Batrakov bana Rus Arda Turan etkisi veriyor. Son yıllarda çıkış yapan Krasnodar'ı saymazsak Lokomotiv, Rusya'nın en büyük dört takımından birisi (Zenit, CSKA, Spartak, Lokomotiv). Son yıllarda, ekonomik durum vb. sebeplerle Zenit dışındakiler çok iyi gitmiyor bu da bizim Arda Turan'ın parladığı dönemde içinde bulunduğumuz kaotik dönemi anımsatıyor.
21 yaşında kulübün altyapısından çıkmış ve kaptanlığını yürüten bir oyuncu. Karakter olarak da Morutan'dan ayrıldığı bariz. Vize sorunu yaşadığı için havaalanının ortasında ağlayan bir oyuncuydu Morutan. Batrakov ise ben kulübüme veda edemedim diyip takımıyla kupa maçının deplasmanına gidip kale arkası tribünde tribün liderinin yanında taraftarların gözünün içine bakarak kulüpten ayrıldığını açıklayabilen, oldukça güzel konuşan bir adam. Hitabeti iyi, liderlik gösterdiği ortada, aidiyet duygusu var. Aynı Arda'nın Atletico'ya gittiği zamanlar gibi, ki kendisi Arda'nın bizden gidişine göre çok daha düzgün yönetti süreci.
Mertens de böyleydi, Hagi de. 10 numara karakter olarak liderlik vasfı olan oyuncu ister. Batrakov'un karar verme mekanizması doğuştan elit düzeyde. 173 boyuna kilosuna takılanlar olmuş, bu futbol basketbol gibi fizik yoksa oynanmayan bir spor değil. 2 yıldır yerini dolduramadık dediğiniz Mertens de 169 boyundaydı. O pozisyonda beklenen en önemli özellik Composure (yani oyunu okuyabilme yeteneği) ve Batrakov'un da en iyi yaptığı iş bu.
Rus Arda Turan'ı aldığımızı düşünüyorum. Serbest kalma bedelinin olduğu konuşuluyor 55 milyon euro düzeyinde. Umarım yoktur. Gelsin parlasın ve biz her sene böyle oyuncular ekleyerek Osimhen gibi, Batrakov gibi mevkisinde dünya çapında oyuncular alarak Avrupa'nın en elit kulüplerinden biri haline gelelim.
PSG, United, City gibi takımların takip ettiği ve Rusya'ya olan yaptırımlar yüzünden alamadığı söyleniyor. Doğrudur yanlıştır bilemem ama 30 M Euro özellikle Premier Lig takımları için para değil. Lige yeni yükselen Coventry Cherif'i 25'e aldı mesela.
Oyuncunun beğendiğim özellikleri: Açık ara composure, maç içerisinde oyunu okuyor, her zaman oyunun içinde olduğunu gösteriyor ve doğru yerlere koşular atıyor. Zidane'ın meşhur sözünde dediği gibi iyi oyuncu top kendisine gelmeden ne yapacağını bilir, ben ise top gelmeden benim oynayacağım oyuncunun ne yapabileceğine göre karar verirdim diye. 10 numarada, özellikle ligde kapanan takımlara karşı bir kararı 1-2 sn erken vererek çok maçı çözecektir. Kendisinin gelişiyle Sane'nin performansının da yükseleceğini düşünüyorum.
Uzaktan şut becerisi, ancak bu zımba gibi şut çıkarıyor anlamında değil. Sara gelmeden öyle gollerini çok gördük, bizde bir tane atmadı yanlış hatırlamıyorsam. Uzaktan şutlarını da oyunu okuyarak kalecinin pozisyonuna göre kullandığı için yavaş görünen şutlarla gol bulduğu çok fazla pozisyon var. Kalecinin açıkta bıraktığı köşeyi, yanlış pozisyon almasını çok iyi cezalandırıyor.
Sorumluluktan kaçmaması, maç başına 60 küsür topla buluşması var. Bunun biraz üstü oyun kurulumunda sağa ver, sola ver, kaleye dön düzeyindeki stoper ve 6 numara performansı. Bu sayıyı 10 numara oynarken tutturmak çok kolay değil. Kıyas olarak geçen sene Asensio'nun ortalaması 47 idi.
Geçen sezon sürekli dedik, bu takıma oyun zekası olan bir oyuncu lazımdı ve en önemli özelliği bu olan bir wonderkid getirildi. Rusya'daki savaş olmasa da bize kalmazdı. Oyuncuyu saha içinde beğendim ancak karakteri ile ilgili bilgiler öğrendikçe kendisinden beklentim daha da arttı. 21 yaşındaki halinizi hatırlayın çocuktunuz. Bu adam ise kulübünün en önemli oyuncusu olarak takım ekonomik ve sportif olarak kötü giderken kale arkası tribününde taraftara ayrılığını yüz yüze açıklayacak kadar cesur, hedeflerini ve bunlara ulaşmak istediğini anlatacak kadar aklı başında, takımına veda etmeden ayrılmayacak kadar da aidiyet duygusu yüksek bir oyuncu.
HOŞGELDİN ALEKSEY "LYOŞA" BATRAKOV!!!