Fatih Terim

Seri-Zonzi-Lemina transferlerinde 3 oyuncunun da 6 numarada sivrilmesi dışında bir hata yoktu. Zonzi karakter olarak sıkıntılı bir arkadaştı, Fernando da haklı sebeplerle Fatih Terim'e bayılmıyordu ama en azından kritik maçlarda kendini hazır tutacak kadar iş disiplini vardı. Zonzi küçük maçlarda uyuması bir yana 2 Şampiyonlar Ligi maçında da saçma sapan penaltılar yaptırarak kendi ipini çekti. Seri-Lemina varken zaten takım bu yılki 8 maçlık galibiyet serisi hariç son 4 yılın en iyi topunu oynuyordu. Araya pandemi girmese, daha da önemlisi dönüşündeki maçın ilk yarım saatinde son 10 yılın bayram adamını kaybetmesek o yolun da sonunun şampiyonluğa çıkacağı aşikardı.

Sene başı hoca 6 numara istedi mi bilmiyorum ama Taylan tutmayıp Etebo gibi olsaydı bugün 3.'lük değil, 6.'lık için konuşuyor olurduk. Geçen yıl herkes oynadı oynamadı muhabbeti yaparken adam 25 yaşındaki oyuncunun içinden belki seneye Avrupa yapabilecek bir milli oyuncu çıkardı. Buna rağmen devre arası yetinmedi ve en azından ön tarafı iyi tutmak için İrfancan'ı, en kötü Taylan'ı yedeklemek için Yusuf ve Berat'ı istedi. Berat Ankaragücü maçı dönüşü ''hocam sen canını sıkma, Berat Galatasaray'da'' denip ertesi gün Trabzon'a imza attı, Yusuf Terim'in İrfan transferi için getirdiği 7 milyonluk kaynağının çeyreğine Başak'la anlaştı. Hocanın bu sezon yaptığı tek nitelikli insani hatası eğer gerçekten bir sağlık durumu yoksa Taylan'la arayı açmak, tek nitelikli taktiksel hatası ise 8 numarada bile yeteneğiyle sırıttığı aşikar Etebo'dan 6 numara regista çıkarmaya çalışmak oldu. Ha Etebo Taylan gibi tutup Taylan küstürülmese dış etkenlerle bu takım şampiyon yapılır mıydı, nefesi yeter miydi, bence yetmezdi ama en azından son 5-6 hafta oynadığımız gerçek ''utandırı futbol''u yaşamadan sezonu noktalardık.

Ben bu forumda 4-5 yıldır Ekrem Memnun avatarıyla bulunuyorum. Ekrem hocanın bu sezon ortasında bile transferlere müdahil olamadığını öğrendikten sonra evet, küme düşürse bile Galatasaray'ın başında olmasını isterim. Fatih hoca da bilhassa 2 yıldır transferde, daha da önemlisi masada sürekli yalnız bırakıldıktan sonra benim gözümde sezon nasıl biterse bitsin 1 yıl, daha düzgün ve sorumlu bir yönetimle çalışmayı hak etmiştir. Bunu söylemek biatçılık olarak yaftalanıyorsa ömrünü Galatasaray'a adayıp her şartta başarılı olmuş bir adama yapılan bel altı yorumlar da vefasızlık, vasıfsızlık, mantıksızlık olarak yaftalanabilir. Ama ben öyle yapmayacağım çünkü burdaki herkesin ilk derdinin Galatasaray olduğuna dair şüphem yok. Terim'e olabilecek bir şekilde soğuk olanların tek bilmesi gereken Terim'in arkasında Terim olduğu için değil, Türk futbol tarihinin en büyük teknik direktörü olduğu için durulduğudur. Karakter olarak da ülke sporuyla mücadele edebilecek yetkinlikte tek adam olduğu için başa Süren, Cansun, Aysal gibi alfa bir başkan geçene kadar Terim'in teknik direktör olarak kalması gayet mantıklı bir yaklaşımdır. Gönlümden geçen hocanın Galatasaray'a daha verimli olabileceği başka pozisyonlarda hizmet etmesidir ama Mayıs'ta bu kulübün başına yine Özbek-Yarsuvat-Cengiz gibi bir başkan ve yönetimi gelecekse bu ülkenin spor çamurunda tek kurtuluşun Terim'e güvenmekten geçtiğini görmemek de fazla hayalperestliktir.
 
Ekrem Hocanın durumuyla Terim'in durumu farklı. Hoca zaten ateşten gömlek giyip almış takımı. Kalmasını da kalmamasını da savunan olacak tabiki. Bu kadar rezilliğin olduğu bir noktada hocanın tek hatası Taylan ile arayı açmakmış :) Gerçekten diyecek bir şey yok. Hiç sevmem kendisini ama Oğulcan'la ne derdi vardı da 10 hafta kadro dışı bıraktı peki? Madem hepsine bir kulp bulunuyor. Burda da "bir bildiği vardır" heralde.

Elinde stoper varken hayatında stoper oynamamış Gedson'u stopere koydu adam. Haftalarca yerine ölmüş Selçuk'u oynatan da kendisiydi. Mecbur kaldı oynattı bir daha kesemedi. Sonra yine ne yaptı ne etti bir yolunu buldu onu da kesmeyi başardı.

Bir de şu laf var "pandemi girmese". Dünya yanmış, millet evine ekmek zor götürüyor. Her takım etkilenmiş pandemiden. Nedense bir tek bu bahane bizde var. "pandemi girmese". Hiç kimse de demiyor bu takım arada ne yaptı, hangi aradan iyi dönmeyi becerdi. Yani bunun bir tık ilerisi "Koronavirüs, Galatasaray şampiyon olmasın diye oynanan küresel bir oyundur" diyecek ve buna inananlar olacak.
 
Fatih Terim'in zaten takımı küme düşecek duruma getireceğini sanmıyorum, metafor olarak düşünmüştüm. Oğulcan'la derdini bilmiyorum ama 6 hafta zaten transferdeki usulsüzlükten dolayı ceza aldı, dönüşünde ya Taylan'da olduğu gibi İrfancan tipi bir soğukluk girdi ya da maç ritmini bulana kadar süre beklendi.

Hatay maçına çıkarken elinde stoper yoktu, İspanya 2. liginde bile 3 maç stoper oynamış ve en iyi ihtimal ortalama bir sweeper olabilecek Ozornwafor vardı. O maçta yapılması icap eden 3'lü savunmaya dönüp eldeki kötü ''stoperler''den bir karma çıkarmaktı. Ama oyunu tutup daha direkt güvenebileceği adamlarla sonuca gitmeyi tercih etti. O 11'deki tek tartışmasız savunmacı Saracchi'nin lise takımı hatasından golü yiyip maçı o noktada kaybettik. Doğru olan 3'lü şekilde çıksaydık da o maçtan puan çıkarma ihtimalimiz var mıydı, bence yoktu ama en azından farklı bir şey denemiş olurduk.

