Şöyle biraz içimi dökesim geldi.
Bence Galatasaray taraftarının en büyük problemi artık başarısızlık değil, başarıya doymuş olması.
4 sene üst üste şampiyonluk, Şampiyonlar Ligi'nde son 16... Bunlar normal başarılar değil.
Ama işin komik tarafı şu: Bu başarılar taraftarın mutluluk eşiğini o kadar yükseltti ki artık şampiyonluk bile bazılarına sıradan geliyor.
Galatasaray maçı kazanıyor: "Ama oyun kötü."
3 puan alıyor: "Ama set oyunu yok."
Şampiyon oluyor: "Zaten kadro çok iyi."
Şampiyonlar Ligi'nde son 16 yapıyor: "Daha ilerisi lazım."
Bence bu taraftarın gerçekten 2-3 sene başarı görmemeye ihtiyacı var. 2-3 sene ciddi anlamda başarısızlık yaşansın. Yeni bir hoca gelsin, "Acaba bu ne yapacak?" diye bekleyelim. Bir sezon şampiyon olamasın, hoca tartışılsın. Sonra başka hoca gelsin. Avrupa'da bir şeyler denensin, yine olmadı gönderilsin.
Çünkü taraftarın yeniden aç olması gerekiyor.
Beşiktaş taraftarına bakın. Yıllardır doğru düzgün başarı göremedikleri için bir Marsilya galibiyeti bile insanları ayağa kaldırıyor.
Galatasaray taraftarı ise böyle bir maçı artık "normal" görüyor.
Hatta belki Barcelona'yı yensek bile birkaç saat sonra biri çıkıp "Ama ikinci yarıda oyunu verdik" diyecek.
Çünkü biz bu heyecanı son dört yılda defalarca yaşadık.
Geriden gelip maç çevirdik.
Son dakika golüyle şampiyonluk aldık.
Derbi kazandık.
Şampiyon olduk.
Şampiyonlar Ligi'nde büyük takımları yendik.
Juventus'u eledik, Liverpool'u yendik, son 16'ya kaldık.
Artık bunların hiçbirisi bazı taraftarlar için yeterli değil.
İşte bu yüzden sürekli "yabancı hoca gelsin" muhabbeti dönüyor.
Aslında insanların bir kısmı teknik direktör aramıyor, yeni heyecan arıyor.
Yeni isim.
Yeni sistem.
Yeni başlangıç.
Yeni umut.
"Acaba bu hoca ne yapacak?"
Çünkü mevcut başarı artık heyecan vermiyor.
Okan Buruk'un dört sene üst üste şampiyon yapması, Galatasaray tarihinde sadece Fatih Terim'in daha önce başardığı bir şeyi tekrar etmesi demek. Üstelik kulüp, Buruk'un göreve geldiği 2022-23 sezonundan itibaren ligde galibiyet ve puan toplamında da açık ara önde.
Ama taraftarın bir kısmı artık bunu başarı olarak bile algılamıyor.
İşte tehlikeli olan nokta bu.
Başarı standart olmaya başladığında, başarı olmaktan çıkarak beklentiye dönüşüyor.
Sonra da "Niye heyecanlanmıyoruz?" diye soruyoruz.
Heyecanlanmıyorsun çünkü doydun.
Bence Galatasaray taraftarının biraz yeniden aç kalması lazım.
Bir maç kazanmanın yeniden mutluluk vermesi lazım.
Bir derbi galibiyetinin yeniden günlerce konuşulması lazım.
Şampiyonluğun son haftaya kaldığında yeniden heyecanlandırması lazım.
Yeni hocanın ilk maçında "Acaba ne olacak?" diye merak etmemiz lazım.
Çünkü şu an bazıları şampiyonluğu bile hak edilmiş bir başarı değil, Galatasaray'ın doğal hakkı gibi görüyor.
Ve bu kafa devam ederse yarın 5. şampiyonluk da yetmeyecek.
Şampiyonlar Ligi son 16 yetmeyecek.
Çeyrek final yetmeyecek.
Yarı final yetmeyecek.
Sonra da sürekli hoca değiştirip "bir sonraki hoca bizi Avrupa'da uçuracak" diye yeni bir heyecan arayacağız.
Belki de Galatasaray taraftarının ihtiyacı yeni bir hoca değil, biraz yeniden açlık.