Üst

Okan Buruk

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan Prince
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
Okan Hoca’nın başardıklarını hiçbir yabancı antrenör başaramaz. Üst üste 4 yıl şampiyon yapacak ve Şampiyonlar Ligi’nde son 16’ya kalacak bir antrenör yok dünyada.

Üstüne bir de TFF ve MHK’nin hakem katliamlarını unutmayın. Bu işin bir de psikolojik tarafı var.

“İcardi vardı, Mertens vardı” diyenlere de şunu söyleyeyim. Bu oyuncular Okan Hoca’nın altında performans verdi. İcardi, Okan Hoca’yı omuzlarına aldı. Başka bir hoca olsaydı belki de bu performansı veremeyecekti. Osimhen de her röportajında Okan Hoca’yı övüyor.

Yani “İcardi vardı, Mertens vardı, Osimhen geldi, ondan böyle oldu” tezi o kadar saçma ki… Bu oyunculardan maksimum verimi alan zaten Okan Hoca. Futbolu kafasında bitirmiş denilen Ziyech ve Zaha’dan bile verim aldı.

“At sahibine göre kişner.” diye boşuna dememişler.

Yürüyedur hocam.
Hocanın en iyi olduğu konu yıldızları küstürmemesi onları memnun etmesi zaten ama taktiksel derinlik anlamında zayıf buluyorum kusura bakılmasın. Şampiyonlar ligi söz konusu olduğunda daha taktiksel derinliği olan daha ciddi bir hocaya ihtiyacımız var.
Bu kadro için şampiyonlar liginde son 16'nın çok da başarı olduğunu düşünmüyorum. Başarı benim için Çeyrek final ve üstüdür.

Son iki çeyrek finalde hocalar FT ve Lucescu idi.. İkisinin de dünya çapında hocalar olduğunu konuşmaya gerek yok bence. Okanball bu seviyelerde değil ve çıkması da kolay görünmüyor.
 
Allah başımızdan eksik etmesin. Es kaza kendisi yerine taktiksel derinliği olan bir yabancıya gitseydik Fener'in iyice azıttığı şu son 4 sezonda en az 2 tane Ali Koç'un elinde yükselen kupa görürdük.

Neyse ki kendisinden taraf olmayanları ciddiye alıp laf anlatmayı bırakalı uzun zaman oldu. He he diyip geçiniz. Fenerlilerle futbol konuşmak bile daha mantıklı hatta.
 
Allah başımızdan eksik etmesin. Es kaza kendisi yerine taktiksel derinliği olan bir yabancıya gitseydik Fener'in iyice azıttığı şu son 4 sezonda en az 2 tane Ali Koç'un elinde yükselen kupa görürdük.

Neyse ki kendisinden taraf olmayanları ciddiye alıp laf anlatmayı bırakalı uzun zaman oldu. He he diyip geçiniz. Fenerlilerle futbol konuşmak bile daha mantıklı hatta.
Allah allah Ali Koç yedi senede yazıyla -bir- türkiye kupası kaldırmış. Hocan olmasaydı 2 kupa daha mı kaldıracaktı.
Geçelim bu işleri. Galatasaray Okan hocanızla var olmadı neyse ki:)
Anlıyorum yerli sevici çok var ama onun da kralını yani Fatih Hocamızı sevin o zaman. Okan Hocanızdan öyle bir şey çıkmayacak maalesef.

Ayrıca Conte Galatasaray hocası olsaydı 5 sene önce Galatasaray'ın daha mı az kupası olacaktı yani anlamadım? Asıl ben bunu savunanla futbol konuşmam:)

Adamlar ciddi ciddi Antonio Conte ile OkanBall kıyaslıyor. Allah akıl fikir versin..
 
Allah allah Ali Koç yedi senede yazıyla -bir- türkiye kupası kaldırmış. Hocan olmasaydı 2 kupa daha mı kaldıracaktı.
Geçelim bu işleri. Galatasaray Okan hocanızla var olmadı neyse ki:)
Anlıyorum yerli sevici çok var ama onun da kralını yani Fatih Hocamızı sevin o zaman. Okan Hocanızdan öyle bir şey çıkmayacak maalesef.