Pandemi biz formumuzun zirvesindeyken girdi. Bazı takımlar düşerken yükseldi, bazıları yüksekten düştü. Ama pandemi dönüşü tam kadro lige alışmak taş çatlasın 1-2 haftayı alırdı, tabii ki bariz ofsayt olan pozisyonunun avantajı oynatılmayıp geçen yılki takımın tek, son 10 yılınsa parmakla sayılabilecek kadar az olan bayrak adamlarından birinin ayağı 3 yerden kırılmasaydı. Bunu görmeyip sadece pandemi girmeseyi okumayı ''ben fikrimden dönmem, o yüzden sadece çevirebileceğime yanıt vereceğim'' gibi iyi niyetli olmayan bir yaklaşım olarak görüyorum. O yüzden tartışmanın da bir yere çıkmayacağını seziyorum. Ben bu yönetimle çalışmak zorunda bırakılıp Türkiye Liglerinde bile direkt rakiplerine ne masada, ne de transferde rakip olabilen tüm antrenörlerinin arkasındayım. Fenerbahçe gibi tüm branşlara para akıtıp gerçek bir Spor Kulübü gibi yönetildikten sonra Cengiz yönetimli Galatasaray'ın puanda gerisindeysiniz futbol takımı antrenörünüzü gönderebilirsiniz ama Galatasaray gibi yönetimin beceriksizliği, cimriliği ve güvensizliği ama en önemlisi korkusuyla tüm branşlarda kağıt üstünde rakiplerinizin fersah fersah gerisine düşürüldüyseniz burdaki en sağlıklı çözüm yönetim koltuğunu fikri hür, vicdanı hür isimlerin eline bırakmak olacaktır. Baş nereye giderse ayak da oraya gidermiş, yöneten böyle olursa personelinde de sonsuz başarı bekleyemezsin.
 
Muslera'nın pozisyonu tamamen şanssızlık. Bariz ofsayt bile olsa bu pozisyonlar artık kesilmiyor. Kesilmesi değil, kesilmemesi doğru zaten. Burdan bir mağduriyet yaratmak saçma. 6 maçta 1 kez kazanmış Hatay, GS'ye karşı. 5 maçta 1 kez kazanmış Rize, GS'ye karşı. Adamlar gelip sana kendi evinde 4 tane atıyor. Ama bunlar "ben lafımdan dönmem" avuntusu oluyor. Peki :)

Operasyon çeken adam arıyorsanız, Galatasaray'a tarihinin en büyük operasyonlarını çeken adamla yan yana gülerek poz vermiş şahsiyette birinin bunu yaptığını savunmayın bari. Tartışmanın bir yere çıkmasına gerek yok. Herkes görüyor olanı biteni zaten. Avrupa'da 40 maçta 2 galibiyet almışsın. Makas açıldı, pergel açıldı, cetvel açıldı. Öbür tarafta Slavia Prag, deplasmanda Leicester'i yeniyor.

Beşiktaş kalesinde 19 yaşında kaleci, sol bekinde 19 yaşında çocukla şampiyon oluyor. Muslera'nın ayağı kırıldı üzüldük, eyvallah da geriye kalan 8 haftada ne top oynadık? Bütün takım Muslera'ya üzülmekten top oynamadı galiba. Tam profesyonel futbol takımına yakışacak hareket. En iyi 2 oyuncusu oynamamış 10. sıra takımına bile üstünlük kuramıyoruz, 60-70 dakika şut atamıyoruz. Ama bahane hep var.

Bi de en sevdiğim şey "siz kötü niyetlisiniz, biz iyi niyetliyiz, en büyük gsli biziz" lafları. Tamam en büyük GS'li siz olun. Plaketleriniz de benden. Sadece siz düşünüyorsunuz bu takımı. Adam en iyi oyuncusunun arkasında bile duramıyor ama sorsan yönetimle büyük kavgalar vermiş. Terim rantı nerdeyse oraya biat eder. Çıkıp o gün Belhanda'yı niye savunmamış?
 
Cümlenin başında geçen yılki sakatlığın çıkarımı bu yılki maçlar üzerinden yapılmış, cümlenin sonunda Belhanda takımın en iyi oyuncusu olmuş. Diyebilecek bir şey yok, Allah gönlünüze göre versin.
 
Terim beyin bırakması için acaba daha neler gerekiyor, sanki adam kulübün hissedarı gibi bir hırs yaptı, çek git be dedem, bu kadar da önümüzde barikat olma!

Takımın oyun oynamıyor, oyuncu seçimin hatalı ve her hafta aynı yanlışlar, oyuna müdahalelerin yanlış, rakip analizi yok, ekibindekiler de senin gibi başarısız artık bırak git be, bizi kanser etme...
 
Benzer konuşmaları Ataman'ın Gs'deki başarısız olduğu son senenin ardından da yine bu forumda, ne tesadüftür ki yine aynı insanlar tarafından dinlemiştik. Ataman gönderildikten sonra basketbol şubesinin hali ortada. Arada Ataman başlığını bulup o dönem yazılanları tebessümle okuyorum.

Terim bıraktıktan sonra da futbol takımının gidişatına bakarız. Bu başlıkta yazılanları da döner okuruz
 
Son düzenleme:
Farklı düşündüğüm bi nokta yok şubeyi yöneten ben değilim. 1,5 milyon euro'ya takım kurmakla, 10 milyon 15 milyona takım kurmak arasında fark var. Bu paralar sadece bir kişi için harcanıyorsa sorun var zaten. Başka koç gelir başka hoca gelir aynı imkanlar ona sağlanır o başarısız olursa o zaman yine konuşuruz. Eldeki imkanlar doğrultusunda başarılı olan insanların sürekli imkanlarının kısıtlanması da benim sorumluluğumda değil. Sizin söylediğiniz sadece bu kişilere para harcansın onun dışında olmasın, gereği yok. Benim söylediğim kim gelirse gelsin parayı doğru kullansın savurmadan kullansın. Tebessüm etmeye devam edebilirsiniz benim açımdan sorun yok. Bu durumda oluyor olmamız benim Galatasaraylılığımdan bir şey kaybettirmiyor bana neticede bu duruma düşüren ben değilim.

