Bugün...

Furkan bey, aksine cevap verdiğimi düşünüyorum, cevabın olmadığını iddia etmeniz, sizin tatminkarlık beklentiniz ve arzu ettiğiniz yanıtı görmemenizle ilgilidir!

1. Seçimin tümden iptali ya da bölgesel iptali, YSK'nın önüne gelen itiraz neticesinde değerlendirilir!
Kaybeden taraf, seçimin tüm ilçeleri ihtiva edecek şekilde iptalini talep etmediği için sadece merkezin iptali karara bağlamıştır yani YSK, talep edilmeyen bir bölge iptali için zaten iptal lütfunda bulunamaz!

2. Ben, oyların içeri ya da dışarı taşıdığını iddia etmedim, sanırım yanlış yargıda bulundunuz; sizin sorunuz olan, zarf içinde şu kadar oy geçerli iken, bu kadar oy nasıl geçersiz olur sualinize genelge kapsamında "şu durumlar halinde iptal edilir" şeklinde yanıt verdim.

3. Herkes kendince haklı ve hukuku müdafaa ettiğini iddia eder ancak durumun hiç de öyle olmadığını hem müşahede ediyoruz hem de biliyoruz.
 
Sorun o zaten, sandık kurulu başkanlarını suçlayan bir itiraz mekanizması nasıl oluyor da sadece BŞB'de hile yapıldığına karar verip, meclis ve ilçe seçimlerinde hile yok diyor. Yani bunun kanıtı nedir, bu nasıl oluyor. Burda aslında benim sorum bu seçimin tekrarlanması gerektiğini savunanların kendilerine verebileceği cevaplar.
 
Tekrarlıyayım, kararın illeti AKP'nin talebi ile ilgilidir!

Parti, hangi seçim türü ve bölge ile ilgili itirazı sundularsa, o tür ve bölge değerlendirilir.

Nasıl oluyor da, zarfın içinden 1'i için iptal çıkar, aynı kurul diğer seçim türlerinde de görevliydi denilebilir ancak AKP, diğer türlerin iptalini talep etmediği için tüm seçim türü için iptal kararı alınmamıştır.

Siz gerçi inandığınız gibi düşüneceksiniz de, ben yine de dimağıma geleni belirteyim: AKP, bu seçim türünün iptaline ya da kendi lehlerine karar alınıra odaklandı, belki de diğer türlerden feragat etti.
 
Tekrarlıyayım, kararın illeti AKP'nin talebi ile ilgilidir!

Parti, hangi seçim türü ve bölge ile ilgili itirazı sundularsa, o tür ve bölge değerlendirilir.

Nasıl oluyor da, zarfın içinden 1'i için iptal çıkar, aynı kurul diğer seçim türlerinde de görevliydi denilebilir ancak AKP, diğer türlerin iptalini talep etmediği için tüm seçim türü için iptal kararı alınmamıştır.

Siz gerçi inandığınız gibi düşüneceksiniz de, ben yine de dimağıma geleni belirteyim: AKP, bu seçim türünün iptaline ya da kendi lehlerine karar alınıra odaklandı, belki de diğer türlerden feragat etti.
Memur olmayan kişilerin sandık başkanı olarak atanması ilk defa olmuyor. Banka çalışanı arkadaşlarımın 3-4 seçimdir sandık kurulu başkanlığı yaptığına bire bir şahidim.
Yorumlarınıza istinaden, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde CHP ya da bir başka parti, kamu görevlisi olmayan sandık başkanları nedeniyle itiraz etseydi YSK o seçimi de iptal ederdi diyebiliyor musunuz? Hepimiz YSK'nın iptali kanuna aykırılık gerekçesiyle değil, itirazı yapanın kim olduğuna bağlı olarak yaptığının farkındayızdır diye düşünüyorum.
 
Siyasi konular çok su götürür ve götürürken de çevresinde fikriyat beyan edenlerin kalbini çokça kırar. Buna binaen, tartışma dili intihap etmeden şöyle belirteyim:

Nihaî seçimlerde sandık kurulu başkanı olarak görev aldım ve yanlış hatırlamıyorsam, toplamda 9 tane İl Genel Meclis oy pusulası ve 22 tane de muhtar oy pusulasını iptal etmiştim çünkü Yüksek Seçim Kurulu genelgesinde "aynı seçim türüne ait birden fazla oy iptal nedenidir" şeklinde ibare mevcuttur ancak bu sadece muhtarlık ve ihtiyar heyeti seçimi için bir maddedir çünkü diğer seçim türlerinde birden fazla oy pusulası zaten sandık kurulu tarafından verilmiyor.