Ayrıca Conte Galatasaray hocası olsaydı 5 sene önce Galatasaray'ın daha mı az kupası olacaktı yani anlamadım? Asıl ben bunu savunanla futbol konuşmam:)

Adamlar ciddi ciddi Antonio Conte ile OkanBall kıyaslıyor. Allah akıl fikir versin..
evet abi doğrudur.
 
Hocanın kendimize göre hatalarını söylemek başka, gitsin yerine diğer hoca gelsin demek başka. Öncelikle eleştirinin, gitsin yerine başkası gelsin demek olmadığını bilmemiz ve bunu içsellestirmemiz gerekiyor. Her zaman her koşulda öncelik Galatasaray olduğuna göre ve hiçbir ölümlü Galatasaray'dan önemli olmadığına göre art niyetsiz eleştiriden korkmamak gerekiyor. Naçizane tavsiyem hayata dair herşeyde olduğu gibi konu Galatasaray olunca da herşeyi kişisel algılamadan uzak durulması. Kişinin isminden daha önemli olan yaptığı iş, kuruma sağladığı değer ve faydadır. Hoca geçmiş 4 yılda başarılımıdır ? Evet. Başkası olsa aynı başarı olurmuydu ? Buradaki cevap subjektif. Olabilirdi ama olmayabilirdi de. O zaman zaten ortada başarı varken subjektif bir tartışma ne fayda sağlar onu bilmiyorum. O zaman daha güncel soruya geçelim. Bu sene ve gelecek için hoca ile devam edilsin mi ? Bu soruya muhatap olursam şunu sorarım. Eğer kişisel meseleler yoksa niye devam edilmesin ? Galatasaray için şu andaki göstergeler hoca değişikliğini gerektiriyor mu ? Buna evet demek çok büyük haksızlık olur. Hem hocaya hem de kulübe haksızlık olur. Bunları yazmam bile absürd ama gördüğüm kadarı ile eleştiri yapmanın hocanın gönderilmesini istemek olduğunu zannedenler var her tarafta. Sevgili Barış Cenk Akkaya'nın forumundan beri yani çok uzun zamandır uzak duruyordum paylaşım yapmaktan. Polemik yapanlar beni kendi dünyalarından uzak tutarlarsa sevinirim.
 
Objektif yazayim Okan Hocanin ligde kazanma yuzdesi vs. yaptiklarini Guardiola getirsek sana garanti edemez, oyuncu kazanma ve idaresi de bence muazzama yakin; baska bir suru hata ve eksigini sayariz ama bu ligin "BUG"u bence OKAN BURUK.
Avrupa konusu karisik ve cok ayrintilu dusunulmesi gereken bir konu onu ayri tartisiriz arti ben gidince kendisinin degerini daha cok anlayacagiz diye dusunuyorum.
 
Başka bir camiada ilahlaştırılacak ve belki de heykeli dikilecek bir hocaya sahibiz ve elimizdeki bu şahsı tartışıyoruz. Tartışma açanlardan bir kısmının en büyük argümanı da "İcardi'li, Osimhen'li, Mertens'li kadroyu bana ver, ben de şampiyon yaparım, hocanın hiç katkısı olmadı" görüşü. Siz ne dediğinizin farkında mısınız? Gırgır olsun diye veya polemik yaratmak için mi yazıyorsunuz? Yahu bu işler bu kadar kolay mı? Galatasaray camiasının son 25 sene içinde profili maalesef çok değişti. Hazımsızlaştık, küstahlaştık, birşeylere sahip oldukça hep fazlasını, her sene daha fazlasını istemeye başladık. Şampiyonluk varsa hayat güzel, hasbelkader şampiyon olunamazsa veya arada bir de olsa bir maç kazanılamazsa hemen o istifa, bu istifa, asalım, keselim, gönderelimciler ortalığa dökülüyor. Bırakalım bu sığ ve yoz düşünceleri de, elimizdeki değerlere destek verelim, arkalarında duralım, işi bilenlere bırakalım, başarılarda sevinelim ama başarısızlıklarda sakin kalarak desteğimizi sürdürelim.

Okan hoca genç sayılabilecek yaşta GS tarihine adını yazdırmış bir hocadır, şu an görevinin başındadır, ligde o kadar veryansına rağmen lider pozisyondadır, sadece CL'de henüz ilk maçta ve o da deplasmanda oldukça iyi sayılabilecek bir takıma yenilgi almıştır. Bu kadar velveleye gerek yok, bırakalım bu boş lafları ve destek vererek izlemeye devam edelim...
 