Terim gidince, Ataman gidince şubeler bu duruma düşüyormuş. Bugün oyun oynuyorlar, medya üzerinden algı yapıyor dediğiniz hocalar o medya tarafından dalgaya alındığında alkış tutanlar düşünsün daha birinci haftadan hocasını ıslıklayan düşünsün. Hocası gitsin diye maç satan topçu düşünsün.

Oldu o zaman bunlar yarın öbürgün hocalığı bıraktığında, vefat ettiğinde toptan kapatalım kulübü. Nasılsa Galatasaray Ergin Ataman olmadan Fatih Terim olmadan Nedim Özbey ya da X,Y,Z olmadan Galatasaray olmuyor nasılsa birilerine göre.

Galatasaray Basketbol Şubesi 1,5 milyona takım kurarken bunu eleştireceğinize, Ataman gitmiş beter olsunlar diye bakarsanız zaten sizinle ortada buluşup konuşacak bir şeyimiz olmaz. Olmasın da zaten. Bir insanı sevmek ya da sevmemek için kimseden icazet alacak halim yok.
 
Son düzenleme:
A

Ali Parlak

Misafir
Basketbol şubesi son çeyrek asırda Ergin Ataman dışında şampiyonluk görmedi ama Galatasaray futbol şubesi Fatih Terim'e verilmeyen imkanlarla şampiyonluklar gördü, hatta şampiyonlar liginde üst üste iki sezon başarılı olan Lucescu gibi bir taktisyen de gördü, oyunculara bak. Fleurquin, Perez, Victoria, Niculescu, Ümit bu komik kadro ile neredeyse ikinci çeyrek finali yakalıyorduk. Sonra Gerets'e verilen kadroyu sayalım mı? Cevat Güler ile de şampiyonluk gördük.

Terim'e verilen kadrolar N'zonzi, Seri, Lemina'ya bonservis ödemeye kalksan 30 milyon euro'dan aşağı getiremezdin, forvete Falcao, Andonne, defansa Marcao, Lyundiama, Diagne'ye şak 13 Milyon, daha ne lazımdı başarılı olması için...

Ayrıyetten inşallah basketbol şubemiz için inşallah Ergin hocamıza verdiğimiz bütçeleri başka bir koça da verebiliriz inşallah. :)
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Terim'le Ataman'ı karşılaştırmak saçma. Ataman tarihin en büyük bütçesiyle felaket top oynatıp gitti. Terim son büyük harcamasını Tudor'la yapma imkanı olan takımın nüvesinden 2.5 yıl nemalandı. Terim 2012 ve 13'te büyük bütçeler harcanıp sonu bu yıl gibi olsaydı o zaman ayrımı Ataman'a benzetebilirdi. Kötü takımı daha kötü yapmanın imkanı yok, zaten Terim'in elindeki kötü takımları bile zirveye yakın oynatabildiği için kalmasından yanayım ben. 2003'te gerçekten para harcayıp kötü bir takım yaptı, Hagi o zaman yarım sezonda bile 1.5 yıllık Terim'den daha iyi bir takım ortaya çıkarttı.

İkisi de Galatasaray'ın tarihine geçmiş çok büyük hocalardır o ayrı mesele tabii, ayrıca Ergin hoca çok kimseye nasip olmayacak şekilde orta yaştan yaşlıya geçtikçe kariyer gelişiminde zirveye yaklaştı. Bu saatten sonra istesek de getiremez zaten.
 
Kurumların devamı, başarısı ve istikrarı üzerine konuşmamız gerekirken herkes çıkıp "X yoksa GS batsın", "Y yoksa GS lağvedilsin" diye konuşuyor. Sorsalar da bunlara göre biz Galatasaray'lı değiliz. Nerde dağıtılıyorsa biz de alalım şu Galatasaray'lılıktan.
 
Bu biat muhabbeti nerden dilinize pelesenk oldu yav? Takımın başında bitirdiği 10 tam sezonun 8'inde şampiyon olmuş, Türk futbol tarihinin en büyük başarısını kazanmış, milli takıma gittiği her seferde bir yaraya dokunmuş ve ilklerini yaşatmış, Adana'nın köyünden çıkıp dünya futbolunun en büyük 3 takımından birine alnının teriyle geçmiş adama sabır, güven ve sevgi gösterilmeyecek de kime gösterilecek Igor Tudor'a mı? Şimdi Galatasaray basket takımının başına kulübe 30 yıl sonra ilklerini yaşatan Ergin Ataman'ın gelmesini istesek ne olacağız biatçı mı, çıkarcı mı, menfaatçi mi? Fatih hoca başarılıdır, başarısızdır orası ayrı, ki 4 sene FFP'yle boğuşup tek maliyetli transferini 8 milyonluk Luyindama'yla yapan adam bu 4 seneye 2 şampiyonluk sıkıştırdıysa benim ve istatistiklerin gözünde hala Galatasaray tarihinin tüm antrenörlerinin %90'ından daha başarılıdır. Biz oyun olarak 2011'deki kadar büyük fark yaratamadık ama eldeki ölçülerde 2 yıl üst üste şampiyon olduğumuz sezonkilerden daha kötü değiliz. Ki o kadrolardan Mariano-Fernando-Gomis-Belhanda gibi adamlar fiziken, Feghouli-Muslera gibi adamlar mental olarak eksildi. Eldeki tam 11 devre arası Berat eklemesiyle bence Trabzon'un da dahil 3 takımın gerisinde, Terim'le aynı isyanı gösteren Sergen hocanın çeyreği kadar cezayı zor almış, futbol tarihinde ilk defa bir adama hedefsiz videodaki küfüründen 2 maç ceza gelmiş, sezonun en önemli maçı 1 defaya mahsus rakip holiganlarla oynatılmış, son 10 yılın belki oyuncu karakteri anlamında en yumuşak Galatasaray'ı toplam kart sıralamasında ligin en çok görenleri arasında 4. sırayı almış. Oyun stili rakibi sindirmek olan Beşiktaş aynı listede 6, oyuncu yeteneksizliği nedeniyle çoğu pozisyonu illegal kesen, Serdar Aziz gibi cebinde 10 hafta sarı kart sınırında gezen bir adamla Fenerbahçe 8. sırada.

