Bugün...

Bugün her şey sanki dondurulmuş gibi,her şey bu çizgide en az 1000 yıl devam edecek gibi.

Dünya hep mi böyleydi bilmiyorum ama özellikle 2000 yılının başlangıcıyla birlikte kötülerin bahtları açıldı,yepyeni bir devir başladı,her geçen yıl kötüler zafer sarhoşu oldular,baktılar ki başlarına bir şey gelmiyor,iyice azıttılar,iyiler maskara oldu,zaten başta yazdığım gibi bu 2000 yılından itibaren kötülerin bahtları ne kadar açıldıysa iyilerin bahtlarıda o kadar kapandı.Şimdi günden güne daha karanlık,her şey en iyi insanlarla resmen alay eder gibi gelişiyor.Kötülüğün,kötülerin güçleri göklere ulaştı,yer gök kötülerin adeta güç bizde biz ne istersek o olur nidalarıyla inliyor.Ben hep böyle gitmez sanırdım ama böyle gidiyor ..

Bugün 31 Temmuz 2019 Çarşamba,yıllar değişiyor ama vaziyet değişmiyor.İçimde hep aynı soru 2000 yılıyla birlikte başlayan bu süreç hep böyle mi devam edecek ?

Bu sürecin en büyük özelliği güzel olan her şeyin günden güne yok edilmesi,bu süreç güzelliğe,iyiliğe acımıyor,tahammül edemiyor.
Korona günleri ..

Olabilecek binlerce güzel şey varken olan şey bu " Korona "

Olması gereken binlerce şey varken ve bunların gerçekleşme ihtimali olağanken gerçekleşme ihtimali çok az olan,bütün dünyada hayatı durduran 100 senede 1 olan bir virüs ortaya çıkıyor.

Neler bekliyorduk ne bulduk.

Onur Akın'ın bir şarkısı varya " Asi ve Mavi "

Oysa ben senden neler neler isterdim
Seni sevdalarda boğmak isterdim
Sabahlar isterdim asi ve mavi
Büyüsün isterdim ışığın rengi

Neler neler bekliyorduk oysa

Herşey kötüye gidiyordu evet ama bu kadar kötü birşey olabileceğini ben bile beklemiyordum

Ey dünya hep mi acı vaat ediyorsun hep mi keder ? Bunca adaletsizlik,bunca acı,bunca bozulmuşluğun üzerine birde bu virüs çıkıyor,hayat bu mu ? Yaşamak bu mu ? Ne yapacağız ya da ne yapmamız gerekirdi ? Neyi yanlış yaptık ?
 
Uzun süredir canımı sıkan birşeyden bahsetmek istiyorum.

https://www.mgm.gov.tr/tahmin/il-ve-ilceler.aspx?il=Bursa

Bu linkte Bursa'nın 5 günlük hava durumu var,mesela çarşamba günü 28 derece ve diğer 4 günde 20 derecenin üzerinde,bu günlerde yağışta beklenmiyor hatta 10 - 15 günlük hava durumu tahminlerinde de ciddi bir değişiklik görünmüyor.Hep 20 derecenin üstü ve yağışsız.Bulunduğumuz ay Kasım,eylül değil,ekim değil ve bence bu son derece anormal.Ayda 1 - 2 kere şiddetli yağış oluyor sonrası hep kurak,sonbahar yağmurları diye bir söz vardı nerede bu sonbahar yağmurları ?

Türkiye'de bu meselenin gündem olması gerekirdi,siyasi partilerin bu konuda bir araya gelmeleri gerekirdi,bence bu basit bir durum değil,veya " olsun ya ben sıcak hava seviyorum " diye yaklaşılacak bir durumda değil.

İnşaatlar ülkesi olduk iyice,bizim mahallemizde boş olan birkaç arsaya bile binalar dikildi,her yer beton,her gün sokaktan inşaat sesleri geliyor,ekonomik kriz var ama şu inşaat,tadilat merakı bitmedi,gürültü kirliliğide işin bir başka boyutu.Böyle giderse betonun olmadığı,binanın olmadığı tek boş alan bile kalmayacak,belki iklimlerin bozulmasında bununda etkisi vardır.