Başka bir camiada ilahlaştırılacak ve belki de heykeli dikilecek bir hocaya sahibiz ve elimizdeki bu şahsı tartışıyoruz. Tartışma açanlardan bir kısmının en büyük argümanı da "İcardi'li, Osimhen'li, Mertens'li kadroyu bana ver, ben de şampiyon yaparım, hocanın hiç katkısı olmadı" görüşü. Siz ne dediğinizin farkında mısınız? Gırgır olsun diye veya polemik yaratmak için mi yazıyorsunuz? Yahu bu işler bu kadar kolay mı? Galatasaray camiasının son 25 sene içinde profili maalesef çok değişti. Hazımsızlaştık, küstahlaştık, birşeylere sahip oldukça hep fazlasını, her sene daha fazlasını istemeye başladık. Şampiyonluk varsa hayat güzel, hasbelkader şampiyon olunamazsa veya arada bir de olsa bir maç kazanılamazsa hemen o istifa, bu istifa, asalım, keselim, gönderelimciler ortalığa dökülüyor. Bırakalım bu sığ ve yoz düşünceleri de, elimizdeki değerlere destek verelim, arkalarında duralım, işi bilenlere bırakalım, başarılarda sevinelim ama başarısızlıklarda sakin kalarak desteğimizi sürdürelim.

Okan hoca genç sayılabilecek yaşta GS tarihine adını yazdırmış bir hocadır, şu an görevinin başındadır, ligde o kadar veryansına rağmen lider pozisyondadır, sadece CL'de henüz ilk maçta ve o da deplasmanda oldukça iyi sayılabilecek bir takıma yenilgi almıştır. Bu kadar velveleye gerek yok, bırakalım bu boş lafları ve destek vererek izlemeye devam edelim...
Okan Hoca ligde şampiyon olmayı o kadar basit göstermeye başladı ki artık böyleleri türedi. Maç kazanıyorsun, “Kötü oynadık”, “İzlerken zevk almadım”, “Set oyunu yoktu” gibi saçma sapan argümanlar üretiyorlar.

Ligde 34 maçın tamamını kazanacak, her maçı 2-3 farkla bitirecek üstüne Şampiyonlar Ligi’nde yarı final oynayacak gibi saçma sapan bir beklenti oluşmuş.

Şampiyonlar Ligi’nde başarılı olup aynı zamanda kendi liginde de domine eden takım sayısı zaten bir elin parmaklarını geçmiyor.

Bir de kadroyu ilahlaştırıyorlar. Sanki her mevkide üst düzey oyuncun var. Hâlâ Sanchez–Abdülkerim tandemiyle oynuyorsun. Kanat olarak transfer ettiğin Sallai’den sağ bekte en yüksek verimi aldın. Buna rağmen Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek final, yarı final bekleniyor.

Kadroya bakmadan beklentiyi gökyüzüne çıkarmanın hiçbir mantığı yok. Okan Hoca’nın ligdeki başarısını küçümsemelerinin temel sebebi de zaten bu. Şampiyon olmayı fazlasıyla sıradanlaştırdı.
 
Okan Buruk ile ilgili ne beklediğimizi Galatasaray'ın hedeflerinin ne olduğunu ve olması gerektiğini analiz ederek tartışabiliriz. Eğer hedef ligde ambargo koymaksa -ki ben katılmasam da çoğunluk için öyle- Okan Buruk tartışmasız en iyi adaydır. "Tartışmasız" kısmı iskambil destesindeki kartların çoğu kullanılmış iskambil kağıdından bir evi alttaki kartlar biraz kaydı diye tamamen bozmak mı daha verimli yoksa gittiği yere kadar kat çıkalım mı sorusu üstünden dayanak kazanıyor. Yani bugün dünyanın lige de uyacak en iyi hocasını getirsen hatta labaratuarda üretip türk yapsan bile daha iyisini bulamazsın demiyorum ama çok büyük risk alırsın.