Sandık kurulu tarafından hem zarf hem de oy pusulasının iptaline karar verilebilir; sizin sorunuz: 1 zarf içinde 3 oy geçerli, 1 oy nasıl geçersiz olabilir şeklindeydi, o da şöyle:
Seçmen, evet mührünü birden fazla adaya basıyorsa, farklı adayın bloğuna taşmışsa, oy pusulasına kopartılarak zarar verilmişse, bilinçli yazı yazılmışsa gibi birçok neden iptale götürür!


Kaldı ki iptal nedeni, kamu çalışanı olmayanlar arasından sandık kurulu başkan, memur üye ve sair üyelerinin seçimi olarak belirtilmiştir ve bu da kanunlarda yasak olduğu aşikardır.

Diğer sorulara değinmeyeceğim çünkü bu hareketlerin alâsını mevcut hükümet ve belediyeleri yıllardır yapıyor ancak bu gerçek, onların rant ve cüzdan emellerinin önüne geçirmiyor diye düşünüyorum.
Peki o zaman sizin yazdığınız iptal nedeni, Furkan'ın sorusunun cevabı oluyor mu ? Yani aynı zarftaki oylardan sadece birinin geçersiz sayılabilir mi eğer sadık kurulu başkan, memur üye ve sair üye seçimi kamu çalışanı olmayanlar arasından seçildiği için ? Bu durumun bütün sandıklarda mı olduğunu, değilse neden sadece o sandıkların yenilenmediği vs ayrı sorular bu arada.

Birde bu kanunlarda yasak olduğu aşikar olan "kamu çalışanı olmayanlar arasından sandık kurulu başkan, memur üye ve sair üyelerinin seçilmesi" nasıl olmuş ? Kazandık diye nasıl açıklama yapmışlar seçim daha sonuçlanmadan, İstanbul'un her yerine teşekkür ediyoruz afişlerini yapıştırmışlar ? Aynı sandık kurulu başkan, memur üye ve sair üyeler daha önceki seçimlerde de (mesela 24 Haziranda) görev almamışlar mı ? Diğer illerde böyle bir durum yok mu ?
 
Tekrarlıyayım, kararın illeti AKP'nin talebi ile ilgilidir!

Parti, hangi seçim türü ve bölge ile ilgili itirazı sundularsa, o tür ve bölge değerlendirilir.

Nasıl oluyor da, zarfın içinden 1'i için iptal çıkar, aynı kurul diğer seçim türlerinde de görevliydi denilebilir ancak AKP, diğer türlerin iptalini talep etmediği için tüm seçim türü için iptal kararı alınmamıştır.

Siz gerçi inandığınız gibi düşüneceksiniz de, ben yine de dimağıma geleni belirteyim: AKP, bu seçim türünün iptaline ya da kendi lehlerine karar alınıra odaklandı, belki de diğer türlerden feragat etti.
Çok merak ediyorum, acaba CHP de aynı gerekçe ile diğer seçim türü için itiraz etse ne olur acaba..
 
Merak etmenize gerek yok, zaten geçen sene ve evvelki seneler çok itiraz edildi ama kimse tınlamadı CHP’yi. Milyonlarca geçersiz oylar akpye basıldı.
 
Mehmet Furkan bey doğru olabilir, memur olmayıp da geçmişte bu ve emsal seçimlerde yine görev almış olabilirler ancak bir parti seçimi kazandıktan sonra itirazda bulunmaz ki!

CHP bu itirazı yapsaydı ve iddia edilen deliller ikna edici ise tabi ki tekrarına hükmedilmesi gerekirdi ancak kat'i bir değerlendirme yapılamaz çünkü dünkü karar da ekser oyla alındı yani tekrarına reddiyede bulunan 4 tane üye vardı.

Ben sizin gibi, itiraz eden siyasi güruh nedeniyle iptali sağlandığına inanmıyorum çünkü iddiaya alet olan belgeler sarihan kamuoyu ile paylaşıldı.

Ayhan bey, YSK'nın aldığı karar itiraza konu olan büyükşehir belediye başkanlığı türündeki oylar içindir şayet o oyun atıldığı zarftaki tüm oylar için itirazda bulunulsaydı, muhtemelen onlar da iptal edilecektir çünkü bir görevli kanunsal tanımın haricinde bir sıfat ile orada ise, zarfın içindeki 4 farklı oy pusulasından da birincil yetkin ve sorumlu kişidir ancak ya AKP, il ve ilçe seçim kuruluna seçime müteakip 3 günlük süre zarfında yapması gereken itirazı geciktirdi ya da onlardan feragat etti.

Bu seçim değil, sair tüm seçimlerde memur haricinde görevlendirme yapılmıştır diye düşünüyorum zaten Furkan bey de yakın çevresinden örnek verdi ancak bu ihmal ya da kasıtın görevlendirme merciisi ilgili iş ve ilçe seçim kurumlarıdır yani sorumlu olan bu kurumlar görev verirken ya da iadeden ikinci görev verirken, bu çalışanların bağlı oldukları kuruluşları biliyor ancak AKP'nin iddia ettiği gibi planlanlı bir hazırlık olduğu için bu görevlendirmeler yapılmış görünüyor.
 
