TFF tarafından 2024 - 25 sezonunun bitimine az bir süre kala açıklanan yabancı kontenjanı üzerine herhangi bir değişimin olmayacağı federasyon başkanı tarafından resmi şekilde beyan edilmişken, en akil olanından, hep bir farklı ajandası bulunana kadar, kendini Galatasaray'a ait hisseden yorumcular ve muhabirlerin kadro planlaması özelinde kör göze parmak sokmak için yaygara yapmalarına anlam veremiyorum.
Türkiye'de yaş aldıkça kadroda tutulmaması gereken isimlerin, zamlı bir şekilde kontrat yenilemesinin eski bir gelenek olduğunun gayet farkındayım. Bunun arkasındaki nedenleri de burada sıralamak manasız ve gereksiz zaman kaybı.
Sadece hatırlatmakta fayda gördüğüm birbiriyle bağlantılı iki temel durum var;
Birincisi, 2003 - 04 sezonuyla başlayan 2023 - 24 sezonuna kadar süren Şampiyonlar Ligi formatındaki maç sayısına kıyasla son iki sezondur yürürlükte var olan yeni format arasındaki maç sayısı ve çetrefilli rakiplerin fazlalığı, kadro kurulumunda fiziksellik anlamında istikrar sağlaması şüpheli oyuncuya yer veren takımların elini zayıflatmaktadır.
İkincisi ise, Türkiye'de hakir görünen yabancı liglerin zayıf diye sıfatlandırılan takımları bile genellikle AB üyesi ülkelerin pasaportunu bulunduran sporcularla yerli sporcuymuş gibi sözleşme imzalayıp, bu şekilde kendi 25 kişilik kadrolarında 18 - 19 yabancı bulundurabilmektedirler. Takdir edersiniz ki, bu takımlarda genel disiplin çerçevesinde & fiziksel anlamda yeterlilik sağlayamayanlar takım antrenmanında dahi yer bulamıyorlar. Bu bakımdan "köy takımı" diye adlandırılan takımlarla bile karşılaştırıldığında, halihazırda senin geniş kadronda daha az yabancı sporcu yer alabiliyor olması ile birlikte, aralarından bazılarının fiziksel anlamda geriye gitmiş olan isimler ile beraber şekillendireceğin kadro sonucunda "bunları bile" yenemedik diye dün olduğu gibi ilerde de ağlamanın manası yok.