2015 Galatasaray Seçimi

Şu anki yönetimden tek ismi bile görmek istemiyorum yeni yönetimde.

Kurtuluş reçetemiz Adnan Öztürk.
 
23 Nisanda çoçukların bir günlüğüne koltuğa oturması gibi oldu bizim mevcut yönetim. Hatta çocuklar bile daha aklı selim yönetirdi.
 
Murat Bey, siz kimi istersiniz ?
Bende Önder Bey'e katılıyorum.
Şu anda tek kurtuluş reçetemiz Adnan Öztürk gibi duruyor.
 
Ben artık kim gelirse gelsin çok umutlu değilim. Faruk Süren sportif anlamda kulübe en parlak dönemi yaşattı, ama ekonomik bakımdan kulübü iflasa sürükledi. Özhan Canaydın liselilerin sevgilisiydi, o döneme kadarki en başarısız başkan oldu. Adnan Polat tribünlerin sevgilisiydi, onun döneminde işler daha kötüye gitti. Ünal Aysal ise hem kongrenin hem tribünlerin desteğini alarak göreve geldi. İlk senesinde işler çok iyi gitti. Sonrasında o da seleflerine benzedi. Daha kötüsü olamaz diye düşünürken Duygun Yarsuvat sahne alıp olabileceğini gösterdi.

Alp Yalman'dan beri, yaklaşık 20 senedir, bu kulüpte gelen gideni mumla aratıyor. Her seçimde umutlanıyoruz. Ancak çok geçmeden yeni kurtarıcı aramak üzere engin denizlere yelken açıyoruz.
 
Adnan Öztürk'ün geçen sene yaptığı uzun programda Galatasaray misyonu ile ilgili söyledikleri hoşuma gitmemişti. Galatasaray'ın misyonu Türklere spor yaptırmak değil. Yabancılarla yaptığın mücadeleleri kazanmaktır. Mesela kadın baskette kazandığımız 2 Avrupa Şampiyonluğunun arkasında 90'ların başından beri yürütülen büyük emek var, 30-40 fark yerken bugün kadın basketbol'da dünyanın sayılı ülkesi isek bunun arkasında çok büyük bir vizyon var. Çoğuda Faruk Süren'e ait. (En azından Derya Özyer'in anlattığına göre). Misyon sadece Türklere spor yaptırmak olsaydı. Hiçbiri olmazdı. Sen misyonunu yerine getirmek için Türk oyuncu yetiştirirsin. En güzeli, o ayrı. Son konuşmasında ise basketbol ve voleybol takımları için hedeflerin düşmeden devam edileceğini söyledi. Benim için bu açıdan problem kalmamıştır.

Programda diğer söylediklerine % 100 katılıyorum ve destekliyorum zaten. Ve işin en enteresan tarafı bunları tek söyleyebilen sadece Adnan Öztürk. Mesela camiadan birilerini kalkındırmak için kurulmuş şirketleri, açılan kadroları,adanın nasıl peşkeş çekildiğini, Gs Pazarlama Aş.nin 8 senede 239 mlyon tl ciro, 4,5 milyon tl kar, 75 milyon tl borç rezaletini, faaliyetsiz Gs Gayrimenkul A.Ş. nin 5 yılda11 milyon tl zarar, 5 milyon tl borç rezaletini......, hem federasyon yönetiminden şikayet edip, hemde seçimde onu desteklemeyi oynaklığını... Birde onun söylemeyip bizim gördüklerimiz var. 20 oyuncu olacak kadroda 45 oyuncu alma dangalaklığı, bir maç oynamadan milyon dolarlar ödediğin oyuncunun kaçması kepazeliği, kaçan oyuncuların yüzünden elinden giden kupalar, hiç bir katkısı olmayan idari biriminin onlarca hatasına rağmen gösterilemeyen icra kararlılığı ........

Zenginin malı züğürtün çenesini yorar derler. Camiada da zenginin malı birilerinin beynini bulandırıyor. Murat Özyer'e günde 3 kere istifa yazıp Ünal Aysal tekrar gelsin diyenler, komik bile değilsiniz. Bilmeyenler içinde söyleyim. İcraatleri yönetim yapar. Yönetim dışından özel haller dışında (varlık sahibi yardım eder veya özel ilişkileri varsa kullanır gibi) icraat beklemek zaten boş bir iştir. Şahısta yönetim haricinde iken Ribery'in alınmasında, Mondragon'un Beşiktaş'ın elinden kurtarılmasında özel ilişkilerini kullanmış. Sonuçta maaşlı bir çalışan olmasına rağmen futbol okulu misafirhanesini tadilatını cebinden yaptırmış. Daha ne yapacak.

