Bugün...

Öğle yemeği için oturdum, karşı masaya eşofmanlarını giymiş bir baba-oğul oturdu. Birbirimizi kesiyoruz, kim bu diye çıkarmaya çalışıyorum, o sırada baba oğluna öğüt veriyor, kulağım o masada, Quadruple-double dediğini duydum, hah şimdi tanıdım Ceyhun Yıldızoğlu :) Yanına gittim, kısa bir sohbet ettik. 2011' de Ankara' da Onur Abi, Barış Abi, Uğur, Serdar abi ile otel ziyaretimiz, heyecandan titremem, ardından Cumhurbaşkanlığı kupası coşkusu. Ne güzel günlermiş... Hepsini tekrar hatırlattı hoca, bir de uzun süredir yazmadığım bu güzel forumu hatırlattı.
 
Güzel günlerdi Berkanım, defalarca Maraş´tan Ankara´ya gelişin, beraber İstanbul´a basketbol maçlarına gidişimiz. O yorucu yolculuğun anlamını yine bir kupa finali sonrası Adana´ya gitmem gerektiğinde anladım. : )

Şimdi o maçtan maça koşan Berkan gitti, maçtan maça koşamasa da bugün aynı heyecanını koruduğunu belli eden bir prenses babası geldi.
 

Üst