Benim için asıl önemli olan şampiyonlar liginde kalıcı başarı ve istikrarlı güven veren sağlam oyun olduğu için sıkıntı burada başlıyor. Okan Hocanın sağlam bir A planı var ama bu fazlasıyla lige göre avrupadaki rekabet seviyesinde gerçekçi olmayan bir oyun. Bu A planını Sporting maçı gibi maçlarda mecburiyetten de olsa versiyonlarını çok güzel sahaya yansıtıyor buna da şüphe yok. Ancak maç içinde oyununa fazla aşık ve suyunu sıkıp kabuğunu maç sonunda alıyor eline. Sporting, Bayern maçları, Frankfurt maçı gibi en acı örnekler karşımızda ve artık bu da lig şampiyonlukları kadar sıradanlaştı. İlk 60 dakikada maçı alıp götürmeye oynuyor ama o derece posziyton üreten ve bitirici bir takım değil elindeki. Nitekim hiçbir örneği yokki bu oyundan düşündüğü oyunla 3 gol çıkarmış olsun. 2 gol bile çıkaramıyor ve son yarım saatte ağlaya ağlaya veriyoruz maçları. Bunu göremeyecek kadar aşık oyununa bunu Frankfurt maçından sonra bıraksa ders aldı diyeceğim ama her maç aynı terane. O yüzden kesinlikle güven duymayı haketmiyor. Ne oyuna kan getirecek değişiklikler yapar ne de oyun anlayışından bir değişiklik yapar. Mazereti de bu takım savunma yapamaz ama o zaman bu takımın ilk 60 dakikada maçı bitireceğine de güvenmemen gerekli. Buna göre oynayıp 90 dakika istikrarlı nasıl verim alırım diye düşünmeli ama o sadece maç başlangıç planıyla arabayı ittire kaktıra tepeye çıkarmaya çalışıyor. Geçen yıl son anda ilk 24e kalmamız gerçeği görmemizi engelledi eğer Atletico maçında yenilsek-ki gayet makul olasılıktı- bugün 4 yılda kaydadeğer hiçbir avrupabaşarısı olmayan hatta Osimhen'in de bunu görüp belki de ayrılmak isteyeceği bir Galatasaray olurdu. Bu yıl o kadar şanslı da olamayacağız gibi görünüyor özellikle Barça ve Lille maçlarından 1 puandan fazlasını çıakramazsak.

Okan Buruk'un bir diğer sıkıntısı da saha dışı özellikleri. Buraya gelirken birden basketbol maçlarıyla kendini gösterip kendisine mesafeli taraftara sempatik görünme çabaları iticiydi. Geldi ve iletişiminin de çok büyük sorun olduğunu gördük. Herşeyi hakeme bağlaması sürekli birilerine laf çatmaya çalışması iğreti duruyor. Konuşması gerekirken de konuşmuyor sonra kadro yetersiz diyoruz. Fatih Terim olsa istediği oyuncuyu aldırtırdı Okan Buruk'un böyle bir karizması da yok. Onu eleştirmenin rahat olmasının önemli bir nedeni de bu karizma ve buna da bağlı iletişim eksikliği zaten. Farklı bir dönemdeyiz ve Okan Buruk kendi döneminde 90larda teknik direktör olsa bu seviyede asla olamazdı. Ancak bu dönem oyuncuyla ast üst ilişkisinin arasındaki perdenin flulaştığı bir dönem. Oyuncu ilişkilerinin iyi olması da belki bu dışarı kötü yansıyan tavırlarında. Çok büyük bir güç olarak durmuyor ve gerektiğinde şahı almak için filinden atından vazgeçebiliyor. Uzun vadeli planları için dışarıdan suyuna gitme gönül alma gibi görünen tercihleri de yapıyor. Teknik adamlığın teknik taktik kısmının yüzde elliyi geçmediği günümüzde bu bence yapılması gereken iyi bir özellik.

Tüm bunlar ışığında hedef sonsuza kadar lig oalcağı için yönetim bir adım atmaz bu konuda. Ancak Okan Buruk 5 şampiyonluk rekoru kırarsa hedeflerime ulaştım deyip başka bir maceraya atılmak isteyebilir hazır zirvedeyken. Ben yıl sonunda sözleşme durumu ne olursa olsun daha fazla zorlamak için nedne bulamayacağı görüşündeyim.
 
Geri