Galatasaray tüm branşlarıyla bir bütündür. Ağır bir borç yükü, sürekli tekrarlanan ekonomik zarar altındadır. 6 ay spektaküler bir oyuncu izletip, arkasından 2 sene ödenemeyen paralar, sıkıntılarla boğuşan teknik yönetimler başarı falan değil, düpedüz plansızlıktır, acziyettir. Galatasaray hedeflerini SÜREKLİ zorlayacak ekonomik düzeni sağlaması en önemli önceliktir. Kendine göre Galatasaray'ın problemlerini tespit ettiği ve çözüm planlarını geliştirdiği, uzun zamandır buna hazırlandığı ve hazırlandığını gösterdiği için ADNAN ÖZTÜRK en doğru adaydır.

Bir düzeltme yapayım. Ben basketbol ve voleybol takımlarında hedef küçültülmeyecek şeklinde açıklamasına dair yazılar okumuştum. Fakat erkek basketbol hariç diğerleri için dememiş. Şimdi dinledim. Bence bu hata. Uluslarası seviyede 3 basketbol branşında A klasman, voleybolda en azından B klasman hedef konulmalı. Ekonomik yapıyı düzeltmeyi 3 değil 4 seneye yaysın, bu branşlara sempatik kanal gelirler yaratsın (varlıklı Galatasaraylılardan fon vb), sponsor konusunda ihtimal üstü gelirler üretsin. Bir çare bulsun. Bu branşları özkaynak düzeninden yeterli derecede destekleyecek yapı sağlanana kadar en azından. Camia, eğer seçilirse Adnan Öztürk'ü buna zorlamalıdır.
 
Adnan Öztürk boş konuşuyor. Piyasaya ilk çıktığında mittal'i sponsor yapacak diye haberler yaptırdı. Turgay Kıran ile aday olup çekilme yarışına girdi.
Ve en son Ribery'nin menajerine transfer yetkisi verdi.

Sent from my GT-N7100 using Tapatalk
 
Kim dolu konuşuyor Murat bey?


Ne yazık ki piyasada bir tek bunlar var. Galatasaray'ın gerçekten de geleceği karanlıksa (ki yalan) ya tüm kongre bir olur fazla konuşmayacağı kesin bir başkan seçilir ve altına kaliteli adamlar verilir ya da doğru düzgün birileri çıkar. Üye olsam ilk bakacağım üyelik sistemini ne yapacağı gelecek adayın? İyi hoş üyeler 300 tl aidatı fazla buluyor.
Galatasaray'ın artık Lise tahakkümünden çıkaracağım diyen biri çıktığı gün rahatlarız.
 
Adnan Öztürk'ün Aralık ayında'ki katıldığı programı da izledim. Galatasaray'ın sorunlarını anlamasını, planlı çözümler üretmesini olumlu buluyorum ancak kulube biçtiği misyon kafamı kurcalıyıp duruyor. Saçmalık diyeceğim. Başka bir şey aklıma gelmiyor çünkü. Galatasaray'ın misyonu gençlere spor yaptırmakmış. Bunun içinde spor liseleri kuracakmış. Galatasaray Eğitim Vakfı'nın yapması gereken misyonu Galatasaray Spor Kulübüne yüklemek ne mantık.

Galatasaray'ın misyonu gençlere spor yaptırmak ise halı saha aç Adnan Öztürk, ucuzdan da kirala. En maliyetsiz şekilde, en fazla kişiye sporu öyle yaptırırsın. Uluslarası bir yararı olmadığı müddetçe kime spor yaptırdığının ne önemi var. Ha yeteneklisi yapmış, ha eğitilmişi. Gerçekten hayrına halı saha aç. En optimal çözüm.

Tekerlekli Sandalye takımına laf ediyorsun dangalak Mehmet Arslan gibi. Bir ülkenin gençlerine spor yaptırmak için tek şart fiziki ortam yaratmak değildir. Fiziki ortam sağlasan kaç şanslı yada kaç torpilliye sağlayacaksın. Oysa tekerlekli sandalye takımının yaptığı iş, en özel iş. Engelli kalmış, psikolojik olarak hayatı bitmiş bir gence yaşama sevinci, yaşama amacı vermek bu ülkede hatta dünyada spora yapılmış en kutsal katkıdır. Benzer şekilde yıllardır kadın basketbol'a yapılan yatırımlar sayesinde bugün Türkiye'nin her tarafında Işıl ablası gibi olmak isteyen kaç çocuk basketbol'u sevmiş, oynuyordur.