Taner Bey neyi savundugunuzu tam olarak anlayabilmis degilim. Dahasi uzun seyler de yazmayacagim. Tek bir soru sorun kendinize ve eger cevabini veremiyorsaniz, Ailenize ve sevdiklerinize gelecek adina yazik gercekten.

Istanbul secmenine 1 zarfta 4 oy kullandirildi -

Muhtarlik
Il Genel Secimleri
Ilce
IBB secimleri

Simdi Ysk diyor ki ayni zarftaki diger 3 oylamada hile yapilmadi sadece IBB Baskanlik seciminde hile yapildi.

INSAN EN KOLAY KENDINI KANDIRIR diye bosuna dememisler.
 
Tane bey, öncelikle sakin ve saldırgan olmayan üslubunuz için teşekkürler. Ama itiraz şekli bile olayın ne kadar samimiyetsiz ve çıkarcı olduğunu göstermiyor mu ? Bu itirazdan çıkartılacak 2 sonuç var; 1- bir usulsüzlük yapıldı ama bunlardan sadece birisi benim işime gelmediği için ona itiraz edeyim. en hafif tarzı ile samimiyetsizlik söz konusu, amaç adaleti sağlamak değil, kendi çıkarlarını korumak. 2- diğer pusulalarda yapılmadı sadece bunda yapıldı o yüzden sadece birine itiraz ettik. burada da en hafifi ile siz salaksınız diyorlar işte.

Son cümlenizde enteresan olmuş, itiraf gibi. Daha önceki seçimlerde planlı bir hazırlık yapıldığını açıkça söylemişsiniz, ki göstergeleri de 2014 belediye seçimlerinde Mansur Yavaşın birden bire geri düşmesi ve 24 Haziranda sayılan mühürsüz oy pusulalarıdır.
 
Mehmet bey, yukarıdaki kelimelerim gayet net, idrakı güç şeyler yazmadım.

Herkes gibi biz de gündemi birçok basın platformundan takip ediyoruz ancak iddia ettiğiniz gibi, YSK kanadı "sair 3 seçim türünde hile yoktur" gibi bir tebliğde bulunmadı şayet gözden kaçırmışsam, link atmanız halinde okurum.

Şahsım ve ailemle ilgili geleceğime atıfta bulunmuşsunuz:
Yukarıda da belirttim, bu yenilemenin maddi, mânevi ve değer kaybı heybetli olacaktır hatta ben olsam önüme bakardım ancak şöyle de bir isabeti var:
Binlerce sayım ve döküm cetvelindeki kasıtlı ya da kasıtsız rakamsal kayıtlar hatalı, keza mühürsüz cetveller...

Tablo bu olunca, seçimin yenilenmesi birçok kurum ve kişilerin 5 yıl boyunca töhmet altında kalmasının, hırsız YSK yaftasına maruz kalmasının ve insanlardaki şaibe düşüncesinin önüne geçecektir.

Bir de şu var: Bu benim kanaatim, seçimin yenilenmesi ya da itirazın reddi çok mühimsediğim bir konu değil; ben belediyelerden müstakil olarak ülkenin büyük fotoğrafındaki kronik sorunlarına ve yetrsizliklerine bakıyorum!
 
Ayhan bey, iltifatınız için müteşekkirim.
Haklısınız, AKP işine yarayanda tekrarın mesaisinde bulunmuş ya da süreyi kaçırmış olabilir.
Samimiyet hususu, bence hiçbir partinin genlerinde olmayan ve haliyle pratikte sahada göremediğimiz mukaddes bir değerdir.
Trübünlere ve seçmene seçimden evvel vaadler verilir akabinde ise nisyan edilir çünkü vaad dönemi de bu bir samimiyetten ırak vaadetti.

Ben, hemen hemen tüm seçimlerde bu hülle ve hırsızlıkların yapıldığını zaten düşünüyorum ancak bu iddiam umumidir yani hiçbir partiyi diğerinden ayırmıyorum, iddiası olan tüm partiler bu meşum yola ikbal ediyor.
 
Mehmet bey, yukarıdaki kelimelerim gayet net, idrakı güç şeyler yazmadım.

Herkes gibi biz de gündemi birçok basın platformundan takip ediyoruz ancak iddia ettiğiniz gibi, YSK kanadı "sair 3 seçim türünde hile yoktur" gibi bir tebliğde bulunmadı şayet gözden kaçırmışsam, link atmanız halinde okurum.
Taner Bey, cevabiniz kendi icinde celisiyor, Sizin cenahta dusunceler hep ayni zaten, hirsizi evinizde kendiniz yakalarsaniz hirsiz, aksi taktirde baska birseye burunuyor.