Yani ülkemin zarar görmedik bir iklimleri kalmıştı o da oldu,yaşananlar bir korku filmi gibi,keşke bütün bunlar kabus olsa uyansak ve herşey güzel olsa ..

Deprem konusu gündemdeydi geçenlerde,bu ülkede deprem 2 - 3 gün gündemde kalıyor o da ciddi bir deprem olduktan sonra,siyasilerin birbirleriyle girdikleri halka fayda sağlamayan polemikler ise haftalarca,günlerce gündemde kalıyor.

Bu iklimlerdeki bozulma böyle devam ederse gelecekte çok sıkıntı yaşarız.Türkiye'nin acilen bu konuyu gündeme alması gerekiyor.
5 Kasım'da aşırı sıcaklardan bahsetmişim bugün henüz Mayıs'ın ortası ve 40 dereceye yaklaşan sıcaklıklar var,gece sıcaklıklarıda çok yüksek,bu tablo Temmuz'un Ağustos'un tablosu olmalıydı.

Bir şeylerin sonuna geliyoruz gibi,bir süreç işliyor.

İklim konusunda detaylı yazmak istemiyorum,zaten 5 Kasım'da anlatmak istediklerimi yazmışım.

Bir şiirin ilk dizesiyle bitireyim " Dönülmez akşamın ufkundayız.Vakit çok geç " Yahya Kemal Beyatlı
 
Vefat edenin ardından kolay kolay kötü şey söylenmez ama sessiz kalan kitle de dile geldi bu acı haberden sonra.

Sosyal medyada hayatına dokunduğu insanlardan yazılar gördüm, bir spikerden çok daha fazlasıymış Emre Gönlüşen, soyadına yakışır... Huzur içinde uyusun Adana´nın gururu...
 
Vefat edenin ardından kolay kolay kötü şey söylenmez ama sessiz kalan kitle de dile geldi bu acı haberden sonra.

Sosyal medyada hayatına dokunduğu insanlardan yazılar gördüm, bir spikerden çok daha fazlasıymış Emre Gönlüşen, soyadına yakışır... Huzur içinde uyusun Adana´nın gururu...
Bazen cok sonra haberdar olursunuz bir vefattan, herkesin asina oldugu ses ve cogunlugun bilmedigi o sesin sahibi gitmis olur siz ismini ogrendiginizde. Once trafik kazasi sandim, sonra korona mi yoksa dedim, megersem sinsi kansere yenilmis Emre GONLUSEN ! Allah rahmet eylesin, mekani cennet olsun.
 
Ah be Maradona. Giderken gençliğimizden de bir parça aldın götürdün. Futbolu sanata çeviren adamdın sen. Biraz da kendine baksaydın çok daha başka olurdu. Bu yaşa kadar iyi bile dayandın. Yeteneğin eşsizdi ama karakterin klasik varoşlardan yetişmiş güney amerikalı karakteriydi. O yüzden o yeteneği fazla taşıyamadı karakterin ama o kadarı bile bizi büyülemeye yetti. Her zaman saygı göreceksin bizlerden.
 
Doğum günü. Buz gibi ofiste bel ağrısıyla tek başıma oturuyorum, o da 100 metre ilerde odasında tek başına oturuyor. Belki oturmuyordur bilemiyorum. 2 gün raporluydum, raporum bitti, iş var diye çağırdılar ve kimse işe çıkmamış. Çekmeceyi temizlerken belimde acayip bir ağrı, yine spazm girdi herhalde. Orta kulak iltihabı yetmez gibi bir de bu çıktı. Bir yandan da doğum günü işte, çığlık atsam duyup bakacak mesafede ama ölsem de çıkıp bakmayacak mesafede aynı zamanda. 3 doğum günü geçmiş ben tanıdığımdan beri, her biri ayrı bir hikaye. Birinde büyük prodüksiyonlu(!) süpriz gümledi, ikincisinde küstük ve başka bir konudan gerginlik olmuştu. Bugün de böyle kuru bir mesaj kuru bir teşekkür... Keşke bambaşka hikayeler bambaşka atraksiyonlar içinde olabilseydik bugün, yapıp yapabildiğimiz euroleague women sayfasından rakip takım kadrosu incelemek...
 

Üst