Kastın sporcu yetiştirmekse kaç tane lise yapacaksın. Senin ne gücün var. Devletmisin sen. Diyelimki yaptın. Şikayet ettiğin arpalık düzeni için harika ortam yaratmış olmuyormusun. Bol bol kadro, bol bol sömürü. Nasıl kontrol edeceksin Türkiye'nin dört bir tarafındaki okulları. Hadi sen ettin senden sonra seçilecek yönetim acaba ne yapacak? 60 mtl ciro yapı 16 mtl zarar yaptığın Gs mağazalarından ne farkı olacak. Okul açtığın bölgedeki gençlere fiziksel imkan sağlamak dışında. Menekşe spormusun sen. Onu yapan binlerce kulüp var zaten Türkiye'de.

Artı dünyadaki spor rekabeti bu kadar üst düzeyde iken, standart gençlere yaptırdığın eğitimle, uluslarası düzeyde bir şeymi kazanacağını sanıyorsun. Örnek Arda Gürdal, Burcu Dolunay. Hayatlarını çocukluktan beri yüzmeye vermişler. Olimpiyata katılmanın üstünde bir şey yapabilmeleri mümkünmüydü değildi. Bugün artık uluslarası alanda derece yapacak sporcular o sporun gerektirdiği özel fiziki vb. yetenek yada şanslara sahip olmalıdır. 55 numara ayağı olan Thorpla, 2,10 metre kulaç açıklığı olan Phelps'le, standart çocukları çocukları günde 2 saat değil 20 saat çalıştırsan bir şey olmaz.

Sen uluslarası düzeyde sporcu yetiştirmek istiyorsan. İşte sana proje. Galatasaray Menekşespor değil ülkenin çatı kulübü olmalıdır. Yapacağın işte dört bir yanda spor lisesi değil. Bir yada en fazla 2-3 yerde (onuda yapabilmek çok zor) içinde ilkokul, ortaokul, lise, hatta üniversiteninde olduğu (sporla ilgili veya kolay 1-2 bölüm), yatılı imkan yaratılmış, tek kampüs halinde tüm spor branşlarını içeren olimpiyat köyü benzeri bir spor tesisi kurmaktır. Sprcuların burslu olduğu ve yatılı kaldığı dışarıyada açık kolej haline getirirsen ekonomik katkıda sağlayabilirsin. A takımlarıda bu kampüse dahil edebilirsen dahada süper olur. Gençler için uzun yorucu spor eğitimi boyunca sürekli motivasyon aracı yaratmış olursun. Bu A takımlarına da büyük katkı yapar. Ne kadar büyük ve özel bir ailenin parçaları olduklarını görmek, başkalarının hiç bir şekilde yapamayacağı benzersiz bir avantaj sunar. Bu kampüsü otelle, başka spor takımlarının ve kafilelerinin kullanmasına uygun hale getirirsen, hem ekonomik katkı sağlarsın, hemde sporcularda yarattığın Galatasaray kimliğiyle, istediğin her sporcuyu sende oynatma şansını çok fazla artırabilirsin. Galatasaray üniversitesine bağlı açtığın sporla ilişkili (spor antrenörlüğü, spor yöneticiliği vb.) 1-2 bölüm'de bu yönde katkı sağlar. Yüksek eğitimde yapmak isteyen veya işine gelen özel sporcular doğal olarak sende oynarlar.

Uluslarası çapta başarılı sporcu yetiştirmek istiyorsan 2 gereksinim var.

1. Branşa özel fiziki yapı yada yetenek. Bunu nasıl sağlayacaksın. Çok iyi bir tarama sistemiyle. Lokal ve ulusal tüm spor yarışmalarını takip edeceksin. Hatta bu takibi anneye babaya götüreceksin. Kadın-erkek deve gibi Boşnak çiftleri bulacaksın basketbol için. Bulgaristan Deliorman menşeli çiftleri bulacaksın güreş için. vb. Sonra yarattığın yatılı burslu eğitim imkanı, sen ülkeyi haberdar ettikten sonra bile yeter özel çocukların gelmesi için. Sen yeterki adaletli seç.

2. Çok iyi eğitim. Ekrem Memmun geçenlerde söyledi. Alman antrenörlerle bir konferansta konuşmuşlar. Üst düzey bir sporcunun yetişmesi için 10.000 saatin (branşa göre değişiklik muhakkak vardır) üzerinde antreman yapması gerekiyormuş çocukların. Günde 3 saat antremanla bu yaklaşık 10 senelik bir süre. Yatılı şartlar olmadan bunu sağlayabilmen mümkün değil. Bunu sağladığın zaman bile bu zor süreçi sıkılmadan, vazgeçmeden tamamlamak genç için çok zor iş. Önünde idoller konması büyük avantaj olur.