Link istemissiniz ama bu cok komik olmus. Bakiniz Bilale anlatir gibi anlatayim. Bingolde kullandiginiz 4 pusulanin sadece 1 tanesinin sonucu iptal ediliyor. Ysk diyor ki ; Taner Kizilkalenin Zarfinda bulunan 3 pusula hilesiz diger 1 pusula hilelidir. Aksi olsa komple iptalini istemez mi ?

Sizden ve kendimden gectim ben, Lutfen Cocuklarin gelecegini kurtaralim yaziktir gunahtir!
 
Milli takımı temsil etmek, Türk futbol tarihinin en karaktersiz futbolcusuna mı kalmış? Her maç hakeme/rakibe ana avrat küfürler savuran, defalarca siyahi futbolculara ırkçılık yapan, fetöcüler ile adı geçen, dostluk maçında bile kırmızı kart gören o çirkef mi Türk milletinin temsilcisi? 40 yaşına gelmiş o haysiyetsiz herifi hâlâ utanmadan milli takıma çağıran gerizekalılara da diyecek söz yok.

İkincisi şimdi burda bir fenerliye yapıldığı için olayı vatan/millet edebiyatına çeviren şikeciler; aynı hadise Ergin Ataman veya Hasan Şaş gibi birinin başına gelse yine bu tepkiyi verecekler miydi? Buna inanan var mı? Kuş beyinleriyle algı operasyonu yapmaya devam etsinler.

Son olarak Türkiye'ye yapılacak bir saygısızlığa elbet tepki gösteririz ancak bu trollük peşinde koşan bir ergenin saniyelik hareketinden ibaret. Büyütecek bir şey yok. Daha dün Fransa milli marşını yuhaladık stadda. Önce kendi evimizin önünü süpürelim.
 
O degil de son gunlerde Aykut Kadioglunun ruhunu gormeye basladim forumda. Hangi konuya goz atsam alt tarafta konuyu takip edenler kisminda Aykut Bey de var.

Demek ki likoru yine fazla kacirdim :)

Eyyy Aytkut Kadioglunun ruhu geldiysen 3 defa mesaj yaz konulara. Yok eger gelmediysen benim bu halim nice ola :)
 
Bugün her şey sanki dondurulmuş gibi,her şey bu çizgide en az 1000 yıl devam edecek gibi.

Dünya hep mi böyleydi bilmiyorum ama özellikle 2000 yılının başlangıcıyla birlikte kötülerin bahtları açıldı,yepyeni bir devir başladı,her geçen yıl kötüler zafer sarhoşu oldular,baktılar ki başlarına bir şey gelmiyor,iyice azıttılar,iyiler maskara oldu,zaten başta yazdığım gibi bu 2000 yılından itibaren kötülerin bahtları ne kadar açıldıysa iyilerin bahtlarıda o kadar kapandı.Şimdi günden güne daha karanlık,her şey en iyi insanlarla resmen alay eder gibi gelişiyor.Kötülüğün,kötülerin güçleri göklere ulaştı,yer gök kötülerin adeta güç bizde biz ne istersek o olur nidalarıyla inliyor.Ben hep böyle gitmez sanırdım ama böyle gidiyor ..

Bugün 31 Temmuz 2019 Çarşamba,yıllar değişiyor ama vaziyet değişmiyor.İçimde hep aynı soru 2000 yılıyla birlikte başlayan bu süreç hep böyle mi devam edecek ?

Bu sürecin en büyük özelliği güzel olan her şeyin günden güne yok edilmesi,bu süreç güzelliğe,iyiliğe acımıyor,tahammül edemiyor.
 
Bugün markette alışveriş yaparken her zaman tercih ettiğim çaykur turist çayının ( 1 kg ) fiyatının 34 tl olduğunu gördüm.

Aynı çay geçen yaz 25 tl civarındaydı,bu yaz başında çaykur çaya % 15 zam yaptığını açıkladı,marketlerde fiyatlar anında 30 tl oldu,bugün o 30 tl nin 34 tl ye çıktığını görünce şok oldum,meğer çaykur çaya bir % 15 daha zam yapmış.

İnsanlar nasıl geçiniyorlar ? Özellikle çocuklu aileler .. Sanırım insanlar sürekli borçlanarak bu dönemi geçiriyorlar.Ben sadece çay örneği verdim ama çoğu üründe durum aynı,her şeye zam üstüne zam geliyor.Bugün marketten aldığınız bir ürünün 3 gün sonra aynı markete gittiğinizde zamlandığını görüyorsunuz.

Sonuç olarak ben başka şeylerde görüyorum,devam böyle : )
 

Üst