Kronolojik olarak Lesley yerine Salih Özcan'ı alsan, Osimhen'in yedeği olarak Franculino'yu veya başka bir u-23 delici yabancı bir forveti alsan şu anda kesici 6 rolünde güvenebileceğin bir şeman ve planın olurdu.
Bitsiabu'nun opsiyonunun 28 milyon olması o kurşunun boşa sıkıldığını gösteriyor. Bu adamın o opsiyonun alınacağı ölçüde oynaması için Apokerim'in sakatlanması lazım ki kendini gösterecek süre bulsun ve batırmasın.
10+4 kuralı varken ve sen Icardi'yi zar zor yollayıp, Lemina'yı yollamayarak girdiğin bu süreçte ilk düğmeleri yanlış ilikleyince Batrakov ve Leao gibi hamlelere rağmen takımın pek çok sorununu çözememiş oluyorsun. Halbuki kronolojik olarak
- Lemina ve Icardi'yi sezon bitince yollasan.
- Salih Özcan'ı alsan.
- Batrakov, Leao alsan.
- Lucumi'yi alsan.
- Deniz Gül, Franculino ve Ümit Akdağ alsan.
Yabancı kuralında şu an olduğun durumda oluyorsun. Ama 2 yerine 3 güvendiğin stoper ve 1 ya tutarsa kurşunu ile beş kişilik bir stoper rotasyonu (Davi, Apokerim, Lucumi, Arda, Ümit)
Orta sahada kesici rotasyon oyuncusu olarak Salih ve as Torrik, 8 için Sara, Nhaga, 10'da Batrakov - Yunus, Kanatlarında da Leao, Sane, Barış ve gerekirse Franculino ile ileride Osimhen-Deniz- Franculino üçlüsü yapacaktın.
Şu anki durumda stoper yedeğimize güven yok, güvensek tapusu pahalı.
Kesici 6 numaraya güven yok, güven olsa tapusu şu ana kadar gösterdikleri ile çok çok pahalı (Lesley'in sorununu takıma uyum değil atletizm kaynaklı olması sebebiyle)
Yedek forvetine güven yok Porto'da 71 maç 9 gol ile oynamış. Porto da kendi liginde ofansif oynayan bir takım. Her ne kadar Farioli sonrası bizim kadar gol atmayıp savunma güvenliğine önem veren bir takım olsa da yine de Porto'nun forveti yedekten de girse 71 maçta 20 gol bandının altına inmemeli.
Geçen seneye kıyasla ne değişti bilmiyorum. Bitik efsanemiz Icardi yerine genç oyuncu, Lang yerine daha iyisi geldi, Batrakov net bir gelişme ama 6-8 ve savunma rotasyonundaki eksiklerimiz aynen duruyor.
Bu sene şampiyon olursa 4-6-8deki oyuncuların kesinlikle değişmesi gerekecek. 80 milyon euro harcayıp 10 numara dışında bir çözüm üretemediğimiz bir durum can sıkıcı ve 10 numaradaki çözümün de açıklanmayan bir serbest kalma bedeli olduğu konuşuluyor. Eğer bahsedildiği gibi Batrakov'un 55 milyon euroluk bir serbest kalma bedeli varsa seneye yine aynı dertleri yaşayacağız ve 55 milyon euroluk bir nakit olsa da bu sefer takımın 4-6-8-10 omurgası baştan oluşturulacak.
4 sene üst üste gelen şampiyonluk sonrası bu dönem çok daha iyi geçirilebilirdi.
Transferlere puanlarım:
1- Lesley Ugoçukvu: (3/10) - Kiralama bedeli 4-5 milyon euro, opsiyonu 28 milyon euro. Buna karşın, adam ağır ve koşamıyor. Yüksek ihtimalle devre arasında göndereceğiz. Avrupa'dan oyuncu kiralamak için Angelino sonrası çok kötü bir referansımız olacak.
2- Aleksey Batrakov (8/10) - Rusya'dan gelmese zaten alamazdık. Kırdığım puanın sebebi de 55 milyon euroluk olduğu söylenen serbest kalma bedeli. Sakatlanmazsa bunu kesin kullanırlar. Umarım öyle bir bedel yoktur ve/veya bize aşık olur ve gitmez.
3- Rafael Leao (8.5/10) - Bonservis bedeli ve yıllık ücreti gayet iyi. Bu adamı daha ucuza getiremezsin zaten. Aston Villa varken bizi seçti ve o fiziğine rağmen teknik ve hız birleşimi konusunda çok özel bir oyuncu. Yönetilmesi gereken bir oyuncu, Okan Hoca ile uyum yakalarsa başka bir şey izleriz.
4- Deniz Gül (7/10) - Yabancı kısıtlaması sebebiyle 10 milyona ve düşük bir ücretle fizikli santrafora bir şey diyemem. Okan Hoca fizikli santrafor sever, çok parlatmıştır. Bakınız 17-18 Akhisar Seleznyov, 18-19 Rize'de Muriqi, 20-22 Başakşehir Crivelli. Sırtı dönük oyunda bağlantı oyununu kurarsa faydalı olacaktır.
5- Bitshiabu (2/10) - Oyuncu iyidir kötüdür bilinmez ama, opsiyonu 28 milyon ve bizim çıkıp bir stopere 28 verme ihtimalimizi düşük görüyorum. Ama sempatik bir adam. Duran toplarda 196lık boyu ile fark yaratacaktır.
Ezcümle, taraftar olarak acı çektiğimiz ve dertlerimizin çözülemediği bir dönem olmuştur. Batrakov ile akıl kattık, Leao ile de oyunu 1-0'a getiren golü bulma konusunda işimizi kolaylaştırdık. Jakobs'tan bu kadar kötü bir hücum katkısı geliyorken "kardeş madem sen ileri çıkmıyorsun, biz de önüne geriye gelmeyen kanat atıyoruz" demek mantıklıydı.