Bu prensiplerle hareket eden Çin'in, son zamanlarda olimpiyatlarda yarattığı harikalar ortada.
 
Galatasaray'ın başkan adaylarından Turgay Kıran, Türkiye Gazetesi'ne açıklamalarda bulundu. Birbirinden önemli mesajlar veren Kıran'ın transfer mesajları dikkat çekiciydi. Turgay Kıran, "Adrien Rabiot, Morgan Sanson ve Diego Rigonato ile görüştük prensipte anlaştık" dedi.

O RÖPORTAJIN TAMAMI...

Ortaköy'den yokuşu tırmanıp, tarih ve tabiatın iç içe geçtiği sümbül ve nergis kokuları arasında Boğaz'a nazır bir yerde Galatasaray'ın başkan adayı Turgay Kıran ile buluştuk, projelerini kadrosunu konuştuk. “Ben bir spor adamıyım” diyen ve TMOK, TFF'deki başkan yardımcılığı, Kürek Federasyonu ve Galatasaray'daki yöneticiliğini diğer adaylarla arasındaki fark olarak gösteren Kıran, “Herkes 4. yıldızı konuşuyor ama onu çoktan Galatasaray taktı, biz, 5. yıldız için geliyoruz” dedi.

İşte Kıran ve projeleri:

Borcu üç senede toplarız

“Amacımız; Galatasaray'ı 5 yılda düze çıkarmak, UEFA ve Süper Kupa'mızın yanına yenilerini koyarak, kulübümüzü Avrupa'nın zirvesine taşımak. Unutulmamalı ki, Galatasaray, ülke sporunun lokomotifidir. Futbolda daima şampiyonluk mücadelesinin içinde olmak zorunda. Galatasaray'ın şu an 900 milyon TL bilinen borcu var. Bu büyük bir rakam olmakla birlikte bizim için yönetilemeyecek bir borç değildir. Bunun için bankacılar, finansçılar ve borsacılardan oluşan bir ekip kurduk. Bunlar borcu nasıl yöneteceğimiz konusunda çalışıyor. Biz sorunu da biliyoruz, çözümünü de. Üç senede borcu toparlarız. Yapılması gereken şey, entelektüel sermayemizin önünü açmak. Biz güçlü bir ekiple geliyoruz. Ekibimizdekilerin her biri alanında bilgili, tecrübeli, trendleri takip eden iş ve sporda gururumuz olan Galatasaraylılar. Her Galatasaraylı gibi centilmenliği ruhunda yaşatan, biriyim. Rakiplerimize saygılıyım ama aslan iyi bir sembol; ormanın kralı sakin ama kükrediğinde önünde durulamaz!”

Aysal har vurup harman savurdu

Ünal Aysal başarılı bir işadamıdır, akıllı ve zekidir. Ancak, Galatasaray'a geliş şekli usul açısından yanlıştır. Nitekim İnan Kıraç da bunu anlamıştır. Artık, 'Bir tek oyum var, onu kullanırım' diyor. Bu sözü bana verdi. Bir sözü daha var, 100 milyon TL. Onun takipçisiyim. Aysal'ın handikapı, Galatasaray camiasını tanımaması ve üst akıl iradesi ile yapılmış yönetimle başkanlığa soyunmasıydı, başarısız oldu, bedelini Galatasaray ödedi. Kulübün kasasına giren 1 milyar 500 milyon, o dönemde har vurup harman gibi savruldu. Sadece bonservis bedeli için 2011-14 arası 111 milyon avro artı faizi ödendi, hâlâ ödeniyor. Bu çok ciddi bedel, boşuna ödenen para... Duygun Yarsuvat döneminde de eklenenler var. Bizim, böyle bir lüksümüz yok.

Oteller zinciri kuracağız

Para sorun değil... Gayrimenkul yatırım ortaklığı kurmamız gerektiğini tam 9 yıl evvel söylemişim. Sanki bugünü o günden görmüş gibi. Tüm gayrimenkulleri toparlayıp, buna yenilerini de ekleyerek, bir torbaya koyup, dışardan gelecek güzel bir parayla fon yönetimi oluşturmak ve bunu yönetmek arzumuz. Soruyorlar, 'Riva'yı satacak mısınız?' diye. Riva'yı kimse satamaz, biz de sattırmayız. Ama başta Riva olmak üzere gayrimenkullerimiz üzerinde birçok ilde, hatta yurt dışında oteller zinciri kurma projemiz var. Ayrıca çok ciddi sponsorlarla görüşüyoruz.