Hoca kendi taraftarı dışında kimin canını bu kadar yaktı bilmiyorum ama bu yıl onunla özel bir hesaplaşma olduğunu görmek için at gözlüklerini çok az indirmek yeterli. Başarısız olsun diye ekstra bir çaba harcandı, devre arası istediği 3 orta sahanın hiçbirinin alınmamasıyla yönetim tarafından katmerlendi, hocanın da bir türlü değiştiremediği nato mermer anlayışı ve garip tercihleriyle finallendi. Her şeye rağmen adaletin en azından ilk hecesini görebildiğimiz bir sezonda olsaydık bizim önümüzde uçup kaçmadan dolaşan rakiplerle çok daha başabaş bir son 8 haftaya girebilirdik. Hocayla derdi olanlar Galatasaray'ın yakasından düşecekse hoca gitsin ama aynı minvalde devam edip esas dertleri hocayla değil, daha korkuncu Galatasaray'sa bizi daha kötü günlerin de beklediği aşikardır. Hoca sene sonu teknik direktör olarak bıraksa iyi olur ama hala alacak nefesi varken Galatasaray'la bağı kopartılmamalı, öncekilerde olduğu gibi zor zamanda bizi kurtar diye yakasına yapışılacak bir pozisyona düşmemelidir. Açıklanan başkan adayları ya Koç'un maaşlı elemanları ya da lisenin vasıfsız evlatları. Gönlümden geçen hocanın güçlü bir yönetimle Galatasaray'a hizmet etmediği tek pozisyona geçmesidir ama inadını bildiğim için bu çarpık düzeni yıkana, en azından adaletsizlikte standartı getirene kadar çırpınacaktır. İnşallah bu süreçten Galatasaray bu yıl olduğunun aksine en az hasarla çıkar. Bizim tek derdimiz, tek menfaatimiz Galatasaray'dır. Ondan en sağlıklı şekilde çıkmak için işin en güçlü adamının arkasında durmak da biatçılık değil, akıllılık, gerçekçiliktir.
Terim bu takımın başına Mars'tan gelmedi, Ffp ile boğuşmayı duygu sömürüsü olarak kullanmanın bir alemi yok. Ffp olmasa da artık varmışcasına bir transfer politikası izlemek gerekiyor, kur farkları ortada.14-15 sezonun da takımda Melo gibi sert değil gaddar bir oyuncu varken kırmızı kart görmedik yani son hafta laf olsun diye tuhaf bir kırmızı kart vermişlerdi Koraya. Demek ki o sezon da rakiplerimizin önünü kesmişler. Saha içine çok fazla değinmeye gerek yok, bana kalırsa yaklaşık dört yıldır sadece pandemi öncesi 6-7 haftalık bir kısımda ne oynadığımız bilerek Galatasaray gibi oynadık. Transfer konusunda evet yönetim beceriksiz ama bunu 10 yaşında ki çocukta biliyor o zaman becerebilecekleri transferler isteyeceksin. İki sene önce Ozan'ın satışından sonra hatrı sayılır miktarda para verdi elimizde ve forvet arıyorduk. Önce Tetteh istedik sonra Alan peşinde koştuk en son Diagne aldık. Üçü de alakasız forvet tipleri Terim mi yapıyor transferleri yoksa menajerler mi bilemedim. Terim'i başarıları için heykelini dikebilirler hakkıdır lafım olmaz ama artık oda bizde yorulduk. Derdimiz yokmuş gibi şu ülkede bir de tuttuğumuz takımın stresini yaşıyoruz ve bu rekabet üzerine yaşanan tatlı bir stres değil. Terim üzerinden Galatasaray zarar görüyorsa bunu insanların onaylamaması gayet doğal bir durum. Eğer Terim olmadan bu kulüp ayakta kalamayacaksa veya kendisine yapıldığını düşündüğü haksızlıklara karşı gelemiyorsa Galatasaray isminin bir anlamı yok demektir kapatalım gitsin kulubü.
 
Terim bu takımın başına Mars'tan gelmedi, Ffp ile boğuşmayı duygu sömürüsü olarak kullanmanın bir alemi yok. Ffp olmasa da artık varmışcasına bir transfer politikası izlemek gerekiyor, kur farkları ortada.14-15 sezonun da takımda Melo gibi sert değil gaddar bir oyuncu varken kırmızı kart görmedik yani son hafta laf olsun diye tuhaf bir kırmızı kart vermişlerdi Koraya. Demek ki o sezon da rakiplerimizin önünü kesmişler. Saha içine çok fazla değinmeye gerek yok, bana kalırsa yaklaşık dört yıldır sadece pandemi öncesi 6-7 haftalık bir kısımda ne oynadığımız bilerek Galatasaray gibi oynadık. Transfer konusunda evet yönetim beceriksiz ama bunu 10 yaşında ki çocukta biliyor o zaman becerebilecekleri transferler isteyeceksin. İki sene önce Ozan'ın satışından sonra hatrı sayılır miktarda para verdi elimizde ve forvet arıyorduk. Önce Tetteh istedik sonra Alan peşinde koştuk en son Diagne aldık. Üçü de alakasız forvet tipleri Terim mi yapıyor transferleri yoksa menajerler mi bilemedim. Terim'i başarıları için heykelini dikebilirler hakkıdır lafım olmaz ama artık oda bizde yorulduk. Derdimiz yokmuş gibi şu ülkede bir de tuttuğumuz takımın stresini yaşıyoruz ve bu rekabet üzerine yaşanan tatlı bir stres değil. Terim üzerinden Galatasaray zarar görüyorsa bunu insanların onaylamaması gayet doğal bir durum. Eğer Terim olmadan bu kulüp ayakta kalamayacaksa veya kendisine yapıldığını düşündüğü haksızlıklara karşı gelemiyorsa Galatasaray isminin bir anlamı yok demektir kapatalım gitsin kulubü.
Duygu sömürüsü ne alaka? Bir yerde Galatasaray tarihinde amatör branşlara harcanan en büyük para var, diğerinde geçtim transferi oyuncuların maaşları ödensin diye devre arası iki 11 oyuncusunu satmak durumunda kalan Galatasaray. Tetteh transferi sıkıntıda olan Modeste'nin alternatifi olan oyuncuydu, Alan da onunla birlikte alınacaktı. Diagne bir tam sezonu santraforsuz oynattı demesinler diye son gün yapılan bir Albayrak transferiydi. Tarz olarak da karakter olarak da hocanın istemeyeceği bir adam olduğunu anlamak zor değil. Bu sezonun ilk yarısı kendi çapında kötü oynamazken dahi yok pahasına kiralanması da hocanın kafasında ne kadar oturmadığının göstergesi.

