişer Cev/Challenge Cup koysaydık müzeye, eleştiriler bu denli fazla olmazdı ve "Yatırımı zamanla artıracağız, yüksek harcamaların maddi karşılığı olmuyor" söylemleri anlam kazanırdı ve salon projesi sabırla beklenirdi mesela. Çünkü en azından bu bütçelerle kazanılabilecek turnuvalar boş geçilmemiş olurdu ve eldeki bütçenin iyi kullanılabildiği, iyi yönetildiği görülürdü.