Üç takviye yapacağız

Fransa Ligue 1'de forma giyen Adrien Rabiot, Morgan Sanson ve Diego Rigonato ile görüştük prensipte anlaştık

Turgay Kıran, futbolda amatörlerle profesyonel takımları birbirlerinden ayıracaklarını belirtirken, “Artık Galatasaray'ın futboldaki yükselişini durdurmak mümkün değil” dedi ve yeni yapılanmayı anlattı. Kıran, “Biz de Abdurrahim yok, Sportif direktör var; o da Galatasaray'ın efsane futbolcusu Bülent Ünder. Hamzaoğlu ile birlikte çalışacak” dedi. Transfere 30 milyon avro ayıracaklarını söyleyen Kıran, “Bülent Hoca çalışmaya başladı bile, şu an ki kadromuza üç takviye yapacağız. PSG'den oyun kurucu Adrien Rabiot ile görüşüyoruz, 21 yaşında ve 5 milyon avroya alacağız. Reims'te oynayan Brezilyalı Diego Rigonato'yu da 2 milyon avroya almayı planlıyoruz, 26 yaşında. Montpellier'den Morgan Sanson var, 5 milyon avro” diye konuştu.

Altyapının başına Juande Ramos

Gençlere yöneleceklerinin de bilgisini veren Kıran, “Altyapımızı uluslararası akademi havasına sokup, Brezilya, Arjantin, G.Afrika, Fransa'dan ilerde satabileceğimiz yerli ve yabancı gençleri yetiştirmeyi planlıyoruz. Başına Sevilla'yı Avrupa şampiyonu yapan Juande Ramos'u getireceğiz. Kendisiyle anlaştık. Gelecekte Ronaldo ve Ribery gibi olabilecek gençleri bulduk. Bu gençleri hem Galatasaray'a hem de Türk vatandaşı yapıp Milli Takım'a kazandıracağız. Belki bu oyuncuları yurtdışındaki bir takıma da gönderebiliriz, nitekim Brezilya'nın en popüler kulüplerinden biri ile kardeş kulüp olduk” diye konuştu.

KIRAN'IN PROJELERİ:
1. Galatasaray'ın marka değerini artırmak; üç yıl içinde Avrupa'da bir kupa kaldırmak.
2. Profesyonel futbol ile amatör futbolu birbirinden ayırarak iki farklı merkezde toplamak.
3. Amatör branş sayısını 7'den 23'e çıkarmak; olimpiyatlara sporcu vermek.
4. Riva, Ayvalık, Bolu başta olmak üzere 23 ilde tesisleşmek
5. Galatasaray Adası'nı geri almak.

İŞTE KIRAN'IN EKİBİ

Sportif Direktör: Bülent Ünder
Teknik Direktör: Hamza Hamzaoğlu
Altyapı ve Akademi: Juande Ramos
FİNANSAL YÖNETİM: Emel Çabukoğlu, Erdal Aslan, Altuğ Özarslan, Emre Alkin, Ömer Kayalıoğlu, Cemal Öztuna, Nejat Köknarer.
GAYRİMENKUL: İbrahim Bozanoğlu, Coşkun Kayı, Pelin Atik, Taygar Balkan, Coşkun Peküstün, Kemal Otluoğlu.

GALATASARAY ADASI'NI ALACAĞIZ
Turgay Kıran, yazarımız Hasan Sarıçiçek'e projelerini anlatırken, “Galatasaray Adası'nı bedeli ne olursa olsun alacağız. Galatasaraylıların hizmetine sunacağız” dedi.
 
Fatih Altaylı'nın her yazısından sonra birşeyler oluyor. Siyaseti bıraktı derings'nin sesi oldu.

Sent from my GT-N7100 using Tapatalk
 
Adnan Öztürk, sağlık problemleri nedeniyle başkan adaylığından çekildiğini kesin olarak açıkladı.

İşte Öztürk'ün sözleri;

"Aralık ayında yaşadığım sağlık sorunum rahatsızlık ve geçici bir süre tedavi görme gereği, doktorumun ısrarlı tavsiyesi sonucunda Mayıs ayında yapılacak seçimli genel kurulda, bu dönem aday olmayacağımı üzülerek bildirmek zorundayım. Tüm adaylara ve ekiplerine başarılar diler, her zaman Galatasaray'ın her kurumunun, arkadaşlarımızla ve projelerimizle hizmetinde olacağımızın bilinmesini isterim"
 

Üst