2014-15 sezonunu doğru düzgün hatırlamıyorum, Galatasaray adına şaibe düşürecek bir muhabbete düşmek de istemiyorum. Ben bu sezonu görüyorum ve Galatasaray'ın diğer iki rakibine göre çok aşağı çekildiğini söylüyorum. Bu da gerek istatistikler, gerek bizim aleyhimize ama bilhassa rakipler lehine hatalarla apaçık belli oluyor. Terim'in isteyip de alınamayacak seviyede olan tek transferi İrfancan'dı. Sene başı Mert Hakan ve Mensah, sene ortası Berat ve Yusuf elini biraz cebine atan yöneticilerin rahatlıkla bitirebileceği transferlerdi. Yönetim hem kaynak yaratamayıp hem de cebinden harcamazsa ortaya nasıl bir durum çıkacağını zaten yıllardır amatör branşlardan biliyoruz, Albayrak Özbek'ten tecrübe edip benim de param dönmez diye strese girince futbol takımının ne hale düşebileceğini de bu yönetim döneminde tecrübe ettik. Alınabilecek 4 oyuncudan 2'si bile takıma dahil edilemediği için futbolun en önemli pozisyonunda rakiplerin fersah fersah gerisinde kaldık. Sadece Gedson iyi bir eklemeydi, o da 1 yıldır topa değmiyordu. İnşallah onu zamanla kazanacağız ama hocanın sol kanat Kılınç'tan 8 numara, 8 numara Taylan'dan ortalama üstü bir regista çıkaracak becerisi olmasaydı biz bu lige rahatlıkla ilk yarıdan da havlu atabilirdik. Rakiplerin yedek diye tuttuğu oyuncuların hemen hepsi bizim takımda 11'in değişilmezi olur, hoca geçen yılın aksine bu sene dahil ettiği hemen her oyuncudan da fayda görmesine karşın bu kadar fark görülüyorsa burada yönetim zaafiyeti çok daha önemli bir noktadadır.

Son 25 yılda kazanılan 12 şampiyonluğun 8'ini Terim'le kazandık. Terim olsa kazanamayacağımız diyebileceğimiz tek şampiyonluk Kalli'nin başyapıtıdır. Ama Terim olsa kaybetmezdik diyebileceğimiz, başta yakın tarihte çokca sezon da vardı. Galatasaray hepi topu 4 yıl formasını giymiş Hagi'nin yokluğunu 10 yıl dolduramadıysa 25 yıldır bilfiil hizmet veren Fatih Terim'in tamamen yokluğunda da kuşkusuz büyük bir sarsıntı geçirecektir. Bu geçişi daha kolaylaştırmak adına illa teknik direktör olarak değil farklı pozisyonlarda da Galatasaray'a rahat hizmet verebilir. Böyle büyük bir değeri sağlığı ve iştahı yerindeyken yok yere kaybetmenin daha önceki tecrübelerden de yola çıkarak gereksiz bir harcama olduğunu düşünmekteyim.
 
Duygu sömürüsü ne alaka? Bir yerde Galatasaray tarihinde amatör branşlara harcanan en büyük para var, diğerinde geçtim transferi oyuncuların maaşları ödensin diye devre arası iki 11 oyuncusunu satmak durumunda kalan Galatasaray. Tetteh transferi sıkıntıda olan Modeste'nin alternatifi olan oyuncuydu, Alan da onunla birlikte alınacaktı. Diagne bir tam sezonu santraforsuz oynattı demesinler diye son gün yapılan bir Albayrak transferiydi. Tarz olarak da karakter olarak da hocanın istemeyeceği bir adam olduğunu anlamak zor değil. Bu sezonun ilk yarısı kendi çapında kötü oynamazken dahi yok pahasına kiralanması da hocanın kafasında ne kadar oturmadığının göstergesi.

2014-15 sezonunu doğru düzgün hatırlamıyorum, Galatasaray adına şaibe düşürecek bir muhabbete düşmek de istemiyorum. Ben bu sezonu görüyorum ve Galatasaray'ın diğer iki rakibine göre çok aşağı çekildiğini söylüyorum. Bu da gerek istatistikler, gerek bizim aleyhimize ama bilhassa rakipler lehine hatalarla apaçık belli oluyor. Terim'in isteyip de alınamayacak seviyede olan tek transferi İrfancan'dı. Sene başı Mert Hakan ve Mensah, sene ortası Berat ve Yusuf elini biraz cebine atan yöneticilerin rahatlıkla bitirebileceği transferlerdi. Yönetim hem kaynak yaratamayıp hem de cebinden harcamazsa ortaya nasıl bir durum çıkacağını zaten yıllardır amatör branşlardan biliyoruz, Albayrak Özbek'ten tecrübe edip benim de param dönmez diye strese girince futbol takımının ne hale düşebileceğini de bu yönetim döneminde tecrübe ettik. Alınabilecek 4 oyuncudan 2'si bile takıma dahil edilemediği için futbolun en önemli pozisyonunda rakiplerin fersah fersah gerisinde kaldık. Sadece Gedson iyi bir eklemeydi, o da 1 yıldır topa değmiyordu. İnşallah onu zamanla kazanacağız ama hocanın sol kanat Kılınç'tan 8 numara, 8 numara Taylan'dan ortalama üstü bir regista çıkaracak becerisi olmasaydı biz bu lige rahatlıkla ilk yarıdan da havlu atabilirdik. Rakiplerin yedek diye tuttuğu oyuncuların hemen hepsi bizim takımda 11'in değişilmezi olur, hoca geçen yılın aksine bu sene dahil ettiği hemen her oyuncudan da fayda görmesine karşın bu kadar fark görülüyorsa burada yönetim zaafiyeti çok daha önemli bir noktadadır.

Son 25 yılda kazanılan 12 şampiyonluğun 8'ini Terim'le kazandık. Terim olsa kazanamayacağımız diyebileceğimiz tek şampiyonluk Kalli'nin başyapıtıdır. Ama Terim olsa kaybetmezdik diyebileceğimiz, başta yakın tarihte çokca sezon da vardı. Galatasaray hepi topu 4 yıl formasını giymiş Hagi'nin yokluğunu 10 yıl dolduramadıysa 25 yıldır bilfiil hizmet veren Fatih Terim'in tamamen yokluğunda da kuşkusuz büyük bir sarsıntı geçirecektir. Bu geçişi daha kolaylaştırmak adına illa teknik direktör olarak değil farklı pozisyonlarda da Galatasaray'a rahat hizmet verebilir. Böyle büyük bir değeri sağlığı ve iştahı yerindeyken yok yere kaybetmenin daha önceki tecrübelerden de yola çıkarak gereksiz bir harcama olduğunu düşünmekteyim.
Ffp ile boğuşuyor derseniz böyle bir anlam çıkar. Ben Albayrak'ın Terim 'den habersiz herhangi bir iş yapabileceğini düşünmüyorum Hiçbir şey Diagne' yi tarihimizin en pahalı 2.transferi yapmanın savunması olamaz. Teknik ekibin veya scout ekibinin c, d hatta e planları olmalıydı. Tetteh' in üst üste iki dönem adının geçtiğini hatırlıyorum yanlış hatırlıyor da olabilirim. Alınamayan oyuncular kadar alınan oyuncular da var, sürekli olarak takıma kiralık ve alamayacağın oyuncu getirmek bir yerden sonra aidiyet sıkıntısı da yaratıyor o yüzden hatalı bir politika. Para yoksa da ayağı ona göre uzatacağız, mesela Marcao'ya İtalya'dan 12 milyon euro luk teklif geldiği söyleniyordu... Satacaksın gerekirse üç tane oyuncu alacaksın o para ile. Evet Taylandan iyi bir 6 numara çıkarttı ama aynı hoca Emre Akbaba'dan iç oyuncusu Gedsondan stoper olarak da faydalanmaya çalıştı.İştahı yerinde olan bir Fatih Terim Emre akbaba ya geçen maç 70 dk dayanmazdı ya da kontrolü kaybetti.Fatih Terim şuan bıraksa veya 2 sene daha şampiyon yapamasa takımı yine Türk futbol tarihin en iyi teknik direktörü olarak kalacak ama onun herhangi bir görevde olması demek Galatasaray'ın kaostan beslenmesi anlamına geliyor. Ben daha modern, sakin ve sadece futbola odaklanmış bir teknik adam ile devam edilmesini istiyorum. Bunun tersini isteyene de saygım duyarım kimisi futbolun daha ateşli olan tarafını sever.
 
Son 2 yıldaki terimi kendisi bile savunmaz yahu :) tribünde taraftar olmayınca her şey daha da ortaya çıktı. Efsanedir ama zamanı dolmuştur. Belki ileride şartlar oluşursa terim yine gelir ama artık gitmeli. Eğer kalırsa seneye evlat statüsünden emre çolak gibi, aytaç kara gibi vasat adamları doldurmaya devam edecek ve yine aynı şeyleri izleyeceğiz.
 
Farklı düşündüğüm bi nokta yok şubeyi yöneten ben değilim. 1,5 milyon euro'ya takım kurmakla, 10 milyon 15 milyona takım kurmak arasında fark var. Bu paralar sadece bir kişi için harcanıyorsa sorun var zaten. Başka koç gelir başka hoca gelir aynı imkanlar ona sağlanır o başarısız olursa o zaman yine konuşuruz. Eldeki imkanlar doğrultusunda başarılı olan insanların sürekli imkanlarının kısıtlanması da benim sorumluluğumda değil. Sizin söylediğiniz sadece bu kişilere para harcansın onun dışında olmasın, gereği yok. Benim söylediğim kim gelirse gelsin parayı doğru kullansın savurmadan kullansın. Tebessüm etmeye devam edebilirsiniz benim açımdan sorun yok. Bu durumda oluyor olmamız benim Galatasaraylılığımdan bir şey kaybettirmiyor bana neticede bu duruma düşüren ben değilim.

Terim gidince, Ataman gidince şubeler bu duruma düşüyormuş. Bugün oyun oynuyorlar, medya üzerinden algı yapıyor dediğiniz hocalar o medya tarafından dalgaya alındığında alkış tutanlar düşünsün daha birinci haftadan hocasını ıslıklayan düşünsün. Hocası gitsin diye maç satan topçu düşünsün.

Oldu o zaman bunlar yarın öbürgün hocalığı bıraktığında, vefat ettiğinde toptan kapatalım kulübü. Nasılsa Galatasaray Ergin Ataman olmadan Fatih Terim olmadan Nedim Özbey ya da X,Y,Z olmadan Galatasaray olmuyor nasılsa birilerine göre.

Galatasaray Basketbol Şubesi 1,5 milyona takım kurarken bunu eleştireceğinize, Ataman gitmiş beter olsunlar diye bakarsanız zaten sizinle ortada buluşup konuşacak bir şeyimiz olmaz. Olmasın da zaten. Bir insanı sevmek ya da sevmemek için kimseden icazet alacak halim yok.
Farklı düşündüğüm bi nokta yok şubeyi yöneten ben değilim. 1,5 milyon euro'ya takım kurmakla, 10 milyon 15 milyona takım kurmak arasında fark var. Bu paralar sadece bir kişi için harcanıyorsa sorun var zaten. Başka koç gelir başka hoca gelir aynı imkanlar ona sağlanır o başarısız olursa o zaman yine konuşuruz. Eldeki imkanlar doğrultusunda başarılı olan insanların sürekli imkanlarının kısıtlanması da benim sorumluluğumda değil. Sizin söylediğiniz sadece bu kişilere para harcansın onun dışında olmasın, gereği yok. Benim söylediğim kim gelirse gelsin parayı doğru kullansın savurmadan kullansın. Tebessüm etmeye devam edebilirsiniz benim açımdan sorun yok. Bu durumda oluyor olmamız benim Galatasaraylılığımdan bir şey kaybettirmiyor bana neticede bu duruma düşüren ben değilim.

Terim gidince, Ataman gidince şubeler bu duruma düşüyormuş. Bugün oyun oynuyorlar, medya üzerinden algı yapıyor dediğiniz hocalar o medya tarafından dalgaya alındığında alkış tutanlar düşünsün daha birinci haftadan hocasını ıslıklayan düşünsün. Hocası gitsin diye maç satan topçu düşünsün.

Oldu o zaman bunlar yarın öbürgün hocalığı bıraktığında, vefat ettiğinde toptan kapatalım kulübü. Nasılsa Galatasaray Ergin Ataman olmadan Fatih Terim olmadan Nedim Özbey ya da X,Y,Z olmadan Galatasaray olmuyor nasılsa birilerine göre.

Galatasaray Basketbol Şubesi 1,5 milyona takım kurarken bunu eleştireceğinize, Ataman gitmiş beter olsunlar diye bakarsanız zaten sizinle ortada buluşup konuşacak bir şeyimiz olmaz. Olmasın da zaten. Bir insanı sevmek ya da sevmemek için kimseden icazet alacak halim yok.

Ataman gittiği gün şubenin küçüleceği barizken, zaten Ataman'ın gönderiliş sebeplerinden en önemlisinin yönetimin şubeyi küçültme isteği olduğu açıkken ve Ataman'ın basketbol şubesinde rekabetçi kalmayı isteyen son kişi olduğu gün gibiyken Ataman'ın gitmesini istemek olaylara son derece sığı ve at gözlüğüyle bakmaktan başka bir şey değildi.

Antrenör değişikliklerini isterken durumu sadece teknik olarak analiz etmek, şubenin geleceği açısından yönetim parametresini hesaba katmamak yapılacak en büyük hatadır. Evet Ataman'ın son sezonu başarısızdı ama o gittiği gün GS basketbol şubesinin rekabetten uzak olacağı ve sıradanlaşacağı gün gibi netti benim için.

Mevcut yönetimi, aday yönetimleri ve piyasada bize gelme ihtimali olan teknik direktörleri düşündüğümüzde Terim sonrası Fb'nin yaşadığı gibi uzun soluklu bir şampiyon olamama serisiyle karşılaşmamız hiç de düşük ihtimal değil bana göre. Evet, 2 yıldır başarısız olan bir Terim var. Ancak seneye yukarda saydığım parametreler düşünüldüğünde başarılı olma ihtimalimizi yine en çok Terim'de görüyorum.

Ne Terim ne de Ataman babamın oğlu değil. Bu adamları sevme sebebim zaten GS'ye kattıkları. Aramızdaki fark sen sadece teknik açıdan değerlendirip ardını düşünmeksizin istifa istiyorsun. Gerisi beni ilgilendirmez yönetimin işi diyorsun. Ben ise antrenör değişikliğinin ardından yönetimi ve mevcut kulüp dinamiklerini de hesaba katıp ona göre yorum yapıyorum.

Terim gitsin, seneye ne Onyekuru kalır ne Muhammed. E.Hamamcıoğlu'nun bugün röportajında çıtlattığı gibi gelen yönetim maaş bütçesini daha da geriye çekerek zaten tartışılır kalitemiz daha da geriletir. 2.liğin başarı sayılacağı bir zihniyet ve buna uygun antrenör gelir. Dediğim gibi yazdıklarım burda kalsın. Ataman konusu hala tebessüm ettiriyor, İnşallah Terim başlığında da tebessüm etmem.
 
Ataman gittiği gün şubenin küçüleceği barizken, zaten Ataman'ın gönderiliş sebeplerinden en önemlisinin yönetimin şubeyi küçültme isteği olduğu açıkken ve Ataman'ın basketbol şubesinde rekabetçi kalmayı isteyen son kişi olduğu gün gibiyken Ataman'ın gitmesini istemek olaylara son derece sığı ve at gözlüğüyle bakmaktan başka bir şey değildi.

Antrenör değişikliklerini isterken durumu sadece teknik olarak analiz etmek, şubenin geleceği açısından yönetim parametresini hesaba katmamak yapılacak en büyük hatadır. Evet Ataman'ın son sezonu başarısızdı ama o gittiği gün GS basketbol şubesinin rekabetten uzak olacağı ve sıradanlaşacağı gün gibi netti benim için.

Mevcut yönetimi, aday yönetimleri ve piyasada bize gelme ihtimali olan teknik direktörleri düşündüğümüzde Terim sonrası Fb'nin yaşadığı gibi uzun soluklu bir şampiyon olamama serisiyle karşılaşmamız hiç de düşük ihtimal değil bana göre. Evet, 2 yıldır başarısız olan bir Terim var. Ancak seneye yukarda saydığım parametreler düşünüldüğünde başarılı olma ihtimalimizi yine en çok Terim'de görüyorum.

Ne Terim ne de Ataman babamın oğlu değil. Bu adamları sevme sebebim zaten GS'ye kattıkları. Aramızdaki fark sen sadece teknik açıdan değerlendirip ardını düşünmeksizin istifa istiyorsun. Gerisi beni ilgilendirmez yönetimin işi diyorsun. Ben ise antrenör değişikliğinin ardından yönetimi ve mevcut kulüp dinamiklerini de hesaba katıp ona göre yorum yapıyorum.

Terim gitsin, seneye ne Onyekuru kalır ne Muhammed. E.Hamamcıoğlu'nun bugün röportajında çıtlattığı gibi gelen yönetim maaş bütçesini daha da geriye çekerek zaten tartışılır kalitemiz daha da geriletir. 2.liğin başarı sayılacağı bir zihniyet ve buna uygun antrenör gelir. Dediğim gibi yazdıklarım burda kalsın. Ataman konusu hala tebessüm ettiriyor, İnşallah Terim başlığında da tebessüm etmem.
Şubeyi ben yönetmiyorum dediğim gibi. Kimse benim yüzümden istifa etmiyor yani. Yanlışı eleştirmeyi yasaklarsanız insanlar da en ufak olayda aşırı reaksiyon verir. Bu her yerde böyledir. Ben burda kendi kendime analiz yaptığım için teknik açıdan değerlendirmek dışında bir şey yapamam. Evet Terim de Ataman da limitleri zorlayan, Galatasaray'ın olduğundan bir ileride olmasını isteyen insanlar. Ama bunu yaparken çok fazla psikolojik baskı yaşıyoruz. Özellikle Terim döneminde son 2 seneden bu yana gerginlikten başka hiçbir şey yok. Sürekli onunla kavga et, bununla kavga et. El altından haber sızdır sonra sorun yok gibi davran.

Benim küçülmekten yana bir problemim yok bu arada. Bu kurlarla rekabetçi kalman mümkün değil zaten. Sorun küçülürken bile doğru hareket edemiyor olmak. Sponsor ayağıma gelir demek.

Hepsini geçtim koca Fatih Terim'in Twitter'da ki 3-5 kişiye ihtiyacı mı var ki el altından yönetim kovdu hoca gitmiyor diye haber sızdırıyor? Bunu yapan belli. Yapmasın o zaman. Oyuncusunun arkasında dursun, durmuyor.

Hamamcıoğlu ne dedi dinlemedim ama maaş bütçesinin aşağıya çekilmesi zaten hepsinden bağımsız bir gereklilik. Futbol branşının yıllık maaş gideri nerdeyse 600 milyon TL civarında buna rağmen sahada ne oyun var ne parasının karşılığını veren bir oyuncu grubu var. Kulüp dinamiğini hesaba katması gerekenler yetkisi olanlar, bu benim işim değil.

Kimsenin beğenip beğenmediği umrumda değil de en basitinden Belhanda olayı. Ligin bitmesine 10 hafta kalmış sen orta sahadaki en diri, en iyi oyuncunu kafana göre Ali Kıran Başkesenlik yapıp gönderiyorsun. Koltuğundan olman lazım ama hoca çıkıyor yönetimi savunuyor burda. Bu yanlış işte. Senin yönetime ihtiyacın mı var? Oturup konuşabilirdik demek yerine nerdeyse oyuncunu yerin dibine sokuyorsun herkesin önünde. Yapma o zaman bunu? Yapma ki biz de diyelim şampiyonluğa giderken elinden oyuncusunu aldılar diye.
 
Şubeyi ben yönetmiyorum dediğim gibi. Kimse benim yüzümden istifa etmiyor yani. Yanlışı eleştirmeyi yasaklarsanız insanlar da en ufak olayda aşırı reaksiyon verir. Bu her yerde böyledir. Ben burda kendi kendime analiz yaptığım için teknik açıdan değerlendirmek dışında bir şey yapamam. Evet Terim de Ataman da limitleri zorlayan, Galatasaray'ın olduğundan bir ileride olmasını isteyen insanlar. Ama bunu yaparken çok fazla psikolojik baskı yaşıyoruz. Özellikle Terim döneminde son 2 seneden bu yana gerginlikten başka hiçbir şey yok. Sürekli onunla kavga et, bununla kavga et. El altından haber sızdır sonra sorun yok gibi davran.

Benim küçülmekten yana bir problemim yok bu arada. Bu kurlarla rekabetçi kalman mümkün değil zaten. Sorun küçülürken bile doğru hareket edemiyor olmak. Sponsor ayağıma gelir demek.

Hepsini geçtim koca Fatih Terim'in Twitter'da ki 3-5 kişiye ihtiyacı mı var ki el altından yönetim kovdu hoca gitmiyor diye haber sızdırıyor? Bunu yapan belli. Yapmasın o zaman. Oyuncusunun arkasında dursun, durmuyor.

Hamamcıoğlu ne dedi dinlemedim ama maaş bütçesinin aşağıya çekilmesi zaten hepsinden bağımsız bir gereklilik. Futbol branşının yıllık maaş gideri nerdeyse 600 milyon TL civarında buna rağmen sahada ne oyun var ne parasının karşılığını veren bir oyuncu grubu var. Kulüp dinamiğini hesaba katması gerekenler yetkisi olanlar, bu benim işim değil.

Kimsenin beğenip beğenmediği umrumda değil de en basitinden Belhanda olayı. Ligin bitmesine 10 hafta kalmış sen orta sahadaki en diri, en iyi oyuncunu kafana göre Ali Kıran Başkesenlik yapıp gönderiyorsun. Koltuğundan olman lazım ama hoca çıkıyor yönetimi savunuyor burda. Bu yanlış işte. Senin yönetime ihtiyacın mı var? Oturup konuşabilirdik demek yerine nerdeyse oyuncunu yerin dibine sokuyorsun herkesin önünde. Yapma o zaman bunu? Yapma ki biz de diyelim şampiyonluğa giderken elinden oyuncusunu aldılar diye.

Belhanda konusunda Terim, süreç farklı şekilde devam ettirilebilirdi, diyerek yönetimden bu konu özelinde ayrıldığını ifade etti zaten. Bundan daha ileriye gitse muhtemelen ayrılık yaşanırdı ki bu sefer de Terim kendini kovdurdu olurdu.

Basketbol özelinde Ataman zaten Efes ya da Fb gibi bir bütçe istemedi. Her sene önüne 5-6 milyon dolarlık bütçe koysan adam kalırdı. Taraftarı arkasına almış bir Ataman da yönetimi bu bütçeyi sağlamaya mecbur kılar. Ataman'ı gönderdin mi 1-2 milyon dolara razı olan bir antrenör bulursun, takılır gidersin. Bu da yönetimin işine gelir.

Benzer durumların Terim sonrası basketbol ölçeğinde olmasa da futbol şubesinde de yaşanacağını düşünüyorum. Maaş bütçesini aşağı çekmek gereklilik de olsa bunu kadro kalitesinden taviz vermeden hatta kaliteyi artırarak yapmalısın. Bizim yönetimlerin ya da yönetim adaylarının bu küçülmeyi yaparken kolaycılığa kaçıp takımı iyice vasatlaştıracağını ve bunu kabul edecek bir antrenörle yola devam edeceğini düşünüyorum.

Evet ne antrenörü gönderecek gücün var ne de yenisini getirecek. Ancak ben istifasını isterim gerisi beni ilgilendirmez demek de bana göre ucuz eleştiriden başka bir şey değil. Eleştirinin devamındaki süreç için de önerin varsa işte o zaman eleştirin benim için kıymetli bir hal alır.

Mesela benim aklımdaki futbol da Kloop'un geçen sene Lpool'a oynattığı futbol. Bu futbol oynanmadığı sürece gelen her hocanın istifasını isteyeyim. Nasılsa yeni Kloop'u bulmak yönetimin işi deyip sıyrılayım. Ne kadar makul bir eleştiri sence?
 
Kolaycılık ya da değil. Herhangi bir platformda taraftarın fikirlerini ciddiye aldıklarını mı düşünüyorsunuz? Ben derim ki Terim gitsin, yerine şu profilde bir hoca gelsin. Gider bilmem nerenin hocası gelir. Bu beni suçlu mu yapar? Bence hayır.

Bu arada olması gereken de budur zaten. Sen taraftarın ne dediğini ciddiye alırsan yarın git iki çay getir der.

Terim'in de yönetiminnde sosyal medyada kendisine yakın gördüğü birçok kişi var. En ufak haberi bile onlar aracılığıyla sızdırıyor. Eskiden floryadan su sızılsa terimin haberi olurdu şimdi ne oluyorsa bir gün önceden birilerine haber gidiyor.
 
Ben şuna bakıyorum her sezon başı oyun olarak çoğunlukla dökülüyoruz. Bu ligde bir şekilde telafi ediliyor ama Avrupa'da hüsrana uğruyoruz. Terim geldiği günden beri hep transfer dönemlerini hedef gösterdi her seferinde. Lakin şu var ki bu dört sezonda bize gelip de performansı artan futbolcu yok. Şimdi buralarda bazı isimler sayacaksınız lakin onlara da yapılan muameleler ortada.

Kaç sezon oldu her hangi bir frikikte heyecan duyuyor musunuz? Daha doğrusu her hangi bir duran topta bir heyecan duyuyor musunuz? Yanlış anlaşımasın duran toptan gol bulma oranı aslında çok düşüktür lakin bizim ligimizde çok etkili rakibi açma ya da kötü bir günde sonuç alma yoludur. Alex-Gökhan korner oyununun hala işlediği bir ligden bahsediyoruz. Yönet

Misal Muslera öncesi kolay kolay gol yemeyen takıma ne oldu? Muslera geldi diye bir gevşememi oldu? Terim neden bu sorunu çözmek için çalışmadı? İrfan Can gelmedi diye takımının oyuncularını niye cezalandırdı? Neden yıllardır duran toplar için bir taktik geliştirmedi? Yönetim başka bir fecaat. Mustafa Cengiz'in sağlığının bozulduğu günden beri paraşütsüz düşüşte. Yönetim içinde birileri belli ki kendi ikballerini öne almışlar. Adnan Polat'ın altını oyan Mehmet Helvacı gibi hareket edenler var.